• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Ocak 30, 2026
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      Endüstrileşmeden spekülatif despotik kapitalizme, sanayileşmeden MÜTAMAŞERİK yamaklık okullarına

      Endüstrileşmeden spekülatif despotik kapitalizme, sanayileşmeden MÜTAMAŞERİK yamaklık okullarına

      Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

      Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

      Rojava aynasından ABD-Türkiye ilişkileri

      Rojava aynasından ABD-Türkiye ilişkileri

      Valilik yasaklamış, DEM Parti ‘yapacağız’ demişti: "Öcalan’a özgürlük mitingi" ikinci kez ertelendi

      Valilik yasaklamış, DEM Parti ‘yapacağız’ demişti: "Öcalan’a özgürlük mitingi" ikinci kez ertelendi

    • Yaşam
      80 Yılda Devr-i Âlem

      80 Yılda Devr-i Âlem

      Damar Sağlığını Koruyan 5 Süper Besin! Kan Akışını İyileştiriyor, İltihaplanmayı Önlüyor

      Damar Sağlığını Koruyan 5 Süper Besin! Kan Akışını İyileştiriyor, İltihaplanmayı Önlüyor

      Hrant Dink katledildiği yerde anılacak: Hakikatin izinde, adaletin peşinde

      Hrant Dink katledildiği yerde anılacak: Hakikatin izinde, adaletin peşinde

      Çocuk hapishaneleri: İktidarların gelecek korkusu

      Çocuk hapishaneleri: İktidarların gelecek korkusu

    • Türkiye
      Endüstrileşmeden spekülatif despotik kapitalizme, sanayileşmeden MÜTAMAŞERİK yamaklık okullarına

      Endüstrileşmeden spekülatif despotik kapitalizme, sanayileşmeden MÜTAMAŞERİK yamaklık okullarına

      Görüş gününe yetişen yazı

      Görüş gününe yetişen yazı

      30 milyon dolarlık fakir

      30 milyon dolarlık fakir

      Valilik yasaklamış, DEM Parti ‘yapacağız’ demişti: "Öcalan’a özgürlük mitingi" ikinci kez ertelendi

      Valilik yasaklamış, DEM Parti ‘yapacağız’ demişti: "Öcalan’a özgürlük mitingi" ikinci kez ertelendi

    • Dünya
      Rojava aynasından ABD-Türkiye ilişkileri

      Rojava aynasından ABD-Türkiye ilişkileri

      Saatler yine savaşa kuruldu

      Saatler yine savaşa kuruldu

      Kürtlerde öfke ve hayalkırıklığı

      Kürtlerde öfke ve hayalkırıklığı

      Kobani'nin köylerine saldırılar sürüyor

      Kobani'nin köylerine saldırılar sürüyor

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      Mahfi Eğilmez: İşsizlik gerçekten düşüyor mu?

      Mahfi Eğilmez: İşsizlik gerçekten düşüyor mu?

      Görüş gününe yetişen yazı

      Görüş gününe yetişen yazı

      Haklar ihlal edilmiyor, iptal ediliyor

      Haklar ihlal edilmiyor, iptal ediliyor

      Rojava aynasından ABD-Türkiye ilişkileri

      Rojava aynasından ABD-Türkiye ilişkileri

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

H.Anıl Aslan

H.Anıl Aslan

Orta Doğu Çatışmalarının Yansımaları: Kürt Kartı ve Mezhep Ayrılığı Tuzağı

Temmuz 16, 2025 Fikir & Yazı, Yazılar 0 comments

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Tarihsel Arka Plan

İran ile İsrail arasındaki gerilim 1979’daki İran İslam Devrimi’nden bu yana süre gelen ideolojik ve siyasi bir çatışmaya dayanmaktadır. Devrim sonrasında İran, İsrail’i gayrimeşru bir “Siyonist rejim” olarak tanıdığını ilan etti ve Filistin davasının ateşli bir savunucusu haline geldi. Bu durum, iki ülke arasında uzun yıllardır süren bir düşmanlığın temelini attı. İran’ın Filistin’i desteklemesi ve İsrail’in bölgedeki politikalarını sert şekilde eleştirmesi, aralarındaki husumeti derinleştirdi. Uzun süre doğrudan sıcak savaş değil, iki ülke siyaseti üzerinden “ideolojik savaşlar” şeklinde süren bu mücadele, Suriye’den Lübnan’a kadar çeşitli cephelerde de kendini göstermiştir.

