• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Ocak 17, 2026
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      32 yılda 20’den fazla 'Siyasi Ahlak Kanunu' tozlu raflarda kaldı!

      32 yılda 20’den fazla 'Siyasi Ahlak Kanunu' tozlu raflarda kaldı!

      Halep-Suriye virajı: Süreç başladığı yerde tıkandı mı?

      Halep-Suriye virajı: Süreç başladığı yerde tıkandı mı?

      Emekliye ‘yük’ diyen faiz düzeni

      Emekliye ‘yük’ diyen faiz düzeni

      Erdoğan'ı kızdıracak anket yayımlandı... İşte AKP Türkiye'si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz!

      Erdoğan'ı kızdıracak anket yayımlandı... İşte AKP Türkiye'si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz!

    • Yaşam
      Çocuk hapishaneleri: İktidarların gelecek korkusu

      Çocuk hapishaneleri: İktidarların gelecek korkusu

      Hayali Kürt-Türk-Arap İttifakı ve gerçek: Kürtsüzleştirilen Halep!

      Hayali Kürt-Türk-Arap İttifakı ve gerçek: Kürtsüzleştirilen Halep!

      Sütü köylü üretiyor, fiyatı iktidar belirliyor

      Sütü köylü üretiyor, fiyatı iktidar belirliyor

      ‘Peygamber fabrika kurmamızı emretti’

      ‘Peygamber fabrika kurmamızı emretti’

    • Türkiye
      Çocuk hapishaneleri: İktidarların gelecek korkusu

      Çocuk hapishaneleri: İktidarların gelecek korkusu

      Zulüm devri

      Zulüm devri

      Erdoğan'ı kızdıracak anket yayımlandı... İşte AKP Türkiye'si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz!

      Erdoğan'ı kızdıracak anket yayımlandı... İşte AKP Türkiye'si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz!

      Sütü köylü üretiyor, fiyatı iktidar belirliyor

      Sütü köylü üretiyor, fiyatı iktidar belirliyor

    • Dünya
      Trump kılığında emperyalizm

      Trump kılığında emperyalizm

      Ahlaksızlığın ahlakı

      Ahlaksızlığın ahlakı

      Masonik FETÖ’CÜ Marksist cephe!

      Masonik FETÖ’CÜ Marksist cephe!

      ABD'den İran'a gümrük vergisi darbesi: Türkiye'ye etkisi ne olacak?

      ABD'den İran'a gümrük vergisi darbesi: Türkiye'ye etkisi ne olacak?

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      32 yılda 20’den fazla 'Siyasi Ahlak Kanunu' tozlu raflarda kaldı!

      32 yılda 20’den fazla 'Siyasi Ahlak Kanunu' tozlu raflarda kaldı!

      Trump kılığında emperyalizm

      Trump kılığında emperyalizm

      Ahlaksızlığın ahlakı

      Ahlaksızlığın ahlakı

      Masonik FETÖ’CÜ Marksist cephe!

      Masonik FETÖ’CÜ Marksist cephe!

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

Muhammed Nur Denek

Muhammed Nur Denek

İnanmak – Bilmek Denkleminde Akıl

Ekim 23, 2023 Fikir & Yazı, Yazılar 1 comments

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

İnanmak; herhangi bir veri, delil, deneyim, bilgi, sezgi olmaksızın o şeyin doğruluğunu- yanlışlığını, doğruluğunda ya da yanlışlığında şüphe barındıran şeyin doğru-yanlış olduğunu, varlığı ya da yokluğu şüpheli olan şeyi var ya da yok kabul etmek. Bilgi, sezgi veya deneyim ile temellendirilmemiş olan bir iddiayı onaylamak… Vb.

İnsan için bilginin kaynağı; akıl, deneyim ve sezgidir. Toplum için bilginin kaynağı ise deney-deneyimle ispatlanmış olan şeylerdir. Bilgiyi bireysel bilgi veya toplumsal bilgi olarak iki farklı biçimde anlamak gerekir. Kişinin ötekiyle kuracağı ilişkide karşı taraf için o kişinin sezgisel bilgisinin hiçbir anlamı yoktur-olmamalıdır. Toplumsal düzlemde sezgisel bilginin bir anlamı yoktur, burada her kişi tarafından deneyimlenebilir bilginin biricikliği esastır.  Şunu da biliyoruz ki her kişi için hakikat (mutlak doğru bilgi) biriciktir o kişinin hakikati başkası tarafından tarif ve taklit edilemez.

