• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Nisan 26, 2026
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      Sosyal medya yasası: Örtülü sansür yasası

      Sosyal medya yasası: Örtülü sansür yasası

      Ölüm rejimi

      Ölüm rejimi

      Çare kolektif mücadelede

      Çare kolektif mücadelede

      Genç nüfusta işsizlik düşmüyor: 6,7 milyon kişi ne eğitimde ne istihdamda

      Genç nüfusta işsizlik düşmüyor: 6,7 milyon kişi ne eğitimde ne istihdamda

    • Yaşam
      İki bayram arası sıkışmış sevgi

      İki bayram arası sıkışmış sevgi

      Artık kendimi çocuk yerine koymuyorum!

      Artık kendimi çocuk yerine koymuyorum!

      Emeklinin gözü bu iki sorudaydı: Temmuz ayında ek zam var mı, ikramiye ne kadar olacak?

      Emeklinin gözü bu iki sorudaydı: Temmuz ayında ek zam var mı, ikramiye ne kadar olacak?

      Cezasızlık

      Cezasızlık

    • Türkiye
      İki bayram arası sıkışmış sevgi

      İki bayram arası sıkışmış sevgi

      Hangi 1 Mayıs?

      Hangi 1 Mayıs?

      Şiddet nedir? Yaşananlar bireysel şiddet mi kurumsal örgütlü şiddet mi?

      Şiddet nedir? Yaşananlar bireysel şiddet mi kurumsal örgütlü şiddet mi?

      Emeklinin gözü bu iki sorudaydı: Temmuz ayında ek zam var mı, ikramiye ne kadar olacak?

      Emeklinin gözü bu iki sorudaydı: Temmuz ayında ek zam var mı, ikramiye ne kadar olacak?

    • Dünya
      İki jüri, yüzlerce acı

      İki jüri, yüzlerce acı

      Dünyada olup (da) bi(tmey)en şeyler

      Dünyada olup (da) bi(tmey)en şeyler

      Yeni belgeselimiz: „Trump Amerikası“

      Yeni belgeselimiz: „Trump Amerikası“

      Esnaf savaşın kurbanı oldu: Mart ayında 10 bine yakın dükkan kapandı

      Esnaf savaşın kurbanı oldu: Mart ayında 10 bine yakın dükkan kapandı

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      Dijital Köleliğin Gölgesinde 1 Mayıs

      Dijital Köleliğin Gölgesinde 1 Mayıs

      İki bayram arası sıkışmış sevgi

      İki bayram arası sıkışmış sevgi

      Hangi 1 Mayıs?

      Hangi 1 Mayıs?

      Görünmez Özneler: 23 Nisan, Çocukluk Felsefesi ve Özgürleştiren Eğitim

      Görünmez Özneler: 23 Nisan, Çocukluk Felsefesi ve Özgürleştiren Eğitim

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

  • Follow
    • Twitter
İki bayram arası sıkışmış sevgi

İki bayram arası sıkışmış sevgi

Nisan 25, 2026 Emek, Fikir & Yazı, Türkiye, Yaşam 0 comments

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Ayşen Şahin

İki bayram arası sıkışmış sevgi
Kinime ortak olmanızda,
Sevgi belirtisi görüyorum, Roxane!
Cyrano de Bergerac, Edmond Rostand

Elemle geldi geçti çocuk bayramı. Çocuktan katil yaratan karanlıkta katledilen çocuklar, iş cinayetinde ölen çocuk sayısı, aç gidilen okullar, istismarla anılan tarikat yurtları… Neyin bayramı?

2017 yılında Cannes Film Festivali Jüri Ödülü kazanan 2018’de Oscar’a aday olan “Loveless” diye bir film vardı.  Yönetmeni Andrey Zvyagintsev .
Görünmez ve umursanmaz hisseden bir çocuğun iç dünyasını anlatıyordu.

