• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Mart 25, 2026
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      Kime karşı kiminle birlik?

      Kime karşı kiminle birlik?

      ‘Savaş’ ve ‘süreç’ 2023’te değil 2001’de başladı

      ‘Savaş’ ve ‘süreç’ 2023’te değil 2001’de başladı

      İktidarın süreç yönetimi ve Kürt yoksulları

      İktidarın süreç yönetimi ve Kürt yoksulları

      19 Mart Darbesi'nin birinci yılında demokrasi direnişi sürüyor

      19 Mart Darbesi'nin birinci yılında demokrasi direnişi sürüyor

    • Yaşam
      Türkmen’in tutuklanması sınıfa gözdağı ise yanıt da hep birlikte verilmeli

      Türkmen’in tutuklanması sınıfa gözdağı ise yanıt da hep birlikte verilmeli

      Rüya kabusa dönüştü

      Rüya kabusa dönüştü

      Cemevleri

      Cemevleri

      Beyin hakkında bildiklerinizi unutun: Yetişkinlikte de gelişmeye devam ediyor!

      Beyin hakkında bildiklerinizi unutun: Yetişkinlikte de gelişmeye devam ediyor!

    • Türkiye
      İsmail’in şeref madalyası

      İsmail’in şeref madalyası

      Diyarbekir’de kayyıma mektup var…

      Diyarbekir’de kayyıma mektup var…

      Türkmen’in tutuklanması sınıfa gözdağı ise yanıt da hep birlikte verilmeli

      Türkmen’in tutuklanması sınıfa gözdağı ise yanıt da hep birlikte verilmeli

      İktidarın süreç yönetimi ve Kürt yoksulları

      İktidarın süreç yönetimi ve Kürt yoksulları

    • Dünya
      Suçluluğun tetiklediği öfkenin katlanılamaz acımasızlığı...

      Suçluluğun tetiklediği öfkenin katlanılamaz acımasızlığı...

      ‘Savaş’ ve ‘süreç’ 2023’te değil 2001’de başladı

      ‘Savaş’ ve ‘süreç’ 2023’te değil 2001’de başladı

      Almanya’ya Türk ihraç ürünü: Kutuplaşma

      Almanya’ya Türk ihraç ürünü: Kutuplaşma

      Halk yığınlarının mücadelesi olmadan gerçek bir barış kazanılmaz!

      Halk yığınlarının mücadelesi olmadan gerçek bir barış kazanılmaz!

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      Kime karşı kiminle birlik?

      Kime karşı kiminle birlik?

      Online ithalat, şubat ayında frene bastı

      Online ithalat, şubat ayında frene bastı

      Ekonomi Koordinasyon Kurulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz başkanlığında toplandı

      Ekonomi Koordinasyon Kurulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz başkanlığında toplandı

      Suçluluğun tetiklediği öfkenin katlanılamaz acımasızlığı...

      Suçluluğun tetiklediği öfkenin katlanılamaz acımasızlığı...

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

  • Follow
    • Twitter

Muhammed Nur Denek

Muhammed Nur Denek

Varidat-Şeyh Bedreddin -6

Mayıs 29, 2024 Fikir & Yazı, Yazılar 0 comments

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

İNSAN-EVREN-TOPLUMSAL YAŞAM

Yüce Allah, Ta-ha suresinde “ sana dağları sorarlarsa deki: rabbim onları un-ufak eder, kum gibi savurur da yeryüzünde ne bir iniş görürsün ne bir tümsek” demiştir. Bu sözlerden şu anlamlar çıkabilir: son zamanda Tanrı özü görünüş alanına çıkıp evreni birlik kaplayacak, inişi çıkışı olmayan tek varlık (TEVHİD-Sınıfsız toplum) egemenliği yürüyecek. Dağları andıran niteliklerin (ayrıcalıklıların-zalimlerin) egemenliği sona erecek, zaman ıssı baştanbaşa birlik olacak, halkı da bu birliğe(eşitliğe ve adalete) çağıracak, Tanrı inişsiz çıkışsız sırrını insanlara açacak, gönülleri yumuşatacak.

İnsan zihniyetinin değişimine dair gereklilik yönüyle, bakış açısında oluşan iç ve dış (zahiri ve batıni/dünyevi ve uhrevi) yanılgıların un-ufak edilmesinin (ortadan kaldırılmasının-düzene sokulmasının) gerekliliğinin vurgulanması ile yeryüzündeki düzensizliklerin (buna dair yanılgıların) ortadan kalkacağı gerçeği açıklanıyor.

