• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Aralık 14, 2025
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      DEM Parti, Ankara'ya yürüyüş başlattı: 'Ekonomide adaleti sağlamayan toplumsal barıştan bahsetmesin'

      DEM Parti, Ankara'ya yürüyüş başlattı: 'Ekonomide adaleti sağlamayan toplumsal barıştan bahsetmesin'

      SAMER'den Kürt seçmen anketi: CHP'ye İmralı tepkisi

      SAMER'den Kürt seçmen anketi: CHP'ye İmralı tepkisi

      'Turpun büyüğü' davası | İmamoğlu: Hakikati söyleme cesaretini yargılıyorsunuz

      'Turpun büyüğü' davası | İmamoğlu: Hakikati söyleme cesaretini yargılıyorsunuz

      Müslümanlığı canlı kalkan yapmak

      Müslümanlığı canlı kalkan yapmak

    • Yaşam
      SAMER'den Kürt seçmen anketi: CHP'ye İmralı tepkisi

      SAMER'den Kürt seçmen anketi: CHP'ye İmralı tepkisi

      'Turpun büyüğü' davası | İmamoğlu: Hakikati söyleme cesaretini yargılıyorsunuz

      'Turpun büyüğü' davası | İmamoğlu: Hakikati söyleme cesaretini yargılıyorsunuz

      Maraş Katliamının 47. yıldönümü arifesinde / Acı bir hatırlatma: Adalet ve hafıza

      Maraş Katliamının 47. yıldönümü arifesinde / Acı bir hatırlatma: Adalet ve hafıza

      Terk edilen bir ideal, insan hakları...

      Terk edilen bir ideal, insan hakları...

    • Türkiye
      'Turpun büyüğü' davası | İmamoğlu: Hakikati söyleme cesaretini yargılıyorsunuz

      'Turpun büyüğü' davası | İmamoğlu: Hakikati söyleme cesaretini yargılıyorsunuz

      FİSA Çocuk Hakları Merkezi’nden Ezgi Koman: ‘Türkiye'de çocuk koruma sistemi çalışmıyor’

      FİSA Çocuk Hakları Merkezi’nden Ezgi Koman: ‘Türkiye'de çocuk koruma sistemi çalışmıyor’

      İki haber, demokrasi ve işçi sınıfı

      İki haber, demokrasi ve işçi sınıfı

      Müslümanlığı canlı kalkan yapmak

      Müslümanlığı canlı kalkan yapmak

    • Dünya
      Almanya’daki seçim sonuçları dokuz ay sonra halen tartışmalı

      Almanya’daki seçim sonuçları dokuz ay sonra halen tartışmalı

      Trump, Barrack ve Suriye…

      Trump, Barrack ve Suriye…

      Stratejik illüzyon!

      Stratejik illüzyon!

      DİTİB’in yeni başkanı tartışılıyor

      DİTİB’in yeni başkanı tartışılıyor

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      İki haber, demokrasi ve işçi sınıfı

      İki haber, demokrasi ve işçi sınıfı

      Müslümanlığı canlı kalkan yapmak

      Müslümanlığı canlı kalkan yapmak

      Almanya’daki seçim sonuçları dokuz ay sonra halen tartışmalı

      Almanya’daki seçim sonuçları dokuz ay sonra halen tartışmalı

      Heykeller şehri Paris, sessiz kentlerimiz

      Heykeller şehri Paris, sessiz kentlerimiz

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

Salâtına göre iki insan tipi: Sahun ve Haşiun

Haziran 6, 2010 2 comments

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Kur’an’ı Kerim’i anlamaya çalışırken, bazı kuralların yerine getirilmesi gerekliliği vardır. Bunlardan birisi,  ayetlerin sure içindeki ve diğer surelerdeki ayetlerle olan bağlantı ve ilişkilerinin kurulmasıdır. Bu bağlamda çok sayıda ve değişik biçimlerde örnek çalışma yapılabilir. Bu yazıda, salât merkezli iki ayette geçen kavramların anlamlarından hareketle iki insan tipi üzerinde durulacaktır/tartışılacaktır: iki yüzlü gafil dindarlar/münafıklar ve gerçek Müslümanlar/hakiki müminler. Kavramlarımızdan biri Maun suresinin beşinci ayetinde geçen “sahun”, diğeri de Mü’minun suresinin ikinci ayetinde geçen “haşiun” dur.


