• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Mart 30, 2026
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      ‘Önce mesleğini eline al, sanatını yine yaparsın’

      ‘Önce mesleğini eline al, sanatını yine yaparsın’

      Kime karşı kiminle birlik?

      Kime karşı kiminle birlik?

      ‘Savaş’ ve ‘süreç’ 2023’te değil 2001’de başladı

      ‘Savaş’ ve ‘süreç’ 2023’te değil 2001’de başladı

      İktidarın süreç yönetimi ve Kürt yoksulları

      İktidarın süreç yönetimi ve Kürt yoksulları

    • Yaşam
      Bir Gün Neden 24 Saat? Bir Saat Neden 60 Dakika?

      Bir Gün Neden 24 Saat? Bir Saat Neden 60 Dakika?

      Matematikçiler Onlarca Yıllık Problemi Çözmek İçin Tekerleği Yeniden İcat Ediyor

      Matematikçiler Onlarca Yıllık Problemi Çözmek İçin Tekerleği Yeniden İcat Ediyor

      Soğuk Hava Hasta Etmez! Peki Neden Hastalıklar Kışın Daha Yaygın?

      Soğuk Hava Hasta Etmez! Peki Neden Hastalıklar Kışın Daha Yaygın?

      Tembel Değilsiniz Sadece Erteleme Alışkanlığına Sahipsiniz

      Tembel Değilsiniz Sadece Erteleme Alışkanlığına Sahipsiniz

    • Türkiye
      ‘Önce mesleğini eline al, sanatını yine yaparsın’

      ‘Önce mesleğini eline al, sanatını yine yaparsın’

      İsmail’in şeref madalyası

      İsmail’in şeref madalyası

      Diyarbekir’de kayyıma mektup var…

      Diyarbekir’de kayyıma mektup var…

      Türkmen’in tutuklanması sınıfa gözdağı ise yanıt da hep birlikte verilmeli

      Türkmen’in tutuklanması sınıfa gözdağı ise yanıt da hep birlikte verilmeli

    • Dünya
      Yarın sirenler çalarsa hazır mısınız?

      Yarın sirenler çalarsa hazır mısınız?

      Ambargo: Sessiz bir savaş biçimi

      Ambargo: Sessiz bir savaş biçimi

      Suçluluğun tetiklediği öfkenin katlanılamaz acımasızlığı...

      Suçluluğun tetiklediği öfkenin katlanılamaz acımasızlığı...

      ‘Savaş’ ve ‘süreç’ 2023’te değil 2001’de başladı

      ‘Savaş’ ve ‘süreç’ 2023’te değil 2001’de başladı

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      Abdülaziz Tantik'in Kaleminden: Bilim, felsefe ve akıl… 'Modernliğin doğuşu'

      Abdülaziz Tantik'in Kaleminden: Bilim, felsefe ve akıl… 'Modernliğin doğuşu'

      Olaydan ne anlıyoruz?

      Olaydan ne anlıyoruz?

      ‘Önce mesleğini eline al, sanatını yine yaparsın’

      ‘Önce mesleğini eline al, sanatını yine yaparsın’

      Ekmek, adalet ve işçi sınıfı

      Ekmek, adalet ve işçi sınıfı

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

  • Follow
    • Twitter

H.Anıl Aslan

H.Anıl Aslan

Kur’ancılık ve Kur’ancılara (Bize Kur’an Yeter) Sorulan Sorular-2

Şubat 13, 2025 Fikir & Yazı, Yazılar 0 comments

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

  Soru: Peygamberin ve sahabelerin Kur’an’ı doğru olarak günümüze aktardığına inanıyorsunuz da aynı kişilerin yazdıkları hadislere niye inanmıyorsunuz?

