Latin Amerika’yı tekrar ABD’nin “arka bahçesi” ilan eden Trump yönetimi, Küba’da uzun süredir sürdürülen baskı kampanyasını boğucu bir araca dönüştürdü. Küba’nın temel enerji kaynağı olan başta Venezuela olmak üzere dış kaynaklı petrolün kesilmesi, eğitimden ulaşıma ve turizme hayati önemdeki birçok sektörü felç etti.
Venezuela petrollerinin kontrolünü ele geçiren Trump yönetimi, ocak ayı sonunda ABD’nin gümrük tarifesi sistemini Küba’ya petrol satan ya da sağlayan ülkelere karşı silah haline getirdi.
YARDIMLARI ENGELLİYOR
Trump’ın kararının ardından Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, ABD yaptırımları endişesiyle Küba’ya petrol sevkiyatını askıya alırken “şimdilik insani yardım gönderileceğini” söyledi. Sheinbaum, Papaloapan ve Isla Holbox gemilerinin ilk insani yardım sevkiyatından dönmesinin ardından 800 tonluk bir yardım daha gönderileceğini söyledi.
ABD’nin yaptırım ve tehditleriyle derinleşen yakıt krizi, Küba’da havacılıktan turizme kadar birçok sektörü durma noktasına getirirken ada ekonomisini yeni bir çıkmaza sürüklüyor.
On yıllardır kendi kaynaklarıyla ayakta duran Karayipler ülkesinde ekonominin başlıca gelir kaynağı olan turizm, ABD’nin maksimum baskı politikasından etkilenen ilk sektör oldu. Elektrik kesintileri nedeniyle geçen hafta bazı oteller kapanmaya başlarken Havana yönetimi, turistleri başka tesislere yönlendirmeye başladı.
TURİZMİ ÇÖKERTİYOR
Aralık ayından bu yana ülkeye petrol girmediğini belirten Küba yönetimi, petrol stoklarındaki azalma nedeniyle uluslararası havayollarına sağlanan yakıt tedarikinin 1 ay süreyle askıya almak zorunda kaldıklarını açıkladı. Havana yönetimi, bunun gıda ve elektrik üretimine yoğunlaşmak için yapıldığını duyurdu.
Karar nedeniyle birçok uluslararası havayolu şirketi Küba’ya seferleri durdurdu. Rus havayolu şirketi Rossiya’nın gelecek günlerde Küba’dan Rus turistlere yönelik tahliye uçuşları gerçekleştireceği ve ardından bu ülkeye uçuşları geçici olarak durduracağı aktarıldı.
OKUL KAPALI, BENZİN KARNELİ
ABD ablukası nedeniyle derinleşen enerji krizi, günlük hayatı da derinden etkiliyor. Hükümet çalışma saatlerinde değişiklik, kamu çalışanları için uzaktan çalışma, ders ve akademik etkinliklerin azaltılması ile Havana Uluslararası Kitap Fuarı gibi kültürel etkinliklerin iptali gibi kararlar aldı.
Başta başkent Havana olmak üzere toplu taşıma büyük ölçüde durdu. Birçok bölgede halkın temel gıda maddelerine erişimi iyice zorlaştı. Akaryakıt dağıtım şirketleri ise benzinin yalnızca dolar karşılığında ve kişi başına 20 litre ile sınırlı satılacağını duyurdu.
DİRENİŞ VE YARATMA
Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, ABD’nin ülkeye diz çöktürme çabalarına rağmen, Küba’nın egemenlikten taviz vermeyeceğini ve baskılar altında geri adım atmayacağını vurguladı.
Trump’ın Küba için “başarısızlığa uğramış bir devlet” sözlerine atıfta bulunan Díaz-Canel, “Küba başarısız bir devlet değil, dünyanın en büyük gücünün uyguladığı en büyük baskılara direnmeye devam eden bir ülke” dedi. “Direnmezsek ne yapacağız, teslim mi olacağız diyen Díaz-Canel, Küba halkının sadece “direnme” değil “yaratma” iradesinin de olduğunu vurguladı.
ABD ile eşit şartlarda, egemenliğe ve bağımsızlığa saygı temelinde diyaloğa açık olduklarını söyleyen Díaz-Canel, uluslararası dayanışmanın sürdüğünü vurguladı.
Díaz-Canel’in de söylediği gibi Küba’ya yönelik emperyalist ablukaya karşı uluslararası dayanışma çığ gibi büyüyor.
DEVLET DÜZEYİNDE DESTEK
Rusya, ABD’nin Küba’ya yönelik yaptırımlarının ülkeyi ağır bir enerji krizine sürüklediğini belirterek uluslararası topluma uyarıda bulundu. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Moskova’nın Havana’ya “her türlü yardımı” sağlamak için olası çözüm yollarını değerlendirdiğini açıkladı. Izvesitia’nın haberinde ise Rusya’nın “Küba’ya petrol göndermeye hazırlandığı” belirtilirken sevkiyatın “insani yardım” şeklinde kısa sürede başlaması bekleniyor.
Çin ise ABD’nin 60 yılı aşkın ablukasının sona erdirilmesi çağrısını yineleyerek Havana’ya siyasi ve mali yardımı sürdüreceğini duyurdu.
ULUSLARARASI DAYANIŞMA
Devlet düzeyinde atılan adımlardan da önemlisi, Küba için Amerika kıtası ve ötesinde büyük bir dayanışma hattı kuruluyor.
Latin Amerika ülkeleri ve ABD’nin yanı sıra Avrupa ve birçok ülkede ABD’nin emperyalist saldırganlığına karşı protestolar düzenlenirken sivil inisiyatiflerden somut adımlar geliyor.
İlerici Enternasyonal, The People’s Forum, CODEPINK’in de dahil olduğu ve giderek büyüyen uluslararası kuruluşlar koalisyonu, adaya yönelik insani ve dayanışma misyonu olan Nuestra América Filosu’nu başlatmak üzere bir araya geliyor. Barış, egemenlik ve sınırları aşan dayanışma için nisan ayında yelken açacak filo, ablukayı aşarak adaya insani yardım taşıyacak ve “Küba yalnız değil” mesajı verecek.




