• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Mart 5, 2026
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      Abdullah Öcalan: Vatandaşlık ilişkisi, millete aidiyet üzerinden değil devletle bağ esas alınarak kurulmalıdır

      Abdullah Öcalan: Vatandaşlık ilişkisi, millete aidiyet üzerinden değil devletle bağ esas alınarak kurulmalıdır

      Laikliğe neden ihtiyacımız var?

      Laikliğe neden ihtiyacımız var?

      Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime!

      Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbalime!

      İktidarın iç cephe konsolidasyonunu önceleyen bir rapor

      İktidarın iç cephe konsolidasyonunu önceleyen bir rapor

    • Yaşam
      "İntihar demeyin" demişti; Kuran'a Hizmet Vakfı yöneticisinin istismar ettiği iddia edilen öz kızı ve anne ölü bulundu!

      "İntihar demeyin" demişti; Kuran'a Hizmet Vakfı yöneticisinin istismar ettiği iddia edilen öz kızı ve anne ölü bulundu!

      ‘Kutsal kase’ çatladı!

      ‘Kutsal kase’ çatladı!

      Birlikte yalnızlık dönemi: Dijital platformlar bağları nasıl koparıyor?

      Birlikte yalnızlık dönemi: Dijital platformlar bağları nasıl koparıyor?

      Ateşi taşımak

      Ateşi taşımak

    • Türkiye
      Vebayla mücadele etmek

      Vebayla mücadele etmek

      "Hedef Türkiye değildi": İran'dan ateşlenen balistik mühimmat imha edildi

      "Hedef Türkiye değildi": İran'dan ateşlenen balistik mühimmat imha edildi

      "İntihar demeyin" demişti; Kuran'a Hizmet Vakfı yöneticisinin istismar ettiği iddia edilen öz kızı ve anne ölü bulundu!

      "İntihar demeyin" demişti; Kuran'a Hizmet Vakfı yöneticisinin istismar ettiği iddia edilen öz kızı ve anne ölü bulundu!

      İran’dan sonra sıra kimde?

      İran’dan sonra sıra kimde?

    • Dünya
      Canlı Blog | ABD ve İsrail'in İran'a saldırısında 6. gün: Tahran'dan Tel Aviv'e yeni füze saldırısı

      Canlı Blog | ABD ve İsrail'in İran'a saldırısında 6. gün: Tahran'dan Tel Aviv'e yeni füze saldırısı

      Savaşı meşrulaştıran bir vesayet kurumu: Birleşmiş Milletler

      Savaşı meşrulaştıran bir vesayet kurumu: Birleşmiş Milletler

      Kahrolsun emperyalist-siyonist barbarlık!

      Kahrolsun emperyalist-siyonist barbarlık!

      İran’dan sonra sıra Türkiye’de mi?

      İran’dan sonra sıra Türkiye’de mi?

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      Canlı Blog | ABD ve İsrail'in İran'a saldırısında 6. gün: Tahran'dan Tel Aviv'e yeni füze saldırısı

      Canlı Blog | ABD ve İsrail'in İran'a saldırısında 6. gün: Tahran'dan Tel Aviv'e yeni füze saldırısı

      Savaşı meşrulaştıran bir vesayet kurumu: Birleşmiş Milletler

      Savaşı meşrulaştıran bir vesayet kurumu: Birleşmiş Milletler

      Kahrolsun emperyalist-siyonist barbarlık!

      Kahrolsun emperyalist-siyonist barbarlık!

      Vebayla mücadele etmek

      Vebayla mücadele etmek

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

  • Follow
    • Twitter
Einstein’ın teklifini İnönü reddetmiş

Einstein’ın teklifini İnönü reddetmiş

Mayıs 16, 2010 Yaşam 0 comments

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Geçenlerde katıldığım bir TV programında konuklardan birisi çok önemli bir buluşmuş gibi Albert Einstein’ın Atatürk’e bir mektup yazdığını söyledi.


