• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Aralık 10, 2025
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      Öcalan’a Mektubu Sunuş

      Öcalan’a Mektubu Sunuş

      Pratiğimiz nasıl konuşsun?

      Pratiğimiz nasıl konuşsun?

      Stockholm Sendromu mu?

      Stockholm Sendromu mu?

      İmralı Şam’daki kilidi açabilir mi?

      İmralı Şam’daki kilidi açabilir mi?

    • Yaşam
      Daltonlar’da yeni bölüm: Para mı kurşun mu?

      Daltonlar’da yeni bölüm: Para mı kurşun mu?

      Bakan çıplak deMESEMiydik?

      Bakan çıplak deMESEMiydik?

      Kürt sorunu üzerine güncellemeler

      Kürt sorunu üzerine güncellemeler

      Biri engelli 3 kardeş 7 yıldır kümeste tutuluyormuş

      Biri engelli 3 kardeş 7 yıldır kümeste tutuluyormuş

    • Türkiye
      Şu “baklayı” çıkarın artık

      Şu “baklayı” çıkarın artık

      Daltonlar’da yeni bölüm: Para mı kurşun mu?

      Daltonlar’da yeni bölüm: Para mı kurşun mu?

      10 soruda 2026 bütçesi: Faize 2,7 trilyon TL, sermayeye 3,6 trilyon TL vergi affı

      10 soruda 2026 bütçesi: Faize 2,7 trilyon TL, sermayeye 3,6 trilyon TL vergi affı

      Bakan çıplak deMESEMiydik?

      Bakan çıplak deMESEMiydik?

    • Dünya
      Stratejik illüzyon!

      Stratejik illüzyon!

      DİTİB’in yeni başkanı tartışılıyor

      DİTİB’in yeni başkanı tartışılıyor

      Almanya’da 2026’daki eyalet seçimlerinin farkı

      Almanya’da 2026’daki eyalet seçimlerinin farkı

      Faşizmi ezenleri hatırlamak: Ekim Devrimi’nin yer altı kutlaması

      Faşizmi ezenleri hatırlamak: Ekim Devrimi’nin yer altı kutlaması

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      Şu “baklayı” çıkarın artık

      Şu “baklayı” çıkarın artık

      Yeni iş yerindeki fesih işsizlik ödeneğine engel mi?

      Yeni iş yerindeki fesih işsizlik ödeneğine engel mi?

      Öcalan’a Mektubu Sunuş

      Öcalan’a Mektubu Sunuş

      Pratiğimiz nasıl konuşsun?

      Pratiğimiz nasıl konuşsun?

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

Eleştirel düşüncenin vazgeçilmezliği…

Eleştirel düşüncenin vazgeçilmezliği…

Şubat 13, 2024 Felsefe, Sosyoloji 0 comments

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Fikret Başkaya

 

 

“Hiç düşmanın yok mu? Bu nasıl mümkün oldu? Her halde ya gerçeği hiç söylemedin ya da adaleti hiç sevmedin!”

Santiago Rámon y Cagal

 

Eğer düşünce ‘gerçek düşünceyse onu alt-etmek, etkisizleştirmek, engellemek mümkün değildir. Zira, düşünce ifade edilip muhatabına ulaştığında, insanlar tarafından duyulup-içselleştirildiğinde artık ‘gerçekleşmiştir’. Bu yüzden neyin düşünce olduğu, düşüncenin gerçekleşmesinden ne anlaşılması gerektiğine açıklık getirmek gerekir. İnsanın kafasında bir şeyi tasarlaması, ya da ‘aklından bir şeyler’ geçmesi düşünce değildir. Aynı şekilde akıldan öylesine geçen şeyler de düşünce değildir. Eğer düşünce bir amaç için tasarlanmış ve söylenmişse ve muhatabı olan insanlara-kitleye ulaşmış, onlar tarafından duyulup-içselleştirilmişse, düşünce sayılabilir, ancak bu durumda gerçek anlamada düşünceden ve düşüncenin gerçekleşmesinden söz edilebilir.