Bu tablo, Orta Doğu siyasetindeki kırılgan dengeleri sarsarken bölgedeki tüm ülkeleri etkilemektedir. İran-İsrail gerilimi sadece iki ülkenin meselesi değil, etnik ve mezhepsel hatlar üzerinden tüm Orta Doğu’yu ilgilendiren bir mücadele haline gelmiş durumdadır.

İran-İsrail rekabeti, bölgedeki diğer ülkelerin de tutumunu şekillendirmektedir. İsrail, kendisini tehdit eden İran’ın nüfuzunu dengelemek için uzun süredir bazı Sünni- Arap ülkeleriyle yakınlaşma stratejisi izlemektedir. Bu stratejinin özellikle İran Devrimi sonrası temelinde maalesef mezhepsel ayrışmaları körüklemek yatmaktadır. İran, Şii dünyasının önde gelen temsilcisi olarak görülürken, Suudi Arabistan başta olmak üzere bazı Sünni yönetimler İran’ı bir rakip olarak konumlandırdılar. İsrail ise bu Sünni-Şii gerilimini kendi lehine kullanmaktan çekinmedi. Örneğin, İran’ın Suriye ve Lübnan’da Şii müttefikleri (Esad yönetimi, Hizbullah vb.) desteklemesi İsrail tarafından tehdit olarak gösterilirken, karşı cephede bazı Arap ittifaklarda kurulmuştur. Oysa asıl ihtiyaç mezhepsel ayrımları ve İran’ın dış politikaları ve siyasi yönelimlerini eleştirmeyi bırakıp bir kenara bırakıp ortak tehdit algısında birleşmektir. Nitekim Filistin meselesi Sünni ya da Şii ayrımı gözetmeksizin tüm İslam dünyasını ilgilendiren bir davadır. Bu gerçeklik, İslam ümmetinin bu tehlikeli saldırganlık karşısında birleşik ve koordineli bir tavır almasını gerektirir. Çünkü Siyonist rejim ümmetin merkezi düşmanıdır ve onunla başa çıkabilmek gerekir. Mesele Şii-Sünni ihtilafı değil, ortak düşmana karşı birleşme meselesi dir.

Orta Doğu’da İsrail’in stratejisi sık sık “böl ve yönet” taktiğine dayanmış, ulus devlet sürecinde başlayan ilişkiler, etnik ve mezhepsel çatışmalar fay hatlarını derinleştirerek kendine alan açmaya çalışmıştır. Fakat halkların kazancı, bu tuzağa düşmemekte yatmaktadır. Sünni veya Şii, Arap veya Acem fark etmeksizin bölge ülkeleri ve toplumları, dış müdahalelere ve İsrail’in saldırgan emellerine karşı ortak tavır almadıkça kalıcı bir huzur sağlanamaz. Son yıllarda İran ve Suudi Arabistan arasında Çin arabuluculuğunda başlayan yakınlaşma hamlesi, mezhep eksenli kutuplaşmayı azaltma potansiyeli taşıdığı için bölge halklarında umut uyandırmıştır. Aynı şekilde Türkiye ve İran’ın Suriye ve Irak gibi konularda görüş ayrılıklarına rağmen zaman zaman diyalog ve iş birliği zemini bulabilmeleri de önemlidir. Unutmamak gerekir ki, İsrail ve destekçileri için en ideal senaryo, Müslüman dünyanın kendi içinde kavgalı ve parçalı olmasıdır. Bu senaryoyu bozmanın yolu ise farklılıkları kaşıyan politikaları reddetmek ve ortak değerler etrafında birleşebilmektir.