Öncelikle bu soru da şirksel öğeler içerir. Kur’an ile hadislerin aynı kefeye konulduğu bu soru çok sorulsa da cevabı basittir. Kur’an Yüce Allah’ın son kutsal kitabı ve kelamı olarak kıyamete kadar korunacaktır. Hicr Suresi 9. Ayette ‘’O Zikri (Kitabı) sana Biz indirdik Biz. Onu koruyacak olan da Biziz. ‘’ Casiye Suresi 2. Ayette ‘’Bu Kitap, üstün olan ve doğru kararlar veren Allah tarafından indirilmiştir.’’ Maide Suresi 44. Ayette ‘’İçinde (doğru yola) bir rehber ve nur olan Tevrat’ı biz indirdik. Allah’a teslim olmuş nebîler, Yahudiler arasında onunla hükmederlerdi. Hocalar ve âlimler ise kendilerinden Allah’ın kitabını korumaları istenmesi sebebiyle onunla hükmederler ve ona şahit olurlardı. Siz, insanlardan korkmayın; benden korkun. Ayetlerimi geçici bir bedelle değişmeyin. Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmeyenler, kâfir olanlardır.’’ Kehf Suresi 27. Ayette ‘’Rabbinin Kitabından sana vahyedileni oku. O’nun sözlerinin yerine geçecek bir şey yoktur. O’ndan başka sığınacak bir yer de bulamazsın.’’ Fussilet 41 ve 42.Ayetlerde ‘’Bu Zikir kendilerine gelince görmezlik edenler (ateşe atılacak olanlardır). Oysaki o, güçlü bir kitaptır. Batılona, önünden de arkasından da yanaşamaz. Doğru kararlar veren ve yaptığını güzel yapan Allah tarafından indirilmiştir.’’ Vahyedilir.

Yani görüldüğü üzere bu durumda, Kur’an’ın indiği devirde onu yazan sahabeler, Arabistan’da değil; Danimarka’da, Çin’de, Arjantin de vb. de olsa, isimleri bambaşka kişiler de olsa(Hans oğlu Thomas, Rodri oğlu Carlos vb… )  Kur’an yine doğru bir şekilde yazıya geçirilecekti.( Kur’an zaten Hz. Muhammed zamanında vahiy geldikçe peyderpey yazıya geçirilmiştir.)  Bu durum sahabelerin yüceliğinden değil, Yüce Allah’ın Kur’an’ı korumasından dolayıdır. Ancak hadisler de öyle bir şey yoktur.

Ayrıca sahabeler için ‘’onlar hadis de yazıyorlardı’’ diye kesin olarak konuşmak ve aşırı övücü olarak sahabelerin her dediği doğru çünkü onlar cennetliktirler ve ‘’Cennetle müjdelenen 10 Sahabe’’ gibi anlatımlar ve inanışlar da yanlıştır. Gaybı yalnızca Yüce Allah bilir. Kimse Cennet veya Cehennem’e gideceğini önceden bilemez.  Neml Suresi 65. Ayette ‘’De ki; “göklerde ve yerde olan gaybı Allah’tan başka kimse bilemez. Onlar ne zaman yeniden diriltileceklerini fark edemezler.” Vahyedilmiştir. Hadisler yazılmaya başladığında zaten Hz. Muhammed’i gören sahabelerin hepsi vefat etmişlerdi. Buhari döneminde de 8’li ravi zincirinin 6’sı zaten vefat etmişti. Muhakkak ki Hz. Muhammed ‘in çok iyi dostları,  mümin ve özü sözü bir, güzel yürekli arkadaşları vardı. Buna hiçbir şüphe yok.  Ancak ona bir mümin gibi yaklaşıp da gerçekte münafık olanlar da vardır. Bu kişileri yalnızca Yüce Allah bilir. Münafikun Suresi 1. Ayet ‘’Münafıklar (iki yüzlüler) sana geldiklerinde derler ki “Biz şahidiz; gerçekten sen Allah’ın elçisisin.” Allah, elbette senin kendisinin elçisi olduğunu biliyor ama Allah şahit, münafıklar kesinlikle yalancıdırlar. Tevbe Suresi 101. Ayette Hem çevrenizdeki çöl Araplarından hem Medine halkından ikiyüzlülükte (münafıklıkta) uzmanlaşmış münafıklar vardır. Onları sen bilmezsin, biz biliriz. Onları iki defa azaba uğratacağız. Sonra da büyük bir azaba itileceklerdir. Vahyedilmiştir. Bu nedenle hadislere kutsal bir koruma kılıfı uydurup sahabeleri günahsız gibi gösterip yüceltmek yanlıştır.