 

Bu yüzden düşünceler, fikirler kitleler tarafından içselleştirildiğinde,” “kitlelere mâl olduğunda maddi birer güç haline gelirler” denmiştir. Bu niteliğinden ötürü de düşünce baştan sona ‘soyut’ bir şey değildir. Düşünce özgürlüğü de doğrudan sınıf mücadelesini angaje eden bir şeydir…

 

Tarih boyunca egemen olan sınıflar, yeni, orijinal, aykırı düşüncelerin ortaya çıkıp geçerli egemen ideolojiyi aşındırmasını, hakim paradigmada gedik açmasını engellemek istemişlerdir. Yeni ve aykırı düşüncelerin egemen-resmî ideolojide açtığı gediğin büyümesinden korkmuşlardır ve bu yerinde bir korkudur. Bu durum bir başka açıdan da önemlidir. Her türlü sömürü, baskı ve zulüm düzenini ayakta tutan, esas itibariyle kaba kuvvet ya da çıplak şiddet değildir. Egemenliği asıl ayakta tutan ideolojik egemenliktir, ideolojik köleliktir, gönüllü kulluktur… Buna ‘gönüllü kölelik’ veya ‘gönüllü kabullenme’ de diyebilirsiniz. İşte, gönüllü köleliği sağlayan da ‘ideolojik yabancılaşmadır’. Başka türlü ifade etmek istersek ‘yanlış bilinçtir’. Yanlış bilinç , ezilen ve sömürülen kitlelere, geçerli egemenlik ilişkilerini kabullendirmek ve onların kendilerini ezen sömürü, bağımlılık ve hakimiyet ilişikleri bütününü sorgulamasını ve kavramasını engellemek üzere oluşturulmuştur.

 

Eğer düşünceyi engellemek mümkün değilse, ki değildir, o zaman egemen sınıf için düşüncenin gerçekleşmesini engellemekten başka seçenek yoktur. Buradaki amaç, ‘civcivi yumurtadayken ezmektir’. Nasıl çocuk doğmadan çocuk sayılmazsa, düşünce de ifade edilip hedefine ulaşmadan düşünce sayılamaz. İşte, düşünce yasakları, her türlü baskı ve sansür bu aşamada devreye sokuluyor.

Amaç, düşüncenin, muhatabı olan kitleye ulaşmasını, düşüncenin gerçekleşmesini, realize olmasını engellemektir. Düşüncenin gerçekleşmesinin engellenmesi için de söylenenin duyulmasını, yazılanın okunmasını, resmedilenin görülmesini engellemek esastır. Yasaklar, sansür ve baskı, düşünceyle düşüncenin hedefi olan kitle arasında bağ kurulmasını engellemeyi amaçlar. İşte, gerçek düşünce adamlarının-kadınlarının, sanat adamlarının ve kadınlarının bilim adamlarının ve kadınlarının, duruma göre ‘zındık’, ‘yıkıcı’, ‘bölücü’, ‘vatan haini’, katli vacip terörist, vb. sayılıp suçlanmasının, baskıya maruz kalmasının, cezalandırılmasının nedeni budur.

 

Her tarihsel dönemde egemen veya resmî ideolojiye karşı görüş ortaya atanlar, egemen düzenin ve onun adamlarının hışmına uğramışlardır. Fakat toplumsal dinamik her zaman egemen ya da resmî ideolojinin oluşturduğu ideolojik-kurumsal çerçeveyi kırma, onu aşma istidadına ve dinamiğine sahiptir. Aksi halde tarih diye bir şey de olmazdı. Aynı şekilde, insanlığın bir geleceğinden söz etmek de mümkün olmazdı. Bilindiği gibi, tarihi yapanlar, direnen, başkaldıran, isyan eden insanlardır. Eğer başkaldırı yoksa, mücadele yoksa, tarih de yoktur.

İşte entellektüelin işlevi ve misyonu bu aşamada ortaya çıkıyor (Bizde diplomalı kesime aydın deniyor, diploma uzmanlığın belgesidir ki, bir diploma sahibi olmakla, ya da mektepli olmakla ‘entellektüel’ olmak arasında bağ kurmak abestir…).

