• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Nisan 13, 2026
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      Sosyal medya yasası: Örtülü sansür yasası

      Sosyal medya yasası: Örtülü sansür yasası

      Ölüm rejimi

      Ölüm rejimi

      Çare kolektif mücadelede

      Çare kolektif mücadelede

      Genç nüfusta işsizlik düşmüyor: 6,7 milyon kişi ne eğitimde ne istihdamda

      Genç nüfusta işsizlik düşmüyor: 6,7 milyon kişi ne eğitimde ne istihdamda

    • Yaşam
      Ekran süresi ne zaman hastalık sayılır? Teknoloji bağımlılığı ile başa çıkmanın yolları

      Ekran süresi ne zaman hastalık sayılır? Teknoloji bağımlılığı ile başa çıkmanın yolları

      Askeri Uyku Tekniği Gerçekten İki Dakikada Uykuya Dalmanıza Yardımcı Olur mu?

      Askeri Uyku Tekniği Gerçekten İki Dakikada Uykuya Dalmanıza Yardımcı Olur mu?

      1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

      1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

      Bir Gün Neden 24 Saat? Bir Saat Neden 60 Dakika?

      Bir Gün Neden 24 Saat? Bir Saat Neden 60 Dakika?

    • Türkiye
      1 Mayıs meydanı Taksim Meydanı’dır

      1 Mayıs meydanı Taksim Meydanı’dır

      Alican’ı yemeye karar verenler

      Alican’ı yemeye karar verenler

      1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

      1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

      Savaş ortamında nükleer santral: Elektrik üretimi mi, güvenlik krizi mi?

      Savaş ortamında nükleer santral: Elektrik üretimi mi, güvenlik krizi mi?

    • Dünya
      Esnaf savaşın kurbanı oldu: Mart ayında 10 bine yakın dükkan kapandı

      Esnaf savaşın kurbanı oldu: Mart ayında 10 bine yakın dükkan kapandı

      İkinci ayında İran’da savaş!..

      İkinci ayında İran’da savaş!..

      ABD, savaşı dünyaya yeni bir nizam vermenin dayanağı olarak kullanıyor

      ABD, savaşı dünyaya yeni bir nizam vermenin dayanağı olarak kullanıyor

      ABD’nin delilik çağı

      ABD’nin delilik çağı

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      “Dabbetu’l-arz” nedir “Yecüc ve Mecüc” kimdir?

      “Dabbetu’l-arz” nedir “Yecüc ve Mecüc” kimdir?

      Güney Kore-Norveç ve Japonya’nın Kalkınma Modelleri ve Türkiye Uyarlaması

      Güney Kore-Norveç ve Japonya’nın Kalkınma Modelleri ve Türkiye Uyarlaması

      Sosyal medya yasası: Örtülü sansür yasası

      Sosyal medya yasası: Örtülü sansür yasası

      İkinci ayında İran’da savaş!..

      İkinci ayında İran’da savaş!..

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

  • Follow
    • Twitter
Haftanın Öyküsü: Transes

Haftanın Öyküsü: Transes

Aralık 4, 2016 Fikir & Yazı 0 comments

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Dolaştı biraz hastanenin bahçesinde. Bazı akrabaları aradı. Ne diyeceğini düşündü bazı başka akrabalara. Aslında unutulmuş bir oğlandı ailede, aslında zaten ölüydü. Ama işte anılarda bir oğlan olarak ölüydü; ‘şimdi’ de bir kadın ölüsü. Nasıl olur?

