• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Nisan 29, 2026
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      Sürecin enfekte olma hali

      Sürecin enfekte olma hali

      İcra dosyaları arttı | CHP’li Şevkin: Üretim düşüyor, borç yükü büyüyor

      İcra dosyaları arttı | CHP’li Şevkin: Üretim düşüyor, borç yükü büyüyor

      Sosyal medya yasası: Örtülü sansür yasası

      Sosyal medya yasası: Örtülü sansür yasası

      Ölüm rejimi

      Ölüm rejimi

    • Yaşam
      İki bayram arası sıkışmış sevgi

      İki bayram arası sıkışmış sevgi

      Artık kendimi çocuk yerine koymuyorum!

      Artık kendimi çocuk yerine koymuyorum!

      Emeklinin gözü bu iki sorudaydı: Temmuz ayında ek zam var mı, ikramiye ne kadar olacak?

      Emeklinin gözü bu iki sorudaydı: Temmuz ayında ek zam var mı, ikramiye ne kadar olacak?

      Cezasızlık

      Cezasızlık

    • Türkiye
      İzmir bir tır karşı şeride geçti: 3 kişi yaşamını yitirdi, çok sayıda yaralı var

      İzmir bir tır karşı şeride geçti: 3 kişi yaşamını yitirdi, çok sayıda yaralı var

      Tedesco ve derbi

      Tedesco ve derbi

      Sürecin enfekte olma hali

      Sürecin enfekte olma hali

      İki bayram arası sıkışmış sevgi

      İki bayram arası sıkışmış sevgi

    • Dünya
      İki jüri, yüzlerce acı

      İki jüri, yüzlerce acı

      Dünyada olup (da) bi(tmey)en şeyler

      Dünyada olup (da) bi(tmey)en şeyler

      Yeni belgeselimiz: „Trump Amerikası“

      Yeni belgeselimiz: „Trump Amerikası“

      Esnaf savaşın kurbanı oldu: Mart ayında 10 bine yakın dükkan kapandı

      Esnaf savaşın kurbanı oldu: Mart ayında 10 bine yakın dükkan kapandı

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      Tedesco ve derbi

      Tedesco ve derbi

      Ekmeğin ve Emeğin Adalet Arayışı

      Ekmeğin ve Emeğin Adalet Arayışı

      Emek Üretir, Sermaye Sahiplenir

      Emek Üretir, Sermaye Sahiplenir

      Sürecin enfekte olma hali

      Sürecin enfekte olma hali

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

  • Follow
    • Twitter
Tek-Adamlık

Tek-Adamlık

Ocak 30, 2024 Sosyoloji 0 comments

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi İlhami Güler “Politik hayatta herkesi ilgilendiren kararların ortak akıl ile/oydaşma ile alınması, yönetme işinin uzman kurumlara tevdi edilmesi ve hukuka uyulması daha doğrudur” diyor.

İLHAMİ GÜLER

“Kesin Kanaat, Herkesi Gafil Avlar”
Xenophones

Tek adamlığın bir politik versiyonu, bir de dini-ahlaki versiyonu vardır. Eski Mısırda politik versiyonu, Firavun; dinsel versiyonunu da Hâman karşılar. İkisi birlikte toplumu kontrol altında tutarak, toplumun kimlik, kültür ve diğer toplumsal formasyonları belirler. Hz. Musa, bu iki otoriteye birden, her iki misyon ile karşı çıkar. “Hz. Musa’nın yaşadığı çağda Mısır‘da “Amon” kültü hâkim olduğuna göre, bu kültü temsil eden en yüksek dereceli rahibin de, yönetimde Firavun’dan sonraki ikinci adam olması tabiidir. Bunu, 28/38 ve 40/36-38 ayetlerinde Firavun’un, ondan Musa’nın Tanrısını görmesi için bir kule yapması talebinden anlaşılabilir.” (M.Esed, Kur’an Mesajı. Çev: C. Koytak-A. Ertürk. İst. 1997. S. 782.). Firavun, tek adamlığını Hz. Musa karşısında şöyle ifade ediyor: “Bırakın da, onu öldüreyim; inandığı Tanrıyı yardıma çağırsın da görelim. Ben onun düzenimizi değiştireceğinden/bozacağından, toplumda fesat çıkaracağından çekiniyorum.” (40/26). Sonunda tekebbür ve istiğnası: “Ben, sizin en büyük Rabbinizim” deme noktasına vardı.

