• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Şubat 10, 2026
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      Atatürk’ün Cumhuriyeti

      Atatürk’ün Cumhuriyeti

      CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında Adıyaman'da yapılan eyleme katıldı

      CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında Adıyaman'da yapılan eyleme katıldı

      CHP çok iyi bir şey yaptı

      CHP çok iyi bir şey yaptı

      Halkın gündemi Saray’ı panikletti

      Halkın gündemi Saray’ı panikletti

    • Yaşam
      Markov Zinciri İle Geleceği Bugünden Nasıl Hesaplarız?

      Markov Zinciri İle Geleceği Bugünden Nasıl Hesaplarız?

      Deprem bölgelerinde MESEM sayısı iki kat arttı

      Deprem bölgelerinde MESEM sayısı iki kat arttı

      Zihinsel yorgunluk ve bedensel sinyaller: Düşünceler neden durmaz?

      Zihinsel yorgunluk ve bedensel sinyaller: Düşünceler neden durmaz?

      Gündelik imhalar, filler, saçlar, suçlar

      Gündelik imhalar, filler, saçlar, suçlar

    • Türkiye
      6 Şubat'ta enkazda kızının elini bırakmayan baba konuştu: Tarif edilecek gibi değil, bu acı hiç dinmiyor

      6 Şubat'ta enkazda kızının elini bırakmayan baba konuştu: Tarif edilecek gibi değil, bu acı hiç dinmiyor

      İstanbul Depremi Kapıdayken Dayanışma Arama Kurtarma ve Toplumsal Örgütlenme Çağrısı

      İstanbul Depremi Kapıdayken Dayanışma Arama Kurtarma ve Toplumsal Örgütlenme Çağrısı

      Deprem bölgelerinde MESEM sayısı iki kat arttı

      Deprem bölgelerinde MESEM sayısı iki kat arttı

      Beton var, yaşam yok

      Beton var, yaşam yok

    • Dünya
      Jeffrey Epstein: İstismar, imparatorluk ve kapitalizm

      Jeffrey Epstein: İstismar, imparatorluk ve kapitalizm

      Epstein’in kapitalizmi; kapitalizmin Epsteinleri!

      Epstein’in kapitalizmi; kapitalizmin Epsteinleri!

      Dünya çapında cezasızlık: Epstein dosyaları

      Dünya çapında cezasızlık: Epstein dosyaları

      Haklar ihlal edilmiyor, iptal ediliyor

      Haklar ihlal edilmiyor, iptal ediliyor

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      Cehalet Kavramı ve İncelenmesi

      Cehalet Kavramı ve İncelenmesi

      Atatürk’ün Cumhuriyeti

      Atatürk’ün Cumhuriyeti

      Deprem bölgelerinde MESEM sayısı iki kat arttı

      Deprem bölgelerinde MESEM sayısı iki kat arttı

      Epstein Vakası ve Sınıfsal Cezasızlık

      Epstein Vakası ve Sınıfsal Cezasızlık

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

Türkiye’nin emperyalizm tarihi

Türkiye’nin emperyalizm tarihi

Şubat 9, 2025 Dünya, Gündem, Sosyoloji 0 comments

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

İzzettin Önder

Emperyalizm; kapitalist sistemde çevreden merkeze kaynak aktarım mekanizmasıdır. İlk dönemlerdeki silahlı sömürgecilik sisteminin aksine, günümüz koşullarında emperyalizm, siyasi müdahale, sermaye, ürün ve emek hareketleriyle ekonomik işlem olarak gerçekleştirilmektedir. Emperyalizm teorisi, Vladimir Lenin tarafından 1916 yılında, Emperyalizm: Kapitalizmin En Üst Aşaması adlı eseriyle ortaya atılmıştır. Eserin özü, finansal monopol döneminde teknolojik düzeyi yüksek emek sürecinin vurgulanmasına dayanır.

Osmanlı İmparatorluğu, son dönemlerine doğru Batı’ya karşı teknoloji üstünlüğünü yitirirken, duraklama ve gerileme dönemlerinde çeşitli gümrük anlaşmaları, 1838 Baltalimanı Ticaret Anlaşması ve kapitülasyonlar gibi karşılıklı anlaşmalarla imparatorluk üzerindeki hakimiyetini yükselten Batı’nın emperyalist etkisine girmiştir. Lozan Antlaşması’yla Türkiye Cumhuriyeti siyasi bağımsızlığına kavuşmuştu, fakat gümrüklerine ve kabotaj hakkına hakim olamadan devam eden kapitülasyonlar nedeniyle ekonomisine de, hukuk düzenine de ulusal yarar doğrultusunda egemen olamadığından ekonomik sömürü baskısı altında kalıyordu. Siyasi baskıyla uygulanan emperyalizm nedeniyle 1929 yılı döviz krizi ile sonlandı. Cumhuriyetin ilk altı yıllık dönemi, Osmanlı döneminin “siyasî emperyalizm” baskısının devamıyla cari açık ve döviz kriziyle kapanıyordu.

