• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Nisan 9, 2026
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      Çare kolektif mücadelede

      Çare kolektif mücadelede

      Genç nüfusta işsizlik düşmüyor: 6,7 milyon kişi ne eğitimde ne istihdamda

      Genç nüfusta işsizlik düşmüyor: 6,7 milyon kişi ne eğitimde ne istihdamda

      ‘Önce mesleğini eline al, sanatını yine yaparsın’

      ‘Önce mesleğini eline al, sanatını yine yaparsın’

      Kime karşı kiminle birlik?

      Kime karşı kiminle birlik?

    • Yaşam
      Ekran süresi ne zaman hastalık sayılır? Teknoloji bağımlılığı ile başa çıkmanın yolları

      Ekran süresi ne zaman hastalık sayılır? Teknoloji bağımlılığı ile başa çıkmanın yolları

      Askeri Uyku Tekniği Gerçekten İki Dakikada Uykuya Dalmanıza Yardımcı Olur mu?

      Askeri Uyku Tekniği Gerçekten İki Dakikada Uykuya Dalmanıza Yardımcı Olur mu?

      1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

      1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

      Bir Gün Neden 24 Saat? Bir Saat Neden 60 Dakika?

      Bir Gün Neden 24 Saat? Bir Saat Neden 60 Dakika?

    • Türkiye
      Alican’ı yemeye karar verenler

      Alican’ı yemeye karar verenler

      1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

      1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

      Savaş ortamında nükleer santral: Elektrik üretimi mi, güvenlik krizi mi?

      Savaş ortamında nükleer santral: Elektrik üretimi mi, güvenlik krizi mi?

      Akit yazarı emeklileri hedef aldı: "Ne istiyorsunuz?"

      Akit yazarı emeklileri hedef aldı: "Ne istiyorsunuz?"

    • Dünya
      İkinci ayında İran’da savaş!..

      İkinci ayında İran’da savaş!..

      ABD, savaşı dünyaya yeni bir nizam vermenin dayanağı olarak kullanıyor

      ABD, savaşı dünyaya yeni bir nizam vermenin dayanağı olarak kullanıyor

      ABD’nin delilik çağı

      ABD’nin delilik çağı

      ABD’nin delilik çağı

      ABD’nin delilik çağı

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      İkinci ayında İran’da savaş!..

      İkinci ayında İran’da savaş!..

      Analık izni sonrası yarım çalışma hakkı ne zaman kullanılabilir?

      Analık izni sonrası yarım çalışma hakkı ne zaman kullanılabilir?

      Alican’ı yemeye karar verenler

      Alican’ı yemeye karar verenler

      ABD, savaşı dünyaya yeni bir nizam vermenin dayanağı olarak kullanıyor

      ABD, savaşı dünyaya yeni bir nizam vermenin dayanağı olarak kullanıyor

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

  • Follow
    • Twitter
Metin Yüksel’in 34. Ölüm yıldönümü

Metin Yüksel’in 34. Ölüm yıldönümü

Şubat 23, 2013 Fikir & Yazı 1 comments

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

17 Temmuz 1958’de Bitlis’e bağlı Kolongo’da doğan Yüksel, İslâm alimi Sadrettin Yüksel’in oğlu, Edip Yüksel’in kardeşidir.

İslami gençliğin önde gelen isimlerinden biri olan Yüksel, 26 Ekim 1977 günü Darüşşafaka Lisesi’nin önünde 3 arkadaşıyla silahlı saldırıya uğrar. Yüksel ikisi midesine, biri de dizine olmak üzere 3 kurşun yarası alır. Bu kurşunlardan 2’si çıkarılır, bir tanesiyse şehit olana kadar vücudunda dolaşmaya devam eder.

CAMİ AVLUSUNDA VURULDU

Metin Yüksel, müslümanların efsane ismi olarak bilinir. 1980 öncesinde Fatih Camii avlusunda katledilen Metin Yüksel’in katilleri arasında ise adı kaserle anılan eski bir MHP’linin ismi geçmişti. Metin Yüksel’in abisi Müfid Yüksel yıllar sonra olayınİhsan Barutçu’yla bağlantısını şöyle açıklamıştı: “Barutçu’yu ondan önce tanıyorduk, Vefa Lisesi’ndeydi ve daha öncesinden de saldırıları vardı. Rahmetli Metin o olaydan 2 yıl önce onu İhsan Barutçu’yu solcuların elinden kurtarmıştı, fakat Barutçu daha sonra Metin Yüksel’i şehit eden grubun içindeydi. Metin’in şehadetinden bir gece önce de İhsan Barutçu’nun arkadaşları ‘Buradan sizleri söküp atacağız’ diyerek bana saldırmışlar, kalın sopalarla beni dövmüşlerdi. Metin Yüksel, şehit olduğu günün sabahı gelmişti İzmir’den. Ertesi gün Metin Yüksel Fatih Camii avlusunda şehit edildi. Şehit olmadan önce saldırganlarla konuşma isteği oluyor sanırım cami avlusunda.”

