• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Mart 11, 2026
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      İğneden ipliğe zincirleme kriz kapıda

      İğneden ipliğe zincirleme kriz kapıda

      12 Eylül günleri

      12 Eylül günleri

      Abdullah Öcalan: Vatandaşlık ilişkisi, millete aidiyet üzerinden değil devletle bağ esas alınarak kurulmalıdır

      Abdullah Öcalan: Vatandaşlık ilişkisi, millete aidiyet üzerinden değil devletle bağ esas alınarak kurulmalıdır

      Laikliğe neden ihtiyacımız var?

      Laikliğe neden ihtiyacımız var?

    • Yaşam
      "İntihar demeyin" demişti; Kuran'a Hizmet Vakfı yöneticisinin istismar ettiği iddia edilen öz kızı ve anne ölü bulundu!

      "İntihar demeyin" demişti; Kuran'a Hizmet Vakfı yöneticisinin istismar ettiği iddia edilen öz kızı ve anne ölü bulundu!

      ‘Kutsal kase’ çatladı!

      ‘Kutsal kase’ çatladı!

      Birlikte yalnızlık dönemi: Dijital platformlar bağları nasıl koparıyor?

      Birlikte yalnızlık dönemi: Dijital platformlar bağları nasıl koparıyor?

      Ateşi taşımak

      Ateşi taşımak

    • Türkiye
      Emekliler yeniden iş arıyor: 60 yaş üstü işsiz sayısı bir yılda yüzde 17 arttı

      Emekliler yeniden iş arıyor: 60 yaş üstü işsiz sayısı bir yılda yüzde 17 arttı

      Cumhurbaşkanı adayı mahkemede

      Cumhurbaşkanı adayı mahkemede

      ‘Sadaka(t) belediyeciliği’nin halkçı tercümesi: CHP’li belediyeler neden hedefte?

      ‘Sadaka(t) belediyeciliği’nin halkçı tercümesi: CHP’li belediyeler neden hedefte?

      Vebayla mücadele etmek

      Vebayla mücadele etmek

    • Dünya
      ABD müttefiklerinde ‘rejim değişikliği’ istenirse?

      ABD müttefiklerinde ‘rejim değişikliği’ istenirse?

      Neden yine Kürtler tartışılıyor?

      Neden yine Kürtler tartışılıyor?

      Savaşçı emperyalist rekabet dönemi

      Savaşçı emperyalist rekabet dönemi

      Canlı Blog | ABD ve İsrail'in saldırılarında 10. gün: İran’da yeni lider seçildi

      Canlı Blog | ABD ve İsrail'in saldırılarında 10. gün: İran’da yeni lider seçildi

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      ABD müttefiklerinde ‘rejim değişikliği’ istenirse?

      ABD müttefiklerinde ‘rejim değişikliği’ istenirse?

      Neden yine Kürtler tartışılıyor?

      Neden yine Kürtler tartışılıyor?

      İğneden ipliğe zincirleme kriz kapıda

      İğneden ipliğe zincirleme kriz kapıda

      12 Eylül günleri

      12 Eylül günleri

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

  • Follow
    • Twitter

Pınar Öğünç

Pınar Öğünç

‘Nasıl olayım, deliriyorum tabii ki’

Nisan 19, 2020 Alıntı Yazılar 0 comments

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Eşimle bazı işleri paylaşmaya çalışıyorum. Adı konmuş sorumluluklar yok, hani çamaşır onundur, yemek bunundur gibi bir şey değil. Ben yemek hazırladıysam masayı, mutfağı toplamayı o yapabiliyor. Bazen kızımın eğitim programıyla o ilgileniyor. Ama bunları hep birinin düşünmesi ve söylemesi gerekiyor.

Esra, 40 yaşında, işini seven, başarılı bir yazılımcı. O dünyanın kurallarını ve güçlüklerini bilecek kadar tecrübeli. Fakat bu salgınla başka bir yerden sınanıyor: Altı yaşındaki kızının eğitimi, bakımı ve ev işleri ona bakarken bir de evden çalışmak… Onu “tırlattıran” bu hal, normalde profesyonel ya da gönüllü destek alarak çalışma hayatına devam eden çok kadının kendini ortasında bulduğu bir çıkmaz. Görünmez ev emeği karantinada hem daha görünmez oluyor, hem daha da heyula.