Sevgisizliği ilk bakışta göremiyor insan, nelere mal olabileceğini öngöremiyor. Daha yeni tartıştık bu konuyu, en acı haliyle Urfa’da ve Maraş’ta.
Çocuk, yalnız ebeveynin değil, toplumun da sorumluluğu. Toplum, birbirine karşı sorumluluk hisseden insanlardan oluşur zaten, birbirine ortak bazı değerler ile bağlı insanlardır toplum.

Bu hafta hiç tanımadığım birinin sosyal medyaya yazdığı bir şey gördüm. Kahve alırken barista “Nasılsınız?” diye sormuş. Öyle sıradan bir soru gibi ama içten sorulduğunda insanı mıh gibi çakıyor. Onda da öyle olmuş, gözleri dolmuş, kendini tutamamış. “Kedim öldü benim” demiş. Bir mendil uzatmış kahveyi yapan, biz kedimizin mezarına gül diktik. Belki siz de öyle yaparsınız demiş. Birinin nasıl olduğumuzu gerçekten merak edercesine sorması, acımızı anlaması, boş teselli ve tevekkül tavsiyesi yerine anlayış sunması. Sevgi bazen ne kadar yalın, ne kadar kolay ve kıymetli.

Sevgisiz yetişmişlerin nefret söylemlerinde bir şeyleri sevmemenin bir erdem gibi altın tepsilerde sunulduğu uzun yıllar geçirdik.

Cengiz Aytmatov’un eserinden aklımızda kalan doğru bir öğreti: sevgi neydi? Sevgi emekti. Nefret ise bir kıvılcım. Söndürmediğinde her yeri saran aleve dönüyor. Çabasız.

Mesela senelerdir tutturdular “3 çocuk yapın.” Yapın demek ne kolay. Oysa cümlenin meali “3 canı kendinizden çok sevin ve her ihtiyaç duyduğunda yanlarında olun.”

Birinin hakkını savunmak için o insanı sevmek gerekmez. Adalet kavramına sevgi dahil edilmez. Ama hayat kavgası dediğimiz şey yaşam savaşına dönmüşken neyi sevdiğimizi bile bize unutturan bu devranda, sevgisiz var olmak, ayakta kalmak ve direnebilmek de zor.

Kadını istihdamdan çekmek, toplumsal cinsiyet rollerini perçinlemek adına kutsal addedilen aile kavramına sevgiyi dahil etmediler mesela. Bir ailede çekirdek unsur sevgi ve saygıdır, bunlar ortadan kalktığında aile dağılmış sayılır demediler. Ayrıştırıla ayrıştırıla geldiğimiz nokta: İnsan sevmemek bir meziyet oldu. Sinizmin kalesi; insanları sevmeyecek kadar üstün ahlaklı olma iddiası. O zaman nasıl toplum olacağız? Yalnızca aynı devletten verilmiş kimlik belgesiyle mi?

Aynı anda ağacı, toprağı, sokak hayvanlarını, insanların yaşam hakkını, işçinin emeğini, kadınları, LGBTİ+ları savunmaya çalışırken hepimiz çifte su verilmiş çelik gibi olduk, yaşam savaşçılarıyız, sanki er meydanındayız. Dur yok durak yok kavgadayız. “Nasılsın?” demeye mecal kalmamış, yanıtı duymaya yerimiz dar. İyi günde olan yok, iyiliği dile getirmek ayıp, lüksten sayılır. Övgü bir uzak köy artık, kimse sıvazlamadı nicedir sırtımızı. Dijital zorbalığı yaşamayan yok. Bir anda nefret edilen olma hissinin açtığı yaralara sıra gelmiyor. Bir insanda bir şeyi bari sevebilmek kalmadı. Herkes birilerinin politik doğruculuk sınavından kalıyor.
Bu hafta İBB Davası tutsaklarının ailelerinin oluşturduğu Aile Dayanışma Ağı’nda tutuklu Yazılım Mühendisi Iraz Bayrak’ın babası konuştu. Kızına mektup yazma demiş, baba olarak okumayı yüreği kaldırmadığından. Dayanışma içinde birçok insanla tanıştık, ailemiz büyüdü, paylaşmakta sakınca görmüyorum diyerek üç satırını okudu mektubun. Kalanı cebinde saklıyormuş, kızı içeriden çıktığında birlikte okumak için. Demiş ki mektubunda Iraz Bayrak: “Babişko, pembe kağıda yazıyorum çünkü bu bir aşk mektubu. Kız çocuklarının ilk aşkı babasıdır.” Duruşmalara kızının arabasıyla gidip geliyor İbrahim Bayrak, araçta kızının parfümünü bulmuş, bir fıs sıkıp kızı yanında gibi hissetmeye çalışıyormuş.