Kur’an, politik veya dinsel olarak oluşmuş mutlak iktidar-otorite sahibi kişisel veya kurumsal yapıları şiddetle eleştirir. Örneğin, bu tip kanaat önderi veya politik liderlere koşulsuz, sorgusuz-sualsiz itaat edip dalalete düşerek cehennemlik olan kişilerin Ahirette Allah’a: “Ey Rabbimiz, biz, liderlerimize ve kanaat önderlerimize uyduk; bizi doğru yoldan uzaklaştıranlar onlar; onlara iki kat azap ver; onlara büyük bir lanet ver.” şeklindeki serzenişleri, kendilerine meşru bir mazeret oluştur(a)mamaktadır. Yine cehennemlik olan Müstekbir (lider ve kanaat önderleri) ve cahil-zayıf bırakılmışlar (Mustazaflar) cehennemde birbirlerini şöyle suçlarlar: “Mustazaflar: Doğrusu biz, sadece size uymuştuk; o halde, cezamızı azaltabilir misiniz? Müstekbirler ise: “Biz hepimiz, cezanın içindeyiz.” derler.” (40/47-48). Başka bir tartışma sahnesi: “(Ayartılmış olanlar): kendilerini ayartanlara: “Siz, bize suret-i haktan göründünüz” derler. Ayartanlar: “Hayır, siz kendiniz inanmadınız; üstelik sizi zorlayacak bir gücümüz de yoktu; siz de küstahça bir kibre kapılmıştınız. Sizi sapıklığa sürükledik (doğru); çünkü kendimiz de sapıktık.” (37/328-32). Xenephones’in yazının ser-levhası yaptığımız sözünü doğrulayan bir müminin, Hesap Günündeki şu itirafı, manidardır: “Dünyadayken benim bir arkadaşım vardı; bana şöyle derdi: ”Sen de, tekrar dirileceğimize inananlardan mısın; ölüp toprak ve kemik yığını olduktan sonra, tekrar hesaba çekileceğimize mi inanıyorsun?” Allah’a yemin olsun ki, neredeyse/az kalsın beni de mahvedecekti (ayartacaktı).” (37/51-56).
Kur’an, ahlak ve dini alanda Allah’ın öğretmesi (vahiy), peygamberin içtihatları ve bu ikisine bağlı Ulemanın gerekçeli (ilmi-hikmetli) görüşlerine itaat etmeyi tavsiye etmekle birlikte; müminlerin kendi vicdani, iradi inisiyatifleri ile de düşünerek (tefekkür, tafakkuh, taakkul, tezekkür, tedebbür, rey, nazar, dinleme…) karar vermelerini, dini-ahlaki hayatlarını oluşturmalarını ister: “Hakkında bilgin olmayan şeyin peşine körü körüne düşme; göz, kulak ve kalp, bundan dolayı hesaba çekilecektir.” (17/36) Politik alanda da işlerini ortak akıl (şura) ile çözmelerini tavsiye eder (42/38, 3/159).

Müslüman toplumlar, politik alanda bu ilkeyi hayata geçiremeyip “Saltanat” denen tek-adam rejimleri kurdukları gibi; dini-ahlaki alanda da Ulemanın içtihatlarını mutlaklaştırarak (dogmatizm/taklit) ve “din-adamları (imam, mehdi, veli, şeyh, gavs, kutup, baba, dede, efendi…)” oluşturmuşlardır. Bu durum, müşriklerin “put” oluşturma gerekçesi ile hayli yakınlık arz etmektedir: “Allahtan başkalarını “Evliya” edinenler: “Bizim onlara saygımız (ibadetimiz)ın nedeni, bizi, Allah’a daha fazla yaklaştırmalarından dolayıdır.” (39/3).

Politik olsun, ahlaki-dinsel olsun her iki alanda da “Tek adam”lığı doğuran şey, tek adamın karizması, kahramanlığı, öz-verisi yanında; onun güç istenci, istiğnası, narsizmi, zorbalığı ve ona itaat edenlerin cehaleti, zayıflığı, fakirliği, korkaklığı ve güven arayışı da olabilir; bu durum kendini, kişiliğini, karakterini, onurunu hiçe saymadır. Oysa medeni insan olmanın kriteri, politik alanda ortak akıl (şura) ile karar alma, oydaşma, kurum (bürokrasi) ve kural (hukuk) oluşturmaktır. Ahlaki-dinsel alanda ise, vicdani kapasitesini sürekli tetikte, teyakkuzda tutmak ve kül yutmamaktır; körü körüne ve korkakça itaat etmekten, boyun eğmekten, teslimiyetten kaçınmaktır. Politik alanda bütün sorunların, nihai çözümünü bir kişinin inisiyatifine/iradesine bırakmak, bütün toplumun aklını yok saymak ve onu iptal etmektir. İç ve dış politika, ortak akıl ve ilgili kurumlar-kurallar tarafından bir “Kaneviçe” gibi işlenmesi gerekirken; Tek Adam politikası/kararları, bir “ilmek” veya “düğüm” atma işlemi gibidir. Toplumlar için bu tutum, çok tehlikeli ve risklidir. Onulmaz ve geri dönülmesi zor sonuçlar doğurur. Tek adamlık, zorla, dayatma ile tepeden aşağı olabileceği gibi; toplumun kendi kararı/kararsızlığı (seçimi) ile de olabilir: “Tencere yuvarlanır, kapağını bulur.” Avrupa, Fransız Devriminden yani Krallığın ve Kilisenin ortadan kaldırılmasından sonra, 19. ve yirminci yüz yıl boyunca “Seçilmiş Krallar” (M. Duverger) veya “Tek Parti” ler ile yönetildi. Napolyon, Hitler, Mussolini, Franko Avrupada; Lenin, Stalin, Mao, Tito, Enver Hoca Sosyalist blokta Tek adam iktidarları kurdular.