Çizim: Murat Başol

Ben yazılımcıyım. Mezun olduğumdan beri de IT sektöründe çalıştığım için, birikimimle geliştiricilik dışında daha üst seviye tasarımlara, eğitimlere yöneldiğim bir evresindeyim kariyerimin. Açıkçası işimi çok seviyorum. Yöneticilik de yaptım ama bana çok uymadı, ben daha çok bir ekibin ablası tadında tecrübe aktarmaktan hoşlanan biriyim.

Altı yaşında bir kızım var. Neredeyse doğuma kadar çalışmıştım. Doğduktan sonra da sekiz ay ara verdim işe. Biraz daha fazlasını planlıyordum, “İhtiyacımız var, gel artık” diye aradılar. Şirketin öyle bir aylık bir kazığı olmuştu o zaman. Kayınvalidem yardıma hazır olmasa çok zorlanırdım. O evde olduğum dönemde bebek, bütün ev işi bendeydi. Süt meselelerinden dolayı da delirme halim vardı. Nasıl buğulu bir dönem, parça parça geliyor aklıma… Ara ara tırlattığımı, bir anneme, bir kayınvalideme gittiğimi hatırlıyorum.

İşinden çok keyif alan biriyim ama bu salgın bambaşka bir şey oldu hayatımızda. Bir kere çok az insana denk gelmiştir, ben bu süreçte iş değiştirdim. Yeni bir iş bulmuştum, yıllardır çalıştığım şirketle görüştüm, mart sonu bırakmam için güzelce de anlaştık. Ayın ortasında salgın patlak verdiği için, zaten eski iş yerimdeki son iki haftayı evden çalıştım. Gitmeden bir şeyler yetiştirmem gerektiği için çok stresli geçti. Sonra da yıllardır çalıştığım arkadaşlarımla yüz yüze vedalaşamadan ayrılmış oldum.

Normalde iki iş arasında küçük bir tatil hayalim vardı. Fakat SGK neyi karşılıyor, özel sağlık sigortam neyi karşılıyor, işe başlamazsam ne olur diye panikleyip yeni başlayacağım işi de erkene aldım. Eşim de turizmci ve bombalardır, vesairedir son beş yılda üçüncü kez her şeyi sıfırlandı. Belirsizlik endişelendirdi açıkçası. Yeni iş için bir tomar belge toplamanız gerekiyor, her yer karantinaya girerse ben ne yapacağım diye ayrı panikleyip onlara koşturdum sonra. Kızım ne olup bittiğini anlamıyor, kalp büyümesi sorunu olan bakıcımızı risk altına almayalım diye o zaten mart ortası gitmiş. Durum şuydu: Evdeyim, kızım, bütün evin işleri bana bakıyor, bir de yeni bir işe, hem de doğrudan evden çalışarak başlamışım…

Nasıl olayım, deliriyorum tabii ki. Ama az az delirmeye izin veriyorum kendime. Bir kere her şeyi kızıma göre ayarladım. Okul öncesi için bu kadar yapılandırılmış programı çok gerekli göremesem de günlük planımı ona göre yaptım. Sabah 10’da ana sınıfının zoom toplantısı oluyor. Ona kadar kahvaltı ettirmiş olmam lazım. 14’teki bir sonraki toplantıya kadar da sporu, etkinliği her şeyi tamamlamaları gerekiyor. O zamana kadar da öğle yemeği hazır olmalı. Bir yandan da çalışıyorum. Yeni iş yerime 13-14 arasında öğle tatili yapmak istediğimi söyledim. Bazen o arada akşam yemeğini de yapıyorum. 14’ten sonra kızımı tekrar ekran karşısına oturtunca başka tatlı bir kaos başlıyor. Çalışmam gerekiyor, çok odaklanamıyorum, ki bizim iş sürekli olmasa da odaklanmak gerektiriyor. Yeniyim diye baskı uyguladıklarını söyleyemem ama bir yandan da biliyorum ki şu anda iş arama sürecinde olmak istemezdim. Bunun da tabii üzerimde baskısı var bir miktar. Ne olacağını bilmiyoruz. Bu bütün dünyada yaşanıyor, her sektör daralmaya gidebilir ve “son giren ilk çıkar” mı diye düşünmeden edemiyor insan.

Normalde de kendine ayırabileceği zamanı az olan biriyim. Zaten öyle bir güzellik yoktu hayatımda. Ama özeniyorum. Beşinci haftadayız evde ve ben sadece bir buçuk film izleyebildim. Yogadır, odur budur öyle bir sürü şey yapan arkadaşlarıma bakınca kendimi çok yetersiz hissediyorum. Onların çocukları genelde daha büyük. Bari bir kitap bitirebilseydim diyorum kendime. Telefonuma bir uygulama kurdum, bana su içmemi söyleyen, iyi yaşamla ilgili bir şeyleri hatırlatan… Eyvah onu yapmadım, şunu unuttum diye o da beni iyice strese soktu, para da vermiştim ama asabım bozuldu, sileceğim.

