Baret’in 103 tersane işçisiyle yaptığı görüşmeye göre işçilerin yüzde 94’ü aldığı ücretle geçinemediğini söylerken, gelirinin yüzde 47’si kiraya giderken her dört işçiden üçü borçlu, yüzde 77’sinin sigortası eksik ya da geç yatırılıyor.
Eren Yüceboy
İstanbul – Baret’in kasım ayının ilk günlerinde başlattığı ve geçtiğimiz haftaya kadar sürdürdüğü anket çalışması 103 işçinin katılımıyla birlikte tamamlandı. Tersane işçilerinin çalışma ve yaşam koşullarına ilişkin soruları içeren anketin sonuçları, tersane işçilerinin yaşamış oldukları sorunların ortaklığını yeniden vurgulamış olması açısından önemli çıktılar veriyor.
Daha önce Evrensel’de yer alan çokça haber ve mektup tersane işçilerinin en öncelikli sorununun geçinememe sorunu olduğunu ortaya koyuyordu. Anket bu gerçekliği bir kez daha doğrulamış oldu. Öyle ki “Aldığınız ücret geçinmenize yetiyor mu?” sorusuna işçilerin yüzde 94’ü “hayır” cevabını verdi. Bu veri, aynı zamanda, gelen cevaplar arasında işçilerin en yüksek oranda ortaklaştıkları cevap olarak dikkat çekiyor. Yine gelen cevaplara göre, tersane işçilerinin ortalama ücretleri 49 bin lira olurken, işçilerin geçinmelerine yetecek bir ücret olarak işaret ettikleri miktarın ortalaması ise 96 bin liraya denk geliyor. Geçinmeye yetecek olan, ele geçenin neredeyse iki katı. Yani geçinememe hali, yalnızca kimi ihtiyaçlardan feragat etme, kısma gibi katlanılabilir ve bir düzeyde ertelenebilir bir eşiği çoktan aşmış durumda. Hayati bir sorun olarak karşımızda duruyor.
Aylık gelirin yüzde 47’si kiraya
Zaten anket sorularında yer alan ve işçilerin en çok harcama yaptıkları gider kaleminin ne olduğunu tespit etmeye çalışan soruya verilen cevaplar da bu durumun sağlamasını veriyor. Sırasıyla; kira, gıda, çocukların ihtiyaçları ve fatura cevapları en sık verilen cevaplar. Barınmaya ayrılan kira giderlerinin ilk sırada yer alması da tesadüf değil. Anket sonuçlarına göre, tersane işçilerinin yalnızca yüzde 21’i kendisine ait bir evde yaşayabiliyor. Geri kalan yüzde 79’luk dilim; bekar evi, pansiyon, kiralık daire gibi seçeneklere başvurmak durumunda kalıyor. Buralara ayrılan giderler ise işçilerin aylık gelirinin yüzde 47’sine tekabül ediyor.
Her 4 tersane işçisinin 3’ü borçlu
Ele geçen ücret, hayati ihtiyaçlara yetmez hale gelince de işçilerin en sık başvurdukları yöntemlerden biri borçlanma oluyor. Ücreti borçlarını hep bir ay geriden takip eden işçilerin sayısı oldukça fazla. Buna göre, “Herhangi bir kredi ya da kredi kartı borcunuz var mı?” sorusuna verilen cevaplar ortaya koyuyor ki her dört tersane işçisinden üçü borca sahip. İşçilerin geçinebilmek adına başvurdukları bir diğer yöntem ise doğal olarak fazla mesaiye kalmak ve bu sayede ele geçen miktarı artırmak. Öyle ki tersane işçilerinin yüzde 34’ü günde 10 saatten fazla çalışırken, haftada 20 saatten fazla, fazla mesai yapanların oranı ise yüzde 27. Bu rakamlar dahi, bu haliyle geçinebilmek için fazla mesaiye duyulan ihtiyacı ortaya koyuyor. Üstelik, bu rakamlara bir de kış aylarında olduğumuzu ve tersanelerde işlerin görece durgunlaştığını ve fazla mesailerin azaldığını bilerek yaklaşmamız gerekiyor. Muhtemel ki anketi yaz aylarında yapmış olsaydık, oranlar daha fazlasına işaret edecekti.
