• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Nisan 3, 2026
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      Genç nüfusta işsizlik düşmüyor: 6,7 milyon kişi ne eğitimde ne istihdamda

      Genç nüfusta işsizlik düşmüyor: 6,7 milyon kişi ne eğitimde ne istihdamda

      ‘Önce mesleğini eline al, sanatını yine yaparsın’

      ‘Önce mesleğini eline al, sanatını yine yaparsın’

      Kime karşı kiminle birlik?

      Kime karşı kiminle birlik?

      ‘Savaş’ ve ‘süreç’ 2023’te değil 2001’de başladı

      ‘Savaş’ ve ‘süreç’ 2023’te değil 2001’de başladı

    • Yaşam
      1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

      1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

      Bir Gün Neden 24 Saat? Bir Saat Neden 60 Dakika?

      Bir Gün Neden 24 Saat? Bir Saat Neden 60 Dakika?

      Matematikçiler Onlarca Yıllık Problemi Çözmek İçin Tekerleği Yeniden İcat Ediyor

      Matematikçiler Onlarca Yıllık Problemi Çözmek İçin Tekerleği Yeniden İcat Ediyor

      Soğuk Hava Hasta Etmez! Peki Neden Hastalıklar Kışın Daha Yaygın?

      Soğuk Hava Hasta Etmez! Peki Neden Hastalıklar Kışın Daha Yaygın?

    • Türkiye
      1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

      1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

      Savaş ortamında nükleer santral: Elektrik üretimi mi, güvenlik krizi mi?

      Savaş ortamında nükleer santral: Elektrik üretimi mi, güvenlik krizi mi?

      Akit yazarı emeklileri hedef aldı: "Ne istiyorsunuz?"

      Akit yazarı emeklileri hedef aldı: "Ne istiyorsunuz?"

      İşsiz gençler, çalışan emekliler!

      İşsiz gençler, çalışan emekliler!

    • Dünya
      Duvardaki tuğla İran mı?

      Duvardaki tuğla İran mı?

      İnsanlık için iyi olan NATO’nun güçlendirilmesi değil dağıtılması!

      İnsanlık için iyi olan NATO’nun güçlendirilmesi değil dağıtılması!

      Yarın sirenler çalarsa hazır mısınız?

      Yarın sirenler çalarsa hazır mısınız?

      Ambargo: Sessiz bir savaş biçimi

      Ambargo: Sessiz bir savaş biçimi

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      Duvardaki tuğla İran mı?

      Duvardaki tuğla İran mı?

      1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

      1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

      İşsiz gençler, çalışan emekliler!

      İşsiz gençler, çalışan emekliler!

      Nasıl bir sağlık ortamı, nasıl bir hekimlik için mücadele?

      Nasıl bir sağlık ortamı, nasıl bir hekimlik için mücadele?

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

  • Follow
    • Twitter

Sevgim ve merhametim, sevgisi ve merhameti olanlaradır!

Ocak 13, 2011 1 comments

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

1)

Ağlayarak geldiler kapıma
Sol dizlerinden vurulmuş üç çocuk

“Oy garibim” dedim
Yasladım küçüğünün başını bağrıma
Kokladım saçlarını, annesi kokuyordu hâlâ
Diktim dudaklarımı yaralarına
Ellerimde öldü bir sabah

Diğer ikisi elma kokuyordu
Tuttum ellerinden, güneşe çıkardım
Saçlarımı kestim dizlerine sardım
Tütün çiğnedim, göz kapaklarına sardım
“Üşüyorum” diyerek öldü ortancası

Kaldım en büyüğü ile
İki kardeşi öldü, garip
Hamur sardım dizlerine
“Önce yürümesini öğreneceksin”
Yürüdük günlerin üzerine ve de gecelerin…

Benim saçlarıma çöl yağıyordu
Sararmış taslarda süt verdiğim yılanların zehrini aldım
Tokmakan, ebegümeci ve çökelekle yedik günlerce
Kırdık içimizdeki yitirmenin zehrini, bağışlamanın kendisiyle
Avuçlarımızda sumak kokusu 

“Kulaklarım” dedi
“Duymuyor” 
Kestim kulaklarımı, “artık kardeşiz” dedim

Gülümsedik…

Akrepleri izledik dünyayı anlamak için
“İnsan ile Akrep arasındaki köprü nedir” diye sorduk

Meğer akrebi şekerle beslersen, o da şekerden yaparmış zehrini 

2)

Dizlerimiz iyileşti
Bize dua eden yaşlılar tespihlerini verdiler, uğur olsun diye