Yüce Allah; yeryüzünde ortaya çıkan eşitsizliklerin yok olacağı adil ve eşitlikçi bir yaşamı Tanrı özünün görünüş alanına çıkması ( Allah’ın iradesi) olarak tarif etmekte, sınıflara ayrılmış (inişli, çıkışlı), yoksul-zengin, yöneten-yönetilen, ezen-ezilen ilişkilerinin sürdüğü toplumların asla huzur bulamayacağı gerçeği ifade edilmektedir.

Tanrı niteliklerine kavuşanları Allah ve Rahman adlarıyla anılan varlığın yargılarını benimsemeye çağıracak, tanrı özüyle ilgili yargılar ortaya çıkacak, niteliklerle ilgili olanlar gizli kalacak, izleri bile görünmez olacak.

Allah’ın iradesine teslim olarak onun yargılarını benimseyenler, benlik yanılgısından kurtularak tanrının hüviyetine kavuşanlar gerçekleri görebilecek kabiliyete ulaşacak, hakikat ile yüzleşeceklerdir. Öncesinde sahip oldukları yanılgıların tamamı ortadan kalkacak, düştükleri cehalet karanlığının izleri silinip gidecektir.

Kişi, yaşamında onu etkisizleştiren, uyuşturarak yokluğa- karanlığa (cehenneme) mahkûm eden mülk edinme hastalığı, şehvet ve ihtiras dolu arzularından (ŞİRK) ancak Allah’ın yargılarını benimseyerek kurtulabilir. Bu yargıları hayatına rehber edinen kişi özgürleşecek, kurtuluşa erecek ve insanlaşacaktır (cennete girecektir). Toplumlar için de durum böyledir.

(Tanrı özünde ortaya çıkış, görünüş eğilimi vardır, buda tanrının tikel nesnelerde görünüş alanına çıkışı ile gerçekleşir. Sevgi de, eğitimden ve Tanrı özü gereğincedir. Yüce Allah’ın “Ben gizli bir gömüydüm bilinmeyi sevdim, beni bilsinler diye insanları yarattım” sözleri bunu gösterir. Başka bir deyişle, bu gerçekleşmede yoktu; ortaya çıkış(taayyün)da. Buna karşılık ben gene insanları yarattım, halkla gerçekleşip ortaya çıkarak onları görünüş alanına getirdim demektir.)

Yüce Allah Enbiya suresinde, “yalanlayanlar görmüyorlar mı, göklerle yeryüzü bitişikti, birdi, ikisini yarıp ayırdık” der. Bu ayetin yorumunda göklerle yeryüzünün bitişik olduğunu ileri sürmüşlerdir. Ben de derim ki: bu ayetten amaç İnsandır. Gökler melekût evrenini gösterir, yeryüzü de duyu evrenini, insan ikisinden oluşmuştur. Dölyatağında bir damla sıvı iken iki evren de birdi. Ona üfürerek ikisini yarıp ayırdık. İnsanda duyu evreniyle ilgili belirtiler de Melekût evreniyle ilgili belirtilerde görüldü. Bunlardan çıkan anlam bence budur. (64)

Ermişlik Tanrıyı sevmek, onun sevgisiyle gönlünü doldurmak, dünya tutkusundan sıyrılmaktır.(65)

Gerçekten Tanrı bir inci yarattı; daha sonra ondan âlemi var etti. Bu inci Tanrı özünde ortaya çıkan ilk varlıktır. (23)

 

MELEK-ŞEYTAN-CİN

Seni hakka götüren, hakka gitmen için özendiren her şey melektir, rahmandır, haktan başkasına götüren özendiren her nesne ise iblistir. Seni yüce Allaha yönelten güçlerin meleklerdir, gövdeye bağlı şehvet koşullarına götüren güçlerinde şeytandır. A şaşkın, sen meleklerle şeytanlarla dolusun, egemenlik üstün olanındır. Cin bu ikisi arasında kalan güçlerdir. (9)

İnsanlara faydası olmayanı ölülerden say gitsin ( İmam Ali)

İyiliğe ve kötülüğe yol açan güçler olarak melekler ve şeytanlar karşı karşıya getiriliyor. İyiliğe yol açanlar melek, kötülüğe yol açanlar ise şeytan veya iblis olarak tanımlanıyor. Bu dualite, insanın karşılaştığı içsel ve dışsal mücadeleleri simgeliyor. İyilikleri çoğaltan insan kavrayış kabiliyetinde pozitif gelişim sergileyerek aydınlığa çıkarken, kötülükleri çoğaltanlar karanlığa mahkûm oluyor.