15 Ocak 2013 Tarihin de Ensonhaberin yaptığı haber üzerine Metin Yüksel’in abisi Edip Yüksel’in yazdığı makale şöyle:

Başbakan’ın Şehit edildi dediği arkadaşı Metin Yüksel

Başbakan’ın Şehit edilen arkadaşı İslamcılar’ın Deniz Gezmiş’i Metin Yüksel’di.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bugünkü grup toplantısında, “Biz 1980′lerde Diyarbakır zindanlarında nelerin yaşandığını çok iyi biliyoruz. Ama ben burada bir şeyi söylemek zorundayım. Bu ülkede insanlar düşüncelerinden inançlarından dolayı sadece Diyarbakır zindanında zulüm görmediler. Mamak’ta, Metris’te yaşatılanlar dışarıda farklı gruplara aynı derecede vahşice yaşatıldı. Gerek bu salondaki, gerekse bu salon dışındaki yüzbinlerce kardeşim bu zulmü iliklerine kadar yaşadılar. Bizzat benim en yakın arkadaşlarım kalleşçe şehit edildiler.” dedi. Peki, Erdoğan’ın Şehit olan arkadaşı kimdi? (Ensonhaber)

 Kardeşimi kaybedeli onun hakkında birkaç kitap, yüzlerce makale yazılmasına ve her yıl anılmasına rağmen şahsen sadece bir veya iki makale yazdım ve sadece bir anma toplantısına katılabildim. Türkiye’de şeriat devrimi yapmaya teşvik etmekten cezaevinde geçirdiğim 4 yıl, ve sakıncalı piyade olarak yaptığım 1,5 yıl yüzünden fırsat bulduğum 1984 yılında… Dinimi sadece Allah’a özgülemeye karar verdiğim 1986 yılından sonra o tür toplantılara katılmam mümkün olmadı zaten. Metin hayattayken onunla bir kez olsun eyleme çıkmamış ve karakter olarak da neredeyse Metin’in zıddı olan küçük kardeşim Müfid şimdi o anma toplantılarının baş konuşmacısı… Müfid iyi bir tarihçi, ama Sünni dogmaları ile malul olduğu için kötü bir analizci. Onu dinleyenler kim bilir Metin’i de Müfid gibi bir Osmanlı hayranı hayal ediyorlar. Sünni gazeteler arada bir Metin konusunda Müfid ile söyleşi yaparlar ve tarihin o kesitinden benim ismimi unutturmak için özellikle dikkat ederler. Benden söz edince de “zındık, mürtet, deli, ondokuzcu” gibi yaftalarla anarlar.

Metin 1970′lerin samimi, idealist, temiz ve yürekli İslamcı gençliğinin sembolü. Bize öğretilen İslam’ın dünyada cennet oluşturacağına, asr-ı saadeti gerçekleştireceğine, barış ve adalet ortamı sağlayacağına inandırılmıştık. Ne Metin ne de ben o zamanlar ne hadis külliyatındaki felaketli hadisleri ciddiye alıyor ne de Sünni fıkhının ve şeriatındaki zulüm ve çelişkilerden haberdardık. Metin’e nazaran ben daha çok haberdardım, ama olumsuz gördüğüm bazı uygulamaların aslında reel dünyada uygulanmasının mümkün olmayacağı biçiminde bahaneler ile görmemeye çalışıyordum.

