• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Nisan 24, 2026
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      Sosyal medya yasası: Örtülü sansür yasası

      Sosyal medya yasası: Örtülü sansür yasası

      Ölüm rejimi

      Ölüm rejimi

      Çare kolektif mücadelede

      Çare kolektif mücadelede

      Genç nüfusta işsizlik düşmüyor: 6,7 milyon kişi ne eğitimde ne istihdamda

      Genç nüfusta işsizlik düşmüyor: 6,7 milyon kişi ne eğitimde ne istihdamda

    • Yaşam
      Emeklinin gözü bu iki sorudaydı: Temmuz ayında ek zam var mı, ikramiye ne kadar olacak?

      Emeklinin gözü bu iki sorudaydı: Temmuz ayında ek zam var mı, ikramiye ne kadar olacak?

      Cezasızlık

      Cezasızlık

      Ekran süresi ne zaman hastalık sayılır? Teknoloji bağımlılığı ile başa çıkmanın yolları

      Ekran süresi ne zaman hastalık sayılır? Teknoloji bağımlılığı ile başa çıkmanın yolları

      Askeri Uyku Tekniği Gerçekten İki Dakikada Uykuya Dalmanıza Yardımcı Olur mu?

      Askeri Uyku Tekniği Gerçekten İki Dakikada Uykuya Dalmanıza Yardımcı Olur mu?

    • Türkiye
      Şiddet nedir? Yaşananlar bireysel şiddet mi kurumsal örgütlü şiddet mi?

      Şiddet nedir? Yaşananlar bireysel şiddet mi kurumsal örgütlü şiddet mi?

      Emeklinin gözü bu iki sorudaydı: Temmuz ayında ek zam var mı, ikramiye ne kadar olacak?

      Emeklinin gözü bu iki sorudaydı: Temmuz ayında ek zam var mı, ikramiye ne kadar olacak?

      Yapısal şiddetin anatomisi

      Yapısal şiddetin anatomisi

      Doruk Madencilik işçileri Yıldızlar SSS Holding önünden seslendi: 'Zalim patron bizi duysun diye buradayız'

      Doruk Madencilik işçileri Yıldızlar SSS Holding önünden seslendi: 'Zalim patron bizi duysun diye buradayız'

    • Dünya
      İki jüri, yüzlerce acı

      İki jüri, yüzlerce acı

      Dünyada olup (da) bi(tmey)en şeyler

      Dünyada olup (da) bi(tmey)en şeyler

      Yeni belgeselimiz: „Trump Amerikası“

      Yeni belgeselimiz: „Trump Amerikası“

      Esnaf savaşın kurbanı oldu: Mart ayında 10 bine yakın dükkan kapandı

      Esnaf savaşın kurbanı oldu: Mart ayında 10 bine yakın dükkan kapandı

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      İstanbul’da yaşlılık raporu: Geçim krizi, yoksulluk ve umutsuzluk kıskacı

      İstanbul’da yaşlılık raporu: Geçim krizi, yoksulluk ve umutsuzluk kıskacı

      Şiddet nedir? Yaşananlar bireysel şiddet mi kurumsal örgütlü şiddet mi?

      Şiddet nedir? Yaşananlar bireysel şiddet mi kurumsal örgütlü şiddet mi?

      Ekmek, su, çay: Her şey 'yaz deftere'

      Ekmek, su, çay: Her şey 'yaz deftere'

      Ekmek, barış, özgürlük için 1 Mayıs’a!

      Ekmek, barış, özgürlük için 1 Mayıs’a!

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

  • Follow
    • Twitter
Darwinizm’den Bilimsel Ayrılış Bildirisi: Evrim, Bilim İnsanları Arasında Kabul Görüyor mu?

Darwinizm’den Bilimsel Ayrılış Bildirisi: Evrim, Bilim İnsanları Arasında Kabul Görüyor mu?

Aralık 8, 2023 Felsefe 0 comments

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Discovery Institute ve Steve Projesi, Evrimin Bilimdeki Kabulüne Dair Neler Söylüyor?

