• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Nisan 20, 2026
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      Sosyal medya yasası: Örtülü sansür yasası

      Sosyal medya yasası: Örtülü sansür yasası

      Ölüm rejimi

      Ölüm rejimi

      Çare kolektif mücadelede

      Çare kolektif mücadelede

      Genç nüfusta işsizlik düşmüyor: 6,7 milyon kişi ne eğitimde ne istihdamda

      Genç nüfusta işsizlik düşmüyor: 6,7 milyon kişi ne eğitimde ne istihdamda

    • Yaşam
      Ekran süresi ne zaman hastalık sayılır? Teknoloji bağımlılığı ile başa çıkmanın yolları

      Ekran süresi ne zaman hastalık sayılır? Teknoloji bağımlılığı ile başa çıkmanın yolları

      Askeri Uyku Tekniği Gerçekten İki Dakikada Uykuya Dalmanıza Yardımcı Olur mu?

      Askeri Uyku Tekniği Gerçekten İki Dakikada Uykuya Dalmanıza Yardımcı Olur mu?

      1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

      1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

      Bir Gün Neden 24 Saat? Bir Saat Neden 60 Dakika?

      Bir Gün Neden 24 Saat? Bir Saat Neden 60 Dakika?

    • Türkiye
      Liseliler güvenli eğitim için MEB'e yürüdü

      Liseliler güvenli eğitim için MEB'e yürüdü

      Okul saldırılarında suçlu oyunlar mı?

      Okul saldırılarında suçlu oyunlar mı?

      2026 1 Mayıs’ına giderken dünyada ve ülkemizde durum vaziyet!

      2026 1 Mayıs’ına giderken dünyada ve ülkemizde durum vaziyet!

      Listeler

      Listeler

    • Dünya
      Dünyada olup (da) bi(tmey)en şeyler

      Dünyada olup (da) bi(tmey)en şeyler

      Yeni belgeselimiz: „Trump Amerikası“

      Yeni belgeselimiz: „Trump Amerikası“

      Esnaf savaşın kurbanı oldu: Mart ayında 10 bine yakın dükkan kapandı

      Esnaf savaşın kurbanı oldu: Mart ayında 10 bine yakın dükkan kapandı

      İkinci ayında İran’da savaş!..

      İkinci ayında İran’da savaş!..

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      Köy Enstitüleri: Toprağın İçinden Doğan Devrim

      Köy Enstitüleri: Toprağın İçinden Doğan Devrim

      Okul saldırılarında suçlu oyunlar mı?

      Okul saldırılarında suçlu oyunlar mı?

      2026 1 Mayıs’ına giderken dünyada ve ülkemizde durum vaziyet!

      2026 1 Mayıs’ına giderken dünyada ve ülkemizde durum vaziyet!

      Listeler

      Listeler

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

  • Follow
    • Twitter
“Yeni dava diyenlerin emelleri var!”

“Yeni dava diyenlerin emelleri var!”

Mayıs 23, 2010 Yaşam 0 comments

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Yargıtay üyelerinin internete düşen ses kayıtlarıyla İlhan Cihaner ve Org. Saldıray Berk’i kurtarma operasyonu deşifre olmuştu. Yüksek yargıçların bir terör örgütüne yardım ve yataklıktan yakalanması ortalığı karıştıradursun, Başsavcı Yalçınkaya skandal ses kayıtlarını yayınlayanları suçlu ilan etti. Yalçınkaya özel yaşamını da anlattı…

Daha çok kapatma davalarıyla gündeme gelen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, medyaya nadir konuşan bir isim.

Ama bu kez hukukçuların gündeminde olan konularla ilgili görüşlerini dile getirmekle kalmadı, kişiliği ve yaşam öyküsü hakkında ilginç ipuçları da verdi.