                                                                            


“Yazıklar olsun o musallilere! Ki onlar, salâtlarından gafildirler.” (Maun 107/4,5) ayetlerini okuyup değerlendiren, Enes b. Malik ve Ata b. Dinar diyorlar ki: “Allah’a şükrederim ki O,  –fi salâtihim sahun değil de, -an salâtihim sahun- buyurdu. Yani biz salâtlarda unuturuz, ama salâtlarımızdan gafil değiliz. Onun için münafıklardan sayılmayacağız…” (İbn Kesîr, Hadislerle Kur’an’ı Kerim Tefsiri, 15. cilt, Maun Suresi, çevirenler: Dr. Bekir Karlığa, Dr. Bedrettin Çetiner, Çağrı yayınları, 1987-İstanbul).


 


“Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir, Onlar ki salâtlarında huşu içindedirler”(Müminun 23/1, 2). Bu ayet okunup incelendiğinde nerede ise tam tamına Maun suresindeki “Yazıklar olsun o musallilere! Ki onlar, salâtlarından gafildirler.” Ayetlerinin zıddı bir anlamla yüklü olduğu görülür.  Maun suresinde “fi salâtihim sahun değil de, -an salâtihim sahun” ifadesinin geçtiğine şükredilirken, Müminun Suresindeki ayette “fi salâtihim” geçiyor, çok ilginç değil mi? İşte Kur’an’ı Kerim, böyle açıklayan ve açıklanmış bir kitaptır. “An salâtihim sahun” ifadesinin tersine, “fi salatihim haşiun”…  “An salâtihim sahun” dan olmak yanlış,  “fi salatihim haşiun” dan olmak, doğru bir duruş;  başka bir deyişle,  ilkinden olmak kendine yazık etmek, ikincisinden olmak ise felaha ermek/kurtulmak demektir. Bu nasıl oluyor?


 


Şimdi, “sahun/sehiv” ve “haşiun/haşyet” kavramlarının Türkçe anlamlarına bakalım, sonra da Maun suresinin tamamı ile Müminun suresinin ilk beş ayeti üzerinde karşılaştırmalı bir değerlendirme yapalım.


 


Sahun/sehiv: Bir şeye önem vermeyip gaflet etmek; öneminden habersiz olmak; aldırış etmemek; dikkatsizlik;  ciddi bir şekilde üzerinde durmamak; yanılgı, çok yanlış; gaflet içinde olmak; düşünce, ihtiyat ve tedbir azlığının ya da az uyanık olmanın neticesinde vuku bulan hata…


 


Huşu/Haşyet: Boyun eğmek, itaat etmek;  sükûnet, emniyet ve huzur içinde olmak; korku ve korku ile  korkmak, ürkmek;  içten saygı göstermek;  sesi kısmak, yere bakmak, gözü sağa sola bakmaktan alıkoymak; içtenlikle, en derin anlamıyla ve canı gönülden Allah’a yönelmek; çok derin bir saygı ile karışık bir şekilde korkmak (Bu daha çok, kendisinden haşyet, korku duyulan şeyle ilgili bir bilgi sahibi olunduğunda olur); Allah bilgi ve bilincini içinde taşıyarak, O’nu, yüreklerde duyup düşünmektir.


 


Maun Suresi’nin meali:


1-Gördün mü dini yalanlayanı?


2-İşte odur, yetimi şiddetle azarlayıp kovan,


3-Aciz, zavallı yoksulun doyurulmasına ön ayak olmayan.


4-Yazıklar olsun o musallilere!


5-Ki onlar, salâtlarından gafildirler.


6-İşte onlar, birbirlerine gösteriş yaparlar.