Çağrı Mert Bakırcı
Yazar

Bilim insanları arasında evrimin kabul edilme oranı nedir dersiniz?

Bu konu, evrimin özellikle halk arasında tartışmalı olup, bilimsel camiada hiçbir temel tartışmanın artık bulunmayışından ötürü birçok araştırmanın konusu olmuştur. Sonuç ise açıktır: Evrim, bilim insanları arasında %97’ye varan oranlarda, sadece biyologlar arasında ise %99’u aşan oranlarda kabul görmektedir. Konuyla ilgili çalışmaların bir kısmına buradan, buradan, buradan, buradan, buradan, buradan, buradan, buradan ve benzerlerinden ulaşabilirsiniz. Ancak bir tanesini inceleyelim:

 

Bilim insanlarının %97'si, insan ve diğer canlıların evrimleştiğini düşünmektedir. Halkınsa sadece %61'i bunu düşünmektedir. Bilim insanlarının %87'si tamamen doğal yollarla olan evrimi kabul ederken, halkın sadece %32'si bunu kabul etmektedir.
Bilim insanlarının %97’si, insan ve diğer canlıların evrimleştiğini düşünmektedir. Halkınsa sadece %61’i bunu düşünmektedir. Bilim insanlarının %87’si tamamen doğal yollarla olan evrimi kabul ederken, halkın sadece %32’si bunu kabul etmektedir.
Pew Araştırma Merkezi

Şunu çok iyi anlamak gerekiyor ki, bilimde bir teori, sırf çeşitli inançları çürütüyor veya onları destekliyor diye bilim insanları tarafından kabul görüp, reddedilmez. Bilimsel teoriler, şahsi inançlarla olan ilişkilerinden ötürü değil, bilimsel değerlerinden ötürü kabul görür veya reddedilirler. Elbette ki tekil bilim insanlarının tekil görüşleri, çeşitli bilimsel teorilere yakınlıklarını veya uzaklıklarını etkileyebilir. Ancak bilim camiasının profesyonel ortak görüşü (konsensüs) söz konusu olduğunda, şahsi inançların bilimsel gerçeklerin kabulü üzerindeki etkisi önemsenmeyecek kadar azdır.

Evrim Teorisi de, diğer bilimsel teoriler gibi, din ile olan ilişkisinden ötürü değil, somut bir gerçeği ortaya koyduğu için kabul edilmektedir. Ne var ki, buradaki yazımızda da detaylıca izah ettiğimiz gibi, bilim camiasının Evrim Teorisi’ni kabul etmesi hiç de aceleyle veya kolay olmamıştır. Tam tersine, son derece ateşli ve çok sayıda üst düzey bilim insanını barındıran kavgalara ve anlaşmazlıklara sebep oldu. Bunun bir kısmı kişisel çekememezlikler ve şahsi inançlara dayalı nedenlerle olduğu gibi, büyük çoğunluğu bilim camiasının genel şüpheci ve sorgulayıcı tavrının etkisinden kaynaklandı.

 

Dünya'nın en önde gelen bilim cemiyetlerinden olan AAAS üyesi bilim insanlarının %98'i insan ve tüm canlıların evrimleştiğini, %2'si var oluşun başından beri var olduğunu düşünmektedir. ABD halkının ise sadece %66'sı, bilim insanları arasında böyle bir görüş birliği olduğundan haberdarken (görüş birliği olduğunu düşünürken), %29'u bilim insanları arasında evrim konusunda anlaşmazlık olduğunu sanmaktadır. Ayrıca ABD halkının %35'i doğal evrimi kabul etmekte, %24'ü bir süpergüç denetimindeki evrimi kabul etmekteyken, %5'i evrimin geçerliliğinden emin değildir ve %31'i evrimin var olmadığını, canlılığın başından beri değişmediğini düşünmektedir.
Dünya’nın en önde gelen bilim cemiyetlerinden olan AAAS üyesi bilim insanlarının %98’i insan ve tüm canlıların evrimleştiğini, %2’si var oluşun başından beri var olduğunu düşünmektedir. ABD halkının ise sadece %66’sı, bilim insanları arasında böyle bir görüş birliği olduğundan haberdarken (görüş birliği olduğunu düşünürken), %29’u bilim insanları arasında evrim konusunda anlaşmazlık olduğunu sanmaktadır. Ayrıca ABD halkının %35’i doğal evrimi kabul etmekte, %24’ü bir süpergüç denetimindeki evrimi kabul etmekteyken, %5’i evrimin geçerliliğinden emin değildir ve %31’i evrimin var olmadığını, canlılığın başından beri değişmediğini düşünmektedir.
Pew Research

