• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Mart 12, 2026
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      İğneden ipliğe zincirleme kriz kapıda

      İğneden ipliğe zincirleme kriz kapıda

      12 Eylül günleri

      12 Eylül günleri

      Abdullah Öcalan: Vatandaşlık ilişkisi, millete aidiyet üzerinden değil devletle bağ esas alınarak kurulmalıdır

      Abdullah Öcalan: Vatandaşlık ilişkisi, millete aidiyet üzerinden değil devletle bağ esas alınarak kurulmalıdır

      Laikliğe neden ihtiyacımız var?

      Laikliğe neden ihtiyacımız var?

    • Yaşam
      İnanacaksan en çok kendi gücüne inanacaksın

      İnanacaksan en çok kendi gücüne inanacaksın

      "İntihar demeyin" demişti; Kuran'a Hizmet Vakfı yöneticisinin istismar ettiği iddia edilen öz kızı ve anne ölü bulundu!

      "İntihar demeyin" demişti; Kuran'a Hizmet Vakfı yöneticisinin istismar ettiği iddia edilen öz kızı ve anne ölü bulundu!

      ‘Kutsal kase’ çatladı!

      ‘Kutsal kase’ çatladı!

      Birlikte yalnızlık dönemi: Dijital platformlar bağları nasıl koparıyor?

      Birlikte yalnızlık dönemi: Dijital platformlar bağları nasıl koparıyor?

    • Türkiye
      Tükenen hekimler, tıkanan nefesimiz

      Tükenen hekimler, tıkanan nefesimiz

      İlaca zam geldi, rafta hâlâ yok!

      İlaca zam geldi, rafta hâlâ yok!

      İnanacaksan en çok kendi gücüne inanacaksın

      İnanacaksan en çok kendi gücüne inanacaksın

      Emekliler yeniden iş arıyor: 60 yaş üstü işsiz sayısı bir yılda yüzde 17 arttı

      Emekliler yeniden iş arıyor: 60 yaş üstü işsiz sayısı bir yılda yüzde 17 arttı

    • Dünya
      ABD müttefiklerinde ‘rejim değişikliği’ istenirse?

      ABD müttefiklerinde ‘rejim değişikliği’ istenirse?

      Neden yine Kürtler tartışılıyor?

      Neden yine Kürtler tartışılıyor?

      Savaşçı emperyalist rekabet dönemi

      Savaşçı emperyalist rekabet dönemi

      Canlı Blog | ABD ve İsrail'in saldırılarında 10. gün: İran’da yeni lider seçildi

      Canlı Blog | ABD ve İsrail'in saldırılarında 10. gün: İran’da yeni lider seçildi

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      ABD müttefiklerinde ‘rejim değişikliği’ istenirse?

      ABD müttefiklerinde ‘rejim değişikliği’ istenirse?

      Neden yine Kürtler tartışılıyor?

      Neden yine Kürtler tartışılıyor?

      İğneden ipliğe zincirleme kriz kapıda

      İğneden ipliğe zincirleme kriz kapıda

      12 Eylül günleri

      12 Eylül günleri

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

  • Follow
    • Twitter

Fehim Taştekin

Fehim Taştekin

İsrail suikastlarla nereye varmak istiyor?

Ocak 4, 2024 Alıntı Yazılar 0 comments

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

İsrail ABD’yi de içine alacak bir bölgesel savaş çıkarmaya mı çalışıyor yoksa Hamas’a karşı bir skor elde edip savaşı noktalamaya mı hazırlanıyor? Risk çıtası meseleyi iki tarafa da devirecek sınıra ulaştı.

Hamas’ın Aksa Tufanı’na yanıt olarak 7 Ekim’den bu yana Gazze’de sürdürdüğü soykırım savaşında kritik kararların eşiğine gelen İsrail en iyi bildiği işe geri döndü: Dışarıda suikast ve terör.

25 Aralık 2023’te İran Devrim Muhafızları’nın Suriye’deki komutanı Seyyid Razi Musavi Şam’daki konutunda füzeyle öldürüldü.
2 Ocak’ta Hamas Siyasi Büro Başkan Yardımcısı Salih el Aruri, Beyrut’un güneyinde Hizbullah’ın kalesi Dahiye’nin Maşrafiye bölgesinde SİHA’larla öldürüldü. Aruri dışında Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin Kassam Tugayları’ndan iki komutan da ölen 7 kişi arasında.
3 Ocak’ta İran’ın Kirman kentinde Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’yi anma törenini hedef alan iki bombalı saldırıda 103 kişi ölürken 171 kişi yaralandı.
‘Direniş ekseni’nin birbiriyle kesişen halkalarını hedef alan bu saldırıları birlikte ele almak gerekiyor.