7-Ve onlar, en küçük yardımı esirger ve engellerler.


 


Müminun suresinin ilk beş ayetinin meali:


1-Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir,


2-Onlar ki, salâtlarında huşu/bilinçli, saygılı ve uyanıklık içindedirler


3-Ve onlar gereksiz ve yararsız işlerden kendileri uzak durdukları gibi, başkalarının da böyle işler yapmalarını engellemeye çalışırlar(olumsuz söz ve yaramaz işlere karşı dururlar).


4-Ve onlar, arınmak için her şeyleri ile faaliyettedirler.


5-Ve onlar, namuslarını korurlar.


 


Sahun ve haşiun kavramlarının anlamlarını incelediğimizde, yukarıda da değindiğimiz gibi, birincinin olumsuz ve yanlış, ikincinin ise olumlu ve doğru bir duruşu anlattığını görüyoruz. Buna bağlı olarak, iki surenin buraya aldığımız ayetlerine baktığımızda; münafık ve mümin insanların farkları da ortaya çıkıyor.


 


Salâtlarından gafil/sahun olanların Dini yalanlayan; yetimi şiddetle azarlayıp kovan; aciz ve zavallı yoksulun doyurulmasına ön ayak olmayan; kendilerine yazık eden; birbirlerine gösteriş yapan; en küçük yardımı bile yapmayan ve yapanları da engelleyen kimseler olduğunu açık ve net bir şekilde anlıyoruz.


 


Salâtlarında bilinçli ve uyanıklık/haşyet içinde olanların kurtuluşa ermiş; gereksiz ve yararsız işlerden kendileri uzak durdukları gibi, başkalarının da böyle işler yapmalarını engellemeye çalışanlar(olumsuz  söz ve yaramaz işlere karşı duranlar); arınmak için her şeyleri ile faaliyette olan(gerekeni yapan)lar; namuslarını koruyan kimseler olduğunu aynı şekilde görmüş oluyoruz. Bu noktada unutulmaması gereken bir husus var; Maun Suresinde anlatılan ve kınanıp azarlanan insanlar,  musalli/namaz kılan zengin kimselerdir. Günümüz algılaması ile; zengin dindarlar ya da tam yerinde ve adlandırmayla; abdestli kapitalistler… Dünyanın her yerinde ve her dönemde çokça bulunurlar ve genellikle de yönetenlere yakın dururlar. Lütfen! Etrafınıza dikkatlice bir bakar mısınız?


 


Mü’minun Suresinin “Onlar ki, salâtlarında huşu/bilinçli ve uyanıklık içindedirler.” ayetindeki “huşu/haşyet” kelimesine bazı meallerde verilen anlamları buraya aldıktan sonra, bu kelime üzerinden birkaç söz söylemek istiyorum; “korku ve titreme içinde (R. İ. Eliaçık)”, “saygılıdırlar (S.Ateş)”, “Huşua riayet ederler (Z. Kazıcı-N. Taylan)”, “derin bir ürperti ve tevazu içinde (M. İslamoğlu)”, “huşu içinde (diyanet)”, “Huşuludurlar(Elmalılı)”, “Alçak gönüllü ve duyarlılık içinde (M. Esed’inki böyle çevrilmiş)”, “huşu içinde (A. Bulaç)”, “huşu üzeredirler (Ö. R. Doğrul) “huşua riayetkârdırlar (H.B. Çantay)”  


           


Salâtın ikame edilmesi sırasında bilinçli, uyanık ve ciddi olmak elbette çok önemli ve gereklidir. Ancak, salât sırasında bir askerin esas duruşta durduğu gibi durmak, sürmekte olan hayata dair bir şeyi düşünmemek ve aklından geçirmemek de yaşayan bir insan için pratikte mümkün değildir. Bu bağlamda, “Ey iman edenler! Siz sekr halindeyken (ne dediğinizi bilmiyorken/kendinizle aklınız arasına engel olarak girmiş bir ruh haliniz varken) salâta yaklaşmayın. …” (Nisa 4/43). Ayetini yeniden düşünmemiz gerekiyor. Çünkü kişinin salâtında ne dediğini bilmesi çok önemli,  sekr hali ile sehiv hali, insanı salâtında kendi haline ve rahat bırakmıyor, onun huşusunu bozuyor. O halde huşu hali, bu olumsuz iki hale baskın çıkmalı, onları yenmelidir.