Ne var ki bu kavgaların hiçbiri, mesleği profesyonel bir şekilde gerçekleri araştırmak ve ortaya koymak olan bilim insanlarının nihayetinde evrimi bir doğa yasası, Evrim Teorisi’ni ise bu yasanın en güçlü açıklaması olarak görmesi önünde bir engel teşkil etmedi. Evrimin somut bir gerçeklik olduğu anlaşıldıktan sonra, Evrim Teorisi’nin bu yasayı ne kadar güçlü bir şekilde izah edebildiği çok geçmeden anlaşıldı. Günümüzde de, evrimin bilim insanları arasındaki kabulü %90’ın üzerinde, biyologlar arasındaki kabulü ise %99’un üzerindedir. Yani evrimin bir gerçek olması konusunda bilim insanları arasında dikkate değer hiçbir tartışma bulunmamaktadır.

Örneğin Evrim Kuramı, akademik camiada ve üniversitelerde neredeyse evrensel bir düzeyde kabul görmekte ve ABD’den Avrupa’ya, hatta İran’a kadar tüm ülkelerin en önde gelen üniversitelerinde akademik araştırma düzeyinde çalışılmakta ve okutulmaktadır okutulmaktadır. Tüm ülkelerin en önde gelen bilimsel akademik kurumları, evrimin tartışması olmayan bir bilimsel gerçek olduğuna ve okullarda hiçbir inanç etkisi altında kalmaksızın okutulması gerektiğine dair imzalarını atan bildiriler yayınlamışlardır.

Evrimin alternatifiymiş gibi gösterilmeye çalışılan yaratılışçılık ve akıllı tasarım konusunda da bilim insanları çok net bir tavra sahiptir. Ülkemizden çıkan Nobel Ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar da dahil olmak üzere, onlarca Nobel Ödüllü bilim insanı evrimi kabul ettiklerini açıkça ilan etmektedirler ve yaratılış veya akıllı tasarım gibi akımların evrime alternatif olmadığını vurgulamaktadırlar. Ekim 2005’te, sadece Avustralya’da görev yapan 70.000 bilim insanı, inançlara bağlı olarak geliştirilen yaratılışçılık ve akıllı tasarım gibi düşüncelerin bilimsel olmadığını ve kesinlikle bilim olarak öğretilmemesinin gerektiğini savunduklarını söyledikleri bir metne imza atmışlardır.

 

1986 yılında 72 Nobel ödüllü bilim insanı, 17 eyalet akademisi ve 7 bilim cemiyeti yaratılışçılığın Amerikan okullarında öğretilmesine yönelik açılan davada, yaratılışın bir bilim olamayacağını izah ettikleri bir metin yayınlamış ve mahkemeye sunmuşlardır. Benzer şekilde, Dünya çapında 130.000 bilim insanının, 262 bilim cemiyetinin ve toplamda 10 milyondan fazla bireyin üye olduğu Amerikan Bilimin İlerleyişi Cemiyeti de evrimin bir doğa yasası olduğunu ve yaratılışçılık ile akıllı tasarımın birer bilim olarak sunulamayacağını ilan ettikleri birçok belge yayınlamışlardır. Dünya çapında prestije sahip Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi de evrimi anlatan, verileri ortaya koyan ve akıllı tasarım ile yaratılışçılığın bilim olmadığını ilan eden birçok kitap yayınlamıştır.