Çevremde bir noktadan sonra bakıcılarını geri çağıran kadınlar var. Sitemizde karı-koca doktorlar var, onlar zaten yardımcılarıyla devam ediyor. Bizim bakıcı da kendi evinde olmaktan mutsuz, çocuklarının hepsi ücretsiz izne çıkarıldı. Ben maaşını tam vereceğimi söylemiştim ama o da ayrıca endişeli. Bunun bütün dünyada bir sorun olduğunu okuyorum. Dayanabildiğim kadar ev işlerini götüreceğim ama gerçekten ne yapacağımı da bilemiyorum. Annem öğretmendi, o bütün gece yemek, temizlik yapar, ertesi sabah da okula giderdi. Onun için hiç absürt durumlar değil bunlar yani. Ben de hep kızım evde hiçbir şeyin ucundan tutmuyor diye düşündüğümde, beni iş yaparken görmemesine yoruyordum. Evde ıncık cıncık yapılması gereken işler olduğunu da bilmesi gerekiyor. Sonra işte başımıza bu geldi, hızlandırılmış kurs oldu ona da. Birlikte cam sildik, simit yaptık.

Eşimle bazı işleri paylaşmaya çalışıyorum. Adı konmuş sorumluluklar yok, hani çamaşır onundur, yemek bunundur gibi bir şey değil. Ben yemek hazırladıysam masayı, mutfağı toplamayı o yapabiliyor. Bazen kızımın eğitim programıyla o ilgileniyor. Ama bunları hep birinin düşünmesi ve söylemesi gerekiyor. Masa toplamak gibi çok az iş için bir şey söylemem şart değil ama onun dışında bu işleri yönetmek, bunun dağılımını yapmak da bana kalıyor. Hep de böyleydi. Mental olarak ağır bir yük bu. Normal zamanda çok daha fazla çıkarırdım sesimi ama şu an aynı ev içinde, karantina şartlarında tansiyonu dengede tutmaya çalışıyorum. Çünkü mecburen aynı yerdeyiz bütün gün, tansiyonu ayarlamak, gemiyi su üzerinde tutmak gerekiyor öncelikle.

Benim geç patlamak gibi bir sorunum var. Geç ve yoğun… İki-üç günde bir sitenin içinde 15-20 dakika yürüyoruz sadece. Evde olmaktan kaynaklanan bunalımı da daha yeni hissetmeye başladım. Dalga dalga vuruyor ağırlığı. Her gün yeni bir koşturma, macera. Sıkılmaya vaktim olmadı. Kızımı erken yatırmayı başarırsak, balkonu düzenledik, havalar da tam düzelmediği halde, arada o balkona kaçıyorum. Çok heyecan duyduğum bir eğitimi izlemek istiyorum mesela, şurada bilmem ne podcast’i vardı… Balkonda tek başıma ne yapacağımı hayal ediyorum ama yapmaya vaktim kalmıyor, uykum geliyor. Bu bütün kadınların derdi bence şu an.

Bilmiyorum, bakalım ne kadar götürebilirim böyle. O kadar yorgunum ki, umarım güzel ifade edebildim kendimi. Böyle şeyleri bulaşıkları toparlarken falan düşünüyordum ben. Birilerinin kulak vermesi iyi geldi açıkçası.

 

Konuştuğumuz gün 69.392 vaka, 1518 ölüm açıklanmıştı.

 

*Gezegeni saran bir virüsün birkaç ay içinde yarattığı bu öngörülemez olağanüstü halin, kapitalizmin hâlihazırdaki eşitsizliklerini görünür kıldığından, derinleştirdiğinden ve bundan sonra hiçbir şeyin aynı kalamayacağından konuşuyor çok insan. Kalamayacak mı gerçekten? Neden kalmasın ki? Varlığını, her veçhesiyle sömürgeciliğe, cinsiyetçi iş bölümüne ve tam da derin bir eşitsizliğe borçlu bu düzen kötücül bir virüs gibi ruhlarımızı ve bedenlerimizi sarmışken “iyileşmek” nasıl mümkün? Kadınlar, erkekler, işçiler, memurlar, işsizler, beyaz yakalılar, mavi yakalılar, “yaka” devri değişti diyenler, serbest çalışanlar, evde çalışanlar, hâlâ çalışanlar, zorla çalıştırılanlar, karantinadakiler, geleceği göremeyenler, gördüklerinden yorgun düşenler anlatıyor. Neden bu uzun yazı dizisine başladık? Çünkü birbirimizin sesini, derdini duymaya, diğerinin dermanında kendimizinkini aramaya ihtiyaç var.