 Soru: Yüce Allah’ın, Resulü’ne, Cebrail vasıtasıyla göndermiş olduğu ‘’Vahy-i Metluv’’ yani okunan vahiy olan Kur’an’dan başka okunmayan vahiy anlamındaki; ‘’Vahy-i Gayr-i Metluv’’ un varlığına neden inanmıyorsunuz?

Çünkü böyle bir şey olamaz. Öncelikle tüm bu nitelendirmeler Muhammed Peygamber’i insanüstü yapma ve başka peygamberlerle yarıştırma çabasıdır. Ancak o Kur’an da da defalarca bahsedildiği gibi bir beşerdir. Kur’an dışı vahyin sürekli geldiğini söylemek ontolojik olarak da yanlıştır. Yüce Allah ve insanoğlu sürekli bir konuşma içerisinde bulunamaz. Bu durum zaten olağanüstü olan bir durumu Peygamber için sıradanlaştırma haline getirmektir. Peygamberin zorda kaldığı zaman sürekli dilekte bulunup karşılık olarak vahyedilip cevabını da alması durumu vahiy kavramının niteliğini küçültür. Yüce Allah’la bu şekil konuşmaya kimsenin gücü yetmez.

Eğer ki ‘’gayr-i metluv vahiy’’ gerçek olsaydı, Kur’an ayetlerine verilen önem tabi ki ‘Kudsi Hadisler’e de verilirdi. Onlar da Kur’an la birlikte yazılıp, insanlar Kur’an’la birlikte öğretilirdi. Resul, Yüce Allah’la konuşmasını önemine göre kategorize edip bunlardan hiç bahsetmeyecek miydi; bu minvalde bir vahiy almayacak mıydı?  Sahabeler ve Peygamber bu vahiyleri yazmayı hiç düşünmeyecekler miydi? Yüce Allah bu vahiylerini korumayacak mıydı? Bu büyük bir iftiradır.  Kudsi Hadisler onlarca hatta yüzlerce yıl sonra ortaya çıkmışlardır.  Kur’an da bu durumun olamayacağıyla ilgili onlarca ayet vardır. Tebliğin içeriği yalnızca Kur’an ile sınırlıdır. Muhammed Peygamber Kur’an’la tebliğ eder. Kudsi Hadisler Yüce Allah adına atılan iftiralardır. Korkunçtur. Zaten buna inanarak üstüne ‘’Sünnet Kuran’ı nesheder’’ inancıyla da Kur’an bilinçli bir şekilde sistematik olarak geri plana itilmiştir.

Hud Suresi 57. Ayette “Eğer yüz çevirirseniz ben, bana gönderilen şeyi size tebliğ etmiş bulunuyorum. Rabbim, yerinize başka bir topluluk getirir ve siz O’na hiçbir şekilde zarar veremezsiniz. Kuşkusuz benim Rabbim her şey üzerinde bir Hafîz’dir; kollar, gözetir.” 