Kürtler, İsrail ve “Kürt Kartı”

Son yıllarda Ortadoğu’da büyük güçler, Kürt meselesini kendi çıkarları doğrultusunda bir koz olarak kullanmışlardır. İsrail de bunların başında gelir. İsrail devleti, kuruluşundan itibaren kendisini kuşatan Arap çoğunluklu düşman ülkeler karşısında “çevre doktrini” adı verilen bir strateji benimsemiştir. Bu doktrine göre, İsrail etrafındaki Arap olmayan unsurlarla (Türkler, Farslar, Kürtler gibi) iyi ilişkiler geliştirip doğal müttefikler edinerek Arap cephesini dengelemeye çalışmıştır.

Bu tür ittifakların ne kadar çıkar hesabına dayalı ve geçici olabileceğini tarih göstermiştir. İsrail çok önceden beri “bölgedeki Kürtleri, Arap ve İran kaynaklı tehditlere karşı bir tampon” olarak gördüğünden bu desteği vermektedir. Tel Aviv, Kürtlerin devletleşmesini, hem İran’ı hem de Türkiye’yi meşgul edecek ve bölecek, Arap dünyasını sarsacak stratejik bir hamle olarak değerlendirmektedir.

Bazı Kürt topluluklarında ise tarih boyunca maruz kalınan baskılar ve ortada kalmışlık duygusu, İsrail’e karşı bir sempati yaratmış durumdadır. İsrailli yazar Anghel bu paralelliğe dikkat çekerek “Kürtler, dünyadaki en büyük devletsiz halk; tarih boyunca baskıya uğradılar ve yok edilme tehdidi yaşadılar. Soykırımdan geçmiş bir halk olarak İsrail’i bir rol model görüyor, onun başardığını başarmak istiyorlar” diye yazmıştır.

Oysa bu çizginin bölgede barış ve istikrara hizmet etmeyeceği ortadadır. Her şeyden önce İsrail’in Kürtlere desteği ilkesel değil stratejiktir; kalıcı değil konjonktüreldir. Çıkarı için destekleyip sonra ortada bıraktığı Kürtleri, gelecekte menfaati değiştiğinde yine yüzüstü bırakacaktır. İran-İsrail savaşı tam manasıyla patlak verirse ilk zarar görecek yerlerden biri belki de Kürtlerin yoğunlukta olduğu coğrafya olacaktır. İsrail’in bölgede kendisi için bir ileri karakol gibi gördüğü Kürt bölgeleri, böyle bir savaşta cephe hattına dönüşebilir.

İsrail’in desteği, Kürt davasına ilk bakışta uluslararası meşruiyet kazandırıyor gibi görünse de, bölge ülkelerinin tamamını karşısına alan bir bağımsızlık veya statü mücadelesidir. Türkiye, İran, Irak, Suriye gibi komşularıyla kavgalı ve sadece İsrail’e dayanarak yürüyecek bir Kürt siyasetinin sonu kötüdür. İsrail’in Kürt kartını kendi amaçları için kullandığı Türkiye de de strateji uzmanlarınca da dile getirilmektedir: Kriter Dergisi’ndeki bir analizde, “İsrail, Türkiye’ye doğrudan saldıramasa da elinde Türkiye’nin ulusal güvenliğine doğrudan zarar verebilecek bir koz vardır. Bu koz, Türkiye-İsrail ilişkilerinin aşil topuğu olan Kürt kartıdır” denilmiştir. Bu tespit, İsrail’in Kürt meselesini bir şantaj unsuru olarak gördüğünü net biçimde ortaya koyuyor. Dolayısıyla Kürt temsilcilerin yapması gereken, bu kozun kullanılmasını zorlaştırmak, yani Ankara ile sorunlarını dış güçlerin müdahalesi olmadan demokratik diyalogla çözmeye çalışmaktır. Aynı şekilde Türkiye’nin de tüm vatandaşlarına yönelik politikalarında adaleti ve hakkaniyeti sağlamak ve birleştirici olmak , dış aktörlerin provokasyonlarını boşa çıkarmak için elzemdir. Temmuz 2025 itibariyle yeni bir barış süreci ve silah bırakmalar yaşanmıştır. Bu çok güzel bir olaydır. İnanıyorum ki Türkiye Cumhuriyetinde Türkler ve Kürtler kardeşçe yaşayacaktır.