Muradı, o zamanlar Türkiye’nin itibarının çok yükseklerde olduğunu ispatlamaktı. Oysa şimdi öyle miydi ya! Yüzümüze bakan bile yoktu!


Aslında Einstein o mektubu Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal’e değil, Başbakanlığa yazmıştı ve o tarihte başbakan da İsmet Paşa’ydı. Hatta mektup Atatürk’e yazılmadığı gibi, yazan kişi de Einstein değildi. Sadece imzası vardı altında, o kadar.


Einstein, bir Yahudi yardımlaşma kuruluşu olan OSE Yahudi Sağlık Derneği’nin onursal başkanıydı, bu nedenle yokluğunda yazılar rahatça gönderilebilsinler diye ya boş kâğıtların altını imzalıyor ya da yazılar masasına geldiğinde toplu olarak imzalıyordu.


Böylece bazılarının “Bakın o zamanlar ‘büyük dâhi’ Einstein bile bize hayrandı” türünden sallama seanslarında dile düşürdükleri o mektup, bir gözbağcılığa kurban edilmiştir. İşin daha da garibi, bazı tarih heveskârlarının Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi’ndeki dosyanın devamına bakmadan, sadece Einstein’ın mektubunu ele alıp üzerine balıklama atlamış olmalarıdır. Oysa dosyanın devamındaki İsmet Paşa’nın Einstein’a verdiği olumsuz cevap, işlerine gelmediği için olsa gerek, ısrarla gizlenmektedir.


Oysa tarih, belgelerin sadece işinize gelen kısmına bakmak demek değildir. Bütününe bakabilmektir. Ne kadar bütüne bakabilirseniz o kadar lezzetli ve uzun ömürlü bir yemek çıkartabilirsiniz masaya.


İşte araştırmacı Rifat N.Bali, Prof. Emre Dölen ve Prof. Aykut Kazancıgil ile yurtdışında Arnold Reisman’ın yaptıkları titiz incelemeler, bize bu mektup olayının bilmediğimiz yönleri olduğunu gösteriyor ve bir efsaneyi yerle bir edecek çarpıcılıkta veriler sunuyor. Aynı zamanda bir belgenin nasıl okunacağını veya nasıl okunmaması gerektiğini de gösteren veriler bunlar.


Belgenin bilinmeyen yönlerini şöyle toparlamaya çalışayım: Mektup Atatürk’e değil, Başbakan’a yazılmıştır. Ancak Atatürk’ün Yahudi diş doktoru Sami Günzberg, Atatürk’e mektup hakkında bilgi veren 30 Eylül tarihli ikinci bir mektup kaleme almıştır. Atatürk, olaydan işte bu mektup vasıtasıyla haberdar olmuştur. Mektubun yazıldığı tarihte Einstein, Belçika’daydı. Bu yüzden mektubu bizzat yazmış olamaz. Mektubun, Einstein arşivinin resmi kaynağı olan İsrail’deki İbrani Üniversitesi’nde bir kopyasının bulunmayışı da mektubun ünlü bilim adamına ait olmadığını, olsa olsa imzasını kullanmış olabileceğini gösteriyor. Tek dayanak, Einstein’ın hayatının 1930’lu yıllara rastlayan döneminde dünyadaki Yahudi bilim adamlarına yardım toplamakla ilgilendiğini bilmemizdir. Mektup ünlü bilim adamının bu misyonuyla uyum içindedir. OSE, Yahudilerin hayatlarını düzenlemek ve kurtarmakla görevli bir Yahudi örgütüdür. Mektupta açıkça “Yahudi” kelimesi geçmese de, maksadın Almanya’da durumları tehlikede olan Yahudi tıp adamlarının hayatlarını korumak olduğu açıktır. Türkiye daha önce Nazilerin baskısından kaçmış olan kimi Alman bilim adamlarına kucak açmıştı, daha da açacaktı. Nitekim sonraki yıllarda gelen hocalarla birlikte Türkiye’deki üniversitelerde Yahudi kökenli bilim adamı ve aydınların toplam sayısı 190’ı geçecektir.