 


Mevcut algılama ve uygulamadaki namaz kılma sırasında, başka bir şey düşünmemek, kendini tamamen namaza vermek de olası bir şey değildir. Örneğin; öğle ve ikindi namazlarında(bilinçli olarak “salât” demiyorum) hoca içinden okurken cemaat ne yapacak? O anda aklı durmuyor/donmuyor ki, illâ ki bir şeyler düşünür; düşünceleri(aklından geçenler) olumlu da olabilir, olumsuz da. Aynı şekilde, bütün namazlarda kendi kendine sessiz okumalarda da aynı şey olacaktır. Bunlardan daha vahim olanı ise, sesli okusa bile anlamını bilmediği sözleri okurken,  kendi anlam dünyasında  çeşitli hayalleri onun peşini bırakmayacak ve gene bir şeyler düşünecektir. Çünkü anlamını bilmeden söylediği sözler; sürekli tekrar sonunda otomatik bir hal almış refleks seslerinden başka bir şey olmayacağından, doğal yapısı gereği işleyen sistemdeki kodları aşamayacaktır…


 


Salât ve huşu konusunda şunları da eklemekte yarar var; salât günün belli vakitlerinde yerine getirilen bir menasık olmanın yanında, öncesi ve sonrası da olan bir eylemdir. Öncesinde beden organlarımızdan bazılarının yıkanması ve mesh edilmesi vardır. Sonrasında ise, salât sırasında yapılan okumalar doğrultusunda, söz ve eylemlerin gözden geçirilmesi, eksik ve yanlışların düzeltilerek  salâttaki huşu ile ulaşılan anlama uygun söylem ve eylemlerle dosdoğru yola (sıratı müstakime) girme ve sürekli o yolda Allah ile yürüme  gereği vardır. Örneğin; salâttan önce yalan konuşan, salâttan sonra konuşmayacak; hırsızlık yapan bir daha yapmayacak; dedikodu eden bir daha etmeyecek; cimri olup pintilik eden salâttan sonra, bu tutumundan vazgeçip elindekilerden infak edecek; İnsan haklarına tecavüz etmeyecek; insan öldürmeyecek; tabiattaki hiçbir varlığa zarar vermeyecek; ilim, cihat ve diğer hayırlı işlerde başka Müslümanlarla yarışa girecek; yaşadığı toplumda/ülkede adaletsizliklerin yapılmasına ve her türlü zulme karşı mücadele edecek; yaşadığı ülkenin esenlik, barış ve adalet diyarı (Daru’s-selâm) olması için çaba gösterecek; toplumda doğruluk, iyilik, güzellik ve yeryüzünün imarı için çalışanları destekleyecek/onlara salât edecek.


 


Salâtta huşu aşamasına ulaşıldıktan sonra, Allah’ın Elçi’sine salât edilmesi/desteklenmesi olayı şu şekilde gözler önüne gelebilmeli (vicdani bilinç alanında canlandırılabilmeli)dir: Elçi (s) bulunduğu ortamda insanlara kendileri için hayırlı olacak bir şeyler anlatıyor, fakat insanların çoğu karşı çıkıp O’nu konuşturmak istemiyorlar. İşte o anda topluluğun içinden biri/birileri çıkıp “Ey insanlar! Allah’ın Elçisi doğru söylüyor, ben de O’nun gibi düşünüyorum ve O’nu bütün çalışmalarında her şeyimle destekliyorum.” Diye haykırıyor. Başka bir ortamda Elçi(s), “Ey insanlar! Aramızda fakir kimseler, köleler, ezilenler, evlenme çağına gelip evlenemeyenler var, onlar için bir şeyler yapmalıyız” dediğinde, biri/birileri öne fırlayıp ben şu işleri yapabilirim diyor ve yapıyor. Salâtından gafil değil de, onda huşu içinde olanların Elçi’yi (s) desteklemeleri işte budur.