Kişi duyuları veya sezgileri vasıtasıyla bir şeyi bilebilir ancak bu bilgisi tamamen onun kişisel yaşantısı ve tercihlerine yön verebilir, bunu bir iddia olarak başkasına sunamaz, bu iddiasını toplumsallaştırma gayesiyle bir başkasına dayatamaz. Bu bilgi onun bireysel olarak deneyimlediği ve kendine has bir bilgidir. Sezgisel bilgi madde boyutunda delillendirilemez, ispatlanamaz ama kişi bireysel olarak sezgileri veya duyuları ile bu tür bilgiye ulaşabilir. Ulaştığı bu bilgi onun içindir ve sadece kendisine içkindir. Bir başkasının sezgi yolu ile ulaştığı bilgiyi deneyimlemeden doğruluğunu kabul etmek ise inançtır ve din dilinde buna putçuluk adı verilir. Nitekim kişi ulaşmadığı-tecrübe etmediği asılsız bilgiye,  bilgi muamelesi yaparak putunu inşa etmiştir. Her inançlı bir putperesttir, delili olmayan hayali bir gerçeklik yaratmış ve bu hayalini tanrılaştırmış şirke düşmüştür. Bunun farkında olan bazı kesimler putperestlikten arınamayarak buna gerekçelendirilmiş inanç tanımı yapmaktadır. Kutsallaştırdığı bu inancı kendince gerekçelendirmesi de o şeyi inanç olmaktan çıkarmaz. Bu putperestlikten kurtulmak ancak iman etmekle (bilgiye ulaşıp emin olmakla) mümkündür.

“ Onu (hakikat) bırakıp ta taptıklarınız –bilgisine ulaşmaksızın doğru kabul ettiğiniz şeyler- ancak sizin, atalarınızın uydurduğu birtakım putlardır. O doğru kabul ettiğiniz şeyler için Allah yönünden hiçbir delil, bilgi kanıt gösterilmemiştir…”                                                                              ( Yusuf suresi 40)

Hakikat arayıcısı için yaşamının en önemli amacı varlığın bilgisine ulaşmaktır. Ve bu yolculuk bireyseldir, dolayısı ile de bu yolculukta kişi için bireysel bilgi kaynakları esastır. Sezgileriyle ulaştığı bilgiye kişi aklı ile ikna olmuşsa bu şey inanç olmaktan çıkmış bilgiye-imana dönüşmüştür. Kişinin ulaşacağı bu durum emin olma durumudur, şüpheye yer bırakmayan bilgiye ulaşmıştır.

Bilinmez bir yolculuğa çıkan yolcu, aradığının bilgisine ulaşamamış bir araştırmacı, işaretleri takip ederek ilerleyen bir izci, tabelaların tarifiyle yolda olan bir otomobil…

Hakikat arayışında olan kişi, inançlarının etkisi ile ( ön kabulle) yola çıkmışsa çıktığı yol onu hakikate ulaştıramayacaktır. Bu kabuller onun aklının(düşüncesinin) değil, ona sonradan giydirilmiş olan modifikasyonların, aklını örten örüntülerin yansımasıdır. Bu yansımalara kayıtlanan kişi için aslında gerçeğe dair bir arayış söz konusu değildir. Bu kayıtlanmış kişinin arayışı, bir ilerleyişten öte kayıtlandığı şeyin yörüngesinde gezinmek olacak, hakikate dair bir arpa boyu dahi yol alamayacaktır.

Hakikat şehrinin kapısı bilgi, anahtarı ise akıldır.

İnsan;  hakikat bilgisine ve onu açığa çıkarma kabiliyetine sahip nitelikte bir potansiyele sahiptir.

Bilgi kapısını açacak olan anahtar, beden zindanından kurtarılıp keşfedilmeyi beklemektedir. Bu anahtar insanın sahip olabileceği en değerli şeydir, bir şeyin değerli olma sebebi o şeye ulaşmanın her şeyi feda etmekten geçmesinden sebeptir. Neymiş bu feda edilecek her şey? Beşere kodlanan kimlik ve kişilik, bunları feda eden beşer o güne kadar sahip olduğu algı seviyesinde artık bir hiç olur ve hakikat ancak bu hiçlikte varlığını görünür kılabilir. Akıl ancak ön kabullerinden arınarak hakikati bulabilir.

Bu anahtarın farkındalığına ulaşmak için beden üzerinde ciddi çalışmalar yapmak gerekir. Nitekim bu farkındalığa ulaşmak modifikasyonlardan arınmak ve özü açığa çıkarmakla mümkündür. İşte bu öz diye nitelendirilen şey kapının anahtarıdır. Akıl tüm önermeleri ve ihtimalleri süzgeçten geçirip bilgiye ulaşınca hakikat şehrine girer.

Kapının kilidi inançlardır.

