Derince’de aileler sosyal hayatı unuttu. “Hayaller Paris, gerçekler Türkiye” diyen bir aile, 50 bin TL gelire rağmen 8 yıldır sinemaya gidemediklerini, çocuklarının okul ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandıklarını belirtti.
Kocaeli – Derinceli işçilerin, emekçilerin ve esnafın birincil gündemi ekonomi olmasına rağmen dünyadaki savaş tehdidi, Suriye’deki gelişmeler de emekçilerin gündemi arasında. Hükümetin ekonomi ile ilgili iyimser açıklamalarının sokakta gerçeği yansıtmadığını ifade edenler “Aklımızla fikrimizle dalga geçiyorlar” diye tepki veriyor.
Ek iş olarak kahvehane işleten esnaf “10 lira olan çayı 15 lira yaptık. Emeklilerin hemen ayağı kesildi. Kahvehaneye gelen de çay içmemeye başladı. Biz de tekrardan çayı 10 lira yaptık. Bu benim ek işim. Eşim de çalışıyor. Tek çocuğum var ama biz geçim sıkıntısı yaşıyoruz. Tek maaşlı aileler de var. Onlar için durum daha zor” diyerek sözlerini noktaladı.
‘Bizimle alay ediyor’
Aynı kahvehanede oturan Emekli Ahmet ise “Çay içmekte çekiniyoruz. Torunum sünnet oldu. İki sünnet donu ve 1 kg elma aldım 800 lira ödedim. Elmanın kilosu 100 lira olur mu” diyen Ahmet, “Cumhurbaşkanı çıkmış emekli aylığı 2002 de şu kadardı, şimdi 20 bin lira yaptığını övünerek anlatıyor. Bizle resmen alay etti. Ben gelecekten çok umutsuzum. Savaş her gün televizyonlarda izletiliyor. Halimiz ortada iken hâlâ Suriye’nin iç işlerine karışıyoruz. Sonumuz iyi değil” diyerek sözlerini noktaladı.
‘Esas sorunumuz ekonomi ama…’
Başka bir kahvehanede oturan emekli ise “ 72 yaşındayım, neresinden tutsan elinde kalacak bu memleket. 20 bin lira emekli aylığı nedir Allah aşkına. Ben 30 yılı aşkın çalıştım. Bana reva görülen 20 bin lira. Esentepe Mahallesi’nde kiralar 25 bin lira oldu. Ne yiyeceğiz ne içeceğiz? Neye yetireceğiz bilmiyoruz. Kış ayındayız 4 bin lira doğal gaz geldi. Bin lira su faturası geliyor. Şaşırdık kaldık. Çıkmışlar müjde diye bu emekli aylığını övüyorlar. Ağzımı bozmak istemiyorum. Sadece iktidar suçlu değil, seçim seçim diye tutturan muhalefet de suçludur. Biz de bilinçli değiliz. Sorun bizde de var. Bakın ben çok siyasetten anlamam ama Suriye’de ne işimiz var? Bizim esas konumuz ekonomi, gelin onu konuşalım. Yok. Hâlâ savaş peşinde niye koşar bir devlet? Şimdi Trump gelse iç işlerimize karışsa onaylar mıyız? Tabii ki hayır. O zaman Suriyelilerin sorununu Suriye’nin halkı çözmeli” ifadelerini kullandı.
‘Hayaller Paris, gerçekler Türkiye’
Tek maaşlı, iki çocuklu aileye konuk oluyoruz. Evin kendilerine ait olduğunu söyleyen İnan ailesi “50 bin lira maaş alıyorum. Gerçekten yetmiyor. Sosyal hayatı unuttuk. Dışarı çıkmak yasak. Bizim evden çıkmamız 5 bin liraya mal oluyor. Çocuklar dışarı çıkmak istiyor. Alma diyemiyorsun. Haliyle çocuklarımız öncelik haline geldi” diyen aile fertleri, “Misafir ağırlamak veya misafirliğe gitmek çok nadir hale geldi. Aile ziyaretlerine gitmiyoruz artık. 500 liralık sebze sepetimiz bir yılda 1300 lira oldu. Tam üç kat arttı. Günlük 150 lira okulda kantin için harcama yapıyoruz. Çocuklar birbirine bakıyor. Birinde olunca diğeri de istiyor. Müfredat sürekli değişiyor. Okulun verdiği kitaplar açılmıyor. Bizim satın aldığımız kitaplara hoca ödev veriyor. Okulda sabun yok. Tuvalet kağıdı yok” değerlendirmesinde bulundu.
“Hayaller Paris ama gerçekler Türkiye” diyen anne ve baba, “10 yıldır evliyiz, tek bir defa tatile gidebildik. Evlenmeden önce çok hayalimiz vardı hepsi çöp oldu. Çift olarak hiçbir aktivitemiz kalmadı. Yılda bir kez kendimize kıyafet alabildiysek iyi diyoruz. Hastalanmamak için dua ediyoruz. Bakın etrafımız denizle çevrili ve biz 1 yıldır denizi görmedik. En son baş başa 8 yıl önce sinemaya gittik” gündemi çok takip edemediklerini belirtirken kendi hayat mücadelesi içinde boğuştuklarını vurguladılar.