Aynı dönemlerde İslam dünyasında da Tek Adam, Tek Parti, Tek Kabile, Tek Komutan/Kaid (asker) yönetimleri oldu. Körfez Krallıkları, Suud Ailesi, C.A. Nasır, Kaddafi, Saddam, Şah Rıza Pehlevi, Zahir Han, Humeyni, Ziyaulhak… Tek Adam-Aile yönetimleri idi. Avrupa’da kurumsal/Anayasal demokrasi, daha kolay gelişirken; İslam dünyasında bu olmadı. Osmanlı imparatorluğunda padişahlar ve paşalar birlikte yönetiyorlardı. Meşrutiyetten sonra, II. Abdulhamit ile birlikte “Tek Adamlık iyice yerleşti. Cumhuriyet Devrimlerinden sonra ise, M. Kemal (Atatürk) ve İsmet İnönü (Milli Şef), tek adam yönetimleri kurdular. Tek Adam yönetimi Tek Adamların iyiliği, bilgeliği, kahramanlığı, öz-verili olabileceklerinden, imkânından öte; “Tek Adamlık”ın kendisi, tehlikeli ve büyük risk barındıran bir durumdur. Kurtuluşu, sorunların çözümünü birlikte arama, birlikte sorumluluk üstlenme yerine; bir kişinin boynuna yükleme tembelliği, kurnazlığıdır söz konusu olan. Yahudilerin tarihinde Hz. Davut ve oğlu Hz. Süleyman; Perslerde Enuşirnevan, İslam tarihinde Hz. Ali, Hz. Ömer, Ömer b. Abdulaziz, Selahattin Eyyubi, Fatih Sultan Mehmet; Modern dönemlerde Gandhi, Nelson Mandela, Aliya İzzet Begoviç… gibi ‘Bilge Kral’ların çoğu, semalarında “tek yıldız” olarak kalmayı bilinçli olarak tercih etmişlerdir.

Son yirmi yıldır Recep Tayyip Erdoğan da, seçilerek/oylanarak, demokratik kurallarla iktidara gelmektedir. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra geçilen ‘Başkanlık Sistemi’ -ilgili kanuni düzenlemeler, bilinçli olarak yapılmadığı için- giderek ‘Tek Adamlık’a doğru evrilmektedir. Tek adamlığın tehlikesi, ona verilen yetkinin (iktidar) fazlalığı ve tek başına vereceği kararların doğruluk ihtimalinin -çoğunluğun vereceği karara nispetle- yanlış olma ihtimalidir. Sayın Erdoğan’ın -kendisinin de itiraf ettiği gibi- gerek iç politikada FETÖ ve PKK (çözüm süreci) gerekse dış politikada ABD tarafından (Suriye politikası) aldatılmıştır. Bundan sonra da aldatılmayacağına dair bir garantisi yoktur. Ciddi ekonomik ve politik hatalar yapmasının faturasını da hep birlikte toplum olarak ödemekteyiz. İyi bir ‘ekonomist’ olmadığını, ‘nass’ı yanlış anladığını, bugün itibariyle faiz oranlarının yüzde 45’e çıkmasıyla hep birlikte gördük.

Sayın Erdoğan’a olan desteğin, yirmi küsur yıldır devam etmesi, destekleyenlerin bu ceremeyi (zararı) bile-isteye devam ettirmeye teşne olduğunu gösterir. Meşhur bir hadis: “Siz, nasıl iseniz; öyle yönetilirsiniz” der. Demem o ki “Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bilen birisi vardır (12/76) ayeti ve “Akıl akıldan üstündür”. “Bir elin nesi var? İki elin sesi var” özdeyişlerinde söylendiği gibi, politik hayatta herkesi ilgilendiren kararların ortak akıl ile/oydaşma ile alınması; yönetme işinin uzman kurumlara tevdi edilmesi ve yönetirken yerleşik kurallara/hukuka uyulması; dinsel-ahlaki alanda da aktif bir vicdan (düşünme) ile birlikte “Sözü dinleyip, en güzeline uymak” (39/18), sorgusuz-sualsiz birilerine teslim olmamak, daha doğrudur.