Mezhep Ayrılığına Karşı Birlik ve sağduyu

Ortadoğu’nun tarihinde maalesef hem etnik hem mezhepsel bölünmeler defalarca dış güçler tarafından istismar edilmiştir. Osmanlı-Safevi rekabetinden beri süre gelen Sünni-Şii ayrılığı, 20. yüzyılda ve günümüzde yeni jeopolitik fay hatları oluşturmak için kullanılmaktadır. Oysa sıradan halklar için önemli olan, kimliğimizden bağımsız olarak zulme karşı adaletin yanında yer almak olmalıdır. Ne yazık ki medya ve propaganda yoluyla zihinlere mezhepçi önyargılar işlenmektedir. Türkiye’de veya Arap ülkelerinde kimi yayın organları, İran’dan söz ederken özellikle “Şii İran” vurgusu yaparak Sünni kamuoyunda bir mesafe oluşturma gayreti içine giriyor. Aynı şekilde İran veya Irak’ta katı bazı çevreler de “Vahhabi/Sünni tehdit” söylemini abartarak Şii kitleleri korkutmaya çalışabilmektedir. Bu algı operasyonlarına karşı uyanık olmak gerekir. Şii’ye, “senin Sünni düşmanın var, İsrail onlardan daha insaflıdır” derken; Sünni’ye de “esas sana tehdit Şiiler, İsrail onlardan daha az tehlikeli” dedirtiyorlar. Böylece her iki kesimi de birbirine kırdırıp kendi çıkarlarını sürdürmektedir. Halbuki sorulması gereken şudur: Biz kendi aramızda kavga ederken kazanan kim olacak? Emin olun, ne Şiiler kazanacak ne Sünniler, kazanan sadece bölgeyi sömürmek isteyen emperyalist güçler ve İsrail gibi yayılmacı politikalara sahip rejimler olacaktır.

Türkiye’de halk arasında yaygın bir söz vardır: “Zulüm kimden gelirse gelsin karşıyız, mazlum kim olursa olsun yanındayız.” İşte bu anlayış, bizi mezhep tuzağından koruyacak yegâne reçetedir. Eğer bir zalim varsa – ister Şii olsun ister Sünni, ister Hıristiyan ister Yahudi – ona karşı durmak her vicdan sahibi insanın görevidir. İsrail’in saldırganlığı başarıya ulaşırsa sırada başka Müslüman ülkeler de olacaktır. Bugün İran’ın yalnız kalması yarın Türkiye’nin de benzer bir tehditle yüzleşmesi anlamına gelebilir. Nitekim İsrail yanlısı bazı odaklar, Türkiye’yi de “Sünni siyasi İslam’ın öncüsü” olmakla suçlayarak hedefe koymaktadır. Dolayısıyla Türkiye’de Sünni çoğunluğun, tarihi Ali-Muaviye tartışmalarını veya Osmanlı-Safevi kavgalarını bugüne taşıyarak bir perspektif hatasına düşmemesi gerekiyor. İhtiyaç duyulan tutum; Mezhep gerginliğine prim vermeden, zulmü durdurma ve dayanışma odaklı bir tavır almaktır. Sosyal medyada bu tarz olaylar çok yaşanmakta Şii düşmanlığı Siyonizm sevgisine dönüşebilmektedir.

Unutmamak gerekir ki İran da neticede emperyalizme karşı duruşu ve Filistin yanlısı politikaları nedeniyle hedef alınmaktadır. İran yönetimini iç siyasi nedenlerle eleştirebiliriz, farklılıklarımız olabilir; ama konu İsrail’in saldırganlığına geldiğinde şahsi kızgınlıklarımızı bir kenara bırakmalıyız. Zira İsrail’in füzesi düştüğünde, Şii’yi-Sünni’yi ayırt etmiyor; masum canları alıyor. Aynı şekilde Filistin’deki bir çocuğun gözyaşında mezhep yok, sadece zulüm vardır. İşte bu bilinçle hareket edersek, mezhep farklılıklarının bizi bölmesine izin vermeden zalime karşı birlik olabiliriz.