***

Suikast ve saldırıların nasıl bir kavşakta gerçekleştirildiği önemli:

– İsrail öldürme, göçertme ve göçürtme dışında Gazze’de deklare ettiği hedeflere ulaşamadı. Hamas’ı yok etme hedefinden hala uzak. Yerin altını üstüne getiriyor ama direnişi istediği ölçüde tünel sistemlerinden söküp atamadı. Askeri operasyonlarla tek bir rehineyi kurtaramadı. Filistinlileri Gazze’den sürme planı için de yol alamadı. Ve askeri kayıpları artıyor. Bu tablo karşısında Gazze’deki 15 tugaydan beşini çekme kararı aldı. Yeniden konuşlanma planı mı çekilmeye hazırlık mı? “Planda değişiklik yok” dese de Başbakan Benyamin Netanyahu’ya içeride ve dışarıda hesap soranlar artıyor.
– İsrail, destekçileri nezdinde savaşın amaç ve araçlarına dair köşeye sıkıştı. Erişilebilir hedefler ve buna uygun strateji konusunda Amerikan yönetimini ikna edemiyor. Biden yönetimi “ya sonuç ya da son” diye sabırsızlanıyor. Çünkü ABD, BM’deki oylamalarda yalnızlaşıyor, soykırım suçunda ortaklığı yüzüne vuruluyor, bölgesel müttefiklerle zar zor toparladığı ilişkiler ağında cızırtılar geliyor ve savaşın ekonomik maliyeti artıyor. Washington’ın İsrail’den yeni yıla kadar işini bitirmesini istediği belirtiliyordu. Tel Aviv üzerinde baskıların artması beklenirken Netanyahu’nun kendine manevra alanı açması lazım.
– Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde (UCM) soykırım davası ciddiyet kazanıyor. Avukatlar ve sivil örgütlerin soykırım soruşturması için yaptığı başvuruların ardından Güney Afrika 84 sayfalık dava dilekçesiyle UCM’ye müracaat etti. Savcıların savsaklaması zorlaştı.
– Başı yargıyla belada olan Netanyahu’yu kurtaracak yasal değişiklik Yüksek Mahkeme’ye takıldı. İsrail Başbakanı’nın siyasi geleceği yeniden tehlikeye girdi.
– Beri tarafta Netanyahu’nun aşırı sağcı ve dinci ortakları savaşa son verildiğinde iktidardan olacaklarını anlıyor. O yüzden Gazze’de sonuna kadar gidilmesi için bastırıyor. Yediot Aharonot gazetesine göre Maliye Bakanı Bezalel Smotrich kabine toplantısında “Gazze Şeridi için doğru çözüm, halkı, kendilerini kabul eden ülkelere göç etmeye ikna etmektir. Kontrolü kalıcı olarak ele alacağız ve orada yerleşim yerleri inşa edeceğiz” diye tutturdu. Ulusal Güvenlik Bakanı İtamar Ben Gvir ise şu ifadeleri kullandı: “Operasyon, Filistinlileri başka ülkelere göç ettirme ve Gazze Şeridi’nin yeniden iskân projesine odaklanmak için bir fırsat.”

İsrail, Filistinlileri Sina’ya sürme konusunda Mısır’ın kırmızı çizgilerini aşamadı. Şimdi yerinden edilen Gazzelileri kabul edecek ülkeler arıyor. Kongo kapısı çalınanlar arasında.
İsrail kamu yayın kurumu KAN ve Yedioth Ahronoth’un geçtiği bilgilere göre Netanyahu savaş kabinesine Gazze’nin yarını için bir çıkış planı sundu. Öneri Gazze’yi yerelde oluşturulacak bir güce bırakmayı içeriyor. Plana göre silahlı aşiretler ve ailelerden oluşturulacak yerel güç Gazze Şeridi’ni sivil açıdan kontrol edecek, güvenlik konusunda ise İsrail ordusuyla iş birliği yapacak. Hükümetin stratejik planlarını hazırlayan araştırmacı Emin Fayek, Hamas’ın bu tür aileleri büyük ölçüde zayıflattığını hatırlatarak “Gazze Şeridi bu ailelerle yönetilemez” diyor. İsrailli araştırmacı Nadaf Eyal de aynı kanaati paylaşıyor: “Gazze Şeridi’nde Hamas’tan olmayan ve güç kullanabilecek silahlı kimselerin yokluğu planın başarısız olması anlamına geliyor.” Yerle bir edilmiş bir bölgede, en az 22 bin insanın cesedi üzerinde, 60 bin yaralının huzurunda İsrail’le iş birliği yapacak Filistinli aramak da acınası bir fantezi! Bu tartışma İsrail’in sivilleri katledip Gazze’yi yaşanamaz hale getirme dışında bir çıkış planı olmadığını teyit ediyor. Amerikalıların fantezisi de Hamas’ı devirip Mahmud Abbas’ı İsrail tankları üzerinde Gazze’ye getirmekti. Bunu İsrailliler bile gerçekçi bulmadı.