ONUR AKYIL

Uzadıkça uzuyor koridor… Bir ölüye gitmenin dargınlığı. Aklından garip şeyler geçiyor. Akıldan hayat boyu hep garip şeyler geçer zaten. Akıl böyle yorulur; odalar, tüm o beyazlık, o içten sessizlik… Kapıdalar işte, nihayet geldiler. Kapı sayılamayacak bir genişliğin önünde, içinde; duruyorlar. Küçük, kararmış tabelada ‘MORG’ yazıyor. Giriyorlar. Doktor ruhsuz: “Tanıyamayabilirsiniz oğlunuzu” diyor. Kapıcı mı, hastabakıcı mı, herhangi başka bir hastane görevlisi mi olduğu belli olmayan ama doktor kadar hızlı yürüyen, en az doktor kadar ‘her şeye alışık’ tipin yüzünde iğrenç bir gülümseme beliriyor; yalandan bulanıyor sonra yüzü. İnsanı sıkıştıran, boğan bir ‘içeriye’ daha geçiliyor. Çekmeceler. Soğuk. Alt alta. Oğlunu görmeye hazırlıyor adam kendini. Hazır değil mi? Değil. Bir ölüye bakmak hazırlıksız bir eylemdir.

“Tanıyamayabilirsiniz oğlunuzu…” “Nasıl tanıyamam?” diye bir an soruyor kendine; cevaplıyor kendini şaşkın: “Belki de tanıyamam…”

Darmadağın mı oğlum? Paramparça mı? Nasıl tanımam?

Ne idüğü belirsiz tip açıyor çekmecelerden birini. O beyazlık, o içten sessizlik yatıyor çekmecede. Doktor çekip alıyor beyazlığı, sessizliği. İşte oğlun. Oğluna bakıyor; kıpkırmızı dudaklarına oğlunun. Ruj. Anlamıyor. Birçok şeye inanmıyor, inanamıyor bir anda.

“Normalde böyle olmaz. Getirdiklerinde, hayatını kaybetmiş… Hemen aşağıya indirmişler…” Başka bir şey söylemiyor doktor. Rujlu dudaklarıyla ölü gelmiş oğlu. Ondan başka herkes bir iki adım geri atıyor istemsiz… Otuz yıla bakıyor. Kıpırtısız yatan bir otuz yıla. Her ne olmuşsa… Nasıl olmuşsa… Dünyada geçen bir otuz yıl, rujlu dudaklarla almış oğlunu ondan. Gerçekten bilmiyor ne yapması, ne demesi gerektiğini. Eli oğlunun üzerindeki beyazlığa gidiyor; oğlunun üstüne örttükleri beyazlıkla oynuyor. Farkında değil. Memeleri açılıyor oğlunun. Görmüyor. Doktor geri çekiyor onu; beyazlığı ölünün alnına kadar çekiyor. Öbür adam; o pis tip, çekmeceyi itiyor.

Kapanıyor çekmece.

Nasıl ölmüş?

Anlatırız. Polis de bilgi verecektir.

Ne olmuş? Nasıl ölmüş?

Ne zamandır görmüyorsunuz?

Ne zamandır görmüyorum…

Genişleye genişleye daralıyor dünya. Yeniden uzuyor koridor. Anımsanacak bir şey yok. Geçmişin terk ettiği bir hayat. Hayır; geçmişin terk ettiği iki hayat. Bir baba bir oğul bir ta ne zamandır görmeme bir ölüm. Bahçesinde hastanenin kimse yok sanki. Yarı açık bir gök bitmiş şeylerin üstünde. Banka oturuyor; bir şey düşünmek istiyor. Karışık kafası. Oğuldan habersiz geçen günlerin beklenmeyen hediyesi. Hiçbir şeyin hiçbir şeyi değiştiremeyeceği gerçeği. Anlatacak birini aranıyor etrafında; olup biteni anlatacağını birini. Durgun. Neden sonra çalan telefonunu açıyor: “Gördüm, gördüm. Ölmüş…”

Yinelenen şeylerin… Yinelen sözcüklerin; yazıda, hayatta, boşlukta yinelen sözcüklerin çağıramadığı anlamak. Sabahın ilkliğinde alınıp evden bir ölünün, oğlunun başına dikilişi. Tanıyamadığı, tanıyamayacağı…

