• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Ocak 22, 2026
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      KCK’den bayrak açıklaması: 'Provokasyonla Kürt düşmanlığı körükleniyor'

      KCK’den bayrak açıklaması: 'Provokasyonla Kürt düşmanlığı körükleniyor'

      CHP'li Aşkın Genç: 'Emekliye bin 60 lira, faize günde 5,6 milyar lira'

      CHP'li Aşkın Genç: 'Emekliye bin 60 lira, faize günde 5,6 milyar lira'

      Haleflik seleflik karakterinin analizi

      Haleflik seleflik karakterinin analizi

      32 yılda 20’den fazla 'Siyasi Ahlak Kanunu' tozlu raflarda kaldı!

      32 yılda 20’den fazla 'Siyasi Ahlak Kanunu' tozlu raflarda kaldı!

    • Yaşam
      Hrant Dink katledildiği yerde anılacak: Hakikatin izinde, adaletin peşinde

      Hrant Dink katledildiği yerde anılacak: Hakikatin izinde, adaletin peşinde

      Çocuk hapishaneleri: İktidarların gelecek korkusu

      Çocuk hapishaneleri: İktidarların gelecek korkusu

      Hayali Kürt-Türk-Arap İttifakı ve gerçek: Kürtsüzleştirilen Halep!

      Hayali Kürt-Türk-Arap İttifakı ve gerçek: Kürtsüzleştirilen Halep!

      Sütü köylü üretiyor, fiyatı iktidar belirliyor

      Sütü köylü üretiyor, fiyatı iktidar belirliyor

    • Türkiye
      Yoksulluk ve maaş fedakârlığı

      Yoksulluk ve maaş fedakârlığı

      Çocuk hapishaneleri: İktidarların gelecek korkusu

      Çocuk hapishaneleri: İktidarların gelecek korkusu

      Zulüm devri

      Zulüm devri

      Erdoğan'ı kızdıracak anket yayımlandı... İşte AKP Türkiye'si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz!

      Erdoğan'ı kızdıracak anket yayımlandı... İşte AKP Türkiye'si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz!

    • Dünya
      Reuters yazdı: SDG’ye saldırılar Şam, Paris ve Irak hattında şekillendi

      Reuters yazdı: SDG’ye saldırılar Şam, Paris ve Irak hattında şekillendi

      Sınırlar fiilen değişirken Türkiye ve Kürtler

      Sınırlar fiilen değişirken Türkiye ve Kürtler

      Hızlı çöküşün anatomisi

      Hızlı çöküşün anatomisi

      Trump kılığında emperyalizm

      Trump kılığında emperyalizm

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      Kapitalizmin Serüveni: İnsanlık Tarihi Boyunca Oluşumu ve Evrimi

      Kapitalizmin Serüveni: İnsanlık Tarihi Boyunca Oluşumu ve Evrimi

      Kimyasal Anahtarlarla Nöron Programlama: Kemogenetik Nedir?

      Kimyasal Anahtarlarla Nöron Programlama: Kemogenetik Nedir?

      Yoksulluk ve maaş fedakârlığı

      Yoksulluk ve maaş fedakârlığı

      CHP'li Aşkın Genç: 'Emekliye bin 60 lira, faize günde 5,6 milyar lira'

      CHP'li Aşkın Genç: 'Emekliye bin 60 lira, faize günde 5,6 milyar lira'

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

Mehmet Efe

Mehmet Efe

Zulüm bizden kardeşim, bizden.

Mart 16, 2019 Alıntı Yazılar 0 comments

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

“Çünkü aklımızda hep tutalım: İslam’ın ilerlemesini –her türlü ilerlemeyi- itaatkar ve teslimiyetçiler değil, cesur ve itiraz sahibi isyankâr ruhlular gerçekleştirecektir.” —Aliya İzzetbegoviç/İslam Deklerasyonu

Bu yazıda, henüz duyarlılığını kaybetmemiş; boyun eğmemiş, ama şaşkın, kızgın ya da beraber saf tutuyoruz ne edelim deyip bağrına taş basan üzgün kardeşlerimle kucaklaşmak istiyorum. Sayıları az, biliyorum ama Allah’ın iltifatının onların istikametinde olduğuna inanıyorum. Onların kalbinde adalet adlı bir nehir akar ve onlar Allah’la halka tutanlardır. Bu yazı onlara bir selam olsun.