Iraz Bayrak’ın iki yüz günü geçkin tutukluluğunda hala neşeli satırlar kaleme alabilmesini sağlayan güç bu sevgi değil mi?

Öte yandan 8 Mart yürüyüşüne katıldı diye babasına telefon açılıp hedef gösterilen ve şüpheli şekilde ölen İlayda Zorlu var.

Baba sevgisi ile baba korkusu kavramları arası bir uçurum. Sevgisizlik can alıyor.

5 aydır alamadıkları maaşları için Ankara’ya yürüyen, kolluk şiddetine uğrayan, gözaltına alınan maden işçilerinden biri diyordu ki “Ben evladıma hakkımı alacağım deyip evden çıkmışım. Hakkımı almadan dönmem.” Evlada verilen sözün, verilmek istenen hayat dersinin kıymetini nasıl da anlatıyor. Seni seviyorum cümlesi ne çok satırın ve tutumun arasına saklanabiliyor. İşçilerin aileleri desteğe geldiler. “Oğlumun hakkı için, eşimin hakkı için, babamın hakkı için…”

Dizileriyle, magaziniyle, satılık kalemleriyle, şatafatlı yaşamları şova dönüştüren sosyal medya fenomenleriyle yaratılan ışıltılı yaşamlarla sınanan ergen çocukların, babalarının işçiliğiyle, başında bareti, çıplak bedenine yazdığı “açız” kelimesiyle gurur duyarak “Babamın hakkını verin.” diye kameralar önüne geçebilmesi ne güzel, tertemiz baba sevgisi.

Sevgi, bunca zorluk içinde insanı ayakta tutan en büyük besin. Gülistan Doku, Rabia Naz, Burak Oğraş, Oğuz Arda Sel, Hakan Tosun ve niceleri… Geride koca bir sevgi bıraktıkları için araya kimler girerse girsin, hesapları sorulmadan kapatılamıyor davaları…

1 Mayıs geliyor.

Doruk Maden işçileri Eskişehir’den Ankara’ya 250 kilometre yürüdü. Edirne Cezaevi – Diyarbakır arası 1700 kilometre, Başak Demirtaş neredeyse on yıldır gidip geliyor. Iraz’ın babası 7 aya yakındır Gemlik’ten Silivri’ye gidip geliyor, 500 kilometre. İlayda için gençler Trabzon, İzmir, İstanbul ve Ankara’da yürüdü, dövüldü, gözaltına alındı. Tutuklanan var.

Sevgi de kavgamız gibi, mesafe, izin, yasak, ceza tanımıyor.

Muktedirin çizdiği aile kavramı can alırken yoldaşlıkta aile olanlar sağaltıyor. Aile illa kan bağıyla olmuyor, sevgi temelli bir kollamayla oluyor.

1 Mayıs için tartışılacak: Somut koşulların somut tahlili, mantık, teori, öngörü, kim nerede nasıl kutlayacak?

Ben içine bir de unutturulmaya çalışılan sevgiyi katmak istedim:

Sınıfını seven 1 Mayıs’a.

