Devrim Avcı
SORU: İyi günler. Ben bir fabrikada 2019 yılında çalışmaya başladım. Yaklaşık 6 yıldır çalıştığım iş yerimden tazminatlarım ödenerek işverenle anlaşıp ayrılacağım. Ancak işverenin yaptığı hesapta benim çalışma sürem eksik gözüküyor ve bu yüzden alacağım tazminat da düşüyor. Bunu sorduğumda pandemide geçen sürenin hesaplanmayacağını söyledi. Bu doğru mudur? Buna karşı yasal bir itiraz hakkımız var mı?
CEVAP: İyi günler. Kıdem tazminatını düzenleyen 1475 sayılı Kanun’un yürürlükteki tek maddesi olan 14. maddeye göre, kıdem tazminatı hesabında, işçinin tazminatı, “…İşçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında” hesaplanacağını düzenlemiştir. Madde devamında, bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılacağını belirtmiştir.
Hizmet akdinin devamı süresinde işçinin çalışmasındaki bazı süreler kıdem tazminatı hesabında çalışılmış gibi, işçinin çalışma süresi içinde kabul edilerek kıdem tazminatına esas sürenin belirlenmesinde çalışılmış gibi değerlendirilmektedir. Bu sürelere örnek olarak; Kadın işçilerin doğumdan önce ve sonra yasal izin haklarında geçen süreler, Hafta tatili, ulusal bayram, genel tatil günleri, İş Kanunu’nun 66. maddesinde yer alan çalışma süresinden sayılan haller verilebilir.
Ancak, kıdem tazminatı hesabına dahil edilmeyen süreler de vardır. Bunlar ise, işçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halindeki devamsızlığı, grev ve lokavtta geçen süreler ve ücretsiz izin gibi işçinin iş sözleşmesinin askıda olduğu durumlardır. İş sözleşmesinin askıya alınması ile birlikte işçinin iş göremediği dönem için, işverenin kural olarak ücret ödeme borcu bulunmamaktadır.
İş sözleşmesinin askıya alındığı hallerden birisi de ücretsiz izin uygulamasıdır. Kural olarak ücretsiz izin, çalışma koşullarında işçi aleyhine esaslı değişiklik niteliğinde olduğundan işçinin ücretsiz izne çıkarılması İş Kanunu’nun 22. maddesi uyarınca işçinin yazılı onayına bağlıdır.
Kovid-19 salgını döneminde çeşitli kanunlara ek maddeler ve yeni düzenlemeler getirilerek pandemi döneminde çalışma hayatına yönelik bazı uygulamalar getirilmiştir. Yapılan düzenlemeler ile kısa çalışma uygulaması ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanma koşullarında değişikliğe gidilmiş, işverene belirli haller dışında fesih yasağı getirilmiş ve işverenlere tek taraflı olarak işçileri ücretsiz izne çıkarma yetkisi verilmiştir.
4857 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10. maddenin ikinci fıkrasına göre; “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç aylık süreyi geçmemek üzere işveren işçiyi tamamen veya kısmen ücretsiz izne ayırabilir. Bu madde kapsamında ücretsiz izne ayrılmak, işçiye haklı nedene dayanarak sözleşmeyi fesih hakkı vermez… Cumhurbaşkanı birinci ve ikinci fıkrada yer alan üç aylık süreleri her defasında en fazla üçer aylık sürelerle 30/6/2021 tarihine kadar uzatmaya yetkilidir.” Bu süreler bilindiği üzere birkaç kez iki aylık süreler halinde uzatılmıştır.
Yargıtay uygulamasına göre, işçinin iş sözleşmesinin askıda olduğu süreler, kıdem tazminatına esas süreye dahil edilmemektedir. İşçinin ücretsiz izinde geçen çalışmadığı süreler de kıdem tazminatına esas süre bakımından dikkate alınmamaktadır. (Yargıtay 9. HD, 24.06.2020 tarih, 2016/18182 E.2020/6283 K.) Ücretsiz izin işçinin onayı ile yapılan bir işlem olduğu için kıdem süresinde dikkate alınmamaktadır. Ancak pandemi sürecinde uygulanan ücretsiz izin uygulaması kanundan kaynaklı olduğu ve işçinin onayı olmadan yapılan bir uygulama olduğu için bu sürenin kıdem tazminatı hesabında ne şekilde ele alınacağı hususu mahkemeler arasında da farklı kararlar verilmesine neden olmuştur.
Yargıtay 9. HD, 29.05.2025 tarihinde vermiş olduğu kararı ile bölge adliye mahkemesi kararları arasındaki pandemi sürecindeki ücretsiz iznin kıdem tazminatı hesabında ne şekilde ele alınması gerektiğini düzenleyen bir karar vermiştir. Buna göre, “…Yıllık ücretli izin ve kıdem tazminatına esas sürenin belirlenmesinde, bildirim süresine altı haftanın eklenmesiyle oluşan süreyi geçmemek kaydıyla işçinin 4857 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10/2 hükmü kapsamında ücretsiz izinde geçirdiği sürenin dikkate alınması gerektiği, bunu aşan kısmın kıdeme esas süreye eklenemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.”
Dolayısıyla, sizin pandemi sürecinde ücretsiz izinde olduğunuz sürede bildirim sürenize altı hafta eklenerek tespit edilen süre kadar kıdem tazminatı hesabınıza eklenmelidir. İşverenin bunu kabul etmemesi halinde alacak davası açma hakkınız vardır.