Yeryüzü bölgelerinden bir yere düşen her yağmur damlasının bile belli bir nedeni vardır, o damlayı yere düşüren melektir. O damlanın varlığını sağlayan nesnelerin her biri bir melektir. Her damla için bir melek vardır dersen, damlanın varlığını sağlayan neden dolayısı ile doğruyu söylersin. Her damla için melekler vardır dersen gene o damlanın varlığını sağlayan nesneler yüzünden doğru söylemiş olursun. Bu iki sözcük arasında bir ayrılık yoktur. Her güç bir suretle yansıtılır ve ona melek denir. (10)

Ortaya çıkan (oluşan) olayların hepsinin bir içyüzü vardır, bir şey başka bir olgunun sonucu olarak gerçekleşir, bu temaşa sınırsız sayıdaki unsurun (kayıtlı varlığın) çok sayıdaki eylemselliğinin –kayıtlı olduğu varlıktan kaynaklanan fiillerin- birliği ile gerçekleşir. Hiçbir unsur bağımsız –kayıtlı olmaksızın- hareket edemeyeceği gibi o unsurların mutlak varlıklarından da söz edilemez. Hareketi gerçekleştiren mutlak varlık olan Allah’tır, hareket gerçekleşirken görüngüde ortaya çıkan unsurlar ise kayıtlı varlıklardır. Bu kayıtlı varlıklar ve bu varlıkların hareketini sağlayan güce Allah’ın melekleri denir.

Cennetin, cehennemin, onlarla ilgili nesnelerin anlamları başkadır. Bunları bilgisizlerin anlama olanağı yoktur. Melekler ise melekût âlemindendir, ancak bu duyu evreninde, gözle görülen evrende gerçekleşirler. Melekût evreni duyu evreninin içyüzü durumundadır. İyiliğe yol açanlara melekler(melaike), kötülüğe götürenlere de şeytanlar, iblisler denmiştir. Bu nedenlerden dolayı her biri kişinin anlayış yeteneğine uygun biçimde düşlenen bir kişiliğe bürünerek görünüş alanına çıkar. İnsan onu (meleği, şeytanı, cini) başka insanlar gibi bir kişi sanır, görünen bir gövdesi var diye düşünür. Gerçek ise böyle değildir, bu görünüş iç âlemdedir, ona düşlediği nitelikte görünmüştür. İnsan ilkin bir nesneye iyice baksa, sonra gözlerini yumsa onu gene görüyormuş gibi olur. Haktan yüz çeviren kişi de şeytandır. Uyuyan bir kimsenin gönlü kötülüklerden arınmışsa gördüğü düş olduğu gibi gerçekleşir, yanılma olmaz artık. (21)

Melek, şeytan ve cinlerin varlığı metaforlarla ifade ediliyor, örneğin insanların yaşamındaki iyilik ve kötülük eğilimlerini yönlendiren içsel güçler (arzu, ihtiras, şehvet vb.) ya da yağmuru indiren güçler, insanı doğru yoldan uzaklaştıran iblisler olarak betimleniyorlar. Bu kullanımlar melek, şeytan, cin kavramlarının sadece dini veya mitolojik kavramlar olmadığını, aynı zamanda insan psikolojisi ve etik kararlar üzerinde sembolik bir etkiye sahip olduklarını gösteriyor.

Gök katlarının güçleri ile öğelerin güçleri, bunların benzerleri meleklerdir, bunu da bilesin. Peygamberlerin bu konudaki sözleri benim söylediğim anlamdadır, bilgisizlerin sandıkları gibi değildir. (34)

Yüce Allah “Âdeme bütün adları öğretti” demiştir. Bu adlar yüce Allah’ın olgun ve üstün bir varlığı bildiren adlarıdır. Bu da olgun insandır, melekler değil. Bundan dolayı bütün adları olgun insana belletti, insan bu adların gösterdiği niteliklerle, davranış biçimleriyle nitelendi, biçimlendi. Meleklerde bu tür nitelenme, biçimlenme yoktur. Bu bir yüceliktir, taş, topaç gibi nesneleri gösteren harfleri bilmek, tanımak değildir. Çünkü bunu bilmek kolaydır, insanlar arasında da melekler arasında da övünülesi bir iş değildir. (50) 

Âdem’e adların öğretilmesi eşyanın isimlerini bilmesi, telaffuz etmesi anlamında değildir. Eşyanın hakikatini bilme kabiliyetine sahip olan insanın varlığa çıkışından bahsedilmektedir. Şekil itibarı ile insana benzeyen canlılardan bahsedilmemektedir. Onlar yeryüzünde yer içer oyalanır sonrada doğaya karışırlar. İnsan (adem) ise hakikatinin farkındalığına ermiş tanrısallık niteliği kazanmış olan varlık demektir.