Sonuç

Güncel İran-İsrail gerilimi, Orta Doğu’daki fay hatlarını yeniden harekete geçirme potansiyeline sahip kritik bir meseledir. Bu gerilimde taraflar sadece Tahran ve Tel Aviv değil; bölgedeki tüm halklar ve ülkeler de dolaylı da olsa etki altındalar. Böylesi bir dönemde soğukkanlı analiz yapmak ve tarihsel tecrübelerden ders çıkarmak her zamankinden daha önemlidir.

İsrail kendi güvenliği ve yayılmacı hedefleri uğruna etnik ve mezhepsel her ayrılığı kullanmaktan çekinmemiştir. Kürt meselesi bunun en somut örneklerinden biridir: Dün Kürtleri destekleyip bugün kolayca feda edebilecek olan İsrail’e bel bağlama seçeneği Kürtler için hem ahlaki hem stratejik açıdan çok riskli bir seçenektir. Kürt halkının gerçek dostu, ne olursa olsun Türklerdir ve yanı başındaki komşu halklardır. Coğrafyamızda kalıcı barış bu halkların birbirine kenetlenmesiyle mümkündür. Aynı şekilde Sünni dünyasının da İran’a mezhebi kimliği yüzünden cephe almak yerine, ortak değerler ve çıkarlar ekseninde diyalog yollarını açık tutması gerekir. Eğer bugün farklı mezheplerden Müslümanlar birbirine düşman kesilirse, yarın hep birlikte daha güçsüz düşeceğimiz açıktır.

Son olarak ister Türk ister Kürt, ister Arap ister Fars olsun, bölge halklarının çıkarı barış, adalet ve birliktedir. Tarih, içeriden parçalanan coğrafyaların dışarıdan kolay lokma haline geldiğini acı örneklerle göstermiştir. Buna karşın, birlik olan milletlerin en zor düşmanları bile alt edebildiğini biliyoruz. İran-İsrail gerilimi etrafında dönen son olaylar, bizlere tekrar bu birlik ihtiyacını hatırlatıyor. Kürtler geçmiş kırgınlıkların rövanşını İsrail’den medet umarak aramamalı; Türkler mezhep farklılığını düşmanlığa dönüştürmemeli. Tam tersine, ortak tarihi ve coğrafyayı paylaşan bu kadim halklar, farklılıklarını zenginlik bilip emperyalizmin oyunlarına karşı omuz omuza durabilmelidir. ( Ki zaten mezhepler siyasi olgulardır. Kur’an fırkalara ayrılmayın der. Bu başka bir yazı konusudur. ) Eğer başarabilirsek, ne İsrail’in “Kürt kartı” ne de mezhep fitneleri amacına ulaşamayacaktır. Aksi halde, kazananı olmayan çatışmalarla birbirimizi tüketmeye devam ederiz. Özellikle sosyal medya platformunda Şii’lere karşı İsrail’i tutan sözler söyleyen kişiler ve İsrail’e sempati duyan kişiler bu sözlerinden vazgeçmelidir.

Bugün bölgede barış ve istikrar isteyen herkesin yapması gereken, halk diliyle söylersek, birbirimize düşmeyi bırakıp asıl düşmana odaklanmaktır. Asıl düşman, topraklarımızı karıştırıp çıkar sağlamaya çalışanlar ve masumları katledenlerdir. İran da, Türkiye de, Arap dünyası da bu gerçeği ne kadar erken idrak eder ve birlik olursa, Ortadoğu’nun makus talihini değiştirme şansı o kadar artacaktır. Gelin enerjiğimizi birbirimizle kavga etmeye değil, birlikte daha güzel bir gelecek inşa etmeye harcayalım. Unutmayalım: Tarih, birlik olanların zaferleriyle doludur; ayrılığa düşenlerin ise trajedileriyle…

Kaynaklar:

  • Gündem Belçika – “İran, İsrail ve Bölgesel Güç Mücadelesi”
  • Reuters – “Iran attacks Iraq’s Erbil with missiles in warning to U.S., allies”
  • Kriter Dergi – “Türkiye’nin ‘Aşil Topuğu’: İsrail’in Kürt Kartı”
  • researchgate.net
  • VOA Türkçe
  • İslami Analiz

Yorumunuzu bırakın


İlgili Haberler

Mahfi Eğilmez: İşsizlik gerçekten düşüyor mu? Ekonomi
Ocak 30, 2026

Mahfi Eğilmez: İşsizlik gerçekten düşüyor mu?

