Ayça Söylemez
Sadece bir fuhuş ağı ya da çocuk istismarı çetesi değil. Sadece bir istihbarat örgütünün maşası da değil. Asya, Güney Amerika, Ortadoğu ve Afrika’daki iktidarlara müdahale etme hatta liderlerini devirip yönetime ve doğal kaynaklarına, servetlerine el koyma planları yapan bir yapı var karşımızda. Planları tabii ki her zaman tutmuyor çünkü gerçek hayat, kukla tiyatrosu değil.
ABD Adalet Bakanlığı, uzun zamandır konuşulan 3 milyon sayfalık Epstein dosyalarını yayımladı. Dosyalarda birçok ismin üstü karalanmış durumda, mağdurlar, faillerin isminin gizlendiğinden, kendi isimlerinin ise görünür şekilde dosyalarda yer almasından şikayetçi: “Jeffrey Epstein dosyaları şeffaflık adı altında açıklandı ancak aslında yaptıkları şey mağdurları ifşa etmek. Bir kez daha, mağdurların isimleri ve kimlik bilgileri ifşa edilirken, bizi istismar eden erkekler gizli kalmaya ve korunmaya devam ediyor. Adalet Bakanlığı, yasal olarak gerekli tüm belgeler yayınlanana ve tüm istismarcılar ve onlara yardım edenler tamamen ifşa edilene kadar dosyaların yayınlanmasının tamamlandığını iddia edemez.” (Dosyadaki 18 şikâyetçinin ortak açıklamasından)
BM’DEN NATO’YA
Belgelerde ayin ritüelleri, vahşi cinayetler, Dr. Mengele tarzı deneyler ve internet kontrolü ile ilgili iddialar da var. Ancak sadece mağdurların anlattıkları bile “yeterince korkunç”.
Örneğin bir mağdur beyanındaki iddialarda, eski NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in adı geçiyor: “Büyük çaplı insan kaçakçılığına maruz kaldım. Bu, küçük bir çocukken başladı. Avukatlar, hâkimler, kraliyet ailesi üyeleri, politikacılar ve başkanlar, polisler ve diğerleri tarafından taciz edildim. Jeffrey Epstein’e birkaç kez satıldım. Benimle porno film çektiler. Beni her ülkede seks kölesi yaptılar. Beynimi öldürmeye çalıştılar. Norveç’teki kraliyet ailesi üyeleri Gunhild Stordalen, Petter Stordalen, Kjell Inge Rokke, Jens Stoltenberg, Jonas Gahr Store, Stian ve diğerleri beni komaya sokmak için işbirliği yaptılar ve beni sakat bırakmak istediler.”
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği İsveç Başkanı Joanna Rubinstein da yeni belgelerde Epstein adasını ziyaret ettiği ortaya çıkınca görevinden istifa etti. Ziyaretin yapıldığı dönem Epstein, cinsel suçlardan hüküm giymişti.
ABD BAŞKANLARI
ABD başkanlarının adı da sık sık ağır suçlarla yan yana anılıyor. Başka bir mağdur ifadesinin yer aldığı polis notu: “M’deki bir yat kulübünde Epstein ile tanıştığını, ilk olarak 5 yaşında ve daha sonra 8 yaşında istismar edildiğini anlatıyor. Eski ABD Başkanı William [Bill] J. Clinton tarafından da ağır bir uyuşturucu etkisi altındayken tecavüze uğradığını belirtiyor. 2000 yılındaki söz konusu yat gezisi sırasında, şu anki Başkan Trump ve [o dönem evli olmadığı] eşi Melania’nın da orada olduğunu belirtti. Ayrıca George Bush I. tarafından da istismar edildiğini belirtti.”
Aynı kişinin ifadesinde, bebeklerin de dâhil edildiği istismar ve cinayet iddiaları var, detayları buraya yazmam mümkün değil.
Bu şekilde yüzlerce mağdur beyanı, videolar var. İfadelerin bazıları yıllar öncesine ait. Ancak bahsi geçen isimlerle ilgili henüz bir yargılama yok. Soruşturma bile yok. Çoğunun adı halen gizleniyor. Zaten konunun “belgelerin açıklanmasına” sıkıştırılması da sorunun parçası. Ortaçağ’da değiliz, kanıtları kamuya açmak yerine yargının iddialara yönelik soruşturma yürütmesi beklenir, normalde. Aksi halde şu an sadece suçlu olduğunu düşündüğümüz isimleri öğrendik, e yani? Kaldı ki olayın aktörleri herhangi bir utanç da hissetmiyor.
Mutlak bir cezasızlık hali içerisindeyiz, uluslararası çapta…