73 Haziranında Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdiğimde hakim olmanın getireceği kayıpları biliyordum. Bu mesleği seçmek, kendini halka feda etmektir. Bir kere yargıçların hayatı çok sınırlıdır. Bağımsızlıkla birlikte tarafsızlığı yürütmek gerekir. Hiçbir gücün etki ve baskısı altında kalmadan görevimizi yapmalıyız. Vatandaşın bize ihtiyacı var. Karşılarında doğru cevap verecek kişileri bulamıyorlar. Onun için de sorunlarını bize aktarıyorlar; mektuplar, telefonlar geliyor, fakslar çekiliyor. Yargıtay Başsavcılığı’na güveniyorlar.

HATA YAPMAM PİŞMAN OLMAM

Günde 16 saat çalıştığımı hatırlarım. Şimdi dahi öyle. Adliyeler büyük yük altında. Bir asliye cezanın standart yılda bakacağı dosya bin, artarsa yeni mahkeme kurulur. Şimdi büyük illerde bir hakim 4 bin dosyaya bakıyor. Yine de hata yapmadan karar vermesini bekliyorsun; halkla karşı karşıya gelmesini sağlıyorsun. Çözümün anayasa değişikliği ve hukuk reformuyla ilgisi yok. Çözümü sağlayacak olan idare, siyasi güçler. Ağrı’da sel olunca ne yapıyorlar? Hemen “Şu kadar para gönder” deniliyor. Bu da acil durum. Dersin ki “Sınav açıyorum 10 bin hakim alıyorum.” Hadi bir günde olmaz ama altı ayda olsun.

Hakimliğe başlamadan önce “Bu görevi nasıl yapmalıyım” diye hazırlandım. Stajdayken dahi okudum, kendimi sorguladım. Başlarken tamamıyla hazır olduğum için hiç sorun yaşamadım. Taraflar benim vereceğim karara güvenirdi. Tarafsız olacağıma inandıkları için çok rahat olurlardı. Hangi hallerde karşımdaki kişi kırılır diye düşünür kimseyi rahatsız etmem. Halkla sıkı, sıcak bir bağ kurduğum için çok rahat kararlar verdim. Karardan sonra hiç sorgulamam. Haksızlık yapmam, karar verildiği ve uygulandığı zaman da hiç pişman olmam. Çünkü sorgulayarak ilerlerim, bu nedenle hata da yapmam.

BAŞSAVCILIK HALKA GÜVENİYOR

Yargıtay Başsavcılığı olarak, yani kurum olarak halka güveniyoruz. Halkın olgun, iradeli olduğunu, hiçbir baskıya boyun eğmeyeceğini çok iyi biliyorum. Halkımız, bir hakimle savcının veya bir mahkemenin kontrol altına alınmasını takdir edecek, alınmamasını isteyecek. Referandumda diyecek ki “Hakim bağımsızdır ama sorumsuz değildir”. Hakim ve savcıların hiçbir siyasi partiyle bir bağı, bir ilgisi olmamalı, hiçbir siyasi irade hakimin atamasında bulunmamalı. İşin özü bu. Anayasa değişikliğinde bizimle ilgili madde bu. Referandumun 12 Eylül’e rastlaması tesadüf. Bazı şeyleri geçmişte bırakmanın zamanı geldi. 12 Eylül, yorumlandı, kötülükleri görüldü, yazıldı çizildi, bunu devamlı gündeme getirmek Türkiye’nin zararına.

DANIŞTAY SALDIRISI

Yargı örgüt şüphesini görmezden gelemezdi

O saldırı olduğu tarihte başsavcı vekiliydim. Bu saldırının bir örgüt işi olup olmadığı da bulunamadı. Ferdi mi, örgütsel bir davranış mı? Ferdi bir davranış olduğunda gelip geçici diyebilirsiniz, eğer örgütsel bir davranışsa devamlılığı da vardır. Örgütse, bu suçları bir daha işleyecektir. Bunu bulmak gerekir. Ergenekon davasıyla birleştirilmesine gelince… Eğer bir şüphe varsa gidermek gerekir. Yargı organı, o şüpheyi görmezden gelemez. O nedenle iki dava birleşti. Hakimlerin karar vermesi iş miktarı karşısında biraz uzun sürebilir. Danıştay’a saldırı, AK Parti’nin kapatılma davasında delil kabul edilmediği gibi, iddianamede de sadece Türkiye’nin geleceğine yönelik bir husus olarak gösterildi. “Aman dikkat edelim” diye. Mahkeme de kararında delil olmadığını yazdı.

