Devrim Avcı
SORU: İyi günler. Ben çalıştığım iş yerinden ayrılacağıma dair sözlü bildirimimi işverene toplantıda yaptım. Ama işveren bunu kabul etmedi. Ayrılmak istiyorsan hemen git şimdi diyerek beni kovdu. Ve benden istifa dilekçesi yazmamı istedi. Ben de yazdım ve verdim. Şimdi de işveren bana ihbar tazminatı alacağı olduğu sebebi ile ara bulucuya başvurmuş. Benim buna itiraz hakkım var mı? İstifa edince işçi ihbar tazminatı öder mi?
CEVAP: İyi günler ve geçmiş olsun diliyorum. İhbar tazminatı, feshe bağlı bir alacak olup iş sözleşmesinin tarafları olan işçinin de işverenin de sözleşmenin sona ermesinde haklı nedenli derhal bir fesih gerekçesine dayanmamaları durumunda uymaları gereken usulün ihlal edilmesi halinde ödemeleri gereken bir tazminattır. İhbar tazminatını belirsiz süreli iş sözleşmesini sona erdirmek isteyen haklı ve derhal fesih nedenleri de bulunmayan tarafın sözleşmeyi sona erdirirken İş Kanunu’nun 17. maddesinde belirtilen sürelere uyması gerekmektedir. Dolayısıyla işçi de İş Kanunu’nda işçi açısından haklı ve derhal fesih nedenlerini düzenleyen 24. maddede yer alan sebeplere dayalı bir fesih yapmaması durumunda, çalışma süresine göre tespit edilen ihbar tazminatını ödemekle karşı karşıya kalabilir.
Ancak sizin durumunuzda siz kendinizin ayrılacağını söylediğinize göre buna ilişkin yargılama aşamasında tanık deliline dayanabilirsiniz. Ara buluculuk aşamasında anlaşmama halinde konu mahkeme önüne gelebilmektedir. Dolayısıyla ara buluculuk aşamasında anlaşmanız halinde bu konuyu mahkeme önüne getirme şansınız kalmamaktadır. Yargılama aşamasında istifa dilekçesi açısından iradenizin fesada uğratıldığını ve sizin aslında daha önce iş sözleşmesini süre vererek ayrılmak istediğinize dair iradenizi söylediğiniz anda orada bulunan çalışanları tanık olarak gösterebilirsiniz.
Benzer bir olayda Yargıtay işverenin ihbar tazminatı talebini reddetmiştir. “… Davacı işçinin iş sözleşmesini bildirimli fesih yoluyla sona erdirme konusundaki düşüncesini davalı işverenle paylaştığı, işverenin bu düşüncesini kabul etmeyerek istifa dilekçesi dikte ettirmek suretiyle işçiyi iş yerinden ayrılmaya zorladığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar dosyada istifa dilekçesi bulunmakta ise de yukarıda belirtildiği üzere işçinin bildirimsiz fesih yoluyla sözleşmeyi sona erdirme iradesi söz konusu değildir. Bildirimli fesih konusundaki düşüncesini işverenle paylaşması da bir fesih iradesinin açıklanması olarak değerlendirilemez. Bu açıklamalara göre iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiği açık olup davacı işverenin ihbar tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.” (Yargıtay 9. HD, 30.06.2025 tarih, 2025/ 4861 E, 2025/ 5548 K)