Ben ve Metin, milyonlarca İranlı özgürlük mücahitleri gibi İran devriminin Şahlık rejiminin zulüm ve baskılarına, soygun ve sömürüsüne son vereceğine inanıyorduk. İstiklal, Azadi, Hükûmeti İslami diyorduk. Ancak, devrimin gerçekleşmesinde ön saflarda aktif rol oynayan birçok özgür önderler, Beni Sadr, Mehdi Bazargan, Ayatullah Muntazarı, Ayetullah Talegani gibi devrimin ilerici ve özgürlükçü öncü kadrosu bir iki yıl içinde devrimin içindeki gerici ve despot güçler tarafından oyuna getirilip tasfiye edildi. Bir kısmı öldürüldü, bir kısmı tehditle susturulup tecrit edildi, bir kısmı da İran’dan kaçmak zorunda kaldı. Devrimin ilk yıllarında Ayetullah Khalkhali adındaki psikopat yargıç sadece 1979 yılında 2000 kişinin idamına karar verdi. İran’da binlerce cinayet işlendi ve sonunda bugünkü despot ve bir sömürü ve zülüm cehennemine dönüştü. İran’daki küçük ve büyük mollalar lüks villalarda zevku sefa sürerken ve Mercedeslerle hava atarken halkın büyük çoğunluğu açlığın sınırında…

Metin’in abisi olarak ve Metin’in cihad arkadaşı olarak şu tahminde bulunabilirim: Eğer benim tanıdığım Metin yaşasaydı İran devrimi konusunda büyük bir hayal kırıklığına uğrayacaktı. Dahası, büyük olasılıkla, daha o zamanlar kendisinden farklı tavra sahip olan Tayyip ile birlikte kapitalizme abdest aldıran AKP bünyesinde yer almayacaktı. Metin vicdan sahibi bir insandı; zenginlerin sofrası yerine yoksullarla birlikte olmaya tercih ederdi. 17 yaşında Fatih Akıncılar derneğinin başkanı olan Metin’i üç yıl içinde Türkiye’deki İslamcı gençliğin efsanevi lideri yapan işte onun adalet ve özgürlük aşkı idi. İdealindeki adil ve özgür ortamı gerçekleştirmek için beynini, yüreğini, sesini ve bileğini tüm azmiyle kullandı ve nihayet dünyadaki tüm varlığıyla bu gerçeğe şahit oldu. Mehmet Ali Tekin, Mehmet Şahin gibi Metin’in hala yaşayan dava arkadaşları Metin ile Tayyip arasındaki bu farkı çok iyi bilirler.

Daha o zamanlarda Tayyip lüks koltuklarla döşeli parti binasında zenginlerle ve esnafla ziyafetli toplantılar yaparken Metin özellikle o tür gösterişli ve hiyerarşik ilişkilere tavır takınmış ve sokaktaki insanlarla, yoksullarla, muhtaçlarla hemhal olmuştur. Tayyib’in o günkü çalışmalarını küçümsemiyorum. Alabildiğine çalışkan bir parti lideriydi o zaman. Her mahallede haftalık toplantılar düzenlerdi. Ancak tavrıyla, kaygılarıyla ve kişiliği ile Metin’den farklıydı. Metin daha 18 yaşını doldurmadan, bir hastahanenin başhekimini ikna ederek gönüllü doktorların katkısıyla Akıncılar bünyesinde ilk kez yoksullar için bedava klinik açtı, bedava ilaç dağıttı, yoksul öğrenciler için bedava matematik ve fen dersleri için öğretmenleri ve üniversite öğrencilerini görevlendirdi. Metin Akıncıların konferans ve yürüyüşlerinde ilk kez Türkçe’ye ek olarak Kürtçe, Farsça, İngilizce ve Arapça sloganlar eklemiştir. Özellikle Kürtçe slogan eklemesi onu Türkiye’deki karanlık güçlerin ülkücülerin hedef noktası haline getirdi. Nitekim faşistler onu “Kürtçü komünist” olmakla suçladılar… Komünistler o gün ateistlikle eş anlamlı kullanılırdı. Hatta o zamanların İstanbul Ülkü Ocakları başkanı Metin’in kahpece vuruluşunun ertesinde Akıncılar içine sızan Kürtçü Komünistlerin temizleneceğini söyledi. Hâlbuki Metin ne Kürtçü idi ne de Komünist. Vicdan sahibi bir müslüman idi Metin. Fatih camisinden cuma namazından çıktıktan hemen sonra Fatih Camisinin avlusunda onu pusuya düşürerek öldürmüşlerdi. Düzinelerce dava arkadaşının gözleri önünde. 23 Şubat 1979′u unutamam. Allah rahmet eylesin.

Tayyib’in Diyarbakır cezaevi ile ilgili yorumuna gelince… Bence Tayyip Diyarbakır’da olan ama İstanbul’daki veya Ankara’daki cezaevlerinde olmayan önemli bir faktörü unutuyor. Bunu başka bir zaman tartışalım.