 Kur’an da başka türlü vahye bırakılacak bir noksanlık yoktur. En’am Suresi 38. Ayette’’ Yeryüzünde debelenen hiçbir canlı, iki kanadıyla uçan hiçbir kuş istisna olmamak üzere hepsi sizin gibi ümmetlerdir. Biz bu Kitap’ta, herhangi bir şeyi ne eksik bıraktık ne fazla yaptık. Onlar, sonunda Rableri önünde haşredilirler.’’ Nahl Suresi 89. Ayette ‘’Gün olur, her ümmet için kendi aleyhlerine kendi içlerinden bir tanık çıkarırız. Seni de şu insanlar hakkında tanık olarak getireceğiz. Sana bu Kitap’ı indirdik ki her şey için ayrıntılı bir açıklayıcı, bir kılavuz, bir rahmet, Müslümanlara da bir müjde ol’’

Bu durum geleneğin, Kur’an’ı değiştiremeyip ya da yerine başka istedikleri bir kutsal kitap getiremeyecekleri için geliştirmiş oldukları bir Kur’an’ı devre dışı bırakma yöntemidir. Yunus Suresi 15- 17. Ayetlerde bu durumun çok benzeri işlenmiştir. ‘’Ayetlerimiz onlara açık-seçik parçalar halinde okunduğu zaman, bize ulaşmayı ummayanlar şöyle dediler: “Bundan başka bir Kur’an getir yahut bunu değiştir.” De ki: “Onu kendiliğimden değiştirmem benim için söz konusu olamaz. Ben sadece bana vahyolunana uyuyorum. Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabından korkuya düşerim.” De ki: “Allah dileseydi, onu size okumazdım, onu size bildirmezdi de. Ondan önce içinizde bir ömür kalmıştım. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?” Yalan düzerek Allah’a iftira eden yahut O’nun ayetlerini yalanlayan kişiden daha zalim kim var? Şu bir gerçek ki, suçlular iflah etmezler.

Hakka Suresi 44-47. Ayetler ‘’Muhammed, Bize karşı bir takım sözler uydursaydı, onu kıskıvrak yakalar, şah damarını koparırdık. İçinizden hiç biri de bunun önüne geçemezdi.’’ Vahyedilir.

 Soru: ‘’Bize Kur’an yeter’’ diyorsunuz ama başka kitaplar da okuyorsunuz. Bu çelişki değil mi?

Bu güzel bir sorudur. İlk bakışta çelişki gibi görünse de Kur’ancılar, Kur’an dışında okudukları bütün kitapları, dini hüküm koyma ve Kur’an ile birlikte dini anlamada gerekli kaynaklar olarak görmezler. Kutsiyet yüklemezler. Kur’an’ı, Kuran ayetleriyle anlayıp yani  ‘’hikmet’’ metodunu yakalamak için uğraşırlar. Kur’an’ı sürekli anlayacak şekilde dikkatlice okuyup bu şekilde Kur’an’a hâkim oldukları için okudukları başka kitaplardaki fikirleri, Kur’an yasaları dışına taşmaması koşuluyla değerlendirirler. Ve okumalarına ‘’ Yüce Allah’ım sen bana doğruları görmeyi nasip et’’ diye başlarlar,  en sonda da ‘’Yüce Allah en doğrusunu bilir ‘’diye bitirirler. Kur’an dışında okudukları şeyleri dinde hüküm koyucu olarak görmezler. Bunu tek ya da bir topluluk ‘şura’ olarak da yapabilirler.

 Soru: Peygamber Kur’an’ı aktarırken hiç açıklama yapmamış mıdır? Peygamber 23 senelik Risalet hayatı boyunca sustu mu? ‘’Tebyin’’i hiçe mi sayıyorsunuz?

Peygamberimiz Kur’an’ı tebliğ ederken ona sorulan sorularda ona verilen hikmeti kullanmıştır. Hikmet Kur’an’ı, Kur’an ayetleriyle açıklama metodudur. Gizli bir bilgi ve yetenek içermez. Bunu Kur’an’ı düşüne düşüne okuyan tüm insanlar ve  topluluklar, ‘şura’lar da yapabilir.