  • Kaynak Karar

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Yorumunuzu bırakın


İlgili Haberler

Sosyoloji

Doğrulama yanlılığı nedir?

Doğrulama yanlılığı, öznenin sahip olduğu inancı destekleyen verileri seçici biçimde öne...
Epistemik sınır ihlali: Çok zeki insanlar neden bazen saçmaca konuşurlar? Sosyoloji
Mart 28, 2026

Epistemik sınır ihlali: Çok zeki insanlar neden bazen saçmaca konuşurlar?

Sosyoloji

Aptallığın altın yasası: Aptal bir insan nasıl anlaşılır? Bir insanın aptal sayılması için kaç aptalca davranış gerekir?

İnsanlara çok sık olarak aptal demeyiz. Ahmaklık ve budalalık gibi ona yakın terimlerin...

ZAMAN AKIŞI

Nis 29 19:37
Gündem

İzmir bir tır karşı şeride geçti: 3 kişi yaşamını yitirdi, çok sayıda yaralı var

Nis 29 18:52
Ekonomi

Kişisel koruyucu işçiyi değil patronu korur

Nis 29 17:33
Arkasayfa

Tedesco ve derbi

Nis 29 10:00
Arkasayfa

Ekmeğin ve Emeğin Adalet Arayışı

Nis 29 09:57
Arkasayfa

Emek Üretir, Sermaye Sahiplenir

Nis 27 18:36
Emek

Diyarbakır’da derinleşen tarım krizi ve çiftçilerin borçları Meclis gündeminde

Nis 27 18:33
Arkasayfa

Sürecin enfekte olma hali

Nis 27 18:30
Arkasayfa

İcra dosyaları arttı | CHP’li Şevkin: Üretim düşüyor, borç yükü büyüyor

Nis 26 20:58
Sağlık

Gençlerde kolorektal kanser neden artıyor? 5 kritik risk faktörü

Nis 25 21:31
Sağlık

Kulak kaşıntısı neden olur? İhmal edilmemesi gereken risk faktörleri

Nis 25 20:32
Arkasayfa

Dijital Köleliğin Gölgesinde 1 Mayıs

Nis 25 20:32
Emek

İki bayram arası sıkışmış sevgi

Nis 25 20:29
Arkasayfa

Hangi 1 Mayıs?

Nis 24 22:59
Gündem

Artık kendimi çocuk yerine koymuyorum!

Nis 24 22:25
Arkasayfa

Görünmez Özneler: 23 Nisan, Çocukluk Felsefesi ve Özgürleştiren Eğitim

Nis 24 13:00
Emek

İstanbul’da yaşlılık raporu: Geçim krizi, yoksulluk ve umutsuzluk kıskacı

Nis 24 12:55
Arkasayfa

Şiddet nedir? Yaşananlar bireysel şiddet mi kurumsal örgütlü şiddet mi?

Nis 23 14:07
Ekonomi

Ekmek, su, çay: Her şey ‘yaz deftere’

Nis 23 12:45
Arkasayfa

Ekmek, barış, özgürlük için 1 Mayıs’a!

Nis 23 12:37
Emek

Emeklinin gözü bu iki sorudaydı: Temmuz ayında ek zam var mı, ikramiye ne kadar olacak?

Nis 23 12:36
Arkasayfa

Yapısal şiddetin anatomisi

Nis 23 12:26
Emek

Doruk Madencilik işçileri Yıldızlar SSS Holding önünden seslendi: ‘Zalim patron bizi duysun diye buradayız’

Nis 22 13:41
Sağlık

Kalp krizi artık sadece ileri yaş sorunu değil: 40 yaş altı riskler neden gençleşiyor?

Nis 22 13:38
Arkasayfa

Onuncu kurban

Nis 22 13:35
Arkasayfa

Ölüm korkusu yaşayanlara ekmek korkusu yaşatmak!

Nis 22 12:23
Emek

İSİG: 2013’ten bu yana en az 852 çocuk işçi hayatını kaybetti

Nis 22 12:16
Emek

İşçi sınıfı ayağa kalkmadan iyileşme yok!..

Nis 22 10:00
Arkasayfa

Sosyalist Mücadele Tarihinde Kadınların Görünmeyen Emeği

Nis 21 13:45
Emek

Enerji Bakanlığı önünde açlık grevine başlamışlardı: 110 madenci gözaltına alındı

Nis 21 12:27
Gündem

İki jüri, yüzlerce acı