Göç İdaresi Başkanlığı’nın verilerine göre ülkede Suriyeli mülteci sayısı son 3 yılda 1 milyona yakın azalırken yalnızca 273 bin kişi ülkesine döndü. Prof. Dr. Danış, “Suriyeliler, Türkiye’de adeta sıkışmış hissediyor” dedi.
Umut Deniz AYDIN
İçişleri Bakanlığı’na bağlı Göç İdaresi Başkanlığı’nın açıkladığı yıllık rapor, Türkiye’de geçici koruma kapsamındaki Suriyeli sayısının üç yıl içinde 1 milyona yakın azaldığını ortaya koydu. Ancak bu düşüş, Suriyelilerin büyük ölçüde Suriye’ye döndüğü anlamına gelmiyor.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın 13 Haziran’daki açıklamasına göre sadece 273 bin kişi ülkesine geri döndü.
2021’de 3 milyon 737 bin 369 olan geçici koruma kapsamındaki Suriyeliler, 2024’te 2 milyon 901 bin 478’e, 2025’te ise 2 milyon 555 bin 560’a düştü. Suriyelilerin en yoğun bulunduğu şehir 446 bin 239 kişiyle İstanbul olurken onu 355 bin 851 ile Antep ve 221 bin 599 ile Şanlıurfa izledi. En az Suriyeli göçmen ise 7 kişi ile Hakkâri’de.
Oransal olarak ise Kilis başı çekiyor: 210 bin 382 nüfuslu şehirde kayıtlı 53 bin 643 Suriyeli var; bu da ilin nüfusunun yüzde 25,5’i demek.
İKTİDARIN ÜÇ MOTİVASYONU
Hükümet açısından geçici koruma altındaki mültecilerin sayısındaki azalma hem iç politika hem ekonomi hem de dış politika açısından bazı mesajlar veriyor.
1. İç politika: Artan mülteci karşıtlığı nedeniyle kamuoyuna “sayı azalıyor” mesajı veriliyor.
2. Ekonomi: Geçici koruma statüsündeki kişiler sağlık hizmetleri başta olmak üzere çeşitli masraflara neden oluyor. Eskiden tüm sağlık hizmetleri ücretsizken bu durum sona erdi. Statü dışındakiler ise neredeyse hiçbir hizmete erişemiyor.
3. Dış politika: Türkiye, Suriye’deki Şara yönetimini destekliyor. “Suriye inşa ediliyor, insanlar geri dönüyor” söylemi hem Şara’nın başarısını hem de Türkiye’nin bölgedeki pozisyonunu güçlendiriyor.
Azalan rakamın tamamı Suriye’ye dönüş anlamına gelmiyor. İnsanlar üç farklı yönde hareket ediyor. Birincisi başta Körfez ülkeleri olmak üzere başka ülkelere göç. İkincisi Türkiye’de kalmak ancak kaçak yaşamaya başlamak. Üçüncüsü ise Suriye’ye dönüş.
VAAT GERÇEKLEŞMEDİ
Suriye’de Esad rejiminin 8 Aralık’ta çökmesi sonrası Ankara’da “mülteciler evlerine dönecek” söylemi öne çıkmış, bu durum AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın diplomatik başarısı olarak sunulmuştu. Ancak rakamlar ve resmi veriler bunun gerçekleşmediğini ortaya koyuyor.
ENTEGRE EDİLMELİLER
Göç Araştırmaları Derneği (GAR) kurucu başkanı, Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Didem Danış, tabloyu şu ifadelerle değerlendirdi: “Siyasi iktidarın net bir entegrasyon politikası olmadığı için, çoğu sorunu Suriyeli topluluk kendi imkânlarıyla çözmeye çalışıyor. Suriyeli sığınmacılara yönelik tutumlardaki değişime ve ülkenin zor ekonomik şartlarına rağmen, sığınmacılar Suriye’ye dönme konusunda net değiller. Suriyeliler, Türkiye’de adeta sıkışmış hissediyor.”
Danış, Suriyeli nüfusun yarısına yakınının çocuk ve genç olduğuna dikkat çekerek, “Türkiye’de geçici korumada bulunan toplam Suriyeli nüfusun yüzde 48’i 18 yaş altı insanlardan oluşuyor. Bizim bu çocukları ve gençleri nasıl sisteme entegre edeceğimize dair ciddi bir çalışma yapmamız gerekiyor” dedi.
Geçen yaz Kayseri’de yaşanan mülteci karşıtı olayların göç kararlarını derinden etkilediğini belirten Danış, “Türkiye’den gitmelerinin başlıca nedeni Suriye’deki koşullardan çok, Türkiye’de artan mülteci karşıtlığı” diye konuştu.
Son olarak, rejim değişikliği sonrası “geçici koruma” statüsünün anlamının yeniden tartışılması gerektiğini vurgulayan Danış “Suriye’de rejim değişikliği sonrası Türkiye’nin Suriye’deki muhatabı artık Ankara ile görece daha iyi ilişkiler kurabilen Şara rejimi. Bu durumda mevcut koruma statüsünün anlamı tartışmalı hale geliyor. Ayrıca 10 yıldan uzun sürmüş ‘geçici’ koruma statüsünün kalıcılaşması da ayrı bir hukuki ve sosyal sorun” ifadelerini kullandı.