CİHANER DAVASI

Yasadışı ortam dinlemesi telaşın kanıtı

Yüksek Yargıtay’ın gördüğü bir dava nedeniyle, Yargıtay üyeleriyle ilgili yasaya aykırı olarak elde edilmiş ortam dinlemeleri gündeme getirilmektedir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, hiçbir zaman, hiçbir kimseyle açacağı, açtığı veya görülmekte olan bir dava nedeniyle tarafsızlık ve hakime saygı gereği görüşemez, görüşmez, tartışmaz, daire kararlarına yön vermez. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na hiçbir gücün müdahale etmesi, etki altında bırakması mümkün değildir. Bu makamı da yıpratmaya, halkın bu makama olan güven ve itibarını sarsmaya hiçkimsenin gücü yetmez. Bu gücü kendilerinde hissedenler, yanılgı ve telaş içindedir ve sadece kurumlara, kurumda olan kişilere değil, ülkenin geleceğine, halkın yargıya olan saygısına zarar verdikleri gibi, gerçekliği mahkeme kararlarına dayanmayan ortam dinlemelerine itibar ederek okuyucularına sunanlar da okuyucularına haksızlık etmektedir.

URFA’DA ÇOCUKLUĞUM

Başakların dalgalanmasını seyrederdik

Çocukluğum, Balıklıgöl’ün de bulunduğu Halilürrahman Camii’nin çevresinde geçti. İlkokul ve ortaokul dönemini orada yaşadım. Yaz tatillerinin iki veya üç ayını Suruç’un Karaköy köyündeki tarla ve kayısı bahçemizde bazen etrafı çitle çevrili, üstü kıl kilimle örtülü çadırda, bazen de kerpiç evde geçirirdik. Göz alabildiğine uzanan ovada doğayla içiçe yaşıyorduk. Buğday başaklarının deniz gibi rüzgarla dalgalanmasını seyrederdik. O günleri özlüyorum. 15 yaşındayken Ankara’ya taşınınca gençlik döneminde Urfa’nın güzelliklerini yaşayamadım. O herkesin beğendiği sıra gecelerini tanımadığım için üzgünüm.

BABAMIN DÜRÜSTLÜĞÜ

İlkokul birinci sınıfı iki kez okuttu

Babam İstanbul’da Haydarpaşa Lisesi’nde okumuş, 30’larda İstanbul’u doya doya yaşamış bir Cumhuriyet öğretmeni. İstanbul’da birçok ünlü kişiyle tanışmış. İdeali olduğu için ilkokul öğretmenliğini tercih ediyor ve Antalya Korkuteli’nde görev yapıyor. Üç erkek, üç kız kardeşiz. İki erkek kardeşimiz rahmetli oldu. Ben beşinci çocuğum. 1950’de doğduğum gün, babamın tayini Suruç’tan Urfa’ya çıkıyor. Annem de şimdi kız sanat okulu dedikleri okuldan mezun. O da okumayı seven, dinle birleştirebilen, çağdaş bir insandı. İlkokula altı yaşında başladım. Babam da aynı okulda öğretmendi. Öğretmenim, “Abdurrahman okumayı öğrendi ama daha çok küçük” deyince babam sinirleniyor, “Bırak o zaman büyüsün” diyor. O yüzden birinci sınıfı bir daha okumak zorunda kaldım. Dürüstlüğü nedeniyle bir yıl geri kaldım.

