• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Mart 27, 2026
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      ‘Önce mesleğini eline al, sanatını yine yaparsın’

      ‘Önce mesleğini eline al, sanatını yine yaparsın’

      Kime karşı kiminle birlik?

      Kime karşı kiminle birlik?

      ‘Savaş’ ve ‘süreç’ 2023’te değil 2001’de başladı

      ‘Savaş’ ve ‘süreç’ 2023’te değil 2001’de başladı

      İktidarın süreç yönetimi ve Kürt yoksulları

      İktidarın süreç yönetimi ve Kürt yoksulları

    • Yaşam
      Antidepresan kullanımı neden depresyon vakalarından daha hızlı yükseliyor?

      Antidepresan kullanımı neden depresyon vakalarından daha hızlı yükseliyor?

      Türkmen’in tutuklanması sınıfa gözdağı ise yanıt da hep birlikte verilmeli

      Türkmen’in tutuklanması sınıfa gözdağı ise yanıt da hep birlikte verilmeli

      Rüya kabusa dönüştü

      Rüya kabusa dönüştü

      Cemevleri

      Cemevleri

    • Türkiye
      ‘Önce mesleğini eline al, sanatını yine yaparsın’

      ‘Önce mesleğini eline al, sanatını yine yaparsın’

      İsmail’in şeref madalyası

      İsmail’in şeref madalyası

      Diyarbekir’de kayyıma mektup var…

      Diyarbekir’de kayyıma mektup var…

      Türkmen’in tutuklanması sınıfa gözdağı ise yanıt da hep birlikte verilmeli

      Türkmen’in tutuklanması sınıfa gözdağı ise yanıt da hep birlikte verilmeli

    • Dünya
      Yarın sirenler çalarsa hazır mısınız?

      Yarın sirenler çalarsa hazır mısınız?

      Ambargo: Sessiz bir savaş biçimi

      Ambargo: Sessiz bir savaş biçimi

      Suçluluğun tetiklediği öfkenin katlanılamaz acımasızlığı...

      Suçluluğun tetiklediği öfkenin katlanılamaz acımasızlığı...

      ‘Savaş’ ve ‘süreç’ 2023’te değil 2001’de başladı

      ‘Savaş’ ve ‘süreç’ 2023’te değil 2001’de başladı

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      Olaydan ne anlıyoruz?

      Olaydan ne anlıyoruz?

      ‘Önce mesleğini eline al, sanatını yine yaparsın’

      ‘Önce mesleğini eline al, sanatını yine yaparsın’

      Ekmek, adalet ve işçi sınıfı

      Ekmek, adalet ve işçi sınıfı

      Yarın sirenler çalarsa hazır mısınız?

      Yarın sirenler çalarsa hazır mısınız?

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

  • Follow
    • Twitter
Şeylerin gerçeğiyle yüzleşebilmek. Tartışmanın zeminini değiştirmek!

Şeylerin gerçeğiyle yüzleşebilmek. Tartışmanın zeminini değiştirmek!

Eylül 16, 2025 Fikir & Yazı, Sosyoloji, Türkiye 0 comments

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Fikret Başkaya

 

“Bilimle ilgilenen bir kişinin zihnine egemen olması gereken şey, sadece bir veri yığını değil, rasyonel bir kavrayış arzusu olmalıdır”.

 

                                                                                                                      Hegel

 

“Bugüne kadar filozoflar dünyayı yorumlamakla yetindiler, oysa sorun onu değiştirmektir”.

 

                                                                                                                      Karl Marx

 

“Kıvılcım dinamite ulaşmadan yanan fitili kesmek gerekir”

 

Walter Benjamin

 

 

 

