Altın piyasasının dev şirketlerine 3 ayda 3 operasyon düzenlendi. Altın kaçakçılığı, hayali ihracat dümenleri ve türlü teşvik oyunlarıyla devletin yüzlerce milyar lira zarara uğratıldığı öne sürülüyor. İddialara göre; bu buzdağının görünen yüzü.
Timur Soykan
Türkiye, varlık barışlarıyla bir kara para merkezine dönüştürülürken altın üzerinden de büyük ve karanlık bir sistem kuruldu. Altın piyasası çürüdü, yozlaştı ve büyük şirketlerin trilyonluk vurgunlar yaptığı iddiasıyla son 3 ayda 3 operasyon yapıldı. Bu çürümenin bir ayağında kara paranın aklanması faaliyetleri varken diğer ayağında altın kaçakçılığı bulunuyor.
Operasyonlar sürerken geçmişte yaptığımız haberlerin puzzle’ın parçaları gibi yerlerine oturduğunu görüyoruz.
1- KAÇAKÇILIKLA 100 MİLYAR VURGUN
9 Ekim 2024’te yayınlanan haberimizde İstanbul Havalimanı’nın VIP salonundan Dubai’ye giden bürokratların, MHP’li milletvekillerinin altın kaçakçılığı yaptığını ortaya çıkardık.
Türkiye’de bir altın kaçakçılığı furyası yaşanıyor.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ağustos 2023’te Türkiye’deki cari açığın önemli kısmının işlenmemiş altın ithalatından kaynaklandığını belirterek kota uygulaması getirdi. Cari açığı azaltmak amacıyla aylık 12 ton işlenmemiş altın ithalatı kotası uygulanmaya başladı. İstanbul Altın Borsası’nda bu ithalat yapma yetkisi olan şirketler büyük servetler kazanırken kıymetli madenler piyasası sarsıldı. Türkiye’de altının kilosu, yurt dışındaki fiyattan 5 bin dolar pahalı hale geldi. Kaçak altın getirenler büyük servetler kazandı.
9 Ocak’ta yapılan son operasyonun altın kaçakçılığına yönelikti. Aleks Metal, Aleks Kıymetli Madenler, Aga Holding ve AgaBullion Kıymetli Madenler A.Ş.’nin arasında olduğu 7 şirkete baskınlar yapıldı, 7 şirket yöneticisi gözaltına alındı. Savcılık açıklamasında suç örgütünün liderinin Aga Holding’in yönetim kurulu başkanı Erol Kurtulmuş olduğu iddia edildi. Aleks Metal de İSO’nun en büyük 500 sanayi kuruluşu listesine 113. sıradan giriş yapan büyük ölçekli bir firma. Şirketin patronu Sarp Tarhanacı gözaltına alınmazken şirket yönetimindeki Pelin Tarhanacı ve Demir Tarhanacı gözaltına alındı. Şapkalılar isimli suç örgütü, 8 Ağustos 2025’te Sarp Tarhanacı’nın işyerini kurşunlamıştı.
Bu şirket yöneticilerinin devleti 100 milyar TL vergi kaybına uğrattığı öne sürüldü. Yargı kaynaklarından edinilen bilgiye göre yöntem şuydu:
Kota nedeniyle Türkiye’de kilosu binlerce dolar pahalı olan altın, kaçak yollardan ülkeye sokuldu. Bu altın merdiven altı yerlerde eritildi. Bu yolla elde edilen külçe altınlara şirketler kendi damgasını vurdu. Böylece kota delinmiş oldu ve yüzde 20 vergiden kurtularak altın elde edildi. Suç örgütünün evrakta sahtecilik yaparak bu külçeleri hurda altından elde edilmiş gibi gösterdiği ve piyasaya sürdüğü öne sürüldü.
2023 yılında sınır kapılarında 557 kilo kaçak altın yakalanmıştı. 2024 yılında bu miktar yüzde 133 arttı ve 1 ton 300 kiloya çıktı. Peki…
İstanbul Havalimanı VIP Salonu’ndan bürokrat ve 3 milletvekilinin altın kaçakçılığı yaptığı iddiasıyla ilgili bir gelişme var mı?