Doğduğundan beri hiç mi hiç tanımadığı… Hissetmiyor. Bu yabancılık bile değil, habersizlik de değil. Ne bu? Bu bilinmeyen. Başka bir insan artık. O da başka bir insan, ölü de. Bir ölü hâlâ insan mıdır? Bir insan ölüsü insan olarak hatırlanır. Hatırlayacak. Tanıyamayacak ama…

Karar alır insan; bir karar alır ve meydan okumuş olur kâinata. Sonsuzluğun her noktasında, her aşamasında insanı suçlayan bir kalıcılık vardır. Değişen şeyler ve değişmeyen şeyler tek bir şey olurlar. O tek şeyden daha önemli ne vardır? Daha önemli bir şey yoktur o tek şeyden. Canlılığa karıştığı halini değiştirenler; yazım hatasını fark edenler bu yüzden sevilmezler pek. – de’lerin ve –ki’lerin her zaman ayrı yazılamayacağı, kimi zaman ayrı yazılmaları gerektiği kadar kural değil midir? Kim düşünür ki bunları? Kimse. Herkes aslında yalnızca yaşar. Üstelik hayattan kısa… Hayat kısadır hayattan. Ruj. Oğlun mu o senin?

Tanıyamadı.

Dolaştı biraz hastanenin bahçesinde. Bazı akrabaları aradı. Ne diyeceğini düşündü bazı başka akrabalara. Aslında unutulmuş bir oğlandı ailede, aslında zaten ölüydü. Ama işte anılarda bir oğlan olarak ölüydü; ‘şimdi’ de bir kadın ölüsü. Nasıl olur? Hiç mi bir şey hissetmiyor? Akşam olsa, kararsa hava. Böyle bir şey geçiyor içinden. Yalnız buluyor kendini. Yalnız. Unutulmuş birinin beklenmeyen ölümü. Düğünü geçiyor birden gözlerinin önünden, kayboluyor. Yığılıverecek olduğu yere…

Anlıyor. Bu dünyada, bu hayatta hepimize yetecek tek şey yalnızlıktır. Acıdır insan; insan acının ta kendisidir. Yanlış acılar çekilir sadece, doğru acılar çeker. “Oğlum” diye dökülüyor ağzından. “Oğlum” diyor, “Doğru acım…” Ölümün belki de kayda değer tek tarafı bu… Cehalet ölüm karşısında ölüyor. Ölümle yüzleşince zayıflıyor sıradanlık. Kendisi de sıradan bir şey değil mi ölümün? Sıradan bir şey mi cehalet? Oğlum. Kızım. Ölüm.
Görse şimdi babasını, tanıyamaz ölü. Erkek babası inceldi işte.

Pis tip geliyor ona doğru, elinde bir poşet bir de çanta. “Bunları vermeyi unutmuşlar size. Ama kaybetmeyin ha! Polis alacak sizden. Bakacaklarmış bunlara…” “Polise verin…” “Doktor babasına verin dedi.’. Alıyor çantayla poşeti.

Oğlunun ölüsü. Kızının çantası.

(Öykülerin anlatmamanız gereken yerleri vardır.)

Geliyor kendine bir süre sonra. Oğluna, kızına, onu tanımayışına ağlamaktan kızıl gözleri. Derinliği burada insanın; insan bir şeye üzüldü mü, bir şey için ağladı mı aslında hayatının bütün karanlık yerlerine üzülür, bütün karanlık yerlerini ağlar. Yetecek şeyler değil ama ne ağlamak ne üzülmek… Yetecek şeyler değil insan hayatının karanlık yerlerine…

Tanıdık bir ses olsun diye kendine doğru bağırıyor.

  • Kaynak Birgün

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Yorumunuzu bırakın


İlgili Haberler

“Dabbetu’l-arz” nedir “Yecüc ve Mecüc” kimdir? Fikir & Yazı
Nisan 10, 2026

“Dabbetu’l-arz” nedir “Yecüc ve Mecüc” kimdir?