NOT: Metin’e yapılan suikastle ilgili atobiyografimden bir paragrafı burada paylaşmak istiyorum:

O gün Cuma idi. Türkiye’deki İslamcı gençliğin tarihinde unutulmaz günlerden bir gün, 23 Şubat 1979 günüydü. Birkaç Akıncı ile birlikte Çarşamba’da küçük bir mescide Cuma namazına gitmiştik.  Orada imam hutbe verirken ayağı kalkmış ve geleneği çiğneyerek açıktan protesto etmiştim. Diyanetten kendisine gönderilen resmi propagandayı hutbe diye okumasını eleştirmiştim.[1] Namaz sonrası yurda döndüğümde Fatih Camiinin doğusundaki kalabalık dikkatimi çekti ve FT-19’dan bir delikanlı o haberi getirdi: Kardeşim, ülkücü Faşist çete tarafından cami avlusunda vurulmuş! Çok acı verici bir andı. O ana kadar kardeşimi bu kadar çok sevdiğimi fark etmemişim. Hatta bazen yılları bulan ayrılıklarımıza rağmen aramızdaki bağ hep güçlüydü. Suikast haberi, yani kardeşimin ‘şehadet’ haberi tüm Türkiye’de bir şok dalgasına neden oldu, İslam dünyasında bile yankı buldu… O andan itibaren sağcı siyasilerin, Akıncılar ile Ülkücüler arasındaki çatışmayı durdurma çabaları nihayeti imkânsız olan bir sürece dönüştü.  Artık aramıza kan girmişti, sıradan/alelade birinin değil, Metin Yüksel’imizin kanı, yani efsane reisimizin… Herhangi bir yerde değil, Fatih Camii avlusunda yani kurtarılmış bölgemizin kalbinde dökülmüştü kan… Ve herhangi bir zamanda değil mübarek Cuma günü, Cuma namazı sonrası… Hem de herhangi biri değil dört faşist reisi tarafından… Yüz yüze, erkekçe değil; Metin’de silah olmadığı halde kahpece arkadan saldırmışlardı. Dürüst değillerdi, kardeşim onlarla konuşma niyetindeyken çok kısa mesafeden saldırıp vurmuşlar, ardından da tekbirler getirerek kaçmışlardı. Kardeşim onların herhangi birine bir şey yapmış değildi, hatta katillerden biri olan İhsan Barutçu Fatih’te Vefa Lisesi’nde okurken komünistlerin elinden kardeşim tarafından kurtarılmıştı. İhsan’ın Akıncılar derneğine gelip yardım istediğine bizzat tanık olmuştum. İhsan, kardeşimi katletmek dahil birkaç şiddet suçundan toplam 12 yıldan az yatacak ve 1991′de cezaevinden koşullu olarak serbest bırakılacaktı… Bu yetmiyormuş gibi, İhsan MHP’nin İstanbul örgütünün başkanı oldu ve sonunda yine MHP’den milletvekili adayı olarak listenin başına alındı. Kardeşimin katili bu adam 12 Haziran 2011 tarihinde yapılan milletvekili seçimlerinden bir süre önce ortaya çıkarılan uygunsuz görüntüleri yüzünden MHP milletvekili adaylığından ayrılmak durumunda kaldı ama yine milletvekili olarak seçilip TBMM’ye girdi.

 


[1]     Metin’in şehadetinin 33′uncu yıldönümü nedeniyle şu twitteri paylaştım: “Metin Yüksel, emperyalizme, kapitalizme ve faşizme karşı bağımsızlık, sosyal adalet ve eşitlik için kıyam edip yükselen vicdanın sesiydi” Buna cevap verenlerden birisi hatırlamadığım eski bir arkadaştandı. O zaman benimle birlikte Cuma namazı kılan Yusuf Yıldırım adlı bir arkadaş 33 yıl sonra ismini unuttuğum camiyi bir twitter ile bildirdi. ” Öbür Yüksel de (Edip) o gün Pirinci Sinan Camiinde bir heybet abidesiydi sanki, ısmarlama hutbeye baş kaldırırken.”