Kimi unutmak istiyorsak adını çektik geceleri
Kimi seviyorsak böldük yüzünü otuz üçe usumuzda
Adadık kendimizi, Hu’larca…

Günlerce yürüdük, ellerimiz arkamızda, otuz üçe böldüğümüz yüzümüzde bir telaş
“Haydi! Kim daha çok toplayacak, sevdiğini sevdiğine” diyorduk, takvamızdı bu

Bir ahraz aldı ellerimizden tespihi
Ezdi parmaklarıyla yüzümüzü, fırlattı
“Ne diyorsun” dedik, “Anlamıyoruz” 

“İnsan hiç sevdiğine topladığını sayar mı?” diyemezmiş meğer
Ne bilirdik
Ne bilirdik yalanın, ihanetin ve hilenin önce tespihlerden geçtiğini
Bıraktık saymayı

Ne Doğu’ya ne de Batı’ya döndük yüzümüzü
İyilik bu değildi


3)

Ağır sıtmalar geçirdi ruhlarımız
Bir Alûsi ailesinde başucumuzda günlerce Ya-Sin okundu
Hallac’ın, Selman’ın, Fatıma’nın uğruna kalbini diken bir adamdan bahsettiler
“Onu ne yaktı” diye sorduk! Yırtık avuçlarımızdan döküldüğümüzü söyledik

Bedeliyye’de aldılar bizi bir halkaya
Yeryüzündeki bütün kardeşlerin barışması için

Ve seslendi Üstatları hepimize:

“Ey kardeşlerim!
Asıl kardeş kardeşi vurur, kardeşlerim, şaşırmayın
Çünkü bir tek kardeş olanlar bilir kardeşlerinin en zayıf noktasını!
Bir tek dostlar vurur sırtından dostunu, şaşırmayın
Garip olan ise insanın hiç tanımadığını vurmasıdır

Ey Kardeşlerim! Kardeş olun ve karnını deşmeyin kardeşlerinizin!
En garibi ki, insanın kendisini vuranı hiç tanımamış olmasıdır”

Ürkek, el kaldırdım ve sordum:

“Ah, sevdiklerini kaybedince mi ölürüz daha çok?
Yoksa sevdiklerimizle kaybedince mi?”

Sustu cemaat, herkes üşüdü
İçimden bir ses fısıldadı:
“Ya bağışlanmadıysam?” 


4)

Nedir ki, bedenin uzak düşmesi sevdiklerinden?
Ah, en büyük ıstırap uzağına düşmesi insanın kendisinden
En büyük şirk, İnsanın kendisine yabancılaşmasıymış
Ah, ben Alaka’sını kaybetmişken, neyi okuyayım ve kimin adıyla?

Üç kez sordum:

“Ne okuyayım Rabbim?
Ne okuyayım Rabbim?
Ne okuyayım Rabbim?” 

Kendini yıllarca oyalamış
Kendisiyle yıllarca oyalan(ıl)mış
Malını,ruhunu ve kalbini suistimal vadilerinde dağıtmış yoksullardan
Kendisini sevmeyen atmış dokuz kişinin toplanacağını fısıldıyordu insanlar

Ya onlardan biri bensem?

(Aman Yarabbi!)

Belirlenen sürede ve yerde yetmiş kişi toplandık 
Hepimizi bir korku ve titreme sarmıştı

“Ben söyleyeceğim sizde tekrarlayacaksınız” dedi öne çıkan 

“Olur” dedik korku ve titremeyle

Ve başladı avazı çıktığınca göklere doğru bağırmaya:

“Ey Rabbiiiimm!” 

Tekrarladık:

“Ey Rabbimiiiiz!” 

Ve o devam etti:

“Müstehak görseydin 
Onları da beni de 
Daha önce yok ederdin
İçimizden birtakım beyinsizlerin yaptıkları yüzünden
Bizleri helak mi edeceksin?”

Ağlaşan seslerimiz yankılarla tekrar etti:
İçimizdeki birtakım beyinsizler yüzünden…

Ve o devam etti:

“Sen bağışlayanların en hayırlısısın

Bütün bunlar senin imtihanından başka bir şey değildir
Bu imtihan ile müstehak gördüğünün sapmasına fırsat verirsin
Layık gördüğünü de doğru yolda yürütürsün
Sen bizim sahibimizsin
Bizi bağışla
Bize acı, sen bağışlayanların en hayırlısısın” 

Öyle ki, gözyaşlarımız yanaklarımızdan süzülüp ayaklarımızı ıslatıyordu

Öylece tekrar ettik bağırışlarla:

“Sen bizim sahibimizsin
Bizi bağışla
Bize acı
Sen bağışlayanların en iyisisin!” 