Her şey çığırından çıkmışken, her şey sarpa sarmışken, insanlık ve uygarlık tehlikeli bir eşiğe gelip dayanmışken, nasıl oluyor da insanların ezici çoğunluğu hala bu aracın bu rotada yol alabileceğine inanıyor? İnsanlar neden maruz kaldıkları bu kepazeliği şeylerin normal hali sayıyor? Kapitalizm sadece sosyal kötülükler (açlık, yoksulluk, sefalet, işsizlik, etik yozlaşma, aşağılanma…) peydahlamıyor, ekolojik yıkımı ve iklim krizini de tetikliyor… Ve bu ikisinin diyalektiği de bir sürdürülemezlik durumu veya aynı anlama gelmek üzere bir uygarlık krizi ortaya çıkarıyor… Velhasıl şeylerin seyriyle şeylere dair anlayış-kavrayış arasında bariz bir uyumsuzluk var…

 

O halde sadede gelebiliriz. Neden böyle oldu, neden işler sarpa sardı, neden bir uygarlık krizi veya bir sürdürülemezlik durumu ortaya çıktı?.. Bu durumun geresinde ne var? Yüzleşmek zorunda olduğumuz sorunlar kapitalizm denilen netameli bir üretim tarzının “eseri…” Lâkin kimse kapitalizmi ağzına almıyor… Maalesef ‘şeylerin normal hali’ sayılan sorgulanmaktan da muaf oluyor… Üstelik burjuva iktisatçıları ‘kapitalizmin gelmiş-geçmiş en rasyonel (akla en uygun) üretim tarzı, uygarlık modeli olduğunu söylüyorlar… Kapitalizmin eni-sonu beş yüz yıllık geçmişi var ki, bu uzun insanlık ve uygarlıklar tarihinde sadece küçük bir parantez… Buna rağmen o kadarcık zamanda gezegende canlı yaşamı tehlikeye atmış bulunuyor…

 

Kapitalizm Sınırsız büyüme, yayılma, genişleme, derinleşme eğilime ve dinamiğine sahip bir sistemdir… Varlığını büyümeye borçludur. Büyüme veya yok olma ikilemi söz konusu… Lâkin bu dünyanın kaynaklar sonlu, sınırlı… Bir zaman geliyor, şimdilerde olduğu gibi, sınırsız büyüme doğal kaynakların sınırına dayanıyor… Fıtraten insana, topluma, bir bütün olarak canlılara zarar vermeden de yol alamıyor… Velhasıl, her ileri aşamada sosyal kötülükleri (açlık, yoksulluk, sefalet, aşağılanma…) azdırarak ve doğanın dengesini bozarak (ekolojik yıkımı ve iklim krizini tetikleyerek) yol alan netameli bir sistem…

 

 

Şimdilerde Türkiye’nin içine sürüklendiği durumu ‘kriz’ kavramı karşılamıyor… Söz konusu olan ‘çöküş’… Çöküş, verili paradigma dahilinde bir geleceğin olmadığı duruma gönderme yapar.  Aracın rotasını, paradigmayı değiştirmeden de çöküş tablosundan çıkmak mümkün değildir… 100 yıllık hedef olan “muasır medeniyeti yakalayıp, üstüne çıkma perspektifinin”, “nurlu ufuklar”, büyüme (GSYH artışı), kalkınma söyleminin bu dünyada reel bir karşılığı, bir kiymet-i harbiyesi yok… Muasır medeniyet demek, kapitalizm, kolonyalizm  (sömürgecilik) ve emperyalizm demektir… Kapitalist dünya sistemi dahilinde kalarak kapitalist, kolonyalist, emperyalist Batı’yı yakalamak, “onun gibi” olmak mümkün değildir… Aslında gerekli de değildir… Dünyayı yaşanamaz bir yer haline getiren, kapitalist, kolonyalist,  emperyalist, ırkçı Batı’yı yakalamak mümkün değildir ama başka şey yapmak hem mümkün ve hem de gereklidir…

 

Geride kalan yaklaşık 40 yılda “özelleştirme” adı altında toplumdan çalınanı geri alarak işe başlamak gerekiyor… Zira, toplumsal yaşam için vazgeçilmez olan müşterekler (herkesin olan, herkesin ortak kullanımına sunulan, sunulması gereken ortak yaşam alanları ve kaynakları) yerli -yabancı sermaye tarafından gasp edildi, yağmalandı, talan edildi… Oysa, müştereklerden, ortak yaşam alanlarından ve kaynaklarından yoksun bir toplumsal yaşam mümkün değildir… Sadece müşterekler de değil, kamu hizmetleri de özelleştirildi ve birer kâr aracına dönüştürüldü… Öyleyse astronomik vergiler neden toplanıyor… Bu vergi sağanağı ne için?