1929 yılı salt Türkiye Cumhuriyeti için bir kriz yılı olmayıp, aynı zamanda tüm kapitalist ekonomileri sarsan kapitalizmin ikinci büyük kriz yılıdır. Küresel krizde tüm merkez emperyalist devletler ekonomik sorunlarla boğuşurken, dünya piyasalarında da genel fiyat düzeyi düşmüş idi. Türkiye, üzerindeki gümrük sınırlaması ve kabotaj hakkının kalktığı bu dönemde dünya fiyatlarının gerilemesinden yararlanarak devletçilik uygulamasına geçip, cumhuriyet döneminin ilk kalkınma hamlesini başlattı. Atatürk’ün vefatı ve İkinci Paylaşım Savaşı’nın başlaması girişilmiş kalkınma hamlelerinin akamete uğramasına neden olmakla beraber, emperyalizm baskısının kalkması sonucunda savaş kıtlıklarına ve bazı mahrumiyetlere rağmen, devletçilik dönemi krizsiz büyüme olarak gerçekleştirilmiş oldu.

İkinci Paylaşım Savaşı ertesinde ABD’nin Marshall Planı’nın devreye sokulmasıyla, 1948 yılında dış yardım şeklinde emperyalist el Türkiye’ye de uzandı. Yardımın amacı salt savaş dönemi yaşanan üretim kaybının telafisi olmayıp, aynı zamanda hızla yükselen Avrupa ekonomisine yakın piyasa oluşturma endişesi de gündemde idi. 1950 yılında Demokrat Partinin iktidara taşınmasıyla, Marshall Planı uzantısı olarak, ekonominin dış ticarete libere edilmesi/serbestleştirilmesi gündeme oturdu. Henüz tarım ekonomisinden sanayi aşamasına geçememiş ve ihracat ürünleri arasında sanayi ürünü oranı çok düşük olan Türkiye dış dünyadan denetimsiz ithalat yaparken yükselen cari açık sorunu ile 1959 yılında ekonomi durma noktasına geldi ve moratoryum ilan edildi. Paris Antlaşması olarak bilinen müzakerelerde alacaklı devletlerle borç ertelemesine gidildi, devalüasyon yapıldı, kısacası sekiz yıllık sürede ekonomi durma noktası geldi. Nasıl oldu da bir ulus bu kadar kısa sürede iflas aşamasına sürüklenir sorusunun yanıtı ‘ticari emperyalizm’ kuralında saklıdır. Böylece, Demokrat Parti dönemi, 1950’ler “ticari emperyalizm” baskısı altında yüksek cari açık ve moratoryumla kapanmıştır.

1960 darbe sonrası yönetimde, yaşananlardan ders çıkarmış ve serbest piyasa ekonomisi kuralları ile kalkınmanın gerçekleştirilemeyeceği anlaşılmış olarak, yeni bir anayasa ve planlama ile ‘ithal ikameci-korumacı’ ekonomi modeli uygulamasına geçildi. Bu modelle, dış rekabet önlenip, beşer yıllık planlar ve yıllık programlarla uygulanan montaj sisteminde üretim teknolojisinin geliştirilmesine çalışıldı. Ancak merkez ekonomi ülkeleri Türkiye’yi bırakmaya niyetli değildi; Türkiye’nin ithal-ikameci planlama modeline montaj anlaşmaları yoluyla müdahale ettiler. Şöyle ki, montaj anlaşmalarıyla belirli marka ürünlerin üretiminde girdilerin sözleşme gereğince ana merkezden alınması ve üretimin salt iç tüketime sunularak, ihracatı yasaklanıyordu. Merkez firmadan sağlanan girdi fiyatlamasıyla ihracat fiilen olanaksızlaşıyordu. İthal ikameci montaj sisteminde, gelişen sektörlerin tedricen dış rekabete açılması gerekirken, uygulanan mutlak korumacılık geri teknolojiye dayalı bir sanayi yapılanması oluşumuna yol açtı. Böylece, montaj anlaşmaları baskısı altında sürdürülen planlı ithal ikameci dönem de teknolojik aşama yapamadan, ihracata yönelemeden, yükselen cari açık pahasına merkez ülkelere kaynak transferi yaparak, “montaj emperyalizmi” altında krizle kapandı.