Asıl biz aldatıldık diyebiliriz ama demeyeceğiz. Allah’tan başkasına teslim olmayanın metaneti ve sahtenin sahteliğine tanıklıkla başlayarak yürümeye devam edeceğiz.

İslami tepki ve birikimi hadım etme projesi kemale eriyor. Türkiye’de İslam davasının aktörlerini baştan çıkarıp ırz ve namuslarından vazgeçirme sürecinin son ve belki de en başarılı hamlesinden geçiyoruz.

Müslümanların nefsi müdafaası sisteme paspas kılındı. ‘Türkiye’yi İslamsızlaştırma’ projesi, İslami tepkinin içinden devşirilmiş zaaflarla gerçekleştirilirken, İslami olan her şey içeriksiz hale getiriliyor.

Vekalet verdiklerimiz bize ait bir oyunu değil, başkalarının oyununu oynuyor.

Atlarımızı boğdurup köpeklerimize eğer vurdurdular. Atlar bizimdi, köpekler hep onlardan beslendi.

Bu sürecin tüm kötülüklerini İslamcılığa (İslam’a) ve dindarlara yüklemeye çalışan Türk Solunun aktörleri de aymazlığın ve ahlaksızlığın dibini bulmuştur. Çünkü bu sonuç bal gibi onların da eseridir. Cumhuriyetin enjekte ettiği aşağılık komplekslerinin, İslam’dan kaçışlarının, İslam düşmanlıklarının eseridir. İslam’dan kaçanlar, İslam’dan utananlar, ülkeyi korkulu rüyalarında göremeyecekleri bir sağcılık türüne teslim ettiler.

Bir yandan tüm ülkeyi Şeytan düzenine diz çöktürürken, utanmadan direniyoruz diyen bu yozluk, ‘Erdoğan mı? Erbakan mı?’ sorusuna cevap verenlerin eseridir.

Şimdi vakit, soruyu umursamayanların vaktidir.

Bir devletin büyüklüğü, aydınlarının ufkuyla sınırlıdır. Ufkumuzun resmi, yeğenlere, bacanaklara, teşkilat başkanlarının yakını müteahhitlere irtikap ettirilmiş ve betondan inşa edilmiş büyük camilerin avlularında, birikimlerini belediye gecelerinde göbek dansına tahvil etmiş “küçük adam”ları okuma müptezelliğidir. Onların devleti şiddet, medeniyeti cinnet, ihtişamı şarlatanlık olacaktır.

Oysa ve ama biz Müslümanlar devletle değil; davetle, adaletle, istikametle mükellefiz. İstikameti müstakim olanların ihtişamı şehadettir (tanıklık). Herkes için adaleti üstün tutan tanıklık. Kula kulluk hâk ile yeksan olsun cehdiyle tanıklık. Müslümanca yaşama teyakkuzuyla tanıklık ve örneklik.

Vekaletimizi alanlar, tüm ülkenin selametini düşünen vekiller değil, bir geçiş projesinin aktörleri olduklarını defalarca ispat ettiler. Onlara sahne aldıranların amaçları ile aralarındaki tüm doku uyuşmazlığı başarıyla giderildi.

Adımıza sahne al(dırıl)anlar, kuklacıların amaçlarının bilincinde olsalardı, mesela Kürtlerle ortaklığın demokratik çözümüyle ülkeyi Emperyalizmin ipoteğinden çıkarabilirlerdi. Ama iktidarlarının gününü kurtarmak için, yarınları ipoteğe devamı seçtiler.

Askeri idare kuralları (OHAL) altında, tehdit, yalan ve baskıyla nihayet tam düzenbazlık eşiğini de aşmış bulunuyoruz. Yeni Türkiye, 28 Şubat’ın başarısıdır ve 16 Nisan’da kemale ermiştir.

