Geçtiğimiz 9 Şubatta Gezi direnişinin gazetesi olma iddiasıyla yayın hayatına başlayan Karşı gazetesi, istenilen tirajın çok çok altında kaldı. Çıktığı günden bu yana sürekli tiraj kaybeden Karşı gazetesi, son olarak Ali Ağaoğlu’nun tam sayfa reklamını yayınladığı için, aralarında İlahiyatçı yazar İhsan Eliaçık’ın da bulunduğu 5 köşe yazarının istifasıyla sarsılıp, tirajı iyice dibe vurdu.
Milyonlarca insanın desteklediği Gezi direnişinin gazetesi olma iddiasıyla yayın hayatına başlayan Karşı gazetesi neden başarılı olamadı? Neden istenilen tirajın çok çok altında kaldı?
Herkesin de hatırlayacağı gibi Karşı gazetesi, 9 Şubatta yayın hayatına başlayacağını çok büyük reklam çalışmalarıyla duyurdu. Bu reklam çalışmalarında da en çok dile getirilen şey, bu gazetenin Gezi direnişinin gazetesi olacağı ve hükümetin anti demokratik uygulamalarına karşı muhalif ve ezilenin yanında yer alacağı iddiasıydı.
Bu iddialar Gezi Direnişini destekleyen birçok insanı olduğu gibi beni de heyecanlandırmıştı. Ama bu heyecanım gazetenin kadrosunu duyana kadardı açıkçası. Her ne kadar Gezi Direnişi’ni destekleyen ve geleneksel sünni kesimin haksız karalamalarına rağmen direnişin içerisinde yer alan yazar İhsan Eliaçık’ın olması durumu kurtarıyor gibi görünse de eksikti. Zira yazar İhsan Eliaçık’ta adilmedya.com’da yazdığı yazı da bu eksikliği şöyle ifade etmişti: ‘İlk kez ulusal bir gazetede yazmaya başlamıştım. Gezi ruhunun eksik kalsa da genişleyerek devam edeceğini umuyordum.’
Evet, Gezi ruhunu yansıtma iddiasıyla yayına başlayan gazete belli başlı yönleriyle eksik kalmıştı. Bir kere Gezi Direnişi, her kesimin içinde yer aldığı bir hareketti. Ama gazetenin kadrosu çoğunlukla ulusalcılardan oluşuyordu. Az da olsa İslami kesimden de isimler vardı. Halbuki bana göre olması gereken, gazetenin kadrosunda her kesimden insanın bulunmasıydı. Sosyalistler, Kürtler, çevreciler, feministler gibi çeşitli kesimlerden isimlere de yer verilmesi gerekiyordu. Böyle olmaması, gazeteyi en başta gezi ruhunu yansıtma noktasında eksik bıraktı.
Başlıca eksiklikte, Gezi Direnişi’nin sembolü Yeryüzü Sofraları’nın isim babası yazar, düşünür Lütfü Oflaz’ın Karşı gazetesinde yer almamasıydı.
Her dönemin zalimlerine karşı gösterdiği destansı direnişi nedeniyle “Efsane Direnişçi” denilen Lütfü Oflaz’ın bu gazetede yazması sağlanmalıydı.
Bu önemli eksikliklerle yayın hayatına başlayan Karşı gazetesi, hem kendisine hem de Gezi Direnişi’ne en büyük zararı ise Ali Ağaoğlu’nun reklamını alarak yaptı.Bilhassa17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet iddialarının baş sanıklarından birisi olan Ali Ağaoğlu’nun reklamının alınması kanımca büyük bir hata oldu. Bilindiği gibi Ali Ağaoğlu, koca gökdelenleri dikerken doğayı katletmekten geri durmayan bir işadamıydı. Ama Gezi Direnişi, iktidarın baskıcı uygulamalarına karşı oluşan büyük toplumsal hareketin yanında, doğanın da katledilmesine karşı gösterilmiş en büyük duruştu. Yine yazar İhsan Eliaçık bu durumu köşesinde şu vurucu cümlelerle ifade etmişti:
‘Çünkü yolsuzluk ve rüşvet dosyalarının baş ismi, adını “abdestli kapitalizm” koyduğumuz son devrin sembol müteahhitlerinden birinin, tam sayfa resmini ve ilanını gördüm.
Gökdelenin önünde “Ama para bendee…” dercesine sırıtan bir surat vardı. Bir zamanların banker Kastellisi gibi gelecekte bu devir de, doğa katliamcısı, hırsız ve rüşvetçi bu adamla anılacak.’
İşte gazetenin böyle bir adama sayfalarında yer vermesi, haklı olarak kendilerine şu soruyu yöneltmemize neden oldu:’Hani gezi ruhunu yansıtacak olan gazete?’
Ayrıca İhsan Eliaçık Karşı gazetesinden istifa etmesinin ardından Karadeniz Tv’de yaptığı açıklamada, ‘Ali Ağaoğlu gibi bir adamla aynı gazetenin sayfalarında görünmek yüz kızartıcı’ demişti.
Ancak anlaşılan gazete yönetimi bu tip adamların reklamına yer vermekte ısrarcıydı.
Böylelikle bu gazetenin gezi ruhunu yansıtmaktan uzak olduğu belli olmuştu. Sonuçta bu reklam gazeteye, İhsan Eliaçık’ın da aralarında olduğu 5 yazarı kaybettirdi. Gazetenin bu reklam için yaptığı savunma ise ‘profesyonelce davranmak’ tanımı oldu. O zaman gazetenin ilk çıkışındaki Gezi ruhunu yansıtma iddiası olmamalıydı.