Buna rağmen, çeşitli bilim dışı akımlara gönül vermiş olan kurumlar, evrimin halk arasındaki kabulünün altını oymak için yalanlar uydurmakta veya zayıf istatistiklerin arkasına saklanarak iddialarına destek aramaktadırlar. Tüm akademik ve popüler çalışmalara rağmen, doğal yollarla olan evrimsel değişim fikrinden rahatsız olan kişi ve kurumlar, halk arasında “Evrim Kuramı’nı reddeden bilim insanlarının sayısı çoğunluktadır, çok az bilim adamı Evrim Kuramı’nı desteklemektedir.” yalanını yaymaya çalışmaktadırlar.

Bunun bir örneğini, 2001 yılında “Darwinizm’den Ayrılış Bildirisi” adı altında başlatılan bir imza kampanyası ile görmekteyiz. Bunun detaylarına geleceğiz; ancak tersten başlayalım. Öncelikle, bu imza kampanyasına “karşıt” olarak başlatılan, evrimin bilimsel camiadaki kabul edilirliğini göstermeye çalışan parodi bir deneye bakalım:

Steve Projesi: Evrimin Bilim Camiasındaki Kabul Oranı

Amerika’nın eğitim ve bilim konusunda en önde gelen kurumlarından biri olan Ulusal Bilim Eğitimi Merkezi, Steve Projesi adı altında bir parodi deney yürütmektedir. Bunun neden “parodi” olduğuna az sonra geleceğiz. Öncelikle Steve Projesi isimli bu parodi deneyi biraz daha yakından tanıyalım ve isminin neden “Steve Projesi” olduğunu anlamakla başlayalım:

Neden “Steve”?

Bir isim olarak “Steve”, Amerika’da en yaygın olan 74. erkek ismidir (Kaynak: Steve İsmi). Yani “ortalama” bir kullanım sıklığına sahip olduğu söylenebilir. İşte bu yüzden de deneyde bu isim seçilmiştir (aynı zamanda Stephen, Stephanie, Steven gibi türevleri de hesaba katılmıştır). Ayrıca büyük evrimsel biyolog Stephen Jay Gould’un anısına da bu ismin kullanılmasına karar verilmiştir.

 

İstatistiki olarak, Steve ismine sahip bütün insanların (bilim insanları haricindekiler de dahil) sayısı, toplam Amerikan popülasyonun %0.25’ini oluşturmaktadır. Buna, Stephen, Stevie, Stephanie gibi türevlerini de eklersek, bu oran anca %1 civarlarına ulaşmaktadır.

Steve Projesi’nin Evrim Bildirisi

Steve Projesi’nin yaptığı şuydu: Deneyde, sadece Amerika’da yaşayan ve sadece Steve ismindeki -ve türevlerindeki- bilim insanlarının katılabileceği bir bildiri hazırlandı. Bildiride şunlar yazmaktadır:

Evrim Kuramı; son derece sağlam kanıtlarla desteklenen, bir bilim olan Biyoloji açısından bütünleştirici nitelikteki, varlığını destekleyen sayısız veri bulunan, tüm canlıların ortak bir atadan geldiğini gösteren bilimsel geçerliliğe sahip bir kuramdır. Her ne kadar Evrim Kuramı’nın nasıl ve ne yöntemlerle işlediği konusunda hala münazaralar varsa da; Evrim’in varlığı ya da Doğal Seçilim‘in doğadaki gerçekliği konusunda geçerli hiçbir tartışma bulunmamaktadır. Tamamen bir sahte-bilim (pseudoscience) olan Akıllı Tasarım ve benzerlerinin okulların müfredatında bulunması bilimsel olarak uygunsuzdur ve pedagojik olarak sorumsuzluktur.

İmza metnine ve siteye buradan ulaşabilirsiniz.