Reisin Demirel’den ya da Özal’dan farkı, daha az kitap okumuş olması ve İmam-Hatip mezunluğundan daha fazla değildir. Samimiyetini ispat etmiş ilk dürüst ve omurgalı sesle mağlub olmazsa, geride paramparça bir ülke bırakıp gidecek ya da er geç Fethullah Gülen gibi tasfiye edilecektir.

Post-Kemalizm’e geçirilen Türkiye’nin düşünen dimağlarının cevaplaması gereken soru şudur: Türkiye’nin Post-İslam’a geçirilmesine seyirci mi kalacağım?

Sayıları birkaç bini geçmeyen, maşalar ve psikopatlardan oluşmuş vahşet güruhlarının 1,5 milyar Müslümanı temsil makamına çıkarıldığı dünyamızda; vatanseverlerin, bu topraklara aidiyet duyanların cevaplaması gereken soru şudur: Türkiye’nin dünya sistemi düzenbazlarının doğrudan askeri ve ortada sıçanı haline getirilmesine seyirci mi kalacağım?

Hukukun ve adaletin gerilemesiyle hiçbir ülke daha güçlü ya da daha istikrarlı hale gelmedi. Hiçbir toplum firavunlarla felah bulmadı. Kimsenin “ama” diyemediği hiçbir tek adam payidar olmadı.

Türkiye’nin problemi adalet problemidir; fırsat eşitliği problemidir; kendi kimliği ve tarihiyle yüzleşmekten, halklarını adaletle kucaklamaktan kaçınma problemidir; yerli bir eğitim sistemi geliştirememe problemidir; hukuk sistemi problemidir; devletin halkın ve hukukun emrinde örgütlenme yerine halka karşı örgütlenmiş olması problemidir…ila-ahir.

Kim engelledi güç üstüne güç verdiklerimizin kontrol ettiği tüm kurumlarda liyâkat ve ehliyet esasıyla istihdamı kural haline getirmesini? Gerçekten kim engelledi adil bir Anayasayı, bir sosyal mutabakatı? Yerine, daha fazla güçten başka ne istediler?

Vekalet verdiklerimizin gücü arttıkça ekonomi, ihracat, eğitim, hukuk, adalet daha mı iyiye gitti? Müslümanlar daha mı huzurlu oldular? Gazetelerimiz daha mı az savaş, tehdit, kumpas, kaos başlıkları attı? Ölen gençlerimizin sayısı mı azaldı? Asgari ücret daha mı az asgari oldu? Daha az insanımız hapishanelere mi girdi? İnsanlarımızın gelecek umudu, iş olanakları daha mı arttı? 15 yılda çocuk işçiliğini nasıl oldu da bitiremediler? 80 yaşındaki insanlarımızı çek çek arabalarıyla ekmek kovalamaktan nasıl oldu da kurtaramadılar? En zengin 100 kişimizin serveti, asgari ücretin 220 milyon katına nasıl çıktı?  Nasıl oldu da İslami davadan geldiğini iddia edenler, onca yılda sadece dünya sisteminin tam bir yerel kopyasını üretmekten öteye geçmediler? İslami olan her şeyin dibine kibrit suyu dökmeyi nasıl başardılar?

İhtiyacımız olan adalet, hukuk, sorumluluk, vicdan, tevazu, denetim, şeffaflık, hukuk karşısında eşitlik değilse nedir siyasi idare? Devlet nedir? Daha çok güç, kontrol ve denetimi tamamen kontrolümüze aldığımızda ülkemiz daha adil olacak idiyse, son 5 yılda Erdoğan gücüne güç kattı ama ülkenin yarısı diğer yarısından neden nefret eder hale geldi? 150 bin insan ya hapiste ya işinden atıldı ama şimdi FETÖ dedikleri cemaate,  12 yıl boyunca asıl güç ve destek verenler aldatıldık demekle yetindi.

‘Bağlılık yemini ettikleri hukuku kendilerinden olmayanlara karşı ihlal edenler ve buna göz yumanlar zalimdir’ demedi mi Allah’ın ayetleri?