Sevgisiz dayanılmıyor…

  • Kaynak Evrensel

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Yorumunuzu bırakın


İlgili Haberler

Dijital Köleliğin Gölgesinde 1 Mayıs Arkasayfa
Nisan 25, 2026

Dijital Köleliğin Gölgesinde 1 Mayıs

Hangi 1 Mayıs? Fikir & Yazı
Nisan 25, 2026

Hangi 1 Mayıs?

Artık kendimi çocuk yerine koymuyorum! Gündem
Nisan 24, 2026

Artık kendimi çocuk yerine koymuyorum!

ZAMAN AKIŞI

Nis 25 21:31
Sağlık

Kulak kaşıntısı neden olur? İhmal edilmemesi gereken risk faktörleri

Nis 25 20:32
Arkasayfa

Dijital Köleliğin Gölgesinde 1 Mayıs

Nis 25 20:32
Emek

İki bayram arası sıkışmış sevgi

Nis 25 20:29
Arkasayfa

Hangi 1 Mayıs?

Nis 24 22:59
Gündem

Artık kendimi çocuk yerine koymuyorum!

Nis 24 22:25
Arkasayfa

Görünmez Özneler: 23 Nisan, Çocukluk Felsefesi ve Özgürleştiren Eğitim

Nis 24 13:00
Emek

İstanbul’da yaşlılık raporu: Geçim krizi, yoksulluk ve umutsuzluk kıskacı

Nis 24 12:55
Arkasayfa

Şiddet nedir? Yaşananlar bireysel şiddet mi kurumsal örgütlü şiddet mi?

Nis 23 14:07
Ekonomi

Ekmek, su, çay: Her şey ‘yaz deftere’

Nis 23 12:45
Arkasayfa

Ekmek, barış, özgürlük için 1 Mayıs’a!

Nis 23 12:37
Emek

Emeklinin gözü bu iki sorudaydı: Temmuz ayında ek zam var mı, ikramiye ne kadar olacak?

Nis 23 12:36
Arkasayfa

Yapısal şiddetin anatomisi

Nis 23 12:26
Emek

Doruk Madencilik işçileri Yıldızlar SSS Holding önünden seslendi: ‘Zalim patron bizi duysun diye buradayız’

Nis 22 13:41
Sağlık

Kalp krizi artık sadece ileri yaş sorunu değil: 40 yaş altı riskler neden gençleşiyor?

Nis 22 13:38
Arkasayfa

Onuncu kurban

Nis 22 13:35
Arkasayfa

Ölüm korkusu yaşayanlara ekmek korkusu yaşatmak!

Nis 22 12:23
Emek

İSİG: 2013’ten bu yana en az 852 çocuk işçi hayatını kaybetti

Nis 22 12:16
Emek

İşçi sınıfı ayağa kalkmadan iyileşme yok!..

Nis 22 10:00
Arkasayfa

Sosyalist Mücadele Tarihinde Kadınların Görünmeyen Emeği

Nis 21 13:45
Emek

Enerji Bakanlığı önünde açlık grevine başlamışlardı: 110 madenci gözaltına alındı

Nis 21 12:27
Gündem

İki jüri, yüzlerce acı

Nis 21 12:14
Arkasayfa

Cezasızlık

Nis 21 11:56
Emek

Fazla mesai ücreti ödenmezse ne yapılmalı?

Nis 20 21:34
Arkasayfa

Kapitalizmin büyük dönemeci! – I. Bölüm

Nis 20 21:27
Eğitim

Çocukların kanı…

Nis 19 21:07
Arkasayfa

Köy Enstitüleri: Toprağın İçinden Doğan Devrim

Nis 17 19:42
Gündem

Liseliler güvenli eğitim için MEB’e yürüdü

Nis 17 19:39
Gündem

Dünyada olup (da) bi(tmey)en şeyler

Nis 17 19:36
Sağlık

İnflammaging nedir? Longevity ile hücresel yaşlanmayı durdurma

Nis 17 19:32
Sağlık

Güç Zehirlenmesi ve Adalet Üzerine