Yüzde 77’nin sigortası tam ve zamanında yatırılmıyor
Tersanelerde iki parça halinde, bir kısmı elden bir kısmı bankaya olacak şekilde ödemelerin yapıldığı yıllardır süregelen ve artık tersanelerin normali haline gelmiş bir konu. Hemen her işçinin sigortası da bu yöntemle asgari ücret üzerinden yatırılıyor. Bu durum anket aracılığıyla da bir kez daha teyit edilmiş oldu. On binlerce işçinin çalıştığı Tuzla tersanelerinde, işçilerin yüzde 77’sinin sigortası tam ve zamanında yatırılmıyor. Burada da bir parantez açmakta fayda var. Az evvel de vurgulandığı gibi, bu durum tersane işçilerinin normali haline gelmiş durumda. Dolayısıyla, olanın normal kabul edilmesi, işçilerin sigortasının eksiksiz yatırıldığı yanılgısına düşürebiliyor. Anket sırasında çok defa sorulması ve hatırlatma yapılması gereken bir soru olarak karşımızda duruyor söz konusu soru. Ayrıca, bu durumun yol açacağı olası sonuçlar tersane işçilerince bilinmez de değil. Hemen hepsi, bu formül aracılığıyla emeklilik yıllarında daha az ücret alacaklarını ve yine çalışmak zorunda kalacaklarını biliyorlar. Ancak bugünün geçim ihtiyacı, işçileri geleceklerini ipotek altına alma normalini kabullenmeye mecbur bırakıyor. Bugün vergi kesintisine uğramamış ücretin ihtiyacı, yarın emeklilikte de çalışmak zorunda kalma mecburiyetine ağır basıyor.
İşçiler güvenlik ekipmanını kendileri karşılıyor, iş kazası ise rutin
Tersanelerin kendi gündemi genelde iki başlıkta toplanır. Bunlardan biri ücret ve geçim meselesi ise bir diğer mesele de iş kazaları ve cinayetleridir. Öyle ki tersaneler iş kazası ve cinayetlerinin sıklıkla yaşandığı bir iş kolu olarak bilinir. Bu durum da ankette öne çıkarak kendisine yer bulmuş oldu. Sonuçlara göre, ağır yaralanmayla sonuçlanan iş kazası deneyimi olan işçilerin oranı yüzde 37. Ancak tekrar belirtmek gerekiyor ki tersanelerde gözü kaynak alması, çapak kaçması, kısmi yanıklar gibi kazalar; artık kazadan sayılmaz olan ve tersanenin normali olarak kabul gören durumlar. Bunların da kazadan sayıldığı bir ankette, kaza geçiren işçi oranı bir hayli yükselmiş olurdu. Kazalara sebep olan en temel belirleyiciyi de yine anket sonuçlarında görebiliyoruz. Zira, verilen cevaplara göre işçilerin yüzde 77’si güvenlik ekipmanlarının kendilerine sağlanmadığını belirtiyor.
İşçilerin büyük bir çoğunluğu yüzde 20’nin altında zam bekliyor
Sona gelirken belirtmekte fayda var. Anketin ortaya koymuş olduğu bu sonuçlar yeni bir şey keşfetmemize vesile olmadı. Bu sorunlar zaten bilinen ve işçilerin ana gövdesi tarafından farkında olunan sorunlardı. Ancak, anket aracılığıyla bu sorunları sayısal bir veri olarak ifade etme olanağına sahip olduk. Bunun da ötesinde, sıklıkla vurguladığımız gibi sorunların ortaklığını bir de bu anket aracılığıyla teyit etmiş olduk. Hal böyleyken, bir kez daha belirtmek gerekiyor: Sorunlarımızın ortaklığı, o sorunları aşabilmek için de ortak bir mücadelenin ihtiyacını yeniden ortaya koyuyor. Anketin sonuçları, bu bilincin işçilerce kazanılmasına vesile olduğu sürece kıymetli olacaktır. Aksi halde sorunlarımızı yeniden sıralamış olmak, tersane işçisine bir şey kazandırmayacaktır. Tersanelerde zam dönemi yakın. Bu bilinçle yan yana gelmek ve sürece müdahale etmek ihtiyaç. Yine anket sonuçlarına dönüp bakarsak, tersane işçilerinin yüzde 81’i yevmiyelere yüzde 20’nin altında zam yapılacağını öngörüyor. Yüzde 54’ü ise yüzde 10’un altında zam yapılacağını tahmin ediyor. Tahmin etmek, öngörmek yetmiyor. Değiştirmek için yan yana gelmekten başka bir çaremiz bulunmuyor.
Peki nereden başlamak gerek? Baret olarak, bizim cevabımız açık. Pazar günü yapacağımız tersane işçileri buluşmasıyla, anketin ortaya koyduğu tabloyu ve bu tabloyu nasıl değiştirebileceğimizi beraber tartışmak üzere yan yana geleceğiz. Anket sonuçlarımızın ve bu yazının eline ulaştığı her tersane işçisinin de bu buluşmanın parçası olma gerekliliğini hatırlatarak bitirmiş olalım…