1980’lere geldiğimizde, küresel ekonomide finansal süreçler başat olmaya başlamıştı. Her ne kadar dönem başlangıcında müzmin cari açığın reel ihracatın yükseltilmesiyle kapatılabileceği düşüncesi hakim idi ise de, geçmiş dönemin mutlak kapalı ithal ikameci sanayi yapısıyla dünya fiyatlarıyla rekabet edilemeyeceği anlaşılınca, zorunlu olarak finansal düzenlemelerle (örneğin, 32 sayılı kararname) finansal alana entegre olundu. Bununla da yetinilmeyerek, Volcar şok benzeri uygulamayla faiz haddinin yükseltilmesi sonucunda devreye alınan “sıcak para” politikası, cari açığı kısa dönemde finanse ederken, hem dış ticaret hadlerini ülke aleyhine çevirerek uzun dönemde ithalatı ve cari açığı yükseltici etkisine, hem de faiz yüküne rağmen siyasilere kısa dönem avantaj sağlaması nedeniyle emperyalist bir vantuz olarak ülke ekonomisine yapıştırıldı. Şu hale göre, 1980’ler “finansal emperyalizm” döneminin dinamiğini iç ekonomik koşullara kısa vadeli çözüm arayışı ve bu arayışa emperyalist vantuzların kadife eldivenle yanıt vermesi oluşturmuştur.

1990’larda yaşanan petrol şokları ve Kıbrıs müdahalesi sonucunda uygulanan ambargo nedeniyle dönem sonuna yüksek cari açık, büyük miktarda borç stoku, yani derin bir ekonomik krizle ulaşıldı. Yaşanan sorunlara çare olarak 2000 başlarında önce IMF ile gözetim anlaşması yapıldı, akabinde derhal önemli bir stand-by anlaşmasına gidildi. 2000 IMF-Derviş programı “Güçlü ekonomiye geçiş” gibi tantanalı, fakat bir o kadar da aldatmaca bir adla orta vadeli program (OVP) uygulamasını devreye sokarak ekonomiyi neoliberal-finansal sömürü alanında pekiştirdi. OVP uygulamasına göre, gelecek üçer yıllık dönemler itibarıyla bütçe açığı, cari açık, enflasyon ve faiz haddi saptanıp, ekonomi bunlara uyumlu olmaya zorlanır. Buradaki hedef, ülkeye sıcak para çekebilmek amacıyla, özellikle faiz haddi ve enflasyon oranı ilk sıralarda olmak üzere, kamu kesimi borçlanma gereksinimi, cari denge ve istihdam koşullarına riayet edilmesidir. Programın amacı, görüntüsel de olsa ekonomiyi ayakta tutabilmek için, halkın özellikle büyük bölümünün yoksulluğa itilmesi pahasına ekonominin devamlı sıcak paraya mahkum edilerek, ödenen faizlerle devamlı finansal sömürü altında tutulmasıdır. 2000 IMF programının kapı araladığı diğer sömürü odağı da “yap-işlet-devret”  ve “kamu-özel ortaklığı” projeleri olmuştur. Söz konusu projeler, yerli ve yabancı sermaye şirketlerinin devletin ödeme garantörlüğü altında altyapı yatırım girişimidir. İlgili altyapı yatırımlarına farazi kullanım hesabıyla verilen ödeme garantileri, bütçeye olağanüstü anapara ve faiz yükü yıkarak, kamu kesimi üzerinden toplum aleyhine yerli ve yabancı sermayeye büyük kaynak aktarımı sağlamaktadır. 2000-IMF projesi ile uygulanan emperyalist politikalar “neoliberal emperyalizm” modelidir. Bu modelde sorun, salt halkın üzerinde uzun vadeye sarkan aşırı yük olmayıp, onun yanında, ulusal ve yerel yönetimlerin ulusal ve yerel çıkarlar aleyhine uluslararası sermaye çıkarına hizmete yönelmeleridir.

Günümüzde emperyalist baskı, Lenin’in vurguladığı finansal monopol koşulu yanında, yapay zeka ve akıllı makinelerle daha da girift görüntüye bürünmüştür. Türkiye’nin emperyalizmle ilişkisinde, küresel koşullardan dolayı, salt 1930’lar devletçilik dönemi hariç, her dönem emperyalist baskı altında kalınarak, fiili büyüme haddi potansiyel büyüme haddinin altında gerçekleşmiştir.