***

İsrail ABD’yi de içine alacak bir bölgesel savaş çıkarmaya mı çalışıyor yoksa Hamas’a karşı bir skor elde edip savaşı noktalamaya mı hazırlanıyor? Risk çıtası meseleyi iki tarafa da devirecek sınıra ulaştı. İsrail genel olarak Suriye, Lübnan ve İran’daki saldırılarla direniş ekseninin “alanların birliği” ya da “cephelerin birliği” olarak tanımladığı stratejiyi dağıtmayı hedefliyor. İki ihtimal var: Ya İran, Suriye ve Lübnan’ın saldırılara yanıt veremeyeceği öngörüsünden hareket ediyor ya da ABD’yi ortak edebileceği bölgesel bir savaşı kışkırtıyor. İran doğrudan yanıt verirse ABD de savaşa dahil olacaktır; hesap bu. Ya da Hizbullah tam kapasite cephe açarsa ABD tepelerine binecektir. Çok eski ve fırsat için pusuya yattıkları bir senaryo.
İsrail her halükarda Gazze’den sonra Lübnan’ı acil gündem yapmak istiyor. Savaşın bitmesini de beklemeyebilir. Hizbullah’ı sınırlardan uzaklaştırmak için 30 km derinliğinde bir güvenlik bölgesi oluşturma hayaliyle uluslararası destekçilerini Lübnan’ın başına çoktan musallat etti. Fakat İsrail bu hedefe bölgesel bir çatışmayla ulaşabileceğini düşünüyor olabilir.
Aruri suikastı ile bir taşla üç kuş vurma hesabı yapmış olabilirler. Bu suikast her şeyden önce Hizbullah’ın kırmızı çizgilerini test ediyor.
Lübnan’da başta Başbakan Necib Mikati olmak üzere temel aktörler Beyrut’taki saldırıyı “Lübnan’ı savaşa çekme arayışı” olarak görüyor. Bu bakış açısı kışkırtmaya karşı temkinli olmayı gerektiriyor.
Kuşkusuz suikast Hizbullah’ı Lübnan’ı koruma önceliğine göre şekillenmiş olan angajman kuralları içinde çatışmayı sürdürme ile angajmanı genişleterek misilleme yapma arasında hassas bir pozisyona soktu. Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah ağustosta yani savaştan iki ay önce “Lübnan’daki suikastlara geri dönülmesine izin vermeyeceğiz” demişti. Hizbullah, İsrail’i kuzeyden vururken aşamalı olarak saldırıların menzili genişlese de tam kapasite savaşa girmekten kaçınan bir angajman setiyle hareket etti. Aruri suikastıyla birlikte ikinci cephe riski birkaç tık birden yukarı zıpladı.