Gelenekte ise peygamberin ‘’tebyin’’ görevine şu şekil inanılır;  beyan kelimesinden türetilmiş olan ‘’tebyin’’ bir şeyi herkesin anlayabileceği şekilde açıklamak demektir. Aynı zamanda’’ gizli manaları görünür kılmak ‘’anlamına gelen bu sözcük, tüm peygamberlerin görevlerinden biri olarak görülmüştür. Gelenek tebyin görevini, Peygamberin Kur’an’ı, ayetleri dışında halka detaylıca açıklamak için kendisinin de hüküm koyması olarak görmüştür ve bu şirk tanımlamasıdır. Kur’an zaten apaçıktır ve Kur’an’ı bizzat ayetlerle Yüce Allah açıklamıştır. Yusuf Suresi 1. Ayet “Elif. Lâm. Râ. Bunlar, apaçık Kitab’ın âyetleridir.” Kıyame Suresi 16 ve 19. Ayetler (Ona şöyle denir:) “Temize çıkmak için boşuna ağzını yorma. (Yaptığını da yapmadığını da) toparlayıp bir araya getirmek bizim işimizdir.
Biz onu okurken sen okunanı takip et. Artık onları sayıp dökmek bizim işimizdir
 vahyedilmiştir.

Yüce Allah Kur’an’ı kendisi açıklar ve bu görevi başkasına vermez. Hud Suresi 1 ve 2.Ayetlerde Elif, Lâm, Râ. Hakîm ve Habîr olandan bir kitaptır ki bu, ayetleri önce muhkem kılınmış, sonra ayrıntılı hale getirilmiştir Ki başkasına değil, yalnız Allah’a ibadet edesiniz! Kuşkusuz, ben size O’ndan gelen bir uyarıcı ve müjdeciyim.’’ vahyedilmiştir.

Hz. Muhammed tebyini yalnızca Kur’an ayetleriyle yapar. Resul sıfatıyla zaten Kur’an ayetleri dışında bir konuşma yapamaz.  Maide Suresi 15. Ayette ‘’Ey Ehl-i Kitap! size, Kitap’tan gizlediğiniz birçok şeyi ortaya çıkaran, birçoğuna da dokunmayan Elçimiz (Kitabımız) geldi. Size Allah’tan bir nur ve açık bir kitap geldi.’’ Nahl Suresi 63 ve 64. Ayetlerde şöyle vahyedilir ‘‘Yemin olsun Allah’a ki, senden önceki ümmetlere de elçiler gönderdik de şeytan onlara amellerini süslü gösterdi. O, bugün de onların dostudur/ o gün de onların dostu idi. Onlar için acıklı bir azap var. Bu Kitap’ı sana yalnız şunun için indirdik: Hakkında ayrılığa düştükleri şeyi onlara iyice açıklayasın ve Kitap, iman eden bir topluluk için kılavuz ve rahmet olsun. Vahyedilmiştir.

 Soru: Batının ajanlarısınız.  Oryantalist (müsteşrik)siniz.  İslam’ı bölmek, fırkalara ayırmak mı amacınız?