Yola çıkarken ve ilerlerken yolcunun en büyük düşmanı onu yolundan alıkoyacak olan inançlarıdır. Hakikat yolcusu yola çıkarken olduğu gibi seyahati esnasında da inanç duvarına çarpmaktan kaçınmalıdır. Bu duvar onun yolculuğunun sonu olacak çarpmanın etkisi ile aklını kaybedecek ve hakikat şehrine asla ulaşamayacaktır.

Hakikati araştırıp bulmak büyük bir zihinsel özgürlük gerektirir. Kişi önyargılarından arınamamış, bir inanca saplanıp kalmış, zihnini özgürleştirememişse hakikate dair hiçbir ilerleme kaydedemez. Yapacağı şeyler, vereceği çabalar sadece önyargı ile saplanıp kaldığı inançlarını pekiştirmek olacaktır.

Toplumlar çoğunlukla bir inanç kültürü ile donatılmıştır. Bu donatı toplumun yönetilmesi ve yönlendirilmesi alanlarında otoriter yöneticiler için son derece kolaylaştırıcı olduğundan bu konuya özel ilgi gösterir ve koruma altında tutarlar. Halk üzerinde baskı kurmak, bu baskıyı sürdürülebilir duruma taşımak için topluma inanç pompalamayı zaruri görürler. İktidarlarını ayakta tutacak, hizmet edecek inanç önderleri, imamlar, rahipler, hahamlar, dedeler, brahmanlar, gurular ve benzerlerini yetiştirir bu konuda hiçbir masraftan kaçınmazlar. Toplumun en büyük ihtiyaçlarından olan eğitim, sağlık, barınma, beslenme, güvenlik alanlarına bile bu derece önem vermezler. Çünkü iktidarlar için önemli olan bireylerin yaşamı değil onların kendi çıkarları için kullanışlı hale getirilmesidir.

Toplumda varlıklarını meşru kılacak herhangi bir inancı yaydıktan sonra bunu ayakta tutmak için akıl almaz çaba sarf ederler. Her türlü çıkarlarını korumalarını, halkı savaşlara ikna etmeyi sağlar bu durum, öyle ki zihni esir alınmış birey yöneticilerinin çıkarları için ölümü kutsal sayacak duruma getirilir. Dolayısı ile insanlar doğdukları andan itibaren onlara bir inanç dayatılır ve zihinleri kilitlenmeye çalışılır, çoğunlukla da bunu başarırlar. Aile içi ilişkilenmelerde, okul eğitimlerinde, ekonomik faaliyet alanlarında dahi bu dayatılır. Birey doğduğu toplumda direkt olarak zihni kilitlenmiş bir inançlı olarak yaşama başlar ve inançlarından arınmadan bunu sürdürürse hakikati kavraması imkânsızlaşır.

Toplumlara dayatılan bu İnancı eleştiren, inanç duvarlarının ardındaki hakikati tarif etme gayretinde olan hak yolunun yolcuları da onlar için en büyük tehdit, en tehlikeli düşmanlardır. Onlar aleyhine top yekûn savaşırlar. Yeryüzündeki iktidarları başka hiçbir konu hakikatin açığa çıkması kadar endişelendirmez. Taviz vermeyecekleri tek konu budur. İktidarların inanç yalanı ile halkların aptallaştırıldığını açıklamaya çalışan insanları vahşice katletmekten çekinmemişlerdir. Tarih boyu yaşanan sayısız örnek bunun ispatıdır.

Toplumu hakikatten uzaklaştıran Zalim Emevi hanedanı tarafından Kerbela’da tüm ailesi ve yoldaşlarıyla birlikte hunharca kanı dökülen hakikat önderi İMAM HÜSEYİN.

Simavna meydanında idam edilerek cansız bedeni günlerce meydanda sergilenen ŞEYH BEDRETTİN.

Türlü işkenceler sonucunda Golgota’da dönemin İnançlıları tarafından çarmıha gerilerek şehit edilen İSA PEYGAMBER

Yıllarca süren kuşatmalar sonucunda kadın çocuk demeden vahşice katledilen KARMATİLER

Kolları kesilip türlü işkencelere maruz bırakılarak Hakka yürüyen CHE GUEVERA

Abbasi halifesi Muktedir Billah’ın emriyle; bedeni yakılıp, kesilen başı iki gün Dicle üzerinde bir köprüde sergilendikten sonra Horasan’ın sokaklarında dolaştırılan Hak Şahidi HALLAC’I MANSUR

VE DAHA NİCELERİ

YÜCE ALLAH HEPSİNDEN RAZI OLSUN

  • Kaynak ADİLMEDYA

1 Comment

  1. Derya
    29 Kasım 2023 at 00:33

    Hakikate ulaşmak için çaba harcayan bu uğurda hayatlarını feda edenler sezgilerine güvendiler ve akıl süzgecinden geçirdiler bilgiyi. Katı dini doktrinlere rağmen Galileo dünya’nımçn güneş etrafında döndüğünü ispatlamaya çalışmıştır. Ölümle yargılanmak bile onu yıldırmamış. Onun gibilerin sayesinde dünya için hala ümit var.