AİLEMİZ

Bir dedem din bilgini diğeri sorgu yargıcı

Ailemizin nüfus kütüğünde kayıtlı olduğu yer, Urfa’da, yeni ismiyle Bıçakçılı, eski ismi Tahtamor Mahallesi. Baba tarafından dedem Bakır Efendi Suruç’ta eski ismiyle müstantiklik (sorgu yargıcı) yapmış. Onun babası Halit Efendi, Muş kadısı. Benim ismim annemin babası Abdurrahman Efendi’den geliyor. Onun babası kilolu ve tıknaz olduğu için “küt” demişler. Küt Hacı Ali Efendi. Zamanla Küt’ü Kürt diye söylemişler ama doğru değil. Hacı Ali Efendi din bilginiymiş. Söylendiği gibi tarikatla ilgisi olup olmadığını bilmiyorum. Çağdaş bir cumhuriyette mezheplerden bahsedilmesi de gerekmez.

EŞİM OYA HANIM

15 kez taşınmışızdır

Hakimlik stajını Ankara’da yaptım. 76 yılının 18 Haziran’ında Acıpayam’a tayinim çıktı. Ev temin edinceye kadar 1-2 hafta Jandarma karakolunda küçük bir odada kaldım. Hakim ve savcıların kaderi budur. Acıpayam’da 2.5 yıl sorgu ve tapulama hakimliği yaptım. O arada evlilik girişimlerim oldu. Oya Hanım da hakim. Bir akrabamızın vasıtasıyla tanıştık, nişanlandık. Ben Muş Bulanık’tayken o Gürün’e atandı. Ben de orayı istedim, Gürün’de evlendik. Çeşitli kademelerden sonra Ağır Ceza Başkanlığı yaptım. Sonra Silifke’ye, oradan Ankara’ya geldik. Saysam 10-15’i bulur taşınmamız. Bazen aynı ilçede iki üç defa taşındık. Bu çocuklar için zordu. İki çocuğumuz var. Oğlumuz Gürün’de, kızımız Ankara’da doğdu. 1986’da Yargıtay 7.Ceza Dairesinde Tetkik hakimliğine başladım. 98’de Yargıtay üyesi seçildim ve aynı dairede devam ettim. 2004’te Başsavcı Vekilliğine, 2007’de de Başsavcılığa seçildim. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’i, önceden tanımıyordum.

KAPATMA DAVALARI

“Yeni dava diyenlerin emeli var”

Komplo teorileriyle vakit geçiriliyor. Geçen gün de belirttim, yeni deliller olmadan dava oluşmaz. Yeni kapatma davası açılacağını söyleyenlerin emellerini bilmiyoruz! Belli bir amaçla bunu yazıyorlar. AK Parti davasının açılmasıyla birlikte ülkenin şu kadar kaybı oldu diyorlar. Hiç ilgisi yok, neden? Ülkenin kaybı, o davayla gösterilen ve mahkemece kabul edilen fiiller nedeniyle oldu. Ülke kaybettiyse bundan kaybetti. Sağduyulu halkımız bunun gerçeklerle bağdaşmadığını, hukuk devleti ilkesini kabul etmiş bir anayasal düzende tartışılamayacağını takdir eder. DTP davasının açıldığı tarihte de açılım diye bir şey yoktu. Bana göre bu davalarda hukukun beklediği sonuç alınıyor. Anayasa, partilere “Şunu yapma, yaparsan yaptırımı var” diyorsa hukukçu bunu göz ardı edemez. Anayasa Mahkemesi kararında “Bu fiiller Türkiye’nin rejimi için zararlıdır” denmesi önemli. Partiler bunu yapmayalım diye düşünmek durumunda kalıyorlar. Hukuki fayda dediğimiz bu. Yoksa A partisi gitmiş, B gelmiş, onun milletvekilliği düşmüş; hukuku ilgilendirmez. Önemli olan partinin kurumsal olarak geldiği nokta. İddianamede AK Parti kısaltmasını kullandık. Doğrusu odur; baş harfleri söylenir. Zaten her parti için Türk Dil Kurumu’nun yazım kurallarını kullanıyoruz.