  • Kaynak duvaR

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Yorumunuzu bırakın


İlgili Haberler

Alıntı Yazılar

Yeni Suriye’yi kurmanın bedeli

Yeni Suriye’yi kurmanın bedeli yükleniyor; emperyalist müdahalenin el kitabına göre IŞİD’den...
Alıntı Yazılar

7 cephe savaşı: Bibi’nin şeytani düşleri

Arap rejimlerin çoğu Amerikalı efendilerini memnun etmek için direnişi itibarsızlaştırmaya ve...
Alıntı Yazılar

İmralı aynasında Suriye

Türkiye’de DEM Parti’yi yasal siyasetin adresi olarak gösterirken Suriye’de sivil kanattaki...

ZAMAN AKIŞI

Mar 11 10:26
Gündem

ABD müttefiklerinde ‘rejim değişikliği’ istenirse?

Mar 11 10:24
Gündem

Neden yine Kürtler tartışılıyor?

Mar 10 12:05
Kültür & Sanat

Einstein Böyle Demedi: Einstein Tarafından Söylenmeyen Einstein Sözleri

Mar 10 11:41
Arkasayfa

İğneden ipliğe zincirleme kriz kapıda

Mar 10 11:23
Arkasayfa

12 Eylül günleri

Mar 10 10:32
Ekonomi

Emekliler yeniden iş arıyor: 60 yaş üstü işsiz sayısı bir yılda yüzde 17 arttı

Mar 10 10:14
Gündem

Savaşçı emperyalist rekabet dönemi

Mar 9 11:20
Arkasayfa

Cumhurbaşkanı adayı mahkemede

Mar 9 10:34
Arkasayfa

‘Sadaka(t) belediyeciliği’nin halkçı tercümesi: CHP’li belediyeler neden hedefte?

Mar 9 10:21
Emek

Emeğin durumu kötüleşti

Mar 9 10:17
Gündem

Canlı Blog | ABD ve İsrail’in saldırılarında 10. gün: İran’da yeni lider seçildi

Mar 9 10:15
Ekonomi

IBAN’a para transferinde yeni dönem: MASAK yeni zorunlulukları açıkladı

Mar 6 22:40
Arkasayfa

Araştırmacı Yazar Hüseyin Anıl Aslan ile “Kurtuluşun Paradigması” Kitabı Üzerine Röportaj

Mar 5 10:59
Gündem

Canlı Blog | ABD ve İsrail’in İran’a saldırısında 6. gün: Tahran’dan Tel Aviv’e yeni füze saldırısı

Mar 5 10:55
Gündem

Savaşı meşrulaştıran bir vesayet kurumu: Birleşmiş Milletler

Mar 5 10:48
Gündem

Kahrolsun emperyalist-siyonist barbarlık!

Mar 5 10:34
Arkasayfa

Vebayla mücadele etmek

Mar 4 16:45
Gündem

“Hedef Türkiye değildi”: İran’dan ateşlenen balistik mühimmat imha edildi

Mar 4 16:27
Gündem

İran’dan sonra sıra Türkiye’de mi?

Mar 3 14:42
Gündem

“İntihar demeyin” demişti; Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisinin istismar ettiği iddia edilen öz kızı ve anne ölü bulundu!

Mar 3 13:17
Arkasayfa

İran’dan sonra sıra kimde?

Mar 3 12:41
Eğitim

Bıraksınlar işimizi yapalım!

Mar 3 12:31
Ekonomi

CHP’li Bakırlıoğlu’ndan tepki: ‘Kaynak bir tek emekliye yok

Mar 3 12:29
Arkasayfa

İşveren zamlı ücreti ödemezse tazminatla işten çıkılabilir mi?

Mar 3 12:24
Gündem

Emperyalist haydutluğa karşı Türkiye’de bulunan NATO ve ABD üsleri kapatılmalıdır!

Mar 2 15:28
Gündem

İpin ucu

Mar 2 12:31
Ekonomi

İstanbul’da fiyatı en çok artan ürün belli oldu

Mar 2 12:17
Arkasayfa

‘Kutsal kase’ çatladı!

Mar 2 12:13
Ekonomi

İstanbul’un şubat enflasyonu belli oldu: En çok hangi ürünlerin fiyatı arttı?

Mar 2 12:10
Gündem

İran nereye?