Şimdi Einstein’ın mektubuna gelelim.


“Albert Einstein” ıslak imzalı mektup 17 Eylül 1933 tarihlidir. Einstein, İnönü’den Almanya’da görev yapamayan 40 profesör ve doktorun kariyerlerini Türkiye’de sürdürmelerine izin verilmesini istiyor ve bir yıl bedava çalışacaklarını da sözlerine ekliyor.


Ancak mektubun çevirisinin kenarına kurumlarımızdaki yolculuğu sırasında bazı yorumlar düşüldüğü dikkatlerden kaçmıyor. Mesela altta “Teklifin kanuni mevzuata uygun olmadığı” yazılıdır. Başka bir not ise şöyle diyor: “Bunları bugünkü şerâite (şartlara) göre kabule imkân yoktur.”


Bunlar bize Einstein’ın mektubunun Ankara’da hiç de davul zurnayla karşılanmadığını ve zannedildiği gibi olumlu bakılmadığını gösteren ilk işaretlerdir. Nitekim Başbakan İsmet Paşa’nın 14 Kasım 1933 tarihli olumsuz cevabı bu kanaatlerden etkilenecektir.


Başbakanın Einstein’ı reddettiği cevabı özetle şöyledir:


“Sayın Profesör,


Mektubunuzu aldım. Teklifinizin çok cazip olduğunu kabul etmeme rağmen onu ülkemizin kanun ve nizamlarıyla uyuşturma imkânı görmediğimi söylemek zorundayım. İçinde bulunduğumuz şartlarda bu beylerden daha fazla istihdam etmemiz maalesef mümkün değildir. İsteğinizi tatmin edememekten dolayı üzüntülerimi bildirir, en derin hislerime inanmanızı rica ederim.”


Einstein başta olmak üzere Yahudi yardım kuruluşu (OSE), aldıkları red cevabından fena halde hayal kırıklığına uğramışlardı. Bunun üzerine OSE adına Sami Günzberg, son bir umutla İran’a mektup yazacak, aynı teklifi bu defa onlara yapacaktı. Nihayet Günzberg, Paris’e giden Sağlık Bakanı Refik Saydam’la konuyu görüşmek isteyecek ama bir sonuç çıkmayacaktı.


Sonuçta Türk hükümetinin tavrı değişmedi. Einstein’ın teklifi geri çevrilmişti.


Şimdi soralım:


Einstein’ın bize bir teklifi var diye o zamanların Türkiye’sini neredeyse uzayda görmeye kalkanlar, onun teklifini reddettiğimizi okuyunca bu defa kanaatlerini 180 derece değiştirecek ve 1930’larda ne kadar ‘geri’ bir ülke olduğumuzu mu söylemeye başlayacaklardır?


Salt Einstein’ın teklifi eğer bir ülkeyi ‘ileri’ yapıyorsa, İnönü’nün ret cevabından sonra biz ‘geri’, İran’a teklif yapıldığında ise İran bizden daha ‘ileri’ bir ülke mi olmuştur? O zaman kim ileri, kim geri? diye bir soruyu sorma hakkımız doğmaz mı?

Ve eğer Einstein’ın mektup yazdığı kişi önemli oluyorsa ret cevabı veren kişi ne oluyor? Cevabı sizin irfanınıza emanet ediyorum. 

 



Einstein, 40 profesör ve doktorun kariyerlerini Türkiye’de sürdürmelerine izin verilmesini istiyor.


Başbakan İsmet İnönü’nün Einstein’ın teklifini geri çevirdiği cevabı. (Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi, 030.10.116.810.3)


Zaman

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Yorumunuzu bırakın


İlgili Haberler

"İntihar demeyin" demişti; Kuran'a Hizmet Vakfı yöneticisinin istismar ettiği iddia edilen öz kızı ve anne ölü bulundu! Türkiye
Mart 3, 2026

"İntihar demeyin" demişti; Kuran'a Hizmet Vakfı yöneticisinin istismar ettiği iddia edilen öz kızı ve anne ölü bulundu!

