• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Nisan 30, 2026
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      Sürecin enfekte olma hali

      Sürecin enfekte olma hali

      İcra dosyaları arttı | CHP’li Şevkin: Üretim düşüyor, borç yükü büyüyor

      İcra dosyaları arttı | CHP’li Şevkin: Üretim düşüyor, borç yükü büyüyor

      Sosyal medya yasası: Örtülü sansür yasası

      Sosyal medya yasası: Örtülü sansür yasası

      Ölüm rejimi

      Ölüm rejimi

    • Yaşam
      İki bayram arası sıkışmış sevgi

      İki bayram arası sıkışmış sevgi

      Artık kendimi çocuk yerine koymuyorum!

      Artık kendimi çocuk yerine koymuyorum!

      Emeklinin gözü bu iki sorudaydı: Temmuz ayında ek zam var mı, ikramiye ne kadar olacak?

      Emeklinin gözü bu iki sorudaydı: Temmuz ayında ek zam var mı, ikramiye ne kadar olacak?

      Cezasızlık

      Cezasızlık

    • Türkiye
      İzmir bir tır karşı şeride geçti: 3 kişi yaşamını yitirdi, çok sayıda yaralı var

      İzmir bir tır karşı şeride geçti: 3 kişi yaşamını yitirdi, çok sayıda yaralı var

      Tedesco ve derbi

      Tedesco ve derbi

      Sürecin enfekte olma hali

      Sürecin enfekte olma hali

      İki bayram arası sıkışmış sevgi

      İki bayram arası sıkışmış sevgi

    • Dünya
      İki jüri, yüzlerce acı

      İki jüri, yüzlerce acı

      Dünyada olup (da) bi(tmey)en şeyler

      Dünyada olup (da) bi(tmey)en şeyler

      Yeni belgeselimiz: „Trump Amerikası“

      Yeni belgeselimiz: „Trump Amerikası“

      Esnaf savaşın kurbanı oldu: Mart ayında 10 bine yakın dükkan kapandı

      Esnaf savaşın kurbanı oldu: Mart ayında 10 bine yakın dükkan kapandı

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      Ege’den seslenen şiir

      Ege’den seslenen şiir

      Tedesco ve derbi

      Tedesco ve derbi

      Ekmeğin ve Emeğin Adalet Arayışı

      Ekmeğin ve Emeğin Adalet Arayışı

      Emek Üretir, Sermaye Sahiplenir

      Emek Üretir, Sermaye Sahiplenir

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

  • Follow
    • Twitter
Öcalan’la röportaj

Öcalan’la röportaj

Mart 10, 2025 Fikir & Yazı, Politika, Röportaj 0 comments

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Şu anki düğümü çözecek ve geleceğe dair netlik sağlayacak en sağlıklı yollardan biri, gazetecilerin İmralı’ya gidip Öcalan’la röportaj yapmalarına izin verilmesi…

İrfan Aktan

Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’taki mesajıyla durulaştırdığı su, tarafların içine attığı taşlarla, özellikle de YPG’nin geleceği üzerinden tekrar bulanıklaşıyor.

Oysa Öcalan’ın 27 Şubat’ta DEM Parti heyetiyle yaptığı görüşmeden sonra PKK’ye ilettiği ve kamuoyuyla paylaştığı “silahları bırakma” ve “kendini feshetme” çağrısı son derece net ve anlaşılır bir dille kaleme alınmıştı: “Varlığı zorla sona erdirilmemiş her çağdaş cemiyet ve partinin gönüllü olarak yapacağı gibi devlet ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir.”

Aslında İmralı’dan silah bırakma çağrısı bekleniyordu ama Öcalan örgütün tamamen kendini feshetmesini isteyerek süreci çok daha ileri bir aşamaya taşıdı. Süreci başlatan Devlet Bahçeli, çağrının ertesi günü, 28 Şubat’ta “İmralı’da kaleme alınan açıklama baştan sona değerli ve önemlidir” açıklaması yaparken, bir sonraki gün de PKK Öcalan’ın çağrısına olumlu yanıt verdi; fesih kongresini toplayacağını ve ateşkes ilan ettiğini açıkladı.

Öcalan’ın sadece silahları bırakma değil, örgütü de feshetme çağrısı, ve PKK’nin de buna olumlu yanıt vermesi, sürecin akamete uğraması beklentisi içindeki kesimler açısından tam bir hayal kırıklığı, ezber bozucuydu. Savaştan, çatışmadan ve militarizmden beslenenler bir anda boşluğa düştüğü için, tutunabilecekleri başka dallar aradılar. İlk etapta çağrının neden önce Türkçe okunmadığına odaklanıldı ve ırkçı hezeyanlar eşliğinde bunun tartışması yapıldı. Ardından Öcalan’ın neden “terörist olduklarını” söylemediği, özür dilemediği vs, ipine sarılındı. Oradan da bir yol alınamadı. PKK’nin ateşkes ilan etmesi ve fesih kongresini topla yacağını açıklaması ise neredeyse elde hiçbir koz bırakmıyordu. Ve fakat militarist cenah bu sefer de çağrının YPG ve SDG’yi kapsayıp kapsamadığı sorusuna odaklandı.

