Hekimler kamudan kopuyor, üniversiteler boşalıyor. Sağlıkta yaşanan kan kaybı hem hastaların randevuya erişimini hem de tıp eğitiminin geleceğini riske atıyor. Uzmanlar “Üniversitelere kaynak aktarılmalı” diyor.
Sibel Bahçetepe
Genel cerrahi, kadın, çocuk, iç hastalıkları gibi hayati branşlarda yaşanan kan kaybı randevu krizini derinleştirirken, üniversitelerde eğitim verecek hekim bulmak giderek zorlaşıyor. Bu alanların başında ise iç hastalıklarının yan dalı olan gastroenteroloji geliyor.
Türk Gastroenteroloji Derneği (TGD) bir önceki dönem başkanı Prof. Dr. Mehmet Cindoruk, Türkiye’de yaklaşık bin 80 gastroenteroloji uzmanı bulunduğunu, bunların yüzde 40’ının özel sektörde çalıştığını söyledi. Kamu ve üniversite hastanelerinde ciddi bir hekim kaybı yaşandığını vurgulayan Cindoruk, “Bu oran çok yüksek. Kamu kan kaybediyor” dedi.
ÜNİVERSİTELERDE ALARM
Türk Gastroenteroloji Derneği (TGD) tarafından düzenlenen 42. Ulusal Gastroenteroloji Kongresi’nde sorularımızı yanıtlayan Prof. Dr. Cindoruk, gastroenterolojinin yemek borusu, mide, bağırsaklar, karaciğer, safra yolları ve pankreas hastalıklarını kapsayan hayati bir branş olduğuna dikkat çekerek kamudaki hekim eksikliğinin yurttaşın sağlık hizmetine erişimini zorlaştırdığını belirtti. “Kamu hastanelerinde doktor sayısındaki azalma, hizmet kalitesini doğrudan etkiliyor” diyen Cindoruk, özellikle üniversitelerde yaşanan kaybın uzun vadede sağlık sistemini tehdit ettiğini ifade etti. Cindoruk, önümüzdeki dönemde yaklaşık 180 yeni uzmanın sisteme dahil olacağını ancak mevcut uzmanların önemli bir bölümünün kamuda çalışmaması nedeniyle sorunun devam edeceğini söyledi. Üniversitelerde erken emeklilik, ağır çalışma koşulları ve ekonomik sorunlar nedeniyle hekimlerin özel sektöre yöneldiğini belirten Cindoruk, çözüm için özlük haklarının ve sosyal desteklerin iyileştirilmesi gerektiğini vurguladı. “Bilimsel çalışmaların ve uzman eğitimlerinin merkezi üniversitelerdir. Üniversitelerdeki kan kaybı önlenmezse, Türkiye’de sağlık eğitimi ve bilim ciddi şekilde zarar görür. Üniversite yaşarsa sağlık yaşar” dedi. Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) tercihlerini de değerlendiren Cindoruk, estetik, dermatoloji gibi branşların daha fazla ilgi gördüğünü, iç hastalıkları ve cerrahi branşların ise geri planda kaldığını söyledi. Uzun eğitim süresi, yoğun nöbetler, çalışma koşulları ve artan malpraktis davalarının bu tercihlerde etkili olduğunu dile getirdi. Cindoruk, şöyle devam etti: “Eğitim süresi ve zorunlu hizmet azalırsa bu branşlara ilgi artar. Aksi halde hayati branşlarda hekim bulmak giderek zorlaşacak.”
***
KAMUDAN İSTİFALAR ARTIYOR
Türk Tabipleri Birliği (TTB) verilerine göre, son 13 yılda kamudan istifa eden uzman hekim sayısı 21 bin 362’ye ulaştı. Sadece bu yılın ilk 10 ayında bin 759 uzman hekim kamudan ayrıldı. Yurtdışına göç de artarak sürerken, 2023’te 3 bin 50, 2024’te 2 bin 669, bu yılın ilk 11 ayında ise 2 bin 400 hekim yurtdışında çalışmak için uygunluk belgesi aldı. Uzmanlara göre bu tablo değişmezse, kamu hastanelerinde ve üniversitelerde sağlık hizmeti sunumu ve hekim yetiştirme kapasitesi ciddi risk altına girecek.
Yurtdışına göç için TTB’ye başvuran hekimlerin uzmanlık dallarına göre dağılımından bazı örnekler şöyle;

***
HEKİM BULAMAYACAĞIZ
Türkiye’de geçen yıl yaklaşık 1 milyon kolonoskopi yapıldığını anımsatan Cindoruk, bunun da randevu bulmayı zorlaştırdığını söyledi. Asıl sorunun üniversitelerdeki eğitim kapasitesi olduğunu belirten Cindoruk “Bir süre sonra eğitim verecek hekim bulamayacağız. Üniversitelere kaynak aktarılmalı, bilimsel çalışmalar desteklenmeli” dedi.