 

Artık dinci-faşist iktidar toplum sorunlarına külliyen yabancılaşmış bulunuyor. Hiçbir sorunu çözme yeteneği yok, esasen öyle bir kaygı da yok… Fakat, AKP iktidarından (şimdilerde cumhur ittifakı diyorlar) kurtulmakla işlerin yoluna girmesi mümkün değil… Radikal bir paradigma değişikliğine ihtiyaç var… 2002 öncesine dönmekle sorunlar çözülemez… Bunun için de öncelikle siyaset yapma tarzının değişmesi gerekiyor. Artık insanlığın ve uygarlığın tarihte görülmemiş bir dizi sorunla yüzleşmek zorunda olduğu bir zamandayız… Denkleme yeni unsurlar eklenmiş bulunuyor… İklim krizi ve ekolojik yıkım, kapitalizmin peydahladığı sosyal kötülükler (açlık, yoksulluk, sefalet…) ivedilikle uygarlık paradigmasını değiştirmeyi gerektiriyor… Eğer önümüzdeki birkaç on yılda bu duruma etkili müdahale edilemezse, geriye kurtarılacak bir şey kalmayabilir…

 

Çöküş tablosundan çıkmak da, ancak insanı, toplumu, doğayı esas alan, eko-sosyalist paradigmayı hayata geçirmekle mümkün olabilir… Aksi halde sosyal kötülüklerle (açlık, yoksulluk, sefalet, etik yozlaşma…) ve iklim kriziyle (atmosferin ısınması), ekolojik yıkımla (canlı türlerinin yok olması- (écosite) başa çıkmak mümkün olmayacak… Daha az ve yaşam için gerekli olanı üreterek, üretileni de olabildiğince ‘eşit paylaşarak’, bu dünyanın kaynaklarının sınırlı olduğu bilinciyle hareket ederek, verili paradigmadan çıkmak gerekiyor… Aracın direksiyonunu insandan, toplumdan, doğadan tarafa çevirmeden de uygarlık kriziyle hesaplaşmak mümkün değil… Artık ne ile cebelleşildiği hususunda kafa karışıklığı olmamalıdır…

 

Nitekim, daha az ve gerekli olanı üreterek, bu ülkede 85 milyon, bu dünyada da 8, 5 milyar insanı ‘insan haysiyetine yaraşır bir yaşam standardına kavuşturmak’ gayet mümkündür… Bunun için de neler yapılması gerektiği bir sır değil… Zararlı ve gereksiz üretime son vermek, dayanıklı şeyler üretmek, kaynakları insan refahı için (beslenme, sağlık, eğitim, barınma (uygun konut), kültür için kullanmak, araba (otomobil) şımarıklığına izin vermemek, ‘temiz araba’ diye bir şey olmadığını bilmek, kamu ulaşımını esas almak (tren, tramvay, metro, otobüs, bisiklet…), reklam saçmalığını kamusal alandan kovmak, enerji kullanımını kısmak, yetingenliği esas almak, kamu hizmeti denilenleri ve müşterekleri geri almak…

Eğer planlı küçülme hayata geçirilebilirse, gereksiz, zararlı üretime ve tüketme son verilirse, bugün kullanılan enerjinin %30’uyla dünya ölçeğinde insan ihtiyaçlarını karşılamak imkânsız değil… 1970-2020 aralığında doğadan çekilen kaynak ikiye katlanmış, kimyasal ve plastik üretimi de 50 kat artmış…  Lâkin, İklim kriziyle ve ekolojik yıkımla kapitalizm dahilinde başa çıkmanın mümkün değildir… Büyümeden var olamadığı için… Hem bu günkü tempoyla gereksiz üretim ve şımarık tüketim devam edecek ve hem de işler yoluna girecek, öyle bir şey asla mümkün değildir… Boşuna ne ile cebelleştiğini bilmek önemlidir demiyoruz…

 

 

 

 

  • Kaynak AdiLMedya

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Yorumunuzu bırakın


İlgili Haberler

Olaydan ne anlıyoruz? Fikir & Yazı
Mart 27, 2026

Olaydan ne anlıyoruz?

‘Önce mesleğini eline al, sanatını yine yaparsın’ Fikir & Yazı
Mart 27, 2026

‘Önce mesleğini eline al, sanatını yine yaparsın’

Ekmek, adalet ve işçi sınıfı Emek
Mart 27, 2026

Ekmek, adalet ve işçi sınıfı

ZAMAN AKIŞI

Mar 27 12:17
Arkasayfa

Olaydan ne anlıyoruz?

Mar 27 11:58
Arkasayfa

‘Önce mesleğini eline al, sanatını yine yaparsın’

Mar 27 11:54
Emek

Ekmek, adalet ve işçi sınıfı

Mar 27 10:39
Kültür & Sanat

Aptallığın altın yasası: Aptal bir insan nasıl anlaşılır? Bir insanın aptal sayılması için kaç aptalca davranış gerekir?

Mar 27 09:32
Kültür & Sanat

Realizm

Mar 26 15:32
Kültür & Sanat

Okültizm

Mar 26 15:25
Kültür & Sanat

İnsanlık Soy Ağacı Düşündüğümüzden Çok Daha Fazla Birbirine Bağlıdır

Mar 26 15:23
Sağlık

Antidepresan kullanımı neden depresyon vakalarından daha hızlı yükseliyor?

Mar 26 15:15
Gündem

Yarın sirenler çalarsa hazır mısınız?

Mar 26 15:08
Ekonomi

Bakan Bayraktar’dan ‘doğalgaz ve elektriğe zam gelecek mi?’ sorusuna yanıt: ‘Nisan ayı içinde…’

Mar 26 12:34
Ekonomi

Bakanlık’tan ‘evlilik kredisi’ açıklaması: Yaşa göre ‘kademeli destek’

Mar 26 12:30
Ekonomi

Ulaş Karasu: Ücretler eriyor, mutfak yanıyor, kiralar artıyor

Mar 26 12:29
Ekonomi

Savaş semt pazarlarını vurdu: Esnaf tezgah açamıyor, satışlar taneyle

Mar 26 12:26
Gündem

Ambargo: Sessiz bir savaş biçimi

Mar 25 17:10
Arkasayfa

Kime karşı kiminle birlik?

Mar 24 12:37
Ekonomi

Online ithalat, şubat ayında frene bastı

Mar 24 12:24
Arkasayfa

Ekonomi Koordinasyon Kurulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz başkanlığında toplandı

Mar 24 12:08
Gündem

Suçluluğun tetiklediği öfkenin katlanılamaz acımasızlığı…

Mar 24 11:36
Arkasayfa

Laiklik nedir?

Mar 24 11:32
Bilim & Teknoloji

İyot nedir ve neden ihtiyaç duyarız?

Mar 24 11:29
Gündem

‘Savaş’ ve ‘süreç’ 2023’te değil 2001’de başladı

Mar 24 11:11
Arkasayfa

İsmail’in şeref madalyası

Mar 24 10:36
Arkasayfa

Diyarbekir’de kayyıma mektup var…

Mar 24 10:30
Emek

İşler az diye zorunlu izin ve yarım maaş dayatması yapılabilir mi?

Mar 23 21:47
Gündem

Almanya’ya Türk ihraç ürünü: Kutuplaşma

Mar 23 19:41
Eğitim

Tüm okullarda yarın ilk ders: Finansal okuryazarlık işlenecek

Mar 23 19:11
Ekonomi

İtibardan disipline: Kredi kartları ve borçlandırılan insan

Mar 23 14:00
Arkasayfa

Türkmen’in tutuklanması sınıfa gözdağı ise yanıt da hep birlikte verilmeli

Mar 23 13:41
Arkasayfa

İktidarın süreç yönetimi ve Kürt yoksulları

Mar 19 22:23
Arkasayfa

Modern Bir Hira Provası Olarak Ramazan