Yorumunuzu bırakın


İlgili Haberler

32 yılda 20’den fazla 'Siyasi Ahlak Kanunu' tozlu raflarda kaldı! Fikir & Yazı
Ocak 17, 2026

32 yılda 20’den fazla 'Siyasi Ahlak Kanunu' tozlu raflarda kaldı!

Trump kılığında emperyalizm Dünya
Ocak 16, 2026

Trump kılığında emperyalizm

Ahlaksızlığın ahlakı Dünya
Ocak 16, 2026

Ahlaksızlığın ahlakı

ZAMAN AKIŞI

Oca 17 10:30
Sağlık

Lipödem geni: Kilo veremiyorsanız suçlu iradeniz olmayabilir!

Oca 17 10:00
Sağlık

Yürüyüşün mucizevi gücü: Erken ölüm riskini yüzde 30 azaltan basit bir adım

Oca 17 08:09
Arkasayfa

32 yılda 20’den fazla ‘Siyasi Ahlak Kanunu’ tozlu raflarda kaldı!

Oca 16 21:00
Gündem

Trump kılığında emperyalizm

Oca 16 20:59
Gündem

Ahlaksızlığın ahlakı

Oca 15 11:12
Gündem

Masonik FETÖ’CÜ Marksist cephe!

Oca 15 11:02
Arkasayfa

Dünya sokakta: Kapitalizm çözülürken insanlık neyi arıyor?

Oca 15 10:51
Gündem

Halep-Suriye virajı: Süreç başladığı yerde tıkandı mı?

Oca 15 10:44
Eğitim

Öğretmenlik meslek kanunu uzantısı sürgün ve hak ihlalleri rejimi

Oca 15 10:42
Arkasayfa

Çocuk hapishaneleri: İktidarların gelecek korkusu

Oca 15 10:40
Arkasayfa

Hayali Kürt-Türk-Arap İttifakı ve gerçek: Kürtsüzleştirilen Halep!

Oca 14 11:56
Arkasayfa

Zulüm devri

Oca 14 10:47
Gündem

Emekliye ‘yük’ diyen faiz düzeni

Oca 14 10:42
Gündem

Güçlü pasaport listesi: Türkiye yine geriledi

Oca 14 10:35
Ekonomi

Soba zehirlenmesi ölümleri bitmiyor: İktidar, her ile doğal gaz getirmekle övündü ama halkta para yok

Oca 14 10:33
Emek

Antalya’da çalıştığı iş yerinde yaralanan 17 yaşındaki çocuk, 10 gün sonra hayatını kaybetti

Oca 13 21:06

Mastering strategies for success in gambling

Oca 13 13:54
Arkasayfa

İslam’ın Ritüelleri yada Kur’an’da Nusûk Kavramı

Oca 13 11:16
Ekonomi

Kalite düzeltmesi ‘telefon tuhaflığı’nı izaha yeter mi?

Oca 13 11:15
Ekonomi

Tapuda yeni ödeme sistemi yolda: Zorunlu uygulama için tarih belli oldu!

Oca 13 11:12
Gündem

ABD’den İran’a gümrük vergisi darbesi: Türkiye’ye etkisi ne olacak?

Oca 13 11:10
Arkasayfa

Erdoğan’ı kızdıracak anket yayımlandı… İşte AKP Türkiye’si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz!

Oca 13 10:14
Gündem

Çok kadın! Kork, kadın!

Oca 13 10:09
Ekonomi

Altın örümceğin trilyonluk ağı: Altın da çürüdü

Oca 13 10:07
Emek

İşten ayrılan işçi son zamdan faydalanabilir mi?

Oca 13 10:05
Emek

Metal işçisi MESS patronlarının oyunlarını boşa çıkarabilir!

Oca 12 20:00

Pin Up markasına üye olmaya mantıklı mı? Fayda ve risklerin incelemesi

Oca 12 19:24

İddaa Siteleri Rehberi: Güvenilir Siteler, Ekstra Ödüller ve Yöntemler

Oca 12 12:25

2025’in En Güvenli ve Son Dönem Çevrimiçi Kumarhane Kılavuzu

Oca 12 10:42
Arkasayfa

Ekrem İmamoğlu’ndan adaylık açıklaması