 


Şimdi aramızda Resul ve Nebi anlamında Allah’ın bir Elçisi yok, o halde salâtu selâm kime ve nasıl yapılacak? Bir kere baştan şunu söyleyelim; dört duvar arasında saat sarkacı gibi sağa-sola ya da ileri- geri sallanarak, koro ve nakarat halinde, bağıra çağıra söylenenlerin resullere salâtu selâm etmekle (ya da müminlerin birbirlerini desteklemeleriyle) hiçbir ilgisi yoktur. Öyle ise yapılacak olan; Allah’ın resullerinin yaptıklarını yapmaya çalışmak, onların davalarını hayatımızda sürdürmek… İşte onları (aslında birbirimizi/kendimizi), desteklemek böyle olur. Bütün bunlar; bunları sembolize eden ritüellerle salâtın ikame edilmesinden sonra, salâtın hayat içinde süren yansımaları olması durumunda salât haşyet makamında etkisini gösteriyor denilebilir.


 


Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz; salâtında haşiun olan ile salâtından sahun olan insanların aralarındaki en önemli farklardan birisi de, “maun” ve “zekât” ile ilgili tutum ve davranışlarıdır. Münafık zengin dindar kapitalistler küçücük bir yardımı (maun) kendileri yapmazlar/yamıyorlar ve yapanları da engellemeye çalışırlar/ çalışıyorlar. Buna karşılık gerçek anlamda inanıp salâtlarında huşu içinde olan müminler, kendi arınmaları ve toplum için hayırlı olacak her türlü işler için, bütün sahip oldukları ile faaliyette oldukları gibi,  zekâtları (kendi arınmasına ve başkalarına yararı olacak her şey) da kendileri ile birlikte faaliyettedir. “Ve onlar, arınmak için her şeyleri ile faaliyettedirler.”


 


Salâtından gaflette olmanın panzehiri, salâtında huşu içinde olmaktır. Yani, salâttan sehvin ilacı, salâtta haşyettir.


 


Hoşça (huşu içinde) kalınız…

2 Comments

  1. hasan çınar
    7 Haziran 2010 at 17:38

    selam üzerinize olsun.salat hayatın tamamıdır.dosdoğru salat eden bir adam,yanlış işler yapmaz,zaten bunun için salat eder,rabbini anar,tefekkür eder,günahlarını örtme aracı olarak kullanılan salatlar ise,sadece kişinin kendisini bazı ritueller ile kandırmasıdır.resulullah buyurmuşturki:salat insanı kötülüklerden alıkoyar.etrafınıza bir bakınız kötülüklerinden vazgeçmeden,malına mal katmak,yetimi ezmek,tağutlara kulluk etmek,miras için kardesine düşman olmak gibi vasıfların sahiplerinin bunu hem salat ederek yaptıklarıda görülecektir.işte bu sadece aldanıştır.üstelik arapça anlamayan bir toplumun namazda okuduğu ayetlerlede en ufak bir bağı yoktur,anladığı dili dahi kullanmaktan korkan bir toplumdur.alimlerini rabler edinenler,sadece arapça namaz kılınması gerektiğinden bahsederler sebebi açık okuduğun kuran olmaz(okuduğunu anlamasanda olur ne mantıksa)isa peygamberin yahudi alimlerine söylediği muhteşem bir sözü vardır:şabat insan içindir,insan şabat için değil…bunun bugünkü ifadeside aslında:salat insan içindir,insan salat için değil..namazı allah ı anmak için o mesajı tefekkür etmek,elçilerinin yolundan gitmek ve allaha bağlılığının ifadesi olarak kılanlar ve bunu papağanlar gibi değil yanlışları varsa tevbe ederek,doğrularada evet diyerek kılanları ve namaz öncesi ve sonrası salatında dosdoğru hareket edenleri allah hakedişleri neticesinde hidayete eriştirecektir.yoksa diğer halde yapılan hiçbir salat insanı kötülükten alıkoymayacaktır.