Lübnanlı kaynaklara bakılırsa tehlikeli kışkırtmalara rağmen Hizbullah savaşa sürüklenmek istemiyor. Geçmişten bugüne İmad Muğniye, Kasım Süleymani ve Seyyid Razi Musavi’ye düzenlenen suikastların sonuçlarına bakıldığında stratejik önceliklerle kendini tutma halinin bozulmadığı görülüyor. 7 Ekim’den bu yana Hizbullah’ın tam kapasite savaşa girme ihtimali Gazze’de direnişin çökme tehlikesi gibi stratejik gerekçelerle ilişkilendirildi. Fakat Hizbullah’ın tamamen yanıtsız bırakması caydırıcılığın çökmesi ve sıradaki hedefin Hamas değil Hizbullah liderleri olacağı anlamına geliyor. Sonuç olarak bu saldırı angajman kurallarının dışında. Hizbullah yanıtsız bırakamaz. Ama odağın Gazze’den Lübnan’a kaymasına da izin veremez. Amerikalı ve Fransızların hemen devreye girip Hizbullah’ı dizginlemesi için Lübnan hükümetini markaja aldığı belirtiliyor. Sonuç olarak Hizbullah’ın bunu yanıtsız bırakmayacağı ama çatışmanın yayılmaması yönündeki önceliği terk etmeyeceği öngörülüyor. Hizbullah ilk açıklamasında “Ellerimiz tetikte ve menfur suç cevapsız kalmayacak” dedi.
İran da “stratejik sabır” ile kırmızı çizgileri arasında sıkışıyor. ABD’nin Süleymani’yi öldürmesinin ardından benimsenen strateji korunuyor. Açıklamalara bakılırsa İran ‘direniş ekseni’ni güçlendirmeye, Amerikan güçlerini bölgede barınamaz hale getirmeye, Gazze’nin düşüşünü önlemeye ve İsrail’i yıpratmaya odaklanıyor. Gazze’de tünellere endeksli direniş altyapısının da en az 20 yıllık bir çalışmanın ürünü olduğunu not edelim. Ama uzun vadeli strateji İran’ın sıkışmışlığını gideremiyor.

***

Aruri’nin hedef alınması daha spesifik nedenlere bağlanabilir ve etkileri de bu nedenler üzerinden okunabilir. Yahya Sinvar, Muhammed el Dayf ve Mervan İsa Gazze’deki operasyonda İsrail’e “zafer çığlığı” attıracak üç önemli hedefti. Üç aydır süren bombardıman ve operasyonlarda bu üçlüye ulaşılamadı. Bunun yerine dışarıda daha erişilebilir durumdaki Hamas liderlerine yönelindi. Olası suikastların adresi olarak Katar ve Türkiye’nin de adı geçmişti. Ankara Mossad’a çalıştıkları suçlamasıyla 33 kişiye yönelik operasyonla yanıt verdi. Arabulucu pozisyonu da Katar’ı şimdilik dokunulmaz kılıyor. Malum Mısır, Katar, ABD, İsrail ve direnişin içinde olduğu 5’li bir müzakere grubu oluştu. Lübnan ve Suriye İsrail’in dokunulmazlık içinde suikast düzenlediği iki yer. Aruri de 2017’den bu yana Beyrut’ta üslenmiş biriydi. Aruri’nin öldürülmesi İsrail savaş kabinesi üzerindeki baskıyı azaltabilir. Sonuçta üst düzey bir isim öldürüldü, bir skor elde edildi. Aruri’nin öldürülmesi iki alandaki ilişkileri hedef alıyor:
2012’de Hamas’ın Şam’ı terk etmesi üzerine direniş ekseniyle ilişkiler bozulunca işleri yeniden toparlamada Aruri’nin girişimleri önemliydi. Aruri Hamas’ın Şam’ı terk etmesinin ardından Türkiye’ye yerleşmiş, Erdoğan’la görüşmelerde de yer almıştı. Erdoğan, Mavi Marmara dosyasını tazminat karşılığı kapatırken İsrail’in peşinde koştuğu Aruri’yi de 2015’te Doha’ya postalamıştı. Aruri iki yıl sonra Körfez’deki komşuların Katar’a uyguladığı baskılar üzerine Beyrut’a geri dönmüştü. 2018’den itibaren İran ve Hizbullah’la köprülerin kurulmasında rol oynadı. Bir röportajında “İran, Filistin direnişine gerçek destek sağlayan tek ülkedir” demişti. Lübnanlı kaynaklar Aruri’nin düzenli olarak Hizbullah’la görüştüğünü aktarıyor. Yani suikast İran, Hizbullah ve Hamas üçgenindeki işleyişi vurdu. Boşluğu doldurulamaz değil tabii ki. Bu tür örgütlerde her liderin mutlaka yedeği vardır.
Ayrıca Aruri, Hamas’ın askeri kanadı ile siyasi kanadı arasındaki krizlerde de paratoner gibiydi. İki tarafı da idare edebilen biriydi. İzzeddin Kassam’ın kuruluşundaki rolü ile de bilinen Aruri’ye suikastın etkisinin aranacağı bir diğer yer Batı Şeria. Kendisi Ramallah doğumlu. Batı Şeria’da Hamas örgütlenmesinde öncüydü. El Fetih’le ilişkilerde de öne çıkıyordu. Aruri’nin öldürülmesinin ardından Batı Şeria’da El Fetih’in Ramallah teşkilatı dahil pek çok örgüt genel grev çağrısı yaptı. Ölümü Batı Şeria’daki alttan alta yayılan direniş hücreleri için yeni bir motivasyon olabilir. Paradoksal olarak İsrail, Batı Şeria’nın daha fazla silahlı direnişe kaymasına yol açacak adımlardan kaçınmıyor. Ya bölgenin karışmasını Batı Şeria için düşlediği sürgün senaryosu için fırsat olarak görüyor ya da burayı da Gazze’ye dönüştürdüğünü göremeyecek kadar körlük içinde hareket ediyor. Hamas liderlerine suikastlar bu örgütü daha da güçlendirerek bir orduya dönüştürdü. İsrail 1990’larda El Fetih’e karşı kullanışlı olarak gördüğü örgütü ABD’yi de arkasına aldığı halde sahadan silemiyor. Ve Amerikalı koruyucuları da İsrail’den artık bu realiteyi kavramasını bekliyor.