Mağdur olmak yetmez, haklı olmak zorundayız.

Haddini çoktan aşmış ve zıddının bünyemizdeki kanserine dönüşmüş iktidarın kendilerine haklar kazandırdığı vehmindeki Müslümanlara tekrar tekrar sorulmalıdır: Kazandığımızı sandıklarımız, kaybettiklerimizi satın alacak mı sanıyoruz?

Öncekiler hiç olmazsa suçlarını Allah ve Ümmetin bekası adına hareket ettikleri iddialarıyla örtbas etmiyordu.

Hz. Peygamber Aleyhisselam neden kabul etmedi başkanlık teklifini? En zengin olma teklifini neden reddetti? Başkan olduktan sonra iyi bir ekiple, güç konsolidasyonuyla zaman içinde toplumu dilediği gibi dönüştürmeyi O düşünemedi mi? Tek yapacağı bir kaç putu ‘şefaatçi’ saymak, kadınlara miras hakkı, infak, Allah’ın hukuku indinde herkesin eşit olduğu gibi konularda ısrar etmeyi ertelemekti. Niceleri, o toplumda sahip oldukları imtiyaz, şeref ve haklardan vazgeçmedi mi? Peygamber ve sahabeleri ne için katlandılar onca eziyete?

Kendine İslamcı diyenler kendilerini şimdi çöpe atan siyaseti de suçlayamazlar. Müslümanlıklarını, insanlıklarını siyasetin emrine verip iktidarı kahpe ayarlarına döndüren onların onursuzluğu olmadı mı? Her seçimden önce bunu atlatalım eleştireceğiz dediler ama yaptıkları en büyük eleştiri, birbirlerinin etini yemekten öteye geçmedi.

Meselesi olan ve iktidarın baştan çıkaramadığı Müslümanların, hareket alanları tükenmeden silkinmeleri gerekiyor. İtaat etmeyenin dinine de bakmıyorlar artık.

“Zulüm bizdense ben bizden değilim” sözünü her yıl tekrarlayanların alkışları eşliğinde zafer balkonlarında boy veren zulüm, ‘zafer zafer büyüyen’ zulüm bizden kardeşim, bizden ve bizim sessizliğimizden.

Herkesin bulunduğu her yerde imkanları elverdiğince bünyemizden devşirilmiş bu istikbar düzeniyle mücadele etmesi mümkün. ‘Neden?’ diye sormaları. ‘Hangi hakla? Neye dayanarak? Tüküreyim maslahatına, söyleyin bakalım DOĞRU mu? Hakkımız var mı? Bu kararnameyi imzalarken aklınız neredeydi? Utanmıyor musunuz?’

Ya itaat edeceğiz ya da itaati tebliğ edenlere tekmeyi basacağız. Ya sadece ahlaklı bireyler olup suya sabuna dokunmadan yaşayacak ya da daha önce hiç olmadığımız kadar eleştirel ve cesur olup alanlarımızı geri alma mücadelesine girişeceğiz.

Karşımızda güçte kalmaktan başka hiçbir davası ve iddiası kalmamış bir piramit var.

Hocaların, alimlerin, ilahiyatçıların Allah’a çağırmak yerine devlete/polise itaat etmeyi telkin ettiği düzenin adı Kur’an’da Firavun düzenidir; yani şirk ve zulüm düzeni.

Mavi Marmara’daki dirence ve şehitlerimize “manyak” diyen ve iktidarımızın yıllardır tetikçiliğe terfi ettirdiği; ödüllere, maaşlara boğduğu megafonların sözleri, başkan yaptığımızın Gazze ve Filistin Davasını satışından ya da o süreçte ‘O gösterişçiler giderken bana mı sordular?’ demesinden daha önemli değil.