  • Kaynak Evrensel

Yorumunuzu bırakın


İlgili Haberler

Beklenti Teorisi Nedir? Neden Kazanç Yerine Kaybetmekten Kaçınırız? Sosyoloji
Şubat 8, 2026

Beklenti Teorisi Nedir? Neden Kazanç Yerine Kaybetmekten Kaçınırız?

Safran kırmızı çizgimiz! Sosyoloji
Şubat 6, 2026

Safran kırmızı çizgimiz!

6 Şubat'ta enkazda kızının elini bırakmayan baba konuştu: Tarif edilecek gibi değil, bu acı hiç dinmiyor Gündem
Şubat 6, 2026

6 Şubat'ta enkazda kızının elini bırakmayan baba konuştu: Tarif edilecek gibi değil, bu acı hiç dinmiyor

ZAMAN AKIŞI

Şub 8 15:31
Kültür & Sanat

Beklenti Teorisi Nedir? Neden Kazanç Yerine Kaybetmekten Kaçınırız?

Şub 7 22:20
Arkasayfa

Cehalet Kavramı ve İncelenmesi

Şub 7 15:30
Sağlık

Diyabetik ayak yaraları hakkında bilinmesi gerekenler ve korunma stratejileri

Şub 6 15:45
Gündem

Markov Zinciri İle Geleceği Bugünden Nasıl Hesaplarız?

Şub 6 15:13
Kültür & Sanat

Safran kırmızı çizgimiz!

Şub 6 15:04
Arkasayfa

Atatürk’ün Cumhuriyeti

Şub 6 12:39
Ekonomi

BDDK borç yapılandırma şartlarını açıkladı: O tarihe kadar bankaya gitmeyen hakkını kaybedecek!

Şub 6 12:17
Gündem

6 Şubat’ta enkazda kızının elini bırakmayan baba konuştu: Tarif edilecek gibi değil, bu acı hiç dinmiyor

Şub 6 11:59
Gündem

İstanbul Depremi Kapıdayken Dayanışma Arama Kurtarma ve Toplumsal Örgütlenme Çağrısı

Şub 6 11:06
Gündem

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında Adıyaman’da yapılan eyleme katıldı

Şub 6 11:04
Ekonomi

Türkiye’de fiyatlar rekor kırıyor: Yıllık gıda enflasyonu Avrupa’nın 11,7 katına çıktı

Şub 5 12:57
Sağlık

Kemik iliği nakli artık kardeş vericilerle sınırlı değil

Şub 5 12:31
Sağlık

Tavuk yerken dikkat edin! İşte bozuk olduğunun 4 belirtisi

Şub 5 12:30
Ekonomi

Bu Daha Başlangıç! Selçuk Geçer Uyardı: Enflasyon ve Maaş Oyunu, Altında 10.000 Dolar Senaryosu

Şub 5 12:25
Sağlık

Kapalı alanda sigaraya yeni düzenleme yolda

Şub 5 12:18
Arkasayfa

Deprem bölgelerinde MESEM sayısı iki kat arttı

Şub 5 12:13
Gündem

Jeffrey Epstein: İstismar, imparatorluk ve kapitalizm

Şub 5 12:01
Arkasayfa

Epstein Vakası ve Sınıfsal Cezasızlık

Şub 5 11:39
Gündem

Epstein’in kapitalizmi; kapitalizmin Epsteinleri!

Şub 5 11:34
Arkasayfa

Beton var, yaşam yok

Şub 4 14:10
Sağlık

Zihinsel yorgunluk ve bedensel sinyaller: Düşünceler neden durmaz?

Şub 4 14:08
Sağlık

Mide kanseri tedavisinde hayat kurtaran 5 temel basamak

Şub 4 14:06
Sağlık

Diyabetik ayak yaraları hakkında bilinmesi gerekenler ve korunma stratejileri

Şub 4 13:56
Sağlık

Çocuklukta görülen şiddetin beyin üzerindeki etkileri ve davranış değişiklikleri

Şub 4 13:49
Arkasayfa

CHP çok iyi bir şey yaptı

Şub 4 13:16
Arkasayfa

Geleceğin yokluğu

Şub 4 12:47
Arkasayfa

Tunç Soyer neden hapiste?

Şub 4 11:57
Arkasayfa

Emekliler yıllardır sürdürdükleri siyasi tercihleriyle yüzleşiyor!

Şub 3 13:34
Ekonomi

Şubat ayı kira artış oranı netleşti

Şub 3 12:20
Gündem

Dünya çapında cezasızlık: Epstein dosyaları