Birinci basamak sağlık emekçileri, kamuoyunda “Eziyet Yönetmeliği” olarak anılan düzenlemeye karşı Kadıköy’de bir araya geldi. Performans dayatmasına, maaş kesintilerine ve güvencesizliğe tepki gösteren sağlıkçılar “Sağlık beş dakikaya sığmaz. Ekrana değil, hastamıza bakmak istiyoruz” dedi.
Aile hekimleri, ebe, hemşire ve aile sağlığı merkezi çalışanları, 1 Kasım 2024’te yürürlüğe giren ve kamuoyunda “Eziyet Yönetmeliği” olarak adlandırılan Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’ne karşı bugün (15 Şubat Pazar) bir kez daha İstanbul Kadıköy İskele Meydanı’nda bir araya geldi.
Birinci basamak sağlık hizmetlerinin sistematik biçimde zayıflatıldığına dikkat çeken aile hekimleri ve aile sağlığı merkezi çalışanları “Aile hekimliği, çalışanlar için de hastalar için de 1 yıldır ‘eziyet’ haline geldi. Sistem üretim bandına döndü. Hastamıza bakmak istiyoruz, ekranlara değil” diye konuştu.
Eyleme aralarında Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHASEN), Birlik ve Dayanışma Sendikası, Genel Sağlık-İş Sendikası, İstanbul Aile Hekimliği Derneği, İstanbul Tabip Odası ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası’nın da aralarında bulunduğu çok sayıda sağlık örgütü katıldı.
Sağlık meslek örgütleri ve sendikalar, “Gelen hastaya nitelikli hizmet”, “Angarya değil, koruyucu sağlık”, “Hesap kitap değil, hekimlik yapmak istiyoruz” yazılı döviz ve pankartlar açtı.
16 AYDIR UYARIYORUZ
Ortak açıklamayı İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Yönetim Kurulu Üyesi H. Zahit Cebe okudu. Cebe, 1 Kasım’dan bu yana geçen 16 ayda 14 gün iş bırakmak zorunda kaldıklarını anımsatarak “Türkiye’nin dört bir yanında anlattık, uyardık. Ama hâlâ aynı noktadayız” dedi. Birinci basamağın bilinçli tercihlerle zayıflatıldığını söyleyen Cebe “Birinci basamak bu ülkenin sağlık sisteminin omurgasıdır. Koruyucu sağlık hizmeti güçlü olmazsa hastaneler dolar, aciller kilitlenir, sağlık harcamaları artar, toplum sağlığı çöker. Bugün yaşanan tablo tam olarak budur. Yayımlanan Aile Hekimliği ve Ücret Yönetmeliği sorunları çözmemiş; iş yükünü artırmış, gelir güvencesini ortadan kaldırmış, çalışma barışını bozmuştur. Maaşlarımızın büyük bölümü performansa bağlanmış, ekonomik belirsizlik kalıcı hale getirilmiştir” diye konuştu.
BASKI DÜZENİ
Cebe, karşı karşıya kaldıkları sistemi “Hastamız hastaneye gittiğinde maaş kesiliyor. Hastamız ASM’ye gelmediğinde maaş kesiliyor. Memnuniyet anketleri üzerinden maaş kesiliyor. İzin kullandığımızda, hastalandığımızda, doğum yaptığımızda maaş kesiliyor. Yerimize vekalet eden arkadaşımız sistemde tanımlı değilse yine maaş kesiliyor” sözleriyle özetledi. “Bu bir performans sistemi değil; açık bir ekonomik baskı düzenidir” diyen Cebe, OECD ortalamasının altında personelle daha fazla iş, daha fazla veri ve daha fazla rapor talep edildiğini vurguladı.
ÜRETİM BANDI
Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi ise mevcut politikaların randevu krizini çözmek yerine derinleştirdiğini belirterek, “Sağlıkta dönüşüm değil, sağlıkta ölüşüm yaşıyoruz” dedi.
Son bir yılda 85 milyonluk ülkede 1 milyar 200 milyon muayene yapılmasını “iflasın göstergesi” olarak niteleyen Mehlepçi, “Bir insan neden yılda ortalama 12,4 kez doktora gider? İlk 11 muayenede sorun neden çözülmez?” diye sordu. Mehlepçi, tıp eğitiminde bir hastaya en az 20 dakika ayrılması gerektiğinin öğretildiğini anımsatarak Avrupa’da bu sürenin 11–20 dakika aralığında olduğunu söyledi. “Sağlık beş dakikaya sığmaz” diyen Mehlepçi, hız ve performans baskısının niteliği düşürdüğünü vurguladı. Sağlığı “üretim bandına” benzeten Mehlepçi, “Bandı hızlandırırsanız hata artar, kalite düşer. Sağlıkta da olan bu” dedi. Koruyucu sağlık hizmetlerinin gerilediğini savunan Mehlepçi, aile hekimliği sisteminin kuruluşunda verilen emeğin boşa çıkarıldığını belirtti. Mehlepçi, şöyle devam etti:
“Tüm hekimler haykırıyor: Hastama bakmak istiyorum, ekrana değil” ifadelerini kullandı. Çağrısı netti: “Haksız ve hukuksuz Eziyet Yönetmeliği’ni geri çekin. Hastalarımızla aramıza girmeyin. Bizi cüzdanımızla vicdanımız arasında bırakmayın.”
ŞAŞI OLDUK
İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Başkanı Dr. Sercan Ahmet Uluç da ise yönetmelikle aylık gelirin yalnızca üçte birinin garanti hale getirildiğini, geri kalan kısmın 17-18 farklı performans kriterine bağlandığını belirtti. Doğum iznindeki bir sağlık çalışanının gelirinin yüzde 65 azalmasını “anneliğin cezalandırılması” olarak niteleyen Uluç, hastalanan sağlık emekçilerinin de ekonomik olarak cezalandırıldığını söyledi. Aile hekimlerinin “randevu sekreteri”ne dönüştürüldüğünü belirten Uluç, “Bir yandan hastaneden randevu alma sekreteri haline getirildik dakikalarca sistemden randevu arayıp hastayla gün ve saat pazarlığı yapmaya mecbur bırakılıyoruz. Her hasta için onlarca sayfa veri girişi yapmamız isteniyor. Bilgisayar ekranına bakmaktan şaşı olduk , hastamızın yüzüne bakmaya ne vaktimiz kalıyor ne de enerjimiz. Bakanlığın ‘randevusuz, her gelene bakın’ mantığı ile kaliteli sağlık hizmeti vermemiz fiilen engelleniyor” dedi.
“Artık sabrımız değil, kararlılığımız konuşacak”
Sağlık emekçileri “Biz istatistik üretmek için değil, insan sağlığını korumak için buradayız” diyerek yönetmelik geri çekilene kadar mücadeleye devam edeceklerini duyurdu. Sağlıkçılar,. taleplerini şöyle özetledi:
- Güvenceli ve tek kalem ücret
- Emekliliğe yansıyan maaş
- Yeterli personel
- Güvenli çalışma ortamı
- Koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi.