  2. Saniye Koraltan Vural
    20 Temmuz 2024 at 00:43

    Cook tesekkur ederim.Anlamini bildigim her ayeti husu icinde okuyorum bilmediklerimi soylerken utanarak okuyorum.Rabbim sizden razi olsun inseallah

Yorumunuzu bırakın


ZAMAN AKIŞI

Ara 12 13:33
Gündem

DEM Parti, Ankara’ya yürüyüş başlattı: ‘Ekonomide adaleti sağlamayan toplumsal barıştan bahsetmesin’

Ara 12 12:05
Gündem

SAMER’den Kürt seçmen anketi: CHP’ye İmralı tepkisi

Ara 12 11:08
Gündem

‘Turpun büyüğü’ davası | İmamoğlu: Hakikati söyleme cesaretini yargılıyorsunuz

Ara 12 11:06
Ekonomi

Asgari Ücret Tespit Komisyonu bugün toplanacak: İlk görüşme öncesi kim, ne dedi?

Ara 12 11:02
Gündem

FİSA Çocuk Hakları Merkezi’nden Ezgi Koman: ‘Türkiye’de çocuk koruma sistemi çalışmıyor’

Ara 12 10:58
Arkasayfa

İki haber, demokrasi ve işçi sınıfı

Ara 11 12:40
Arkasayfa

Müslümanlığı canlı kalkan yapmak

Ara 11 12:35
Gündem

Maraş Katliamının 47. yıldönümü arifesinde / Acı bir hatırlatma: Adalet ve hafıza

Ara 11 12:07
Gündem

Almanya’daki seçim sonuçları dokuz ay sonra halen tartışmalı

Ara 11 12:04
Arkasayfa

Heykeller şehri Paris, sessiz kentlerimiz

Ara 11 11:24
Arkasayfa

Fabrikada-tarlada: Sovyet kütüphane kültürü

Ara 11 10:10
Arkasayfa

Terk edilen bir ideal, insan hakları…

Ara 11 09:16
Arkasayfa

Dikkat! Akbabalar havada daireler çiziyor

Ara 10 20:52
Arkasayfa

Şehirde Günlük Yaşamla İlgili Meseleler ve İslam Şehirciliğinin Bu Meselelere Bakışı

Ara 10 18:29
Arkasayfa

Ateistlerin Sorduğu Sorular ve Cevapları

Ara 10 10:12
Arkasayfa

Barbarlar

Ara 10 10:05
Ekonomi

TÜİK enflasyonda sepet ağırlıklarını değiştiriyor

Ara 10 10:02
Ekonomi

2026’da kiranın ağırlığı düşecek, enflasyon da daha düşük görünecek

Ara 10 09:59
Eğitim

İl milli eğitim müdüründen ‘Müslümanlık’ çıkışı

Ara 10 09:54
Gündem

Trump, Barrack ve Suriye…

Ara 10 09:50
Arkasayfa

Öcalan’ın mesajı: ‘Sosyalizmden kaçış’

Ara 10 09:45
Bilim & Teknoloji

Yapay zekâda trilyon dolarlık bahis

Ara 10 09:39
Arkasayfa

Bir müstesna hafıza: İnsan Hakları Derneği

Ara 10 09:32
Ekonomi

Ücret zammında ‘blok gasp’ planı

Ara 9 13:08
Arkasayfa

Şu “baklayı” çıkarın artık

Ara 9 12:48
Emek

Yeni iş yerindeki fesih işsizlik ödeneğine engel mi?

Ara 9 12:14
Yazılar

Öcalan’a Mektubu Sunuş

Ara 9 11:44
Arkasayfa

Pratiğimiz nasıl konuşsun?

Ara 9 11:36
Arkasayfa

Daltonlar’da yeni bölüm: Para mı kurşun mu?

Ara 8 15:33
Arkasayfa

Stockholm Sendromu mu?