Sedat Başkavak
Ulusal Süt Konseyi (USK), çiğ süt fiyatını 22 Ocak’tan itibaren geçerli olmak üzere 22 lira 22 kuruş olarak açıkladı. Çiğ süt üreticisi köylüler, maliyeti 23 lira 93 kuruş olan çiğ süte en az 27 lira fiyat verilmesini istiyordu. Geçtiğimiz yıl 1 Ocak’tan itibaren geçerli olan fiyat, bu yıl “22 Ocak’tan itibaren geçerli” denildi. Şirketlerin 22 gün daha eski fiyattan alım yapmak istemeleri ise bir günü bile kâr gören tüccar mantığıdır.
Tezgah iyi işliyor. Önce hazine ve maliye bakanı, tarım ve orman bakanı, ticaret bakanı, Cumhurbaşkanlığı strateji ve bütçe başkanı ile ilgili bakan yardımcıları ve kurum temsilcilerinden oluşan Gıda Komitesi toplanıyor. Toplantıda, “süt piyasasındaki gelişmeler” ile “2026 yılındaki enflasyon hedefleri ve riskler” değerlendiriliyor ve süt fiyatı belirleniyor. Sonra da fiyat Ulusal Süt Konseyine (USK) açıklattırılıyor.
Ulusal Süt Konseyi kendisi bağımsız olarak açıklasa da başka bir sonuç çıkmaz. 3 kişi süt şirketleri, 3 kişi (tarım, ticaret ve maliye) bakanlıklarından, 3 kişi üniversitelerden olmak üzere toplam 12 kişilik konseyin 9’u zaten köylülerin dışından belirleniyor. Kalan 3 kişi de Türkiye Tarımsal Süt Üreticileri Merkez Birliği (TSUMB), Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği (TDSYMB), Türkiye Hayvancılık Kooperatifleri Merkez Birliği (HAYKOOP) süt üreticileri adına katılıyorlar.
Bu 3 merkez birliği, 12 Aralık’ta ortak basın açıklaması yaptılar. Mevcut uygulamalardan geri adım atılmadan devam edilmesini istediler. Et ve Süt Kurumuna (ESK) teşekkür ederek, ithalatın devam etmesini istediler. “2023 yılından bu yana uygulanan hayvancılık politikalarının sektörün ihtiyaçlarına uygun, doğru ve başarılı kararlar içerdiğine inancımız tamdır” dediler. Fakat çiğ süt için bir cümle kurmadılar. Gelinen noktada USK’den çiğ süt üreticisi köylüler yararına bir fiyat belirlemesini beklemek, kırmızı kar yağmasını beklemek kadar imkansız.
Bugün açıklanan çiğ süt fiyatı 22.22 TL ama köylü bu fiyattan bile sütünü satamıyor. Diğer tarım ürünlerinde olduğu gibi çiğ sütte de açıklanan fiyat tavan işlevi görüyor. Çiğ süt üreticisi köylüler sütlerini bu rakamın çok altına satmak zorunda kalıyor. Sosyal medyada isyan eden çiğ süt üreticisi köylüler, fiyatın çok altına sattıklarını belirtirken “Yozgat’ta 16 lira, bunlarda insaf yok”, “Antep’te 3-5 ineği olan köylülerin elinden 10-12 liraya süt alıyorlar”, “Osmaniye ilçelerinde 14 lira”, “Afyon 18 lira”, “Konya Doğanhisar 13-15 lira” yazan köylüler var.
Çiğ süt üreticisi kazanamıyor ama süt ve süt ürünleri şirketleri milyar milyar kazanıyor. 2024 yılı ilk 500 büyük şirket arasında yer alan 7 şirket (Sütaş, Pınar, ESK, Yörükoğlu, Tarım Kredi, Tek Süt, Enka Süt) 95.5 milyar lira üretimden satış yaparken, 94 milyon dolarlık (Bugünün parasıyla yaklaşık 4 milyar liralık) ihracat yaptı. 20-30 süt ve peynir şirketi, milyonlarca köylünün emek emek ürettiği sütün fiyatını belirliyor ve servetlerine servet katıyor. Ekmezler, biçmezler, yem derdine düşmezler, hayvanın bakımı aşısı ilacını hesaplamazlar, hayvanı yetiştirip sütü sağmazlar ama fiyatını belirlerler.
Bu gidişat nereye?
Yem fiyatı sürekli artarken, süt fiyatı yerinde sayıyor. Süt üreticisi köylüler ürettiği süte yeterince para alamayınca inekleri kesime götürüyor. İnek olmayınca dana olmuyor. Dana olmayınca da hayvan sayısı azalıyor. Azalan hayvan sayısını ithalatla çözmeye çalışan iktidar/ESK, gemilerle Brezilya, Uruguay başta olmak üzere 20’nin üzerinde ülkeden ithal ettiği hayvanları iki katı fiyata köylüye satıyor. Et ve canlı hayvan ithalatı, ülke içinde fiyat baskısı oluşturarak yerli üretimi baltalıyor. Borçlanarak üretim yapan besici üretimden kopuyor. AKP iktidarı “Azalan üretimi karşılamak, fiyat dengesi kurmak için ithalat kararı aldık” diyor. Bir kısır döngüye dönüşen bu süreçte köylü ucuza satıyor, halk pahalı tüketiyor ve kazanan yine şirketler ve ithalatçılar oluyor.
Gökten 3 elma düşüyor. Biri, köylüye iki katı fiyata hayvan satarak vergi rekortmeni olan Et ve Süt Kurumunun (ESK) başına. Diğeri, ESK’nin ithal ettiği hayvanları satan Macaristan’daki şirketin hissedarı ESK genel müdürünün başına. Öbürü, Polonya’dan et ithalatı yapan şirketin hissedarı AKP Gençlik Kollarının 19 yaşındaki MKYK üyesinin başına. Ülkeyi şirket gibi yöneten AKP’nin elinde bakanından müdürüne, vekilinden parti ve gençlik kolları yöneticisine kadar herkes ticaretine bakıyor. Köylünün emeği hiç edilirken, ülke tarımı da çökertiliyor.