20 Eylül 2024’te Dubai’den İstanbul Havalimanı’na gelen eski Bakan Yardımcısı Fatih Metin’in yanında VIP’yi kullanan eski özel kalem müdürü Yunus Emre Morkoç, valizinde 60 kilo altınla yakalanmıştı. Yargı kaynaklarından bu büyük skandal hakkındaki soruşturmanın kapatıldığını öğrendim. Aynı yöntemle altın kaçakçılığı yapan 3 MHP milletvekili Hasan Bahri Sönmez, İsmail Akgül, Mustafa Demir partisinden istifa ettirilmişti. Ancak bu 3 milletvekili hakkında da yargı harekete geçmedi, skandal örtüldü. Acaba ülkeye soktukları kaçak altınları operasyon yapılan şirketlere mi taşıyorlardı.
2- PİRİNÇ LEVHA İLE 100 MİLYAR TL
28 Kasım 2024 tarihli haberimizde Hera Diamond Kuyumculuk Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Dubai’ye göndermek için İstanbul Havalimanı Gümrük Müdürlüğü’ne 755 milyon TL’lik altın levha olduğunu beyan ettiği eşyanın pirinç levha olduğunu ortaya çıkardık. Analiz için Darphane’ye gönderilen pirinç levhaların yolda altın levhalarla değiştirildiğini yazdık.
Tamamen belgelere dayalı bu haberimizi Ticaret Bakanlığı sert bir dille yalanlamıştı. İki sayfalık açıklamada haberimizdeki bilgilere hiç değinilmeden ‘Maksatlı, karalayıcı, yalan, algı operasyonu’ denilmişti. Tam bir yıl sonra İstanbul Başsavcılığı’nın yaptığı operasyonla Ticaret Bakanlığı’nın sert açıklamasının yalan bizim haberimizin doğru olduğu bir kez daha kanıtlandı.
18 Kasım 2025’te Altın Operasyonları’nın ikinci dalgası için düğmeye basıldı. Yine altın sektöründeki dev şirketler hedefteydi ve 100 milyar TL’lik kamu zararına neden oldukları öne sürülüyordu. Albayrak Döviz ve Altın A.Ş.’nin yöneticileri, Aga Holding’in sahibi Erol Kurtulmuş ile oğlu Fatih Kurtulmuş, Emen Gold’un sahibi Bilal Kızmaz, İbrahim Çörtük’ün arasında olduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Bu operasyon sektörde faaliyet gösteren bir kişinin ihbarı ile başlamıştı. Savcılığın iddiasına göre; bu şirketler, yurt dışından altın ithal ediyordu. Daha sonra bu altını işlenmiş, levhaya dönüştürülmüş gibi gösteriyorlardı. Dubai’ye ve farklı ülkelere altın levha ihracatı yaptıklarını gümrüğe beyan ediyorlardı. Ancak yurt dışına gönderilen bu levhalar pirinç ya da imitasyon altındı. Böylece hemen döviz teşviki alıyorlar hem de kotayı delerek altını iç piyasada satıyorlardı. Bu operasyonda bizim haberimize konu olan Hera Diamond Kuyumculuk Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve sahibi İlhami Çörtük’ün adı geçmedi. Ancak onunla aynı soyadı taşıyan İbrahim Çörtük gözaltına alınanlar arasındaydı.
3- KİLERDEKİ 500 KİLO ALTININ SIRRI
24 Ekim 2025 tarihli haberimizde İstanbul Altın Rafinerisi’ne yapılan operasyon sırasında evdeki kilerde 500 kilo altın bulunduğunu yazmıştık. Holding’in sahibi Halaç Ailesi, bu altının deden miras olduğunu savunmuştu. Bu sır halen aydınlanmadı.