Varoluşumuza manyaklık diyenlere kızanlarımızın cevaplaması gereken soru şudur: Aynı cümleleri Merkel, CHP’li bir siyasetçi ya da Cumhuriyet gazetesinden bir yazar söyleseydi ne yapardıkı geçtim; ne hissederdik? Sonra kendimize şu soruyu soralım: “Neden Bakara Suresi’ne makara diyenlere, besleme küçük adamlara bile namusuna sahip çıkan bir Müslüman gibi tepki veremiyorum? İçinde zerre kadar İslami duyarlılık kalmış herkesin öfke patlaması yaşaması gerekmez miydi?” Bu sorulara cevap verebildiğimiz zaman iktidarın, sustuğumuz veya akladığımız her “hata”sının, vicdan ve adaleti yerle bir eden her zaferimizin bize aslında ne kaybettirdiğini de anlamaya başlayacağız.

Toplumdan soyutlanmış, kendileri adına konuşanlara hesap sormayan vakıfçıklarla yetinenlerimiz kenara çekilsin ve hiç olmazsa omurgası eğilmemişler için dua etsinler.

Adil şahitler olmak, iktidardan beslenenlerin ayazda kaldığını iddia ettiği öfkelilerin tabelası olmaktan çıkmalı artık. Hızla İslamsızlaşan ülkemizde, hiç değilse bir sonraki kuşak yüzü kızarmadan Müslümanım diyebilsin diye, açıktan, net, kesin olarak zulüm düzeninden ayrışmak ve yanlışa yanlış diyecek bir mücadele içine girmemiz gerekiyor.

Kolay olmayacak elbet, çünkü basit bir sosyal medya paylaşımını bile esas alıp insanları ekmeğinden etmekten çekinmeyen; frenini patlatmış, hukuksuz, belden aşağı vuran ve son derece güçlü bir nobranlığa kafa tutuyor olacağız. Karşımızda kâfirler, gâvurlar değil, İslami kavramları sakız gibi çiğneyenler olacak. Üstelik, muazzam bir propaganda makinesinin kategorik etiketlerine kolayca sığdıramayacağı bir dil ve üslup geliştirmek zorundayız.

Muhalif, eleştirel, sorgulayıcı, cesur olmalıyız ama mutlaka Müslümanca.

Kurucu öncüler olmaya giden yol, fitne, nifak ve sahteden ayrışmaktan; yeniden söze talib, vahye muhatab olmaktan geçiyor.

Sahtelerimiz, yalanlarımız, şarlatanlarımız sıralandı. Sisteme boyun eğme serüvenimizin son bileşenleri de tam iktidar oldu ve değerlerimizle virüslerimiz ayrıştı. Allah bizi gideriyor. Güç gücünü tahkim etti, şimdi sarhoşluktan kusacak. Tüm krallar çırılçıplak. Allah’ın kimsenin tekelinde olmadığı, kimsenin tanrıyı oynayamayacağı; hayat, özgürlük ve adaletin herkes için olduğu, herkese ayan ve beyan oldu. Herkese adalet ve özgürlük safındakilerin günü geldi. Bağımsızlığın, doğru SÖZün, liyâkat, onur, vicdan ve adaletin esas; gerisinin zülum, vahşet, kukla düzeni ve hüsran ürettiği netleşti.

‘Bu kuklaların kukla oldukları besbelli’ oldu; kuklacıların düzeni zaten kemale erdi, besbelli.

Konuşma orucu tutanların iftar vakti çattı.

Asıl mücadele şimdi.

‘Allah’ın desteklediğini tüm dünya karşısına alsa yenilgiye uğratamaz, Allah’ın desteğini yitireni, tüm dünya desteklese onu koruyamaz.’
(Maide:105, Âli İmran:144-176)

‘Ey örtülere bürünen. Kalk ve uyar.
Rabbini yücelt, elbiseni temiz tut. Kötülüğün ateşinden uzaklaş.
Karşılık beklemeden iyilik yap ve başa kakma.’ (Müddessir: 1-7)

  • Kaynak mehmetefe.com

Yorumunuzu bırakın


İlgili Haberler

Alıntı Yazılar

Yeni Suriye’yi kurmanın bedeli

Yeni Suriye’yi kurmanın bedeli yükleniyor; emperyalist müdahalenin el kitabına göre IŞİD’den...
Alıntı Yazılar

7 cephe savaşı: Bibi’nin şeytani düşleri

Arap rejimlerin çoğu Amerikalı efendilerini memnun etmek için direnişi itibarsızlaştırmaya ve...
Alıntı Yazılar

İmralı aynasında Suriye

Türkiye’de DEM Parti’yi yasal siyasetin adresi olarak gösterirken Suriye’de sivil kanattaki...