***

Bu suikastlar eğer ABD’nin gerilimi sınırlamak için daha fazla ağırlık kullanmasını temin etmezse Kahire merkezli çözüm arayışları biraz daha ötelenebilir. 20 Aralık’ta Hamas ve İslami Cihad liderleri Kahire’de Mısır’ın teklifini dinlemişti. Teklif kalıcı ateşkes karşılığında örgütlerin Gazze Şeridi’nin kontrolünden vazgeçmesini içeriyordu. Hamas’sız Gazze için bulunan formül teknokrat hükümetiydi. Mısır Hamas liderlerinin takip edilmeyeceği veya yargılanmayacağı garantisi veriyordu. Teklif Filistinlileri 1982’de Beyrut’tan çıkartan operasyonu çağrıştırıyor. Bilahare Hamas ve İslami Cihad ortak bir belgeyle yanıt verdi. Gazze’deki direniş komitesinde yer alan örgütlerin genel yaklaşımı Gazze ve Batı Şeria’daki yönetimleri birleştirecek şekilde ulusal birlik hükümetinin kurulması yönünde. Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye ulusal hükümet ve Filistin Kurtuluş Örgütü’nün (FKÖ) yeniden yapılandırılması konusunda tekliflere açık olduklarını bildirdi. Heniyye direnişin iyi bir konumda olduğunu, tehcir planına izin verilmeyeceğini ve tüm tutukluların serbest bırakılması talebinden geri adım atılmayacağını kaydetti.  İslami Cihad’dan üst düzey bir yetkili de El Meyadin’e Mısır’a gönderdikleri belgenin ilk maddesini şöyle açıkladı: Kalıcı ateşkes sağlanmalı, İsrail Gazze’den tamamen çekilmeli ve BM Güvenlik Konseyi’nin garantörlüğünde bölge yeniden inşa edilmeli.
Hamas yöneticilerinden Usame Hamdan ise daha somut bir yol haritasından söz etti: Ulusal çözüm, ateşkes ve İsrail ordusunun çekilmesini gerektiriyor. Sonra tüm tarafların katılımıyla bağlayıcı bir ulusal toplantı düzenlenir. Gazze ve Batı Şeria’yı yönetecek bir ulusal birlik hükümeti kurulur. Siyasi sistem demokratik temelde geliştirildikten sonra nispi temsil sistemine göre seçimlere gidilir. Bunların hiçbiri İsrail’in Gazze ve Batı Şeria düşleriyle örtüşmüyor. Aruri suikastı bir yanıyla çıkmazdaki masayı vuruyor.

***

Özetlersek Gazze savaşının başında yakaladığı desteği koruyamayan İsrail muhtemelen çatışmayı sıçratma taktikleriyle içerideki çatlakları gidermeyi ve dışarıda özellikle Batılı destekçilerini kendi gündemine sabitlemeyi hedefliyor. Sorunun sadece Gazze olmadığını, bölgesel bir savaş verilmesi gerektiğini anlatmaya çalışıyor. Aynı zamanda ‘direniş ekseni’nin Filistin’le dayanışmasının bedelini artırmaya, herkese ulaşabileceğini göstermeye, bölgesel caydırıcılığını yeniden inşa etmeye, Gazze’de yeni bir aşamaya geçerken Filistin’in imdadına yetişecek tüm hatları felç etmeye çalışıyor. Bütün bunları kendisine kol kanat geren Amerikan gemileri bölgedeyken yapması gerekiyor.