Makaleye http://19.org/tr/4116/metin-tayyip/ ulaşabilirsiniz.

www.adilmedya.com

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

1 Comment

  1. ne acıdır ya rabbim ne acıdır !!! küçüklüğüm onun
    25 Şubat 2013 at 17:56

    ne acıdır ya rabbim ne acıdır !!! küçüklüğüm onun şehadet hikayesiyle dolu,minik bir kız çocuğu olmama rağmen bana anlatılan bu hain saldırıyı algılamış ve metin yüksele gönül vermiştim,cennette onunla haşrolunmak

Yorumunuzu bırakın


İlgili Haberler

Dünya

İkinci ayında İran’da savaş!..

Mustafa Yalçıner İran savaşı 40. gününe ulaştı. Amerikalı ve siyonist saldırganların yanında...
Analık izni sonrası yarım çalışma hakkı ne zaman kullanılabilir? Fikir & Yazı
Nisan 7, 2026

Analık izni sonrası yarım çalışma hakkı ne zaman kullanılabilir?

Alican’ı yemeye karar verenler Fikir & Yazı
Nisan 6, 2026

Alican’ı yemeye karar verenler

ZAMAN AKIŞI

Nis 8 12:45
Ekonomi

Zeytin ve zeytinyağı fiyatları tavan yaptı: Son 8 ayda yüzde 60’lık zam

Nis 8 12:28
Gündem

İkinci ayında İran’da savaş!..

Nis 7 11:23
Arkasayfa

Analık izni sonrası yarım çalışma hakkı ne zaman kullanılabilir?

Nis 6 15:07
Sağlık

Ekran süresi ne zaman hastalık sayılır? Teknoloji bağımlılığı ile başa çıkmanın yolları

Nis 6 14:47
Arkasayfa

Alican’ı yemeye karar verenler

Nis 6 13:38
Gündem

Çare kolektif mücadelede

Nis 6 13:35
Kültür & Sanat

Altı mendillik hayat

Nis 6 12:46
Ekonomi

Yaşlı ve engelli aylıkları hesaplara yatırılmaya başlandı

Nis 6 12:42
Sağlık

Askeri Uyku Tekniği Gerçekten İki Dakikada Uykuya Dalmanıza Yardımcı Olur mu?

Nis 6 12:25
Ekonomi

Asgari yaşam faturası 744 TL’yi aştı: ‘Dağıtım bedeli karadeliğe dönüştü’

Nis 6 12:21
Gündem

ABD, savaşı dünyaya yeni bir nizam vermenin dayanağı olarak kullanıyor

Nis 5 12:38
Kültür & Sanat

Doğrulama yanlılığı nedir?

Nis 5 12:34
Gündem

ABD’nin delilik çağı

Nis 5 12:32
Gündem

ABD’nin delilik çağı

Nis 3 12:23
Ekonomi

Nisan ayı kira artış oranı belli oldu

Nis 3 12:21
Ekonomi

Yıllık enflasyon baz etkisiyle geriledi: Yüzde 30,87

Nis 2 11:27
Gündem

Duvardaki tuğla İran mı?

Nis 2 11:26
Arkasayfa

1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

Mar 31 13:32
Ekonomi

Kepenkler inince işsiz sayısı katlandı

Mar 31 13:27
Ekonomi

Ekonomiye güven kötümser seviyede

Mar 31 13:11
Emek

Genç nüfusta işsizlik düşmüyor: 6,7 milyon kişi ne eğitimde ne istihdamda

Mar 31 13:04
Ekonomi

Savaş ortamında nükleer santral: Elektrik üretimi mi, güvenlik krizi mi?

Mar 30 13:21
Gündem

Akit yazarı emeklileri hedef aldı: “Ne istiyorsunuz?”

Mar 30 13:18
Emek

İşsiz gençler, çalışan emekliler!

Mar 30 13:15
Emek

Nasıl bir sağlık ortamı, nasıl bir hekimlik için mücadele?

Mar 30 13:13
Gündem

İnsanlık için iyi olan NATO’nun güçlendirilmesi değil dağıtılması!

Mar 30 13:11
Ekonomi

Ekonomiye güven mart ayında yine azaldı

Mar 29 12:08
Arkasayfa

Abdülaziz Tantik’in Kaleminden: Bilim, felsefe ve akıl… ‘Modernliğin doğuşu’

Mar 29 11:54
Gündem

Bir Gün Neden 24 Saat? Bir Saat Neden 60 Dakika?

Mar 29 11:26
Gündem

Matematikçiler Onlarca Yıllık Problemi Çözmek İçin Tekerleği Yeniden İcat Ediyor