27 Şubat’ta İmralı’ya giden 7 kişilik DEM Parti heyetindekiler verdikleri mülakatlarda, beyanatlarda bu çağrının SDG’yi kapsamadığını aktarırken, Sırrı Süreyya Önder ise 3 Mart’ta katıldığı bir TV programında bu çağrı için “ilkesel olarak herkesi kapsıyor” dedi ve ekledi: “Ama özgünlüğü olan yapılar içinde bir şart, şerh söz konusu değil. Bu iradeyi beyan etmişiz. Bu iradenin X alanda nasıl uygulanmasını da birlikte konuşalım, tartışalım; bir yere varalım” dedi.

SDG Komutanı Mazlum Abdi başta olmak üzere Suriye’deki tüm Kürt aktörler de Öcalan’ın çağrısının kendilerini kapsamadığını açıkladılar.

Fakat MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 9 Mart günü yaptığı yazılı açıklamada çağrının YPG’yi de kapsadığını ileri sürdü: “27 Şubat İmralı çağrısı PKK terör örgütüyle birlikte diğer bütün uzantı ve grupları açıkça bağlamaktadır. YPG’nin ve buna benzer terörist oluşumların anılan çağrıdan muaf ve istisna olduklarını iddia etmeleri, çatlak ses çıkaranların bu mesnetsiz görüşü bir plan dahilinde paylaşmaları örgütsel ve kurucu önderliğin doğasıyla tamamıyla çelişkilidir.”

Öcalan’ın çağrı metni 27 Şubat’tan beri sağdan-soldan yüzlerce tartışma programına, makaleye, uluslararası çapta habere, siyasi söylemlere konu oldu. Keza Almanya ve ABD başta olmak üzere pek çok ülke bu konuda açıklamalar yaptı, süreci desteklediğini ilan etti. Ama sonuçta sürece dair elimizdeki tek somut belge Öcalan’ın “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” başlıklı metni. Ve nihayet aradan geçen on günlük sürecin sonunda, Bahçeli’nin 9 Mart’taki açıklamasıyla birlikte, metnin içerdiklerinden ziyade içermedikleri ana gündeme dönüştü ve aslında artık Öcalan’ın tekrar devreye girmesi kaçınılmaz hale geldi.

Peki Öcalan tekrar, nasıl devreye girecek?

İmralı heyeti tekrar gidecek, metinde olmayanlara dair Öcalan’la görüşecek, adadan dönüp açıklama yapacak, o açıklama da yeni soru işaretleri yaratacak ve 27 Şubat’ta hızlanmış olan süreç giderek hantallaşıp provokasyonlara açık hale mi gelecek?

Elbette böyle olmamalı. Sürecin bütün aktörleri her gün basına açıklamalar yaparken, sosyal medya hesaplarını aktif olarak kullanırken, sürecin en önemli aktörü olan Öcalan’ın düşüncelerini bütünlüklü olarak aktarma şansı neredeyse sıfır. Belki de sürecin önündeki en büyük engel bu.

İmralı heyetinin diplomatik görüşmeleri devam ederken, sürece başka bir aktör olarak basının eşlik etmesi neden sağlanmıyor?

Bahçeli’nin “kurucu önderlik” olarak işaret ettiği Öcalan’ın tüm bu tartışmalara dair görüşleri, değerlendirmeleri ve aslında bütünlüklü olarak bu sürece dair nasıl bir tasarımı olduğunu mevcut yöntemle öğrenmenin imkânları çok kısıtlı.

Tarafların da, kamuoyunun da zihninde Öcalan’ın fikirlerine dair sayısız soru işareti var. Bu soru işaretleri giderilmedikçe, Öcalan aktif bir biçimde tartışmaların içine dahil olmadıkça, süreç hantallaşmaya, dolayısıyla provokasyonlara ve giderek zehirlenmeye açık hale geliyor.

“İmralı sürecine” dair mevcut düğümü çözmenin yöntemi ise gayet basit. Öcalan 25 yıldır temel bir aktör olarak İmralı’da tutulurken bir kez olsun gazetecilere konuşamadı. Oysa şu anki düğümü çözecek ve geleceğe dair netlik sağlayacak en sağlıklı yollardan biri, İmralı’ya gazetecilerin gitmesine izin verilmesi.

Gazetecilerin Öcalan’la görüşmesi, kamuoyu adına akıllardaki bütün soruları etraflıca sorup yanıtlarını alması, hem bu sürece, hem de Öcalan’ın tasarımına dair 27 Şubat’taki metinde olmayan her şeye dair netlik sağlayabilir.

Tabii İmralı’ya gidecek gazetecilerin kim veya kimler olacakları da son derece önemli. Sadece iktidara yakın bir gazeteciyi alıp Öcalan’ın karşısına oturtursanız, aktarılacak olanlar işi daha da karmaşık ve tartışmalı hale getirir, şüpheleri artırır.