Sekiz günün sonunda yetmişimiz de aynı sesi duyduk

Duyduğumuz ses:

“Sevgim ve merhametim, sevgisi ve merhameti olanlaradır! 
Zekâtı verenlere
Ve ayetlerimize iman edenleredir!” 

Ruhumda yankılanan duyduğum sesle döndüm kendime

Sevgim ve merhametim, sevgisi ve merhameti olanlaradır! 

—————————————————

Şiirden notlar: 

1) İnsan hiç sevdiğine topladığını sayar mı?:

D.Cündioğlu’nun “Gülümsemezsen, sevemezsin Tanrı’yı” isimli makalesinin girişinde anlattığı küçük hikâyede: 

Bir gün aksakallı bir derviş, bir sepet dolusu elmayla tepeler, bayırlar aşan genç bir kıza rastlamış. 

Bozkırın o sıcağında yorgunluktan al almış kızın yanakları.

“Nereye gidersin? Neler doldurdun sepetine?” diye sormuş derviş.

Tâ uzaklara uzatmış elini, bir tarlayı göstermiş kızcağız: “Bak, sevdiğim adam çalışıyor orada!” demiş, “ona elma götürüyorum”.

“Kaç tane?” diye sorunca derviş, genç kız şaşkınlıktan büyüyen gözleriyle, “O nasıl soru öyle?” diye mukabele etmiş; “İnsan sevdiğine götürdüğü şeyi sayar mı hiç?” 

Başı önüne düşmüş dervişin.

Ve genç kızın fark edemeyeceği şekilde usulca koparıvermiş elindeki 99’luk tespihin ipini.

2) “İnsan ile Akrep arasında ki köprü nedir” diye sorduk: 

Meğer akrebi şekerle beslersen, o da şekerden yaparmış zehrini

Meğer insanı zehirle beslersen, o da zehirden yaparmış şekerini

3) Ne bilirdik yalanın, ihanetin ve hilenin önce tespihlerden geçtiğini!
Bıraktık saymayı.

Ne Doğu’ya ne de Batı’ya döndük yüzümüzü!
İyilik bu değildi!:

Peki, ya neydi iyilik? Yüzlerimizin Ka’be’ye bakması veya Ankara’ya bakması veya Kudüs’e bakması veya Kitap’a mı bakmasıydı?

Hayır! “İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin, mala olan sevgilerine rağmen onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah’a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir. (Bakara, 177)

4) Bedeliyye: 

Şehit Ali Şeriati’nin en değerli hocalarından biri olan, İslâm dinine, kültürüne ve ahlâkına büyük bir hayranlık duyan Massignon, 1934 yılında Mısırlı bir Hıristiyan olan Mary Kahîl ile birlikte Dimyat/Mısır’da Bedeliyye adını verdiği duaya ve Müslümanlara ferâgat-i nefs ve bir kardeşlik bağı ile yaklaşmaya dayanan, Hıristiyanlara mahsus bir hayır cemiyeti kurmuştur. Bedeliyye’de Hıristiyanlar, özellikle Cuma Namazı’na denk düşen bir eş-zamanlılıkla İslâm-Hıristiyan kardeşliği için dua etmekteydiler. (Massignon’u okumak isteyenler için:
http://www.ozemre.com/index.php?option=com_content&task=view&id=101&Itemid=57)

5) En büyük şirk: İnsanın kendisine yabancılaşmasıymış:  

Yabancılaşma, insan emeğini metalaştırarak değerlerin üretilmesi yerine tüketilmesidir. İnsan her şeyle tüketilebilir, tükenebilir. Bu, Allah’la bile yapılabilir. Zira Kur’an’da bir ayette, “Dikkat edin! Aldatıcılar sizi Allah ile aldatmasın” der.

Allah ile aldanmak, kişinin kendisine duyması gereken sevgi ve saygıyı Allah’a yontarak kendisini değersiz görmesi ile başlar. Yani kişinin kendisinden ç/aldığı değerlerin potansiyelini “kulluk yapmak” adına Allah’a verirken, kendisini alabildiğine sıfırlayarak, “mütevazilik” ve “nefs-i emare” adı altında hiçleştirmesidir. Oysa kulluk, Allah’a duyduğu güveni ve sevgiyi kişinin kendisinden koparmamasıdır. Zira bilmek ve sevmek, önce insanın kendisini bilip sevmesiyle başlamalıdır. Kendisini bırakıp Allah’ı ve kutsallığı arayanların geldiği son nokta kula kulluktur.