 

Entellektüel, şeylerin, olguların, toplumsal süreçlerin ne olduğunu, nasıl olduğunu, neden ve sonuçlarını, bunların kimin için ne anlama geldiğini eleştirel bir yaklaşımla teşhir eden, ortaya koyan, bilince çıkarandır. Entellektüelin misyonu ve varlık nedeni mistifiye edilmiş olanı demistifiye etmektir. Başka türlü söylenirse, yalanın ve tahrifatın üzerine gitmektir. Entellektüel, sorunları bir bütün olarak kavramaya çalışır, [zira gerçek bütündedir, hakikat bütündedir…], eleştireldir ve eleştirip aşmak istediğiyle ‘olması gereken ‘ arasında, başka bir ifadeyle ütopyayla bağ kurandır. Bu yüzden gerçek anlamda entellektüelden yoksun hiçbir toplumsal muhalefetin ya da başkaldırının başarı şansı yoktur. Zira, ütopyayı formüle eden entellektüellerdir. (Burada söylediklerimden entellektüeli ve onun misyonunu yücelttiğim gibi bir anlam çıkarmamak gerekir. Zaten entellektüelin varlık nedeni de onun bizzat her türlü yüceltmeye karşı olmasıdır.)

 

Sansür, baskı ve yasaklar sadece aykırı, muhalif, yeni ve orijinal fikirleri ortaya atanlara yönelse de, kapsam ve etkinlik alanı sanıldığından daha geniştir. Birilerine yönelik baskı, egemenler tarafından başkalarını ‘ehlileştirmenin’ bir aracı olarak görülür. Düşüncelerinden dolayı birilerini cezalandırmak, başkalarına göz dağı vermeye yarar. İnsanlar, şunu yazar, bunu söyler veya resmedersem başıma bir iş gelir mi ? sorusunu sormaya başladıklarında artık sansür ‘içselleşmiştir’. Sansürün ‘içselleştiği’ bir toplum, bilimsel, estetik, entellektüel yaratıcılığı ve dinamizmi dumura uğramış bir toplumdur. Böyle bir rejimin sorunları çözme yeteneği de kaçınılmaz olarak zaafa uğramıştır. Bağnaz resmi ideolojinin kıskacındaki bu günkü Türkiye’de olduğu gibi…

Elbette entellektüel işlev sadece bazı fikirler ortaya atmaktan ibaret değildir. Entellektüelin gerçek anlamda entellektüel sıfatını hak edebilmesi için söylediğinin gereği olan bir ‘duruş’ da ortaya koyması gerekir. Velhasıl, ‘sözünün eri’ olmayan birinin entellektüel sayılması mümkün değildir.

 

Sömürü ve baskı düzeninin hışmına uğrayan entellektüel, ya da aynı anlama gelmek üzere, gerçek fikir adamı-kadını sonuna kadar söylediklerinin arkasında duramıyorsa, asla entellektüel sayılmayacaktır. O, hiçbir düşünce yasağına, hiçbir resmi veya egemen ideoloji kategorisine, hiç bir tabuya itibar etmez. Hiçbir Kiliseye tâbi değildir. Julien Benda’nın zarif bir şekilde ifade ettiği gibi: “Entellektüel, tüm dünya yalan karşısında secde ederken bile insanlık vicdanını savunabilendir“. Eğer baskı ve yasaklar onun bilincini hapsetmeyi amaçlıyorsa ki, öyledir, buna mutlaka itiraz etmelidir. Bilincini hapisten kurtarmak için vücudunun hapsedilmesini göze almalıdır . Elbette gerektiğinde daha fazlasını da…

 

Baskı ve yasaklara karşı mücadele, diyalektik bir bütünlük oluşturur. Bunun anlamı, daha özgür, daha demokratik, daha eşitlikçi, velhasıl daha insanî bir toplum ve dünya düzeni için mücadelenin kaldığı yerden yoluna devam edeceğidir. Unutulmamalıdır ki, özgürlük mücadelesi söz konusu olduğunda kaybetmek diye bir şey yoktur. İlk adımda özgürleşmeye başlarsın ve öylece sürüp gider… Özgürlük mücadelesi her anı, her aşaması mutlaka kazanılan bir mücadeledir. İnsanlık erdemini sürekli besleyip büyüten bir mücadeledir…