Görüş gününe yetişen yazı Fikir & Yazı
Ocak 29, 2026

Görüş gününe yetişen yazı

Haklar ihlal edilmiyor, iptal ediliyor Fikir & Yazı
Ocak 29, 2026

Haklar ihlal edilmiyor, iptal ediliyor

ZAMAN AKIŞI

Oca 30 14:22
Ekonomi

Mahfi Eğilmez: İşsizlik gerçekten düşüyor mu?

Oca 30 14:20
Gündem

80 Yılda Devr-i Âlem

Oca 30 13:36
Ekonomi

İPA: İstanbulluların yüzde 63,4’ü dışarıda yeme-içme harcamalarını kıstı

Oca 30 13:25
Ekonomi

Türk-İş’e göre açlık sınırı 31 bin lirayı aştı, yoksulluk sınırı 102 bin liraya dayandı

Oca 30 13:18
Gündem

Endüstrileşmeden spekülatif despotik kapitalizme, sanayileşmeden MÜTAMAŞERİK yamaklık okullarına

Oca 29 12:31
Bilim & Teknoloji

Biyolojik yaş hesaplama: Organlarınız gerçekten kaç yaşında?

Oca 29 12:24
Ekonomi

İş dünyasında yeni kavram “Sessiz Çatlama”

Oca 29 12:21
Gündem

Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

Oca 29 12:16
Arkasayfa

Görüş gününe yetişen yazı

Oca 29 11:43
Kadın

Manisa ve Ankara’da 2 kadın katledildi, 1 kadın ağır yaralı

Oca 29 11:25
Sağlık

Kapalı alanda sigaraya yeni düzenleme yolda

Oca 29 11:21
Ekonomi

Selçuk Geçer’den Küresel Alarm: Altın 10.000 Dolara Koşuyor, Türkiye İçin Büyük Tehlike!

Oca 29 11:14
Arkasayfa

Haklar ihlal edilmiyor, iptal ediliyor

Oca 28 16:07
Bilim & Teknoloji

Yapay Zekâ Bilimi Otomatikleştirir mi?

Oca 28 16:03
Kültür & Sanat

Kuantum Oyun Teorisi Geleceği Nasıl Değiştirecek?

Oca 28 13:33
Gündem

Rojava aynasından ABD-Türkiye ilişkileri

Oca 27 12:12
Yazılar

Rojava, Suriye, PKK, Türkiye ve Dünya

Oca 27 11:34
Gündem

Saatler yine savaşa kuruldu

Oca 26 12:47
Sağlık

Damar Sağlığını Koruyan 5 Süper Besin! Kan Akışını İyileştiriyor, İltihaplanmayı Önlüyor

Oca 26 11:32
Gündem

Kürtlerde öfke ve hayalkırıklığı

Oca 26 11:27
Gündem

Kobani’nin köylerine saldırılar sürüyor

Oca 23 22:10
Arkasayfa

Makbul Erkek, Görünmez Kadın

Oca 23 16:33
Ekonomi

30 milyon dolarlık fakir

Oca 23 16:31
Gündem

Valilik yasaklamış, DEM Parti ‘yapacağız’ demişti: “Öcalan’a özgürlük mitingi” ikinci kez ertelendi

Oca 23 16:30
Ekonomi

Saray’dan sigaraya zam planı: Sağlık Politikaları Kurulu ‘Paketi en az 300 TL olmalı’ dedi

Oca 23 16:09
Ekonomi

Patronlar 3 yılda İşsizlik Fonu’ndan 208 milyar TL aldı

Oca 23 16:02
Ekonomi

Saraya ayrılan kaynak 19 bin emekli maaşı

Oca 22 13:42
Arkasayfa

Kapitalizmin Serüveni: İnsanlık Tarihi Boyunca Oluşumu ve Evrimi

Oca 22 12:10
Ekonomi

En düşük emekli maaşı belli oldu

Oca 22 12:05
Ekonomi

CHP’li Gürer: ‘Baş tacı demekle emeklinin karnı doymuyor’