Dolayısıyla belki de İmralı’ya bir-iki değil, farklı kesimlerden yayın organlarından çok sayıda gazeteci aynı anda gidebilmeli. Herkes kendi okuyucularının sorularını aktarıp yanıtları alabileceği gibi, böylesi bir kapsayıcılık, olası manipülasyonlara karşı da emniyet sübabı olur.

Aslında şu ana kadar Adalet Bakanlığı’na ben dahil pek çok gazeteci Öcalan’la röportaj yapmak için başvurdu. Fakat henüz kimseye olumlu veya olumsuz bir yanıt verilmiş değil. Belki de Devlet Bahçeli nekahet döneminde yürüttüğü telefon diplomasisinin bir parçası olarak Adalet Bakanı’nı bunun için arayabilir ve gazetecilerin İmralı’ya gidişinin yolu açılabilir. Tabii sürecin gerçekten netliğe kavuşturulması isteniyorsa…

  • Kaynak Artı Gerçek

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Yorumunuzu bırakın


İlgili Haberler

Ege’den seslenen şiir Fikir & Yazı
Nisan 29, 2026

Ege’den seslenen şiir

Tedesco ve derbi Fikir & Yazı
Nisan 29, 2026

Tedesco ve derbi

Ekmeğin ve Emeğin Adalet Arayışı Arkasayfa
Nisan 29, 2026

Ekmeğin ve Emeğin Adalet Arayışı

ZAMAN AKIŞI

Nis 29 20:13
Arkasayfa

Ege’den seslenen şiir

Nis 29 19:37
Gündem

İzmir bir tır karşı şeride geçti: 3 kişi yaşamını yitirdi, çok sayıda yaralı var

Nis 29 18:52
Ekonomi

Kişisel koruyucu işçiyi değil patronu korur

Nis 29 17:33
Arkasayfa

Tedesco ve derbi

Nis 29 10:00
Arkasayfa

Ekmeğin ve Emeğin Adalet Arayışı

Nis 29 09:57
Arkasayfa

Emek Üretir, Sermaye Sahiplenir

Nis 27 18:36
Emek

Diyarbakır’da derinleşen tarım krizi ve çiftçilerin borçları Meclis gündeminde

Nis 27 18:33
Arkasayfa

Sürecin enfekte olma hali

Nis 27 18:30
Arkasayfa

İcra dosyaları arttı | CHP’li Şevkin: Üretim düşüyor, borç yükü büyüyor

Nis 26 20:58
Sağlık

Gençlerde kolorektal kanser neden artıyor? 5 kritik risk faktörü

Nis 25 21:31
Sağlık

Kulak kaşıntısı neden olur? İhmal edilmemesi gereken risk faktörleri

Nis 25 20:32
Arkasayfa

Dijital Köleliğin Gölgesinde 1 Mayıs

Nis 25 20:32
Emek

İki bayram arası sıkışmış sevgi

Nis 25 20:29
Arkasayfa

Hangi 1 Mayıs?

Nis 24 22:59
Gündem

Artık kendimi çocuk yerine koymuyorum!

Nis 24 22:25
Arkasayfa

Görünmez Özneler: 23 Nisan, Çocukluk Felsefesi ve Özgürleştiren Eğitim

Nis 24 13:00
Emek

İstanbul’da yaşlılık raporu: Geçim krizi, yoksulluk ve umutsuzluk kıskacı

Nis 24 12:55
Arkasayfa

Şiddet nedir? Yaşananlar bireysel şiddet mi kurumsal örgütlü şiddet mi?

Nis 23 14:07
Ekonomi

Ekmek, su, çay: Her şey ‘yaz deftere’

Nis 23 12:45
Arkasayfa

Ekmek, barış, özgürlük için 1 Mayıs’a!

Nis 23 12:37
Emek

Emeklinin gözü bu iki sorudaydı: Temmuz ayında ek zam var mı, ikramiye ne kadar olacak?

Nis 23 12:36
Arkasayfa

Yapısal şiddetin anatomisi

Nis 23 12:26
Emek

Doruk Madencilik işçileri Yıldızlar SSS Holding önünden seslendi: ‘Zalim patron bizi duysun diye buradayız’

Nis 22 13:41
Sağlık

Kalp krizi artık sadece ileri yaş sorunu değil: 40 yaş altı riskler neden gençleşiyor?

Nis 22 13:38
Arkasayfa

Onuncu kurban

Nis 22 13:35
Arkasayfa

Ölüm korkusu yaşayanlara ekmek korkusu yaşatmak!

Nis 22 12:23
Emek

İSİG: 2013’ten bu yana en az 852 çocuk işçi hayatını kaybetti

Nis 22 12:16
Emek

İşçi sınıfı ayağa kalkmadan iyileşme yok!..

Nis 22 10:00
Arkasayfa

Sosyalist Mücadele Tarihinde Kadınların Görünmeyen Emeği

Nis 21 13:45
Emek

Enerji Bakanlığı önünde açlık grevine başlamışlardı: 110 madenci gözaltına alındı