Hürriyet

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Yorumunuzu bırakın


İlgili Haberler

Ekran süresi ne zaman hastalık sayılır? Teknoloji bağımlılığı ile başa çıkmanın yolları Sağlık
Nisan 6, 2026

Ekran süresi ne zaman hastalık sayılır? Teknoloji bağımlılığı ile başa çıkmanın yolları

Sağlık

Askeri Uyku Tekniği Gerçekten İki Dakikada Uykuya Dalmanıza Yardımcı Olur mu?

1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor? Fikir & Yazı
Nisan 2, 2026

1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

ZAMAN AKIŞI

Nis 19 21:07
Arkasayfa

Köy Enstitüleri: Toprağın İçinden Doğan Devrim

Nis 17 19:42
Gündem

Liseliler güvenli eğitim için MEB’e yürüdü

Nis 17 19:39
Gündem

Dünyada olup (da) bi(tmey)en şeyler

Nis 17 19:36
Sağlık

İnflammaging nedir? Longevity ile hücresel yaşlanmayı durdurma

Nis 17 19:32
Sağlık

Güç Zehirlenmesi ve Adalet Üzerine

Nis 17 18:41
Arkasayfa

Okul saldırılarında suçlu oyunlar mı?

Nis 16 11:44
Arkasayfa

2026 1 Mayıs’ına giderken dünyada ve ülkemizde durum vaziyet!

Nis 16 11:38
Arkasayfa

Listeler

Nis 14 13:36
Arkasayfa

Hacettepe 3’ledi, sırada Malatya mı var?

Nis 14 11:56
Emek

İşten çıkarılma tehdidi altındaki hamile işçi ne yapmalı?

Nis 13 13:49
Kültür & Sanat

1984’te bir gün…

Nis 13 13:10
Arkasayfa

Son sözünü söylememiş bir cenaze

Nis 13 13:03
Gündem

Yeni belgeselimiz: „Trump Amerikası“

Nis 10 21:22
Arkasayfa

“Dabbetu’l-arz” nedir “Yecüc ve Mecüc” kimdir?

Nis 10 14:16
Arkasayfa

Güney Kore-Norveç ve Japonya’nın Kalkınma Modelleri ve Türkiye Uyarlaması

Nis 9 15:02
Gündem

Esnaf savaşın kurbanı oldu: Mart ayında 10 bine yakın dükkan kapandı

Nis 9 13:17
Ekonomi

Tek kullanımlık plastik yasağı sonrası 35 bin kişi işsiz kalabilir

Nis 9 13:10
Arkasayfa

Sosyal medya yasası: Örtülü sansür yasası

Nis 9 13:07
Ekonomi

İnşaat maliyetinde yıllık artış 13 ayın zirvesini gördü!

Nis 9 12:40
Emek

1 Mayıs meydanı Taksim Meydanı’dır

Nis 9 12:28
Emek

Ölüm rejimi

Nis 8 12:45
Ekonomi

Zeytin ve zeytinyağı fiyatları tavan yaptı: Son 8 ayda yüzde 60’lık zam

Nis 8 12:28
Gündem

İkinci ayında İran’da savaş!..

Nis 7 11:23
Arkasayfa

Analık izni sonrası yarım çalışma hakkı ne zaman kullanılabilir?

Nis 6 15:07
Sağlık

Ekran süresi ne zaman hastalık sayılır? Teknoloji bağımlılığı ile başa çıkmanın yolları

Nis 6 14:47
Arkasayfa

Alican’ı yemeye karar verenler

Nis 6 13:38
Gündem

Çare kolektif mücadelede

Nis 6 13:35
Kültür & Sanat

Altı mendillik hayat

Nis 6 12:46
Ekonomi

Yaşlı ve engelli aylıkları hesaplara yatırılmaya başlandı

Nis 6 12:42
Sağlık

Askeri Uyku Tekniği Gerçekten İki Dakikada Uykuya Dalmanıza Yardımcı Olur mu?