(Doğu kültürlerini inceleyen ve çeşitli konularda eserler kaleme alan Batılı araştırmacılara oryantalist denir. İlahiyat Dergisi’ne göre tanımı; ‘’Oryantalizm, İslam ve Batı medeniyeti arasındaki mücadelede Batı uygarlığı lehine üstünlük elde etmeye çalışan bir akımdır. Oryantalist bakış açısı, top yekun Batının, İslam karşısında bütün yönleriyle kadim tarihten tevarüs edip günden güne geliştirerek günümüze kadar ulaştırdığı bilinçli bir tavrın yol haritası olarak karşımıza çıkmaktadır. Kendinden menkul bir üstünlük psikolojisi ile hareket eden bu günkü Batı, oryantal söylemi sadece sömürgeciliğin bir aracı olarak kullanmıştır. Bu yaklaşım tarzı aynı zamanda Batı´nın, Doğu´ya karşı üstünlük duygusundan ileri gelen bir davranış kodudur. Gerek Hıristiyan gerekse Yahudi asıllı oryantalistler İslam’ın Hıristiyan batı ülkelerinde cazibesini yok etmek ve İslam inançlarıyla ilgili şüpheler uyandırmak için Kur’an ve Hz. Peygamberi konu alan birçok ön yargılı İslam yorumları ortaya koymuşlardır. Oryantalizm, sömürge ve misyonerlik faaliyetlerine önemli malzemeler sağlamıştır. Bunun neticesinde son iki yüz yılın Doğu-Batı ilişkilerinde misyonerlik ve sömürge hareketlerinin önemli düzeyde etkin bir hale geldiği görülmektedir. Batı’nın işgal ve sömürge politikası uyguladığı yerlerde bir taraftan yerli insanlar Hıristiyanlaştırılmaya çalışılırken, diğer taraftan o bölgelerin dinî, kültürel, etnik ve sosyal yapıları üzerinde onları tanımaya yönelik önemli çalışmalar yapılmıştır. Söz konusu bölgelerde oryantalizm kilise ilişkisi gelişme göstermiştir. Çünkü misyonerlik faaliyetleri sömürgeci güçlerden gelecek desteğe ihtiyaç duyarken, diğer taraftan oryantalistlerden gelecek bilgi ve desteğe ihtiyaç duymuştur. Bütün bunlarla amaçlanan şey, sömürgeci politikaların doğrultusunda İslâm kültür ve medeniyetinin temellerinin ortadan kaldırılması, Müslüman toplumların medeniyet tasavvurlarının yok edilmesi, İslam’a yönelişin önünün kesilmesidir.’’)

Bu soru oldukça komiktir.  Yukarıda tanımını verdiğimiz suçlamalar ise Kur’an’ın yeterliliğini savunan kişilere yöneltilmiş iftiralardır. ‘’Hristiyan olup Kilise için çalışıyorlar ‘’yaftaları atılması ise ‘’yok artık’’ dedirtecek cinstendir. Bu terimi hak edecek gerçek Hristiyan ve Yahudi oryantalistler, tarihselliği savunanlar olabilir ama bunlar asla gerçek Kur’ancılar değildir. Kur’an’ın yeterli olduğu düşüncesi 1800’lere kadar ortaya çıkmamış yeni bir düşünce değildir aksine risaletin ilk anından beri vardır ve Kur’an’ın ana düşüncelerinden biridir. Dini bölmek isteyen Kur’ancılar değil bizzat bu soruyu soranların kendileridir. ‘Hadisçiler ve Mezhepçiler’ güzide dinimiz olan İslam’ı kendi kafalarına göre bölüp, kendi haram ve helallerini oluşturup, Kur’an’ı yetersiz bulup, sünnetler, hadisler ve mezhepler oluşturup dinimizi bölmüşlerdir. Bizim amacımız Kur’an’ı,  sadece Kur’an ile anlamaktır.  Yeni bir din yapmıyoruz.  Aksine Emeviler ve Abbasilerle zirve yapan, halen de devam eden İslam’ı Kur’an’dan uzaklaştırma oluşumuna karşı,  yani yeni bir din yapanlara karşı, İslam’ı Hz. Muhammed zamanındaki halinde yaşıyoruz. Yani ‘’orijinal’’ halini yaşıyoruz. Dinimizi dinlere bölenlere karşı Kur’an’ı savunuyoruz. Enam Suresi 159. Ayette de vahyedildiği gibi ‘’Dinlerini bölük bölük edip her biri bir kişinin taraftarı olmuş olanlar var ya, sen hiçbir konuda onlardan olamazsın. Onların işi Allah’a kalmıştır. Daha sonra Allah, onların yaptıklarını kendilerine bildirecektir.’’ Ayrıca gerçek bir Kur’ancının ne zırhlı süper lüks arabalarını,  ne denize nazır lüks villalarını, ne bankada milyonlarca dolarlarını, ne Cennet’ten bir yer vaat ettiğini, ne şefaat yaptığını,  ne kendisini üstün şirksel nitelendirmelere koyduğunu ne de müritlerini göremezsiniz. Bizim müritlerimiz olamaz. Olsa olsa din kardeşlerimiz olur.