İstanbul Başsavcılığı’nın altın operasyonlarının Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşu listesinde 5. sırada yer alan İstanbul Altın Rafinerisi’ne (İAR) yönelik soruşturmanın devamı olduğu belirtiliyor. Ancak altın kaçakçılığı ve pirinç levha dümenlerinin İAR’a uzanıp uzanmadığı konusunda bir açıklama yok. 6 Ekim 2025’te başlayan bu soruşturmada şirketin sahibi Özcan Halaç, Genel Müdür Ayşen Esen’in arasında olduğu 20 kişi tutuklanmıştı. Ayşen Esen’in kısa süre önce ev hapsi kararıyla tahliye edildiğini öğrendim. Bu soruşturmadaki iddiaya göre; ithal edilen altınlar, Türkiye’de üretilmiş gibi gösteriliyordu. Bu ürünler ihraç edilmiş gibi gösterilerek ‘döviz kazandırıldığı’ hilesi yapılıyor ve devletten teşvik alınıyordu. Özcan Halaç çevresindeki kişilere 17 paravan şirket kurdurmuş ve bu şirketlerden 534 milyon dolarlık sahte ihracat beyanı yaparak devleti 12 milyon dolar zarara uğratmıştı. Aslında bu yöntemin operasyon yapılan diğer şirketler tarafından da kullanıldığı öne sürülüyor.
4- KARA PARAYI ALTIN İLE YIKIYORLAR
Defalarca suç örgütlerinin kara paralarını külçe altın olarak Türkiye’ye kaçak şekilde soktuğunu haber yaptık. Bunun temel nedeni; kirli paranın aklanmasının Avrupa’da çok zor Türkiye’de ise çok kolay olması. Avrupa’da paranın kaynağının belirlenmesi için sıkı denetimler varken Türkiye varlık barışları çıkarttı, hiçbir zaman ‘Nereden buldun’ diye sormadı ve bu kirli paranın inşaat, turizm, maden, enerji gibi pek çok alanda aklanmasının yolunu açtı. Büyük miktarda külçe altının varlık barışıyla kamu bankalarına yatırıldığını da kaleme aldık.
Avrupa polisi son yıllarda kara paranın çok ciddi bir şekilde Türkiye’ye yöneldiğini tespit etti. Suç örgütleri kirli paralarını aktarmak ve aklamak için külçe altını yoğun şekilde kullanıyor. Bazı Avrupa ülkelerinde Türkiye’ye gönderilmek üzere olan tonlarca altın yakalandı. Yöntem şöyle işliyor: Uyuşturucu, silah kaçakçılığı, kadın ticareti gibi suçlardan elde edilen kara para ile kayıt dışı külçe altın alınıyor. Bu altın fiziki olarak Türkiye’ye gönderiliyor. Burada eritilen altın ya işlenerek piyasaya sürülüyor ya da şirketlerin damgasıyla piyasaya sürülüyor. Şirketler, kuyumcular tarafından hurda altından dönüştürülmüş gibi gösterilerek piyasaya sürüldüğü de biliniyor. Böylece paranın suç olan kaynağı gizleniyor, aklanmış oluyor.
Son olarak yasa dışı bahis operasyonlarında altın oyunları gündeme geldi. Galatasaray’ın eski yöneticisi Erden Timur’un yasa dışı bahis baronu Veysel Şahin ile bağlantısı sorgulanıyordu. Hem Erden Timur’un hem de tutuklanan Eyüpspor Başkanı Murat Özkaya ile Fatih Kulaksız’ın Yazıcı Sarraf ve Kuyumculuk isimli firma ile yüklü miktarda alışverişi tespit edilmişti. Yazıcı Sarraf ve Kuyumculuk Şirketi’nin sahibi İlhami Yazıcı, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın kardeşi. Yasa dışı bahis ve kara para soruşturmasında bu şirkete yönelik herhangi bir suçlama yer almadı.
Sonuç olarak; Türkiye’de altın sektöründeki trilyon liralık kirlilik ortalığa saçılıyor. Operasyonlar şirketlerle sınırlı. Siyaset ve bürokrasideki bağlantılar ise karanlıkta duruyor.