 

  • Kaynak AdİLMedya

Yorumunuzu bırakın


İlgili Haberler

Öcalan’a Mektubu Sunuş Fikir & Yazı
Aralık 9, 2025

Öcalan’a Mektubu Sunuş

Ümmet Fikir & Yazı
Aralık 3, 2025

Ümmet

Entelektüel atalet, politik körlük… Fikir & Yazı
Kasım 25, 2025

Entelektüel atalet, politik körlük…

ZAMAN AKIŞI

Ara 9 13:08
Arkasayfa

Şu “baklayı” çıkarın artık

Ara 9 12:48
Emek

Yeni iş yerindeki fesih işsizlik ödeneğine engel mi?

Ara 9 12:14
Arkasayfa

Öcalan’a Mektubu Sunuş

Ara 9 11:44
Arkasayfa

Pratiğimiz nasıl konuşsun?

Ara 9 11:36
Arkasayfa

Daltonlar’da yeni bölüm: Para mı kurşun mu?

Ara 8 15:33
Arkasayfa

Stockholm Sendromu mu?

Ara 8 12:30
Ekonomi

10 soruda 2026 bütçesi: Faize 2,7 trilyon TL, sermayeye 3,6 trilyon TL vergi affı

Ara 8 10:05
Arkasayfa

İmamoğlu’nun diploma davası bugün görülecek: CHP’den çağrı

Ara 8 10:05
Gündem

Stratejik illüzyon!

Ara 8 09:50
Arkasayfa

Bakan çıplak deMESEMiydik?

Ara 8 09:45
Gündem

DİTİB’in yeni başkanı tartışılıyor

Ara 5 15:17
Arkasayfa

Kürt sorunu üzerine güncellemeler

Ara 5 15:11
Gündem

Biri engelli 3 kardeş 7 yıldır kümeste tutuluyormuş

Ara 5 15:09
Eğitim

Bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek her çocuğun hakkı

Ara 4 13:17
Arkasayfa

Terörsüz(!) Türkiye

Ara 4 12:35
Ekonomi

Asıl sorun asgari ücretli işçilerin gücünün komisyona yansımamasıdır!

Ara 4 12:12
Ekonomi

Enflasyona ince ayar

Ara 4 11:38
Gündem

Almanya’da 2026’daki eyalet seçimlerinin farkı

Ara 4 11:29
Ekonomi

Tazminatlar, işsizlik maaşları, borçlanmalar: Asgari ücret zammı hangi kalemleri değiştirecek?

Ara 3 20:51
Arkasayfa

Ümmet

Ara 3 20:42
Eğitim

TEDMEM’den 24 Kasım raporu: ‘Öğretmen yetiştirme sistemi yeniden yapılandırılmalı’

Ara 3 18:19
Arkasayfa

Haçlı Seferleri Yalnızca Ortadoğu’da mı Yaşandı?

Ara 3 14:44
Gündem

“Zorbalanan” öğretmen kürsüden düştü: Hastanede gözetim altında

Ara 3 12:22
Ekonomi

Enflasyon beklentilerin altında açıklandı: Türk-İş’e göre artan gıda fiyatları TÜİK’e göre yüzde 0,69 düştü

Ara 3 12:19
Ekonomi

Asgari ücrette bilindik oyun: Biz geçim istiyoruz, onlar vitrin tartışıyor

Ara 2 14:58
Gündem

Kilo vermeye ve bağışıklığa etkisi sınırlı: Her gün limonlu su içmek neden ‘mucize’ değil?

Ara 2 14:23
Arkasayfa

Bir otokrat nasıl devrilir?

Ara 2 14:11
Ekonomi

Yüzlerce kişinin emekliliği iptal edildi: Ödenen maaşlar geri istenecek

Ara 2 13:12
Emek

Aynı şirkete bağlı farklı iş yerlerinde çalıştım: Kıdemim altı yıl mı sayılır?

Ara 1 12:39
Ekonomi

Pastadan adil pay kural olmalı: Asgari ücrette keyfiliğe son!