Furkan Suresi 30. Ayette şöyle vahyedilmiştir. ‘’Resul de şöyle der: “Ey Rabbim, benim toplumum, bu Kur’an’ı terk edilmiş/dışlanmış halde tuttular.”

 

Sonuç olarak; Kendi kitaplarını yetersiz gören bazı hahamlar Mişna ve Talmut’u vb…  Bazı rahipler sorup Mektuplar’ı, Apokrifler’i vb… Oluşturmuştur.  Onlar gerçek dinden uzaklaştıkları gibi biz Müslümanlarda bu yanlışa düştük.  Kendi kutsal kitaplarıyla yetinmeyip onu küçük görenler Yüce Allah’ın gazabına uğrayacaklardır. Bu tarz kişiler her ümmette olmuştur. Yunus Suresi 15. Ayette şöyle vahyedilir. ‘’Onlara, birbirini açıklayan âyetlerimiz okununca, bizimle karşılaşmayı beklemeyenler derler ki “Bize başka bir Kur’an(ayetler kümesi) getir, ya da onu değiştir.” De ki “Onu kendiliğimden değiştirmeye yetkim yoktur. Ben sadece bana yapılan vahye uyarım. Eğer Rabbime karşı gelirsem büyük bir günün azabından korkarım.”

Kur’an’ın yeterliliğiyle, açıklılığıyla ilgili sürekli olarak aktardığımız ve aktarmaya devam edeceğimiz ayetlerden bir bölüm ise;

Ankebut Suresi 51. Ayette “Kendilerine okunan kitabı sana indirmemiz, onlara yetmedi mi? Şüphesiz inanan bir toplum için bunda bir rahmet ve öğüt vardır.”

Duhan Suresi 58. Ayette “Biz Kur’an’ı senin dilinle kolaylaştırdık ki, düşünüp öğüt alsınlar.” 

Kamer Suresi 17-22-32-40. Ayetlerde “Andolsun, biz Kur’an’ı düşünüp, öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?”

Bakara Suresi 99.Ayette “Andolsun, sana apaçık ayetler indirdik, onları yoldan çıkmışlardan başkası inkâr etmez.” 

Hac Suresi 16. Ayette ‘’İşte biz Kur’an’ı böyle açık açık ayetler olarak indirdik. Şüphesiz ALLAH, dilediğini doğru yola iletir.” 

Zuhruf Suresi 2. Ayette “Apaçık Kitaba andolsun ki.” 

Hicr Suresi 1. Ayette “Bunlar Kitabın ve apaçık Kur’an’ın ayetleridir.”

En’am Suresi 114. Ayette “Allah’tan başka bir hakem mi arayayım? Oysa O, size kitabı açıklanmış olarak indirmiştir.”

Fussilet Suresi 3.Ayette “Bilen bir kavim için, ayetleri ‘fasıllar halinde açıklanmış’ Arapça Kur’an (veya okunan) Kitap’tır.” 

Ankebut Suresi 51. Ayette “Kendilerine okunan kitabı sana indirmemiz, onlara yetmedi mi? Şüphesiz inanan bir toplum için bunda bir rahmet ve öğüt vardır.” Vahyedilmiştir.

 

_____________________________________________________

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/351445#:~:text=Oryantalizmle%20%C4%B0sl%C3%A2m’%C4%B1n%20ve%20M%C3%BCsl%C3%BCmanlar%C4%B1n,tasarlanm%C4%B1%C5%9F%20bir%20nevi%20s%C3%B6m%C3%BCrgeci%20stratejisidir.

 

 

 

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Yorumunuzu bırakın


İlgili Haberler

Abdülaziz Tantik'in Kaleminden: Bilim, felsefe ve akıl… 'Modernliğin doğuşu' Fikir & Yazı
Mart 29, 2026

Abdülaziz Tantik'in Kaleminden: Bilim, felsefe ve akıl… 'Modernliğin doğuşu'

Olaydan ne anlıyoruz? Fikir & Yazı
Mart 27, 2026

Olaydan ne anlıyoruz?