‘Kutsal kase’ çatladı! Fikir & Yazı
Mart 2, 2026

‘Kutsal kase’ çatladı!

Birlikte yalnızlık dönemi: Dijital platformlar bağları nasıl koparıyor? Yaşam
Şubat 27, 2026

Birlikte yalnızlık dönemi: Dijital platformlar bağları nasıl koparıyor?

ZAMAN AKIŞI

Mar 5 10:59
Gündem

Canlı Blog | ABD ve İsrail’in İran’a saldırısında 6. gün: Tahran’dan Tel Aviv’e yeni füze saldırısı

Mar 5 10:55
Gündem

Savaşı meşrulaştıran bir vesayet kurumu: Birleşmiş Milletler

Mar 5 10:48
Gündem

Kahrolsun emperyalist-siyonist barbarlık!

Mar 5 10:34
Arkasayfa

Vebayla mücadele etmek

Mar 4 16:45
Gündem

“Hedef Türkiye değildi”: İran’dan ateşlenen balistik mühimmat imha edildi

Mar 4 16:27
Gündem

İran’dan sonra sıra Türkiye’de mi?

Mar 3 14:42
Gündem

“İntihar demeyin” demişti; Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisinin istismar ettiği iddia edilen öz kızı ve anne ölü bulundu!

Mar 3 13:17
Arkasayfa

İran’dan sonra sıra kimde?

Mar 3 12:41
Eğitim

Bıraksınlar işimizi yapalım!

Mar 3 12:31
Ekonomi

CHP’li Bakırlıoğlu’ndan tepki: ‘Kaynak bir tek emekliye yok

Mar 3 12:29
Arkasayfa

İşveren zamlı ücreti ödemezse tazminatla işten çıkılabilir mi?

Mar 3 12:24
Gündem

Emperyalist haydutluğa karşı Türkiye’de bulunan NATO ve ABD üsleri kapatılmalıdır!

Mar 2 15:28
Gündem

İpin ucu

Mar 2 12:31
Ekonomi

İstanbul’da fiyatı en çok artan ürün belli oldu

Mar 2 12:17
Arkasayfa

‘Kutsal kase’ çatladı!

Mar 2 12:13
Ekonomi

İstanbul’un şubat enflasyonu belli oldu: En çok hangi ürünlerin fiyatı arttı?

Mar 2 12:10
Gündem

İran nereye?

Şub 27 13:33
Gündem

Birlikte yalnızlık dönemi: Dijital platformlar bağları nasıl koparıyor?

Şub 27 12:59
Ekonomi

Şubat ayı zam şampiyonları belli oldu: Mutfakta son 2 yılın artış rekoru kırıldı!

Şub 27 12:32
Arkasayfa

Rastlantılar

Şub 27 12:02
Arkasayfa

Abdullah Öcalan: Vatandaşlık ilişkisi, millete aidiyet üzerinden değil devletle bağ esas alınarak kurulmalıdır

Şub 27 11:59
Ekonomi

Türk-İş’e göre açlık sınırı 32 bin 365 TL, yoksulluk sınırı 105 bin 424 TL oldu

Şub 26 15:19
Gündem

Demirtaş ve Kavala nerede?

Şub 26 14:18
Ekonomi

Emekliye bayram ikramiyesi haftaya Meclis’te: AKP’de ne konuşuluyor?

Şub 26 14:13
Emek

İşsizlik Fonu yağması

Şub 26 12:57
Eğitim

Okulda oruç, evde açlık

Şub 25 15:47
Bilim & Teknoloji

Ekrana bu kadar bakmayı bırakmanız gerekiyor!

Şub 25 15:44
Arkasayfa

8 Mart yaklaşırken!

Şub 25 15:38
Arkasayfa

Kötülüğün sınırı

Şub 25 15:34
Ekonomi

DİSK’ten “Vergi Haftası” açıklaması: Az kazanandan az, çok kazanandan çok alınsın!