 

  • Kaynak Duvar

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Yorumunuzu bırakın


İlgili Haberler

Alıntı Yazılar

Yeni Suriye’yi kurmanın bedeli

Yeni Suriye’yi kurmanın bedeli yükleniyor; emperyalist müdahalenin el kitabına göre IŞİD’den...
Alıntı Yazılar

7 cephe savaşı: Bibi’nin şeytani düşleri

Arap rejimlerin çoğu Amerikalı efendilerini memnun etmek için direnişi itibarsızlaştırmaya ve...
Alıntı Yazılar

İmralı aynasında Suriye

Türkiye’de DEM Parti’yi yasal siyasetin adresi olarak gösterirken Suriye’de sivil kanattaki...

ZAMAN AKIŞI

Mar 12 11:48
Emek

Tükenen hekimler, tıkanan nefesimiz

Mar 12 11:46
Ekonomi

İlaca zam geldi, rafta hâlâ yok!

Mar 12 11:44
Emek

Erdoğan’dan emekliye ‘büyük müjde’: Zamsız ikramiyeler üç gün önce yatacak

Mar 12 11:41
Ekonomi

İnanacaksan en çok kendi gücüne inanacaksın

Mar 11 10:26
Gündem

ABD müttefiklerinde ‘rejim değişikliği’ istenirse?

Mar 11 10:24
Gündem

Neden yine Kürtler tartışılıyor?

Mar 10 12:05
Kültür & Sanat

Einstein Böyle Demedi: Einstein Tarafından Söylenmeyen Einstein Sözleri

Mar 10 11:41
Arkasayfa

İğneden ipliğe zincirleme kriz kapıda

Mar 10 11:23
Arkasayfa

12 Eylül günleri

Mar 10 10:32
Ekonomi

Emekliler yeniden iş arıyor: 60 yaş üstü işsiz sayısı bir yılda yüzde 17 arttı

Mar 10 10:14
Gündem

Savaşçı emperyalist rekabet dönemi

Mar 9 11:20
Arkasayfa

Cumhurbaşkanı adayı mahkemede

Mar 9 10:34
Arkasayfa

‘Sadaka(t) belediyeciliği’nin halkçı tercümesi: CHP’li belediyeler neden hedefte?

Mar 9 10:21
Emek

Emeğin durumu kötüleşti

Mar 9 10:17
Gündem

Canlı Blog | ABD ve İsrail’in saldırılarında 10. gün: İran’da yeni lider seçildi

Mar 9 10:15
Ekonomi

IBAN’a para transferinde yeni dönem: MASAK yeni zorunlulukları açıkladı

Mar 6 22:40
Arkasayfa

Araştırmacı Yazar Hüseyin Anıl Aslan ile “Kurtuluşun Paradigması” Kitabı Üzerine Röportaj

Mar 5 10:59
Gündem

Canlı Blog | ABD ve İsrail’in İran’a saldırısında 6. gün: Tahran’dan Tel Aviv’e yeni füze saldırısı

Mar 5 10:55
Gündem

Savaşı meşrulaştıran bir vesayet kurumu: Birleşmiş Milletler

Mar 5 10:48
Gündem

Kahrolsun emperyalist-siyonist barbarlık!

Mar 5 10:34
Arkasayfa

Vebayla mücadele etmek

Mar 4 16:45
Gündem

“Hedef Türkiye değildi”: İran’dan ateşlenen balistik mühimmat imha edildi

Mar 4 16:27
Gündem

İran’dan sonra sıra Türkiye’de mi?

Mar 3 14:42
Gündem

“İntihar demeyin” demişti; Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisinin istismar ettiği iddia edilen öz kızı ve anne ölü bulundu!

Mar 3 13:17
Arkasayfa

İran’dan sonra sıra kimde?

Mar 3 12:41
Eğitim

Bıraksınlar işimizi yapalım!

Mar 3 12:31
Ekonomi

CHP’li Bakırlıoğlu’ndan tepki: ‘Kaynak bir tek emekliye yok

Mar 3 12:29
Arkasayfa

İşveren zamlı ücreti ödemezse tazminatla işten çıkılabilir mi?

Mar 3 12:24
Gündem

Emperyalist haydutluğa karşı Türkiye’de bulunan NATO ve ABD üsleri kapatılmalıdır!

Mar 2 15:28
Gündem

İpin ucu