Bildiriye İmza Atan Steveler

Ulusal Bilim Eğitimi Merkezi, sadece Steve ismindeki bilim insanlarının bu dilekçenin altına imza atmak isteyip istemediğini sınamıştır. Steve ismindeki bilim insanlarından:

 

  • 26 Şubat 2003 itibariyle 100 kişi,
  • 16 Mart 2003 itibariyle 220 kişi,
  • 3 Mayıs 2003 itibariyle 290 kişi,
  • 26 Aralık 2003 itibariyle 410 kişi,
  • 18 Şubat 2005 itibariyle 543 kişi,
  • 12 Eylül 2005 itibariyle 600 kişi,
  • 16 Şubat 2006 itibariyle 700 kişi,
  • 24 Nisan 2007 itibariyle 800 kişi,
  • 16 Şubat 2009 itibariyle 1000 kişi,
  • 16 Şubat 2012 itibariyle 1190 kişi,
  • 07 Nisan 2012 itibariyle 1200 kişi,
  • 15 Ocak 2014 itibariyle 1300 kişi,
  • 14 Eylül 2016 itibariyle 1398 kişi,
  • 30 Haziran 2017 itibariyle 1417 kişi,
  • 11 Eylül 2017 itibariyle 1418 kişi,
  • 18 Aralık 2017 itibariyle 1421 kişi,
  • 8 Mayıs 2018 itibariyle 1427 kişi,
  • 17 Aralık 2018 itibariyle 1434 kişi,
  • 31 Ekim 2019 itibariyle 1442 kişi,
  • 28 Kasım 2022 itibariyle 1487 kişi,

bu dilekçenin altına imzasını atmıştır.

İmzalayan Stevelerin güncel listesi ve isimleri için buraya tıklayabilirsiniz.

Steve ismi ve türevindekiler, popülasyonun %1’i olduğu için, toplamda sadece Amerika’da istatistiki olarak 143.700 bilim insanının Evrim Teorisi’ni desteklediği düşünülebilir.

Amerika Birleşik Devletleri’nde 2017 itibariyle bilim ve mühendislik alanlarında doktora sahibi 1 milyon civarında insan bulunmaktadır. Bunların 378.865’i tam zamanlı profesör unvanına sahiptir.

 

Madalyonun Öteki Yüzü: Keşif Enstitüsü ve Akıllı Tasarımcılar

Steve Projesi, Hristiyan köktendinciliğini savunan Discovery Institute (Keşif Enstitüsü) tarafından 2001 yılında başlatılan bir imza kampanyasına cevaben yapılmış bir parodi deneydir. Keşif Enstitüsü’nün bildirisi, PBS televizyon kanalı tarafından yayınlanan Evrim belgeseline bir tepki olarak hazırlanmıştır. Keşif Enstitüsü, bildirinin amacının “Darwinistler tarafından Darwinizm’e karşı olan hiçbir bilim insanı olmadığına dair ileri sürülen uyduruk iddianın çürütülmesi için, Darwinizm’e karşı 100 bilim insanı bulma amacıyla” yapıldığı belirtilmiştir.

Hiçbir isim kısıtı bulunmayan ve akademik bir unvana sahip herkesin imza atabildiği bildiriye gelen imzalar şu şekilde gelişmiştir:

  • İlk birkaç ayda sadece 7 imza toplanabilmiştir.
  • 2004 yılında 300 kişi,
  • 2005 yılında 400 kişi,
  • 2006 yılında 600 kişi,
  • 2007 yılında 700 kişi,
  • 2011 yılında 760 kişi,
  • 2019 yılında 1043 kişi,
  • 2021 yılında ~1260 kişi.

Tam listeye buradan ulaşabilirsiniz.

Bu süreçte, 2006 yılı itibariyle Keşif Enstitüsü bildiriyi ABD-dışı bilim insanlarına da açmıştır. Böylece, Steve Projesi’nin aksine, Akıllı Tasarımcıların bildirisinde tüm Dünya’dan imza toplanmaya başlanmıştır. Toplanan 1000 civarı imza, Dünya’daki bütün akademik camianın %0.023’üne denk gelmektedir.