ZAMAN AKIŞI

Oca 22 13:42
Arkasayfa

Kapitalizmin Serüveni: İnsanlık Tarihi Boyunca Oluşumu ve Evrimi

Oca 22 12:10
Ekonomi

En düşük emekli maaşı belli oldu

Oca 22 12:05
Ekonomi

CHP’li Gürer: ‘Baş tacı demekle emeklinin karnı doymuyor’

Oca 22 11:45
Gündem

Reuters yazdı: SDG’ye saldırılar Şam, Paris ve Irak hattında şekillendi

Oca 22 11:42
Gündem

KCK’den bayrak açıklaması: ‘Provokasyonla Kürt düşmanlığı körükleniyor’

Oca 21 19:20
Sağlık

Kış kabusu sinüzit ile vedalaşın: Burun tıkanıklığı ve enfeksiyonlara karşı bilimsel koruma kalkanı

Oca 21 19:14
Ekonomi

Kağıthane pazarında emeklinin isyanı: ‘Doktor ye diyor; ilaçlarımı bile ödünç aldım’

Oca 21 09:14
Ekonomi

Türkiye’de yoksulluk alarm veriyor: Çocukların yüzde 36,8’i risk altında

Oca 21 08:07
Kültür & Sanat

Kar sessizliği

Oca 20 12:55
Sağlık

Mide kanseri sessiz katil: Bu belirtileri görmezden gelmeyin!

Oca 20 12:25
Arkasayfa

Kimyasal Anahtarlarla Nöron Programlama: Kemogenetik Nedir?

Oca 20 12:19
Sağlık

Çay içmek kemik yoğunluğunu artırır mı?

Oca 20 12:17
Sağlık

Ne ayran ne çay kahve için! Sağlığa faydaları ağzı açık bıraktı

Oca 20 10:38
Arkasayfa

Yoksulluk ve maaş fedakârlığı

Oca 20 10:03
Ekonomi

CHP’li Aşkın Genç: ‘Emekliye bin 60 lira, faize günde 5,6 milyar lira’

Oca 20 09:58
Ekonomi

Batık krediler 600 milyarı aştı: ‘Borçlu yaşam icraya kadar gidiyor’

Oca 20 09:57
Ekonomi

İşsizlik maaşı alırken işe başlamak ödeneği keser

Oca 19 13:31
Arkasayfa

Türkiye’de Çocuk Suçluluğu Üzerine

Oca 19 12:11
Arkasayfa

Kürtler ne istiyor? (2)

Oca 19 11:52
Arkasayfa

Haleflik seleflik karakterinin analizi

Oca 19 11:49
Gündem

Sınırlar fiilen değişirken Türkiye ve Kürtler

Oca 19 11:45
Gündem

Hrant Dink katledildiği yerde anılacak: Hakikatin izinde, adaletin peşinde

Oca 19 11:43
Gündem

Hızlı çöküşün anatomisi

Oca 17 10:30
Sağlık

Lipödem geni: Kilo veremiyorsanız suçlu iradeniz olmayabilir!

Oca 17 10:00
Sağlık

Yürüyüşün mucizevi gücü: Erken ölüm riskini yüzde 30 azaltan basit bir adım

Oca 17 08:09
Arkasayfa

32 yılda 20’den fazla ‘Siyasi Ahlak Kanunu’ tozlu raflarda kaldı!

Oca 16 21:00
Gündem

Trump kılığında emperyalizm

Oca 16 20:59
Gündem

Ahlaksızlığın ahlakı

Oca 15 11:12
Gündem

Masonik FETÖ’CÜ Marksist cephe!

Oca 15 11:02
Arkasayfa

Dünya sokakta: Kapitalizm çözülürken insanlık neyi arıyor?