‘Önce mesleğini eline al, sanatını yine yaparsın’ Fikir & Yazı
Mart 27, 2026

‘Önce mesleğini eline al, sanatını yine yaparsın’

ZAMAN AKIŞI

Mar 29 12:08
Arkasayfa

Abdülaziz Tantik’in Kaleminden: Bilim, felsefe ve akıl… ‘Modernliğin doğuşu’

Mar 29 11:54
Gündem

Bir Gün Neden 24 Saat? Bir Saat Neden 60 Dakika?

Mar 29 11:26
Gündem

Matematikçiler Onlarca Yıllık Problemi Çözmek İçin Tekerleği Yeniden İcat Ediyor

Mar 29 11:19
Sağlık

Soğuk Hava Hasta Etmez! Peki Neden Hastalıklar Kışın Daha Yaygın?

Mar 28 11:21
Sağlık

Tembel Değilsiniz Sadece Erteleme Alışkanlığına Sahipsiniz

Mar 28 11:18
Kültür & Sanat

Epistemik sınır ihlali: Çok zeki insanlar neden bazen saçmaca konuşurlar?

Mar 27 12:17
Arkasayfa

Olaydan ne anlıyoruz?

Mar 27 11:58
Arkasayfa

‘Önce mesleğini eline al, sanatını yine yaparsın’

Mar 27 11:54
Emek

Ekmek, adalet ve işçi sınıfı

Mar 27 10:39
Kültür & Sanat

Aptallığın altın yasası: Aptal bir insan nasıl anlaşılır? Bir insanın aptal sayılması için kaç aptalca davranış gerekir?

Mar 27 09:32
Kültür & Sanat

Realizm

Mar 26 15:32
Kültür & Sanat

Okültizm

Mar 26 15:25
Kültür & Sanat

İnsanlık Soy Ağacı Düşündüğümüzden Çok Daha Fazla Birbirine Bağlıdır

Mar 26 15:23
Sağlık

Antidepresan kullanımı neden depresyon vakalarından daha hızlı yükseliyor?

Mar 26 15:15
Gündem

Yarın sirenler çalarsa hazır mısınız?

Mar 26 15:08
Ekonomi

Bakan Bayraktar’dan ‘doğalgaz ve elektriğe zam gelecek mi?’ sorusuna yanıt: ‘Nisan ayı içinde…’

Mar 26 12:34
Ekonomi

Bakanlık’tan ‘evlilik kredisi’ açıklaması: Yaşa göre ‘kademeli destek’

Mar 26 12:30
Ekonomi

Ulaş Karasu: Ücretler eriyor, mutfak yanıyor, kiralar artıyor

Mar 26 12:29
Ekonomi

Savaş semt pazarlarını vurdu: Esnaf tezgah açamıyor, satışlar taneyle

Mar 26 12:26
Gündem

Ambargo: Sessiz bir savaş biçimi

Mar 25 17:10
Arkasayfa

Kime karşı kiminle birlik?

Mar 24 12:37
Ekonomi

Online ithalat, şubat ayında frene bastı

Mar 24 12:24
Arkasayfa

Ekonomi Koordinasyon Kurulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz başkanlığında toplandı

Mar 24 12:08
Gündem

Suçluluğun tetiklediği öfkenin katlanılamaz acımasızlığı…

Mar 24 11:36
Arkasayfa

Laiklik nedir?

Mar 24 11:32
Bilim & Teknoloji

İyot nedir ve neden ihtiyaç duyarız?

Mar 24 11:29
Gündem

‘Savaş’ ve ‘süreç’ 2023’te değil 2001’de başladı

Mar 24 11:11
Arkasayfa

İsmail’in şeref madalyası

Mar 24 10:36
Arkasayfa

Diyarbekir’de kayyıma mektup var…

Mar 24 10:30
Emek

İşler az diye zorunlu izin ve yarım maaş dayatması yapılabilir mi?