Gökleri, yeryüzünü, öğeleri yansıtan melekler, onlarda bulunan ve tanrının dileği üzere, onlarda görünüş alanına çıkan güçlerdir. Onlar, bir göz yumup açış süresince bile Allah’a bağlanmaktan, onun adını anmaktan geri kalmazlar. “Allah’a hamd ederek, onun bütün eksik niteliklerden beri olduğunu söylemeyen bir nesne yoktur.” Ayeti de bu anlamdadır. İnsanın kan damarlarında dolaşan şeytanlar ise hayvansal nefsi şehvete sürükleyen, o nefiste bulunan güçlerdir. Bu güçlere uyularak şeriata ve Allah’a karşı çıkılır. Esenlik üstüne olsun, peygamberin “şeytan kan damarlarında dolaşır” sözü de bu anlamdadır. Ey bilgisizler, siz yüce Allah’ın, insanın iç varlığı (batını) ile ilgili bilgiler konusundaki sözlerini de, peygamberlerin ve erenlerin söylediklerini anlamıyorsunuz. Onlar bilirler, çalışırlar, önerilerde bulunurlar. Bilgisizliğiniz, anlayışınızın azlığı, gönüllerinizin bulanıklığı, ahiret bilgisi konusundaki şaşkınlığınız, bu dünyaya düşkünlüğünüz yüzünden işin iç yüzünü bilemiyorsunuz. O konular, kuruntulandığınız, sandığınız gibi değildir. Bu konuda şaşkınlığa kapılmışsınız, sapıklık içindesiniz, hakikatlerden ayrılmışsınız. Oysa sizin doğru buluşunuzda da sapıklık vardır. Şeriatı düzenleyen sizi esirgediği için bu konuyu sınırlandırmıştır. Çünkü doğru bulmanız bilgisizliğinizdendir. Nitekim kader konusundaki bilgisizliğiniz size doğru yolu göstermiştir. Oysa işin iç yüzünü göremediniz. Peygamberler bu sorunları bilirler, güneşi gördükleri, bildikleri netlikte bilirler. Yalnız akıllarınızın yeterlilik seviyesi nedeni ile bu konuyu size ve aşağılık kimselere açmazlar. Sende içini arıtsan söylediklerimi anlarsın. (51)

Gerçekler katında cennet, melekût âlemi (duyu âleminin iç yüzü) dir; âdem cennetten çıkmıştır denmesi de yoğunlaşarak bu âleme –evrene- indi, bu yolla nitelendi anlamındadır. (54)

Burada üstün bir anlayış ve kavrayış kabiliyetine sahip olan insanın (cennetteki Âdem- gerçeği gören, bilen) bu kavrayışın gerisine düşmesi ve artık hakikati daha alt bir âlemden kavrama seviyesine (duyu-şehadet âlemi- beş duyu ile sınırlı Âdem-Beşer) düşüşü olarak tarif edilmektedir. Cennet, burada gerçeği görmek olarak ifade edilirken, gerçeğe körleşmek cennetten kovulmak durumunu ifade ediyor.  İnsan hasta olunca bazen yediği yemeğin tadını alamaz, eylem aynı, gıda aynı ancak lezzet farklıdır. İşte bu benzetme gibi bir duruma işaret etmektedir, sağlıklı kişi yediği yemeğin lezzetine varır, hasta ise ne yerse yesin tat ve lezzet alamaz, işte melekûttaki durum o lezzetin farkına varılabilen haldir. Dünya (vücut) kokusundan kurtulmadan melekût (cennet) kokusu bilinemez.  Cennetin tadına varan için dünya bir leş hükmündedir ve asla masivaya (dünyevileşmeye) meyletmez. İşte bu kavrayışsızlık haline düşmeye sebep olan şeyler ( arzular, ihtiraslar, eyleyişler vb.) şeytanlar olarak ifade edilmektedir.