Görülebileceği gibi, 143.000 kişiye karşılık gelen Steve Projesi imzacılığına karşı, bütün Dünya’dan “evrimi reddeden” sadece 1000 civarında akademisyen bulunabilmiştir. Bu sonuçlar, Prof. Dr. Brian Alters’ın şuradan okuyabileceğiniz raporu tarafından da doğrulamaktadır: Dr. Alters’a göre Amerikalı bilim insanlarının sadece %1’i evrimi reddetmektedir. Diğer bazı kaynaklar ise (şuradan ve buradan okuyabilirsiniz) tüm bilim insanlarının sadece %5-10 arasının evrimi reddettiğini göstermektedir. Ancak bu sayı ne olursa olsun, hiçbir zaman çoğunluk olmamıştır ve bundan sonra da olmayacaktır.

Ama iş, bununla da bitmiyor!

Keşif Enstitüsü’nün Sahtekarlığı

Keşif Enstitüsü, bu imzaları bir yalanın arkasına sığınarak yapmaktadır. Nasıl mı? Şöyle: Enstitü, imzalanması için gönderdiği bildiride aynen şunları yazar:

Rastgele mutasyonların ve doğal seçilimin yaşamın karmaşıklığına sebep olabileceği konusunda şüpheciyiz. Darwinsel teorinin dikkatle incelenmesinin teşvik edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Bu ifadeye biz, Evrim Ağacı olarak ikinci defa düşünmeden imzamızı atarız. Enstitünün art niyetini bilmeyen her bilim insanı atar!

Bu ifade, “Evrime karşıyım.” demek değildir! İfade, bilimsel bir kurama şüphe ile yaklaşılması gerektiğine katılıp katıldığımızı ölçmeye yöneliktir. Yani muğlaktır. Zaten bilimde her şeye şüphe ile yaklaşırız. Tabii ki Evrim Kuramı’na da şüphe ile yaklaşmalıyız!

Ancak Evrim Kuramı’na kişisel inançlarla yaklaşmak ile, şüphe ile yaklaşmak arasında oldukça büyük bir fark vardır. Keşif Enstitüsü’nün ayırmayı başaramadığı budur. Amaç, köktendinci ideolojiyi genele dikte etmek olduğunda, bu kişilerin bilimsel bir teoriye “şüphe ile yaklaşma” talebi anlamsız olmaktadır. Şüphe ile yaklaşılması gereken şeylerin başında, Keşif Enstitüsü gibi kurumların amaç ve emelleri gelmektedir.

 

Kaldı ki, bildirideki ifadenin kendisi bilimsel olarak doğru bile değildir. Bildirinin ilk cümlesinde sözü geçen mekanizmalar, evrimin sadece küçücük bir kısmıdır: Rastgele mutasyonlar ve Doğal Seçilim, evrimin bugüne kadar tanımlanmış onlarca mekanizmasından sadece ikisidir. Evrimsel biyologlar, türlerin değişimini ve karmaşıklığını açıklamak için bu iki mekanizmadan çok daha fazlasını kullanırlar. Dolayısıyla elbette ki bu ikisi canlılığın çeşitliliğinden sorumlu değildir, çok ama çok daha fazlası vardır.

Evrim Ağacı’ndan Bildiri Önerisi

Kısaca imzalanması için gönderdikleri metin, daha fazla imza alabilmek adına yumuşatılmış bir metindir. Çünkü kendileri de “Biz evrimi kabul etmiyoruz.” şeklinde bir ifadeye hiçbir aklı başında bilim insanının katılmayacağını bilirler. Bu sebeple, imza sayısını şişirmek adına böyle basit insanların başvuracağı oyunlara başvurmaktadırlar.

