Dört kişilik bir ailenin mütevazı iftar yemeğinin maliyeti 2 bin TL’yi aştı. Diğer tarafta ise, emekçilerin bir ayda çalışıp kazandığı ücret kadar parayı lüks otellerin bir akşamlık iftar menüsüne harcayan ekonomi ve siyasi asalakların sofrası var.
Andaç Aydın Arıduru
Gözde Tüzer Korkmaz
Bir emekçi ailesinin iftar sofrası için günlük harcaması gereken fiyat 2 binin üzerine çıktı. Mevcut asgari ücretle bu gideri karşılamak imkansız. Lüks otellerde zenginler için hazırlanan iftar sofralarında ise bir gecede asgari ücretin üzerinde para bırakılıyor. İftar saati aynı olsa da farklı sofralarda farklı hayatlar yaşanıyor. İktidar partisinin ‘Niyetimiz bir, inancımız bir, yolumuz bir’ sloganı sofrada çöküyor.
Bu yılın ücret-maaş zamları resmi yıllık enflasyonun yüzde 3.89 puan gerisinde yüzde 27 bandına sabitlendi. Asgari ücretten metal işçilerine ve toplu iş sözleşmesiz iş yerlerinde bu oranın dayatılmasıyla birlikte ücretler alım gücü bakımından geriledi. Ancak başta gıda fiyatları olmak üzere artışlar hız kesmeden sürüyor. 2026 ocak ayında gıda ve alkolsüz içecekler enflasyonu yüzde 7.82 düzeyinde ölçüldü. Ramazan ayı öncesinde ise temel gıda ürünleri de dahil birçok ürüne zam geldi. Dört kişilik ailenin evinde ilk iftar sofrasını kurmak için ödemesi gereken fiyat 2 bin 225 TL’yi buldu. Mevcut ücretler bir aylık iftar maliyetini karşılayamaz duruma geldi.
DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası Araştırma Merkezinin 2026 ocak ayına ilişkin açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasına göre 4 kişilik bir ailenin (iki ebeveyn 15-18 ile 4-6 yaş arası iki çocuk) sağlıklı bir şekilde beslenebilmesi için 31 bin 296 lira harcama yapması gerekirken bu tutar asgari ücreti 3 bin 221 TL aşmakta. 29 gün boyunca yapılacak iftarlar ev dışına taşındığında ise cep yakar hale geldi.
İlk iftarın maliyeti 2 bin lirayı aşıyor
Hurma, zeytin, mercimek çorbası, etli kuru fasulye, pilav, cacık, salata, güllaç, içecek, meyve ve ekmekten oluşan iftar sofrası için yapılması gereken alışverişin maliyeti için, bir süre önce depo işçilerinin düşük ücretlere karşı eylem yaptığı Migros’a baktık. Farklı fiyatların ortalaması üzerinden yapılan hesaba göre, bir emekçi ailesinin mütevazı bir iftar sofrasının maliyeti 2 bin 225 lirayı buluyor.
Hurma tane ile satışta, güllaç fıstık yerine cevizden
İftar sofralarında bulunmazsa olmaz hurma ise artık 20 TL’ye tane ile satılıyor. İzmir’deki Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda esnaf olan Şehmuz Saltık “Hurmanın kilogramı 700 lira, tanesi 20 lira. Taneyle satılıyor. Bazen de 100 gram, 200 gram isteyen oluyor. Güllaçta ise maliyet nedeniyle fıstık yerine ceviz tercih ediliyor. Bir kilo Antep fıstığı bugün 1600 lira. Geçen yıl 600-700 liraya satıyorduk mesela. 1300 lira fındık. Yani bunu hangi emekli alabilir, hangi asgari ücretli alabilir? Bizim esnaf olarak da satışımız çok azaldı” diyor.
İstanbul’da kıymanın kg fiyatı 750-800 TL bandına ulaşırken kuşbaşı etin de kg fiyatı 850 TL civarına yerleşti. Ramazan ayı öncesinde fiyat artışlarına dikkat çeken Ulusal Kırmızı Et Konseyi (UKON), 2026 ramazan ayı kırmızı et piyasası raporunda, 29 Ocak haftasında 579 TL seviyelerinde bulunan karkas et fiyatlarının 606 TL düzeyine yükseldiğine dikkat çekti. UKON raporunda, fiyatlarda daha yüksek artışların gözlenmemesinin bir nedeninin de tüketicilerin alım gücündeki düşüşün talepleri baskılaması olduğu ifade edildi.
Geçen yıl nasıldı?
Türkiye Ziraat Odaları Birliği de geçen yıl (1 