Otokratların “kullanma kılavuzu”nda yazılı kurallardan biri: Rakibini yenemiyorsan devre dışı bırak… Kimileri -Putin gibi-, bunun için zehir kullanıyor; kimileri –Orban gibi- yatak odasına kamera yerleştiriyor; kimileri – Erdoğan gibi- onları hapse attırıyor. 2028’de yapılması beklenen Cumhurbaşkanlığı yarışının en iddialı ismi, İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, bir yıldır hapiste tutuluyor. Ve bir yıldır beklenen duruşması, nihayet bugün başlıyor.
Tutuklu başkana, “yolsuzluk, rüşvet verme, dolandırıcılık ve suç işlemek için örgüt kurup yönetme” gibi akıl almaz suçlamalar yöneltildi. 17 ayrı suçlamadan ötürü 352 yıla kadar hapsi isteniyor. Onunla birlikte yargılanan 401 kişi daha var. Bu, Türkiye’nin son dönemdeki en büyük siyasi davalarından biri olarak tarihe geçecek.
Sadece iddianamenin üç bin 900 sayfa olduğunu hatırlatalım. Hukukçular yargılamanın en az 4 bin 600 gün sürmesini bekliyor. Bu, 12,5 yıl demek… Yani sonuçta suçsuz bulunsa bile 54 yaşındaki İmamoğlu’nun yıllarca hapiste kalması mümkün… İstanbul Belediye Başkanı, iktidar partisini şu ana kadar üç seçimde mağlup etti. Dördüncüyü de kazanma ihtimali onu hapse sürükledi. Şimdi Erdoğan’a sandıkta yenemediği rakibini mahkemede yenmenin yolunu arıyor. Ülkede hukuk rejimi tamamen ortadan kalktığı için bunu yapabilmesinin önünde hukuki bir engel yok. Hiçbir sürprize yer bırakmamak için geçen ay Adalet Bakanı’nı değiştirerek, muhalefetin “yargı giyotini” dediği bir başsavcıyı adalet mekanizmasının başına geçirdi. Yeni bakan Akın Gürlek’in ilk işlerinden biri, İmamoğlu ve diğer tutukluların dışarıyla ve avukatlarıyla iletişimini engellemek için hazırlığa başlamak oldu. Çünkü İmamoğlu, hapse girdiğinden beri daha da popüler hale geldi. Her hafta, partisi CHP’nin düzenlediği iki mitinge düzenli mesajlar yolluyor; yapay zekâyla hazırlanmış videolarla sosyal medyada etkin kampanya yapıyor, verilen uluslararası ödüller için mesajlarla dünyaya da hitap ediyor.
Bugün ünlü Silivri Cezaevi’nde başlayacak duruşma, üzün bir yargı maratonunun işaret fişeği olacak. Kimsenin kuşkusu yok: Mahkeme sonucunu yakın gelecekteki siyasi dengeler belirleyecek.
BİZE DAİR
#ÖZGÜRÜZ’ün bir dostu, Cem Özdemir, Baden–Württemberg eyaletinin başbakanı seçildi. Almanya’da ilk kez Türkiye kökenli biri Başbakanlığa tırmanıyor. Ankara’nın ne yapmasını beklersiniz? Gururlanmasını değil mi? Tersine; Özdemir’in kazanma şansı ortaya çıktığı andan itibaren Erdoğan hükümeti, hem Almanya’daki diplomatları, hem Almanya’ya yolladığı siyasetçiler aracılığıyla Özdemir’in seçilmesine engel olmaya çalıştı. İslamcı hükümet, sırf Özdemir seçilmesin diye Türkiye kökenli seçmenlerden, rakibi Hıristiyan Demokrat adaya oy vermelerini istedi. Ama nafile! Özdemir, Ankara’ya rağmen kazandı. Onun seçilmesi sadece göçmen kökenliler için büyük bir zafer değil, aynı zamanda Özdemir’in rejime yönelik eleştirilerinden rahatsız olan Ankara için de bir yenilgi… Cem Özdemir’i içtenlikle tebrik ediyoruz.
Hepinize iyi haftalar.