Dolayısıyla, Evrim Ağacı olarak Keşif Enstitüsü’ne öneri bir bildiri metni hazırladık. Eğer hayat felsefelerine ve iddialarına güveniyorlarsa, kendi gerçek görüşlerini yansıtan şu bildiriye imza kampanyası başlatsınlar:

Biz, evrimin bir doğa yasası olduğunu düşünmemekteyiz. Evrim, şayet kütleçekimi gibi bir doğa yasası ise, mutlaka muktedir bir güç tarafından yönlendirilmek zorundadır. Türler, ortak atalardan evrimleşerek var olmamışlardır. Ya bir süpergüç tarafından özel olarak tasarlanmışlardır ya da sözünü ettiğimiz bu güç tarafından bilinçli bir şekilde yönlendirilen yasalarla, belli bir tasarım fikri çerçevesinde var edilmişlerdir. Dolayısıyla Charles Darwin ve diğer bilim insanları tarafından öne sürülen Evrim Teorisi hatalıdır, bilimsel bir teori değildir ve yaşamın karmaşıklığını dikkate değer bir şekilde açıklama gücünden yoksundur. Bu sebeple evrimin okullardaki bilim derslerinde okutulması, bilim dışı bir tavırdır ve derhal kaldırılmalıdır. Bunun yerine, okullardaki bilim derslerinde evrim değil, kutsal kitaplardan ve dini inançlardan gelen verilerle de ispatlanabilecek olan Akıllı Tasarım öğretilmelidir. Eğer bu yapılmayacaksa, evrimin alternatifi, akademik kaynaklara dayanan bilimsel bir teori olarak Akıllı Tasarım da öğretilmelidir.

Bunu imzaya açsınlar; bakalım aslen savundukları iddialarına katılan kaç bilim insanı çıkacak…

 

Sonuç

Tüm bu tantanadan da göreceğimiz üzere, akademide evrimin kabul edilirliği had safhadadır. Her geçen gün kolektif bilgimize eklenen yeni bilgiler, evrimin akademideki açıklayıcı gücünü arttırmakta, onu kabul eden bilim insanlarının sayısını da katlayarak arttırmaktadır.

Ancak şu çok iyi anlaşılmalıdır: Bilimsel çalışmalarda gerçeklere kimin listesinin daha uzun olduğu ile karar verilmez! Bu tarz bir argümana, argumentum ad populum, yani Çoğunluğa Başvurma Safsatası denmektedir. Çoğunluğun doğru varsaydığı şey, doğru olmak zorunda değildir!

Evrimin bilim camiasındaki genel geçer kabulünün yegâne nedeni, evrimsel biyoloji alanında üretilen kanıt, bulgu ve ispatların bilimsel şüpheciliğe sahip olan hemen herkesi fazlasıyla tatmin edici boyutta olmasıdır. Alanda uzman isimlerin Evrim Teorisi’ni çoktan terk etmemiş olma nedenleri, 1.5 asırdır süren çabalarına rağmen onu çürütebilecek hiçbir veriyle karşılaşmamış olmaları; tam tersine, her çürütmeye çalıştıklarında, Evrim Teorisi’nin daha da fazla ispatlandığını görmeleri olmuştur.

Evrim Teorisi’nin çürütülmesi halinde, bunu ilk ilan edecek olanlar yine evrimsel biyologlar olacaktır. İlan yöntemleri “Ha ha nasıl da çökerttik!” diye değil; akademinin kendi çalışma prensipleri ışığında, bulguların bilim camiasına duyurulması ve bunun üzerine ek çalışmalar yapan bilim insanlarının sonuçları doğrulaması veya yanlışlaması yoluyla olacaktır. Şayet bu gerçekleşirse, bizler de dahil tüm bilim insanları bu bulguları da paylaşmaktan ve bilimsel pozisyonlarımızı bu yeni bilgiler ışığında güncellemekten onur duyacağız.

O gün, bilim karşıtları haklı olmayacaklar; çünkü güncel itirazları bilimsel temele değil, şahsi inançların genele dayatılması arzusuna dayanmaktadır. O gün olacak olan, bilim insanlarının gerçeğe bir adım daha fazla yaklaşması olacak. Yani bu, bilim karşıtlarının değil, yine bilimin zaferi olacak.