Güney Kore-Norveç ve Japonya’nın Kalkınma Modelleri ve Türkiye Uyarlaması Fikir & Yazı
Nisan 10, 2026

Güney Kore-Norveç ve Japonya’nın Kalkınma Modelleri ve Türkiye Uyarlaması

Sosyal medya yasası: Örtülü sansür yasası Fikir & Yazı
Nisan 9, 2026

Sosyal medya yasası: Örtülü sansür yasası

ZAMAN AKIŞI

Nis 10 21:22
Arkasayfa

“Dabbetu’l-arz” nedir “Yecüc ve Mecüc” kimdir?

Nis 10 14:16
Arkasayfa

Güney Kore-Norveç ve Japonya’nın Kalkınma Modelleri ve Türkiye Uyarlaması

Nis 9 15:02
Gündem

Esnaf savaşın kurbanı oldu: Mart ayında 10 bine yakın dükkan kapandı

Nis 9 13:17
Ekonomi

Tek kullanımlık plastik yasağı sonrası 35 bin kişi işsiz kalabilir

Nis 9 13:10
Arkasayfa

Sosyal medya yasası: Örtülü sansür yasası

Nis 9 13:07
Ekonomi

İnşaat maliyetinde yıllık artış 13 ayın zirvesini gördü!

Nis 9 12:40
Emek

1 Mayıs meydanı Taksim Meydanı’dır

Nis 9 12:28
Emek

Ölüm rejimi

Nis 8 12:45
Ekonomi

Zeytin ve zeytinyağı fiyatları tavan yaptı: Son 8 ayda yüzde 60’lık zam

Nis 8 12:28
Gündem

İkinci ayında İran’da savaş!..

Nis 7 11:23
Arkasayfa

Analık izni sonrası yarım çalışma hakkı ne zaman kullanılabilir?

Nis 6 15:07
Sağlık

Ekran süresi ne zaman hastalık sayılır? Teknoloji bağımlılığı ile başa çıkmanın yolları

Nis 6 14:47
Arkasayfa

Alican’ı yemeye karar verenler

Nis 6 13:38
Gündem

Çare kolektif mücadelede

Nis 6 13:35
Kültür & Sanat

Altı mendillik hayat

Nis 6 12:46
Ekonomi

Yaşlı ve engelli aylıkları hesaplara yatırılmaya başlandı

Nis 6 12:42
Sağlık

Askeri Uyku Tekniği Gerçekten İki Dakikada Uykuya Dalmanıza Yardımcı Olur mu?

Nis 6 12:25
Ekonomi

Asgari yaşam faturası 744 TL’yi aştı: ‘Dağıtım bedeli karadeliğe dönüştü’

Nis 6 12:21
Gündem

ABD, savaşı dünyaya yeni bir nizam vermenin dayanağı olarak kullanıyor

Nis 5 12:38
Kültür & Sanat

Doğrulama yanlılığı nedir?

Nis 5 12:34
Gündem

ABD’nin delilik çağı

Nis 5 12:32
Gündem

ABD’nin delilik çağı

Nis 3 12:23
Ekonomi

Nisan ayı kira artış oranı belli oldu

Nis 3 12:21
Ekonomi

Yıllık enflasyon baz etkisiyle geriledi: Yüzde 30,87

Nis 2 11:27
Gündem

Duvardaki tuğla İran mı?

Nis 2 11:26
Arkasayfa

1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

Mar 31 13:32
Ekonomi

Kepenkler inince işsiz sayısı katlandı

Mar 31 13:27
Ekonomi

Ekonomiye güven kötümser seviyede

Mar 31 13:11
Emek

Genç nüfusta işsizlik düşmüyor: 6,7 milyon kişi ne eğitimde ne istihdamda

Mar 31 13:04
Ekonomi

Savaş ortamında nükleer santral: Elektrik üretimi mi, güvenlik krizi mi?