6) Belirlenen sürede ve yerde yetmiş kişi toplandık 
Hepimizi bir korku ve titreme sarmıştı:
  

Araf suresi 156.ayet!

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

1 Comment

  1. Murat ercan
    16 Ocak 2011 at 17:06

    Evet güzel kardeşim en büyük şirk insanın kendi olamaması ve kendine yabancılaşmasıdır.
    Bu kendini ve rabbini unutmuş çağın insanına tekrardan hatırlanması gereken en büyük gerçekliğin bu olması gerektiğine olan vurgun takdire şayan. Yüreğine sağlık

Yorumunuzu bırakın


ZAMAN AKIŞI

Nis 2 11:27
Gündem

Duvardaki tuğla İran mı?

Nis 2 11:26
Arkasayfa

1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

Mar 31 13:32
Ekonomi

Kepenkler inince işsiz sayısı katlandı

Mar 31 13:27
Ekonomi

Ekonomiye güven kötümser seviyede

Mar 31 13:11
Emek

Genç nüfusta işsizlik düşmüyor: 6,7 milyon kişi ne eğitimde ne istihdamda

Mar 31 13:04
Ekonomi

Savaş ortamında nükleer santral: Elektrik üretimi mi, güvenlik krizi mi?

Mar 30 13:21
Gündem

Akit yazarı emeklileri hedef aldı: “Ne istiyorsunuz?”

Mar 30 13:18
Emek

İşsiz gençler, çalışan emekliler!

Mar 30 13:15
Emek

Nasıl bir sağlık ortamı, nasıl bir hekimlik için mücadele?

Mar 30 13:13
Gündem

İnsanlık için iyi olan NATO’nun güçlendirilmesi değil dağıtılması!

Mar 30 13:11
Ekonomi

Ekonomiye güven mart ayında yine azaldı

Mar 29 12:08
Arkasayfa

Abdülaziz Tantik’in Kaleminden: Bilim, felsefe ve akıl… ‘Modernliğin doğuşu’

Mar 29 11:54
Gündem

Bir Gün Neden 24 Saat? Bir Saat Neden 60 Dakika?

Mar 29 11:26
Gündem

Matematikçiler Onlarca Yıllık Problemi Çözmek İçin Tekerleği Yeniden İcat Ediyor

Mar 29 11:19
Sağlık

Soğuk Hava Hasta Etmez! Peki Neden Hastalıklar Kışın Daha Yaygın?

Mar 28 11:21
Sağlık

Tembel Değilsiniz Sadece Erteleme Alışkanlığına Sahipsiniz

Mar 28 11:18
Kültür & Sanat

Epistemik sınır ihlali: Çok zeki insanlar neden bazen saçmaca konuşurlar?

Mar 27 12:17
Arkasayfa

Olaydan ne anlıyoruz?

Mar 27 11:58
Arkasayfa

‘Önce mesleğini eline al, sanatını yine yaparsın’

Mar 27 11:54
Emek

Ekmek, adalet ve işçi sınıfı

Mar 27 10:39
Kültür & Sanat

Aptallığın altın yasası: Aptal bir insan nasıl anlaşılır? Bir insanın aptal sayılması için kaç aptalca davranış gerekir?

Mar 27 09:32
Kültür & Sanat

Realizm

Mar 26 15:32
Kültür & Sanat

Okültizm

Mar 26 15:25
Kültür & Sanat

İnsanlık Soy Ağacı Düşündüğümüzden Çok Daha Fazla Birbirine Bağlıdır

Mar 26 15:23
Sağlık

Antidepresan kullanımı neden depresyon vakalarından daha hızlı yükseliyor?

Mar 26 15:15
Gündem

Yarın sirenler çalarsa hazır mısınız?

Mar 26 15:08
Ekonomi

Bakan Bayraktar’dan ‘doğalgaz ve elektriğe zam gelecek mi?’ sorusuna yanıt: ‘Nisan ayı içinde…’

Mar 26 12:34
Ekonomi

Bakanlık’tan ‘evlilik kredisi’ açıklaması: Yaşa göre ‘kademeli destek’

Mar 26 12:30
Ekonomi

Ulaş Karasu: Ücretler eriyor, mutfak yanıyor, kiralar artıyor

Mar 26 12:29
Ekonomi

Savaş semt pazarlarını vurdu: Esnaf tezgah açamıyor, satışlar taneyle