Bir metal işçisi, MESS’in yüzde 10’luk teklifine karşı açıklanan sembolik eylemlerin etkisiz kaldığını belirterek, üretime dokunmayan hiçbir adımın sendikanın elini güçlendirmeyeceğini vurguluyor.
Ankara’dan bir metal işçisi
Geçtiğimiz hafta Türk Metal 3 No’lu Şube Başkanı Nihat Zengin, fabrikamıza gelerek yaşanan TİS sürecini anlattı. Önce kendi taleplerini, ardından MESS’in taleplerini açıklayarak sözleşmenin ara bulucuya gittiğini söyledi.
“Hiçbir işçinin kuruşu eksik kalmayacak” diyen başkan, iyi bir sözleşme süreci geçirmek için ellerinden geleni yapacağını ifade etti. Ancak konuşmasında, 140 bin işçiyi ilgilendiren sözleşmenin taraflarından olan patronların hepsinin durumunun da iyi olmadığını belirtti. Bir önceki sözleşmede iyi bir zam alınmasının sebebini patronların işlerinin yolunda olmasına bağladı. Peki, patronların işi 2 sene önce yerindeydi de neden yüzde 80 istendi? Demek ki yüzde 100 de talep edilebilirdi.
Halbuki fabrikalar hâlâ kar açıklıyor. Biz alın teri dökmenin ötesine geçtik; eşlerimizle, çocuklarımızla, arkadaşlarımızla bir araya gelmeye hem ekonomik hem de vakit açısından alan bulamıyoruz.
MESS’in yüzde 10 teklifine karşı, çelenk bırakma ve basın açıklamasıyla eylem planı açıklandı. Haftada iki eylem olacağı söylendi. Geçmişten biliyoruz ki bu tür planlar genellikle sakal bırakma, yemekhaneye gitmeme gibi sembolik eylemlerle sınırlı kalıyor. Benim bıraktığım sakal patronun teklifini nasıl artıracak? Eğer yemekhaneyi boykot edeceksek hem çalışıp hem aç kalmanın mantığı ne? Herkes sakalını bıraktı, peki sonra ne olacak? Fabrikada bizi görmeyen patron bundan nasıl etkilenecek? İşçiler sakal bıraktı, ama işler tıkırında, patron da “devam” diyecek. Bizler de berber kuyruğuna girmek zorunda kalacağız.
Bu tür eylemler yapılacaksa yapılsın, ama üretime dokunmayan hiçbir eylem masada sendikanın elini güçlendirmeyecek. Birlik içinde planlanmayan, “ne etli ne sütlü” eylemlerle patronlar istediği oranı alacak; sendika sorun yaşamayacak. Biz ise bu maaşla yaşamaya çalışacağız. O yüzden sendika, gerçekten kuruşumuzu yerde bırakmak istemiyorsa, işçilerle birlikte üretimi durdurma kararı almaktan başka seçeneğe sahip değil.