 

  • Kaynak Evrim Ağacı

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Yorumunuzu bırakın


İlgili Haberler

Realizm Felsefe
Mart 27, 2026

Realizm

Okültizm Felsefe
Mart 26, 2026

Okültizm

Sherlock Holmes Oyun Teorisine Nasıl Katkı Sağladı? Felsefe
Ocak 4, 2026

Sherlock Holmes Oyun Teorisine Nasıl Katkı Sağladı?

ZAMAN AKIŞI

Nis 24 13:00
Emek

İstanbul’da yaşlılık raporu: Geçim krizi, yoksulluk ve umutsuzluk kıskacı

Nis 24 12:55
Arkasayfa

Şiddet nedir? Yaşananlar bireysel şiddet mi kurumsal örgütlü şiddet mi?

Nis 23 14:07
Ekonomi

Ekmek, su, çay: Her şey ‘yaz deftere’

Nis 23 12:45
Arkasayfa

Ekmek, barış, özgürlük için 1 Mayıs’a!

Nis 23 12:37
Emek

Emeklinin gözü bu iki sorudaydı: Temmuz ayında ek zam var mı, ikramiye ne kadar olacak?

Nis 23 12:36
Arkasayfa

Yapısal şiddetin anatomisi

Nis 23 12:26
Emek

Doruk Madencilik işçileri Yıldızlar SSS Holding önünden seslendi: ‘Zalim patron bizi duysun diye buradayız’

Nis 22 13:41
Sağlık

Kalp krizi artık sadece ileri yaş sorunu değil: 40 yaş altı riskler neden gençleşiyor?

Nis 22 13:38
Arkasayfa

Onuncu kurban

Nis 22 13:35
Arkasayfa

Ölüm korkusu yaşayanlara ekmek korkusu yaşatmak!

Nis 22 12:23
Emek

İSİG: 2013’ten bu yana en az 852 çocuk işçi hayatını kaybetti

Nis 22 12:16
Emek

İşçi sınıfı ayağa kalkmadan iyileşme yok!..

Nis 22 10:00
Arkasayfa

Sosyalist Mücadele Tarihinde Kadınların Görünmeyen Emeği

Nis 21 13:45
Emek

Enerji Bakanlığı önünde açlık grevine başlamışlardı: 110 madenci gözaltına alındı

Nis 21 12:27
Gündem

İki jüri, yüzlerce acı

Nis 21 12:14
Arkasayfa

Cezasızlık

Nis 21 11:56
Emek

Fazla mesai ücreti ödenmezse ne yapılmalı?

Nis 20 21:34
Arkasayfa

Kapitalizmin büyük dönemeci! – I. Bölüm

Nis 20 21:27
Eğitim

Çocukların kanı…

Nis 19 21:07
Arkasayfa

Köy Enstitüleri: Toprağın İçinden Doğan Devrim

Nis 17 19:42
Gündem

Liseliler güvenli eğitim için MEB’e yürüdü

Nis 17 19:39
Gündem

Dünyada olup (da) bi(tmey)en şeyler

Nis 17 19:36
Sağlık

İnflammaging nedir? Longevity ile hücresel yaşlanmayı durdurma

Nis 17 19:32
Sağlık

Güç Zehirlenmesi ve Adalet Üzerine

Nis 17 18:41
Arkasayfa

Okul saldırılarında suçlu oyunlar mı?

Nis 16 11:44
Arkasayfa

2026 1 Mayıs’ına giderken dünyada ve ülkemizde durum vaziyet!

Nis 16 11:38
Arkasayfa

Listeler

Nis 14 13:36
Arkasayfa

Hacettepe 3’ledi, sırada Malatya mı var?

Nis 14 11:56
Emek

İşten çıkarılma tehdidi altındaki hamile işçi ne yapmalı?

Nis 13 13:49
Kültür & Sanat

1984’te bir gün…