Cin’in melekten, şeytanlardan, iblisten daha genel bir sözcük olduğunu bil. Bütün bunlar ruhlar âlemindendir, cisimler âleminden değil. Gene bunlar tümel (külli) ve tikel (cüz’i) güçlerdir. Bunlardan insanı tanrıya yaklaştırmaya çalışanlara melekler, tanrıdan uzaklaştırmaya, dünyaya bağlamak isteyenlere şeytanlar denmiştir. Cinin meleklerden daha genel olduğunu söylemiştik. Bunun kanıtı da “ kâfirler, Allah ile cinler arasında soydaşlık vardır sandılar” ayetidir. Kâfirler, melekler Tanrının kızlarıdır dediler, cinler ve şeytan tanrının kızlarıdır demediler. Bundan meleklerin cin kavramının kapsamı içinde olduğu anlaşılmaktadır. (67)

Yüce Allah “şehirlerdeki halk tümden inansa ve çekinse onlara gökten ve yerden bereketler açar, indirirdik” demiştir. Yani eğer varlık ıssı olanlar bizim yolumuzda mücahade etseler, mülk ve melekût âlemine özgü yollarımızı onlara açardık. Âlemlerin hakikatini açıklayan ilahi ilhamları- tanrısal esinleri, lütufları onlar için kolaylaştırırdık, demektir bu. Gök, melekûta işarettir, yeryüzü ise mülk âlemine işarettir. (75)

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Yorumunuzu bırakın


İlgili Haberler

Kime karşı kiminle birlik? Fikir & Yazı
Mart 25, 2026

Kime karşı kiminle birlik?

Online ithalat, şubat ayında frene bastı Ekonomi
Mart 24, 2026

Online ithalat, şubat ayında frene bastı

Ekonomi Koordinasyon Kurulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz başkanlığında toplandı Fikir & Yazı
Mart 24, 2026

Ekonomi Koordinasyon Kurulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz başkanlığında toplandı

ZAMAN AKIŞI

Mar 25 17:10
Arkasayfa

Kime karşı kiminle birlik?

Mar 24 12:37
Ekonomi

Online ithalat, şubat ayında frene bastı

Mar 24 12:24
Arkasayfa

Ekonomi Koordinasyon Kurulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz başkanlığında toplandı

Mar 24 12:08
Gündem

Suçluluğun tetiklediği öfkenin katlanılamaz acımasızlığı…

Mar 24 11:36
Arkasayfa

Laiklik nedir?

Mar 24 11:32
Bilim & Teknoloji

İyot nedir ve neden ihtiyaç duyarız?

Mar 24 11:29
Gündem

‘Savaş’ ve ‘süreç’ 2023’te değil 2001’de başladı

Mar 24 11:11
Arkasayfa

İsmail’in şeref madalyası

Mar 24 10:36
Arkasayfa

Diyarbekir’de kayyıma mektup var…

Mar 24 10:30
Emek

İşler az diye zorunlu izin ve yarım maaş dayatması yapılabilir mi?

Mar 23 21:47
Gündem

Almanya’ya Türk ihraç ürünü: Kutuplaşma

Mar 23 19:41
Eğitim

Tüm okullarda yarın ilk ders: Finansal okuryazarlık işlenecek

Mar 23 19:11
Ekonomi

İtibardan disipline: Kredi kartları ve borçlandırılan insan

Mar 23 14:00
Arkasayfa

Türkmen’in tutuklanması sınıfa gözdağı ise yanıt da hep birlikte verilmeli

Mar 23 13:41
Arkasayfa

İktidarın süreç yönetimi ve Kürt yoksulları

Mar 19 22:23
Arkasayfa

Modern Bir Hira Provası Olarak Ramazan

Mar 19 13:31
Arkasayfa

Bayramı zehir eden adamlar

Mar 19 12:29
Ekonomi

Tarih belli oldu: Motorine dev zam yolda

Mar 19 12:22
Ekonomi

Ekonomik kriz kartlara yansıdı: Harcamalar hızla yükseliyor!

Mar 19 11:39
Arkasayfa

19 Mart’ın üzerinden bir yıl geçti: Neler yaşandı?

Mar 19 11:33
Arkasayfa

Rüya kabusa dönüştü

Mar 19 11:15
Arkasayfa

Seçim sizin!

Mar 18 16:20
Sağlık

Zayıflama iğnelerinin göz sağlığı üzerindeki etkileri: Hızlı kilo kaybına dikkat

Mar 18 16:17
Bilim & Teknoloji

Yapay zekanın ekonomiye etkileri: Yıkıcı bir tehdit mi yoksa evrim mi?

Mar 18 15:56
Arkasayfa

Hapishanelerden yükselen çığlıklar (2)

Mar 18 15:30
Arkasayfa

Cemevleri

Mar 18 13:33
Gündem

Halk yığınlarının mücadelesi olmadan gerçek bir barış kazanılmaz!

Mar 18 13:27
Emek

Patron suçlu, sendikacı tutuklu

Mar 18 13:08
Arkasayfa

Kur’an Varken Rivayetle Din Kurmak: “Haber Delili”nin Çıkmazı

Mar 17 11:09
Gündem

Beyin hakkında bildiklerinizi unutun: Yetişkinlikte de gelişmeye devam ediyor!