• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Nisan 10, 2026
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      Sosyal medya yasası: Örtülü sansür yasası

      Sosyal medya yasası: Örtülü sansür yasası

      Ölüm rejimi

      Ölüm rejimi

      Çare kolektif mücadelede

      Çare kolektif mücadelede

      Genç nüfusta işsizlik düşmüyor: 6,7 milyon kişi ne eğitimde ne istihdamda

      Genç nüfusta işsizlik düşmüyor: 6,7 milyon kişi ne eğitimde ne istihdamda

    • Yaşam
      Ekran süresi ne zaman hastalık sayılır? Teknoloji bağımlılığı ile başa çıkmanın yolları

      Ekran süresi ne zaman hastalık sayılır? Teknoloji bağımlılığı ile başa çıkmanın yolları

      Askeri Uyku Tekniği Gerçekten İki Dakikada Uykuya Dalmanıza Yardımcı Olur mu?

      Askeri Uyku Tekniği Gerçekten İki Dakikada Uykuya Dalmanıza Yardımcı Olur mu?

      1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

      1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

      Bir Gün Neden 24 Saat? Bir Saat Neden 60 Dakika?

      Bir Gün Neden 24 Saat? Bir Saat Neden 60 Dakika?

    • Türkiye
      1 Mayıs meydanı Taksim Meydanı’dır

      1 Mayıs meydanı Taksim Meydanı’dır

      Alican’ı yemeye karar verenler

      Alican’ı yemeye karar verenler

      1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

      1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

      Savaş ortamında nükleer santral: Elektrik üretimi mi, güvenlik krizi mi?

      Savaş ortamında nükleer santral: Elektrik üretimi mi, güvenlik krizi mi?

    • Dünya
      Esnaf savaşın kurbanı oldu: Mart ayında 10 bine yakın dükkan kapandı

      Esnaf savaşın kurbanı oldu: Mart ayında 10 bine yakın dükkan kapandı

      İkinci ayında İran’da savaş!..

      İkinci ayında İran’da savaş!..

      ABD, savaşı dünyaya yeni bir nizam vermenin dayanağı olarak kullanıyor

      ABD, savaşı dünyaya yeni bir nizam vermenin dayanağı olarak kullanıyor

      ABD’nin delilik çağı

      ABD’nin delilik çağı

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      Güney Kore-Norveç ve Japonya’nın Kalkınma Modelleri ve Türkiye Uyarlaması

      Güney Kore-Norveç ve Japonya’nın Kalkınma Modelleri ve Türkiye Uyarlaması

      Sosyal medya yasası: Örtülü sansür yasası

      Sosyal medya yasası: Örtülü sansür yasası

      İkinci ayında İran’da savaş!..

      İkinci ayında İran’da savaş!..

      Analık izni sonrası yarım çalışma hakkı ne zaman kullanılabilir?

      Analık izni sonrası yarım çalışma hakkı ne zaman kullanılabilir?

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

  • Follow
    • Twitter

Levent Gültekin

Levent Gültekin

Bu yazıyı bir Kürt olarak yazıyorum

Haziran 22, 2016 Alıntı Yazılar 0 comments

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Doğuda doğdum. 18 yaşıma kadar orada yaşadım. Rahmetli babamın keyifli günlerinde o çok güzel sesiyle söylediği Kürtçe türküler hâlâ kulağımda.

Fakat hayatımın hiç bir döneminde etnik bir aidiyet hissetmedim. Sanırım bunda inanç aidiyetimin kuvvetli olmasının etkisi çok büyüktü. Çünkü inancın birleştirici olacağını düşünüyordum.

Evet, Levent Gültekin diken de böyle yazmış. Bakın Gültekin nasıl devam ediyor:

Bu yazı istisna

Anladım ki inanç da etnik köken kadar ayrıştırıcı bir işleve sahipmiş. Çok şükür, inancı yegane birlik unsuru sayan anlayıştan da kurtuldum.

Son beş yıldır yaşadıklarım, gördüklerim şunu anlamam sebep oldu: İnanç da, etnik köken gibi, toplumsal ve kişisel ilişkilerde belirleyici bir fonksiyona sahip değil.

Asıl mesele insan olabilmektir. Kürtlerle, Türklerle, Araplarla, Müslümanlarla değil, hangi dinden, hangi inançtan, hangi mezhepten, hangi ideolojiden olursa olsun iyi insanlarla bir arada yaşamayı tercih ediyorum. Toplumsal ilişkilerde liyakatin ve dürüstlüğün belirleyici olmasını savunuyorum.

Bu nedenle yazılarımda kimliği öne çıkaran, onu temel alan yorumlardan özenle kaçınıyorum.

Bu yazı istisna. Bugün size, bir Kürt olarak yazıyorum.

Ülkeyi onlara terk mi edeceğiz?

Son dönemde kimi yazarlardan, gazetecilerden, aydınlardan sıklıkla şöyle sözler duyuyorum: “Kürtler duygusal olarak ülkeden kopuyor.”

Ülke on yıllardır kifayetsiz, çıkarcı, çatışmadan ve kavgadan beslenen siyasetçiler tarafından yönetiliyor. Toplumu birbirine düşman ederek iktidarlarını sürdürüyorlar.

Demokratik terbiyeden yoksun bu siyasetçiler insan gibi yaşamamıza müsaade etmiyor. Huzurumuzu kaçırıyor. İktidarları için çocuklarımızı öldürüyor.

Ne yapacağız böyle bir durumda? Ülkemizi, evimizi, doğup büyüdüğümüz yuvamızı bu despotlara terk mi edeceğiz?

Onlar bize huzur vermiyor diye ülkemizden mi kopacağız? Onurumuzu kırıyorlar, çocuklarımızı öldürüyorlar diye “Lanet olsun, alın sizin olsun” deyip ülkeyi onlara terk mi edeceğiz?

İstanbul’da, İzmir’de, Mersin’de, Adana’da, Bursa’da yaşayan milyonlarca Kürt var. İktidarlar ve onların soytarısı olmuş üç-beş kendini bilmez istedi diye evimizden mi çıkacağız?

Her millet bir özelliğiyle ön plana çıkar.

Mesela “Almanlar” denildiğinde akla disiplin gelir. “İngilizler” denildiğinde akla ince espri gelir. “Kürtler”denildiğinde de akla onur, yiğitlik gelir.

Hayatı, onuru için mücadeleyle geçmiş insanlar için böyle düşünmek, kendini bilmezliktir. Kürtler bu ülkenin her karış toprağında var. Bu ülkenin her noktasında onların kanı, onların emeği var.

Duygusal olarak kopan Kürtler değil

Duygusal olarak kopması gereken birileri varsa Kürtler değil, yıllardır bu ülkede her dönem toplumun farklı bir kesimini düşman ilan eden devlet yöneticileridir. Bu ülkeyi çöplüğe çevirip bizi bu şartlarda yaşamaya mecbur edenlerdir. Buna çanak tutanlardır. Olup biteni görmezden gelen, mesleğinin hakkını vermeyen gazeteciler, yazarlar, kanaat önderleridir.  İşini yapmayan yargı mensuplarıdır.

Eğer duygusal kopuş yaşaması gerekenler varsa onlar Kürtler değil, toplumun bütün kesimlerine haysiyetli bir yaşam olanağı sunmayanlardır. Faili meçhul cinayetlerle, işkencelerle; insanları köylerini, evlerini terke zorlayanlardır. Bu insanlıktan uzak muameleye suskunluğuyla ortak olanlardır. Beypazarı’nda Trabzon’da, Rize’de, İstanbul’da, Ankara’da, Nevşehir’de ve daha birçok ilde hiçbir günahı, suçu olmayan garibanlara insanlık dışı muamelede bulunanlardır. Kürtçe konuşuyor diye o genci öldürenler ve bu cinayete insan gibi tepki vermeyenlerdir.

Eğer duygusal olarak kopması gereken birileri varsa, onlarca yıldır sırf iktidar hırsı için bu ülkenin evlatlarını birbirine kırdıranlardır.

Benim gördüğüm duygusal olarak kopan Kürtler değil. Maddi durumu iyi olan herkes, kapağı Batı ülkelerine atma planı yapıyor.

Hastalıklı kafalar

Mesele sadece bu değil.

Kimileri de PKK’nin cinayetlerinden bütün Kürtleri suçlu tutuyor. Faşizan duygularını her ortamda belli ediyorlar. Kimisi Beypazarı’nda gariban esnafa saldırarak belli ediyor. Kimisi öğretim görevlisi olarak yaptığı konuşmalarla bu faşizan ruha katkı sağlıyor. Kimi memurlar, mesai arkadaşlarına psikolojik baskı kuruyor.

Genel itibarla, PKK’nın yaptıklarına hiç bir katkısı olmayanlar suçlanıyor.

Üstelik o kadar akıl fukaralığı içindeler ki böyle yaparak PKK’nın ekmeğine yağ sürdüklerini de anlamıyorlar.

Biliyoruz ki bu tür faşizan ruh taşıyanların sayısı bu toplumda çok değil. Gene de sesleri çok çıkıyor.

Kaldı ki ülkenin içinde bulunduğu şiddet sarmalından utanması gereken biri varsa onlar Kürtler değil, PKK’yı var eden iktidarlardır. Bu sorunun büyümesinin sorumlusu Kürtler değil, bu ülkenin çocuklarına onurlu, haysiyetli, özgür, eşit bir hayat sunamayanlardır.

30 yıldır “Mücadele ediyoruz” diyerek, yaptıklarıyla PKK’nın değirmenine su taşıyan, garibanları zorla PKK’nın yanına iten hastalıklı kafalardır.

Eğer dağa çıkan çocuklar hainse, teröristse suç Kürtlerde değil, bu çocuklara iyi bir eğitim, iş, huzurlu bir yaşam sunamayan kifayetsiz yöneticilerdedir. Tek bir gün kendi vatandaşına “Senin derdin ne? Ne istiyorsun, niçin huzursuzsun?” diye sormadan kaba kuvvetle, işkenceyle, öldürerek sorunu çözmeye çalışanlarındır. Hem eğitimsiz, hem işsiz bırakıp üstelik bir de onuruyla oynadığı insanlara üstünkörü “Silah bırakın” demekten başka hiç bir çözüm üretemeyen akılsızlarındır.

Metropol araştırma şirketinin son anket çalışmasında, “PKK silah bırakmalı” diyen HDP’lilerin oranı yüzde 84.2. Bu tabloya göre siyaset geliştiremeyenlerindir.

Kürtler değil, ülke elden gidiyor

Bu ülkeye eninde sonunda eşitlik, özgürlük ve barış gelecek. Ve tüm bu belalara sebep olanlar bu ülkede yaşamaya utanacaklar. İnsanların içine çıkacak yüz bulamayacaklar.

İnanmıyorsanız dünya tarihine bir bakın.

Kendi halkına zulüm eden hangi iktidar, hangi zihniyet ilelebet varlığını sürdürmüş ki bunlar da sürdürebilsin? Kendi halkının özgürlüğünü, en doğal insan haklarını elinden alıp üstelik bir de onların üzerinde terör estiren hangi yönetici ayakta kalmış ki bunlar da kalsın? Bu ülkenin çocuklarının canını iktidarının malzemesi yapan hangi siyasetçi rezil olmadan gitmiş ki bunlar da öyle gitmesin?

Ve bu siyasetçilerin insanlık dışı politikalarına ortak olan, destekte bulunan kimler hayatlarını utanç içinde geçirmemişler ki günümüz iktidar yandaşları geçirmesin?

“Kürtler duygusal olarak kopuyor” diyenler şunu söyleyebilirim: Kürtler değil, ülke elden gidiyor. Ülke sadece Kürtler için değil hepimiz için yaşanmaz hale getiriliyor

 

  • Kaynak Diken

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Yorumunuzu bırakın


İlgili Haberler

Alıntı Yazılar

Yeni Suriye’yi kurmanın bedeli

Yeni Suriye’yi kurmanın bedeli yükleniyor; emperyalist müdahalenin el kitabına göre IŞİD’den...
Alıntı Yazılar

7 cephe savaşı: Bibi’nin şeytani düşleri

Arap rejimlerin çoğu Amerikalı efendilerini memnun etmek için direnişi itibarsızlaştırmaya ve...
Alıntı Yazılar

İmralı aynasında Suriye

Türkiye’de DEM Parti’yi yasal siyasetin adresi olarak gösterirken Suriye’de sivil kanattaki...

ZAMAN AKIŞI

Nis 10 14:16
Arkasayfa

Güney Kore-Norveç ve Japonya’nın Kalkınma Modelleri ve Türkiye Uyarlaması

Nis 9 15:02
Gündem

Esnaf savaşın kurbanı oldu: Mart ayında 10 bine yakın dükkan kapandı

Nis 9 13:17
Ekonomi

Tek kullanımlık plastik yasağı sonrası 35 bin kişi işsiz kalabilir

Nis 9 13:10
Arkasayfa

Sosyal medya yasası: Örtülü sansür yasası

Nis 9 13:07
Ekonomi

İnşaat maliyetinde yıllık artış 13 ayın zirvesini gördü!

Nis 9 12:40
Emek

1 Mayıs meydanı Taksim Meydanı’dır

Nis 9 12:28
Emek

Ölüm rejimi

Nis 8 12:45
Ekonomi

Zeytin ve zeytinyağı fiyatları tavan yaptı: Son 8 ayda yüzde 60’lık zam

Nis 8 12:28
Gündem

İkinci ayında İran’da savaş!..

Nis 7 11:23
Arkasayfa

Analık izni sonrası yarım çalışma hakkı ne zaman kullanılabilir?

Nis 6 15:07
Sağlık

Ekran süresi ne zaman hastalık sayılır? Teknoloji bağımlılığı ile başa çıkmanın yolları

Nis 6 14:47
Arkasayfa

Alican’ı yemeye karar verenler

Nis 6 13:38
Gündem

Çare kolektif mücadelede

Nis 6 13:35
Kültür & Sanat

Altı mendillik hayat

Nis 6 12:46
Ekonomi

Yaşlı ve engelli aylıkları hesaplara yatırılmaya başlandı

Nis 6 12:42
Sağlık

Askeri Uyku Tekniği Gerçekten İki Dakikada Uykuya Dalmanıza Yardımcı Olur mu?

Nis 6 12:25
Ekonomi

Asgari yaşam faturası 744 TL’yi aştı: ‘Dağıtım bedeli karadeliğe dönüştü’

Nis 6 12:21
Gündem

ABD, savaşı dünyaya yeni bir nizam vermenin dayanağı olarak kullanıyor

Nis 5 12:38
Kültür & Sanat

Doğrulama yanlılığı nedir?

Nis 5 12:34
Gündem

ABD’nin delilik çağı

Nis 5 12:32
Gündem

ABD’nin delilik çağı

Nis 3 12:23
Ekonomi

Nisan ayı kira artış oranı belli oldu

Nis 3 12:21
Ekonomi

Yıllık enflasyon baz etkisiyle geriledi: Yüzde 30,87

Nis 2 11:27
Gündem

Duvardaki tuğla İran mı?

Nis 2 11:26
Arkasayfa

1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

Mar 31 13:32
Ekonomi

Kepenkler inince işsiz sayısı katlandı

Mar 31 13:27
Ekonomi

Ekonomiye güven kötümser seviyede

Mar 31 13:11
Emek

Genç nüfusta işsizlik düşmüyor: 6,7 milyon kişi ne eğitimde ne istihdamda

Mar 31 13:04
Ekonomi

Savaş ortamında nükleer santral: Elektrik üretimi mi, güvenlik krizi mi?

Mar 30 13:21
Gündem

Akit yazarı emeklileri hedef aldı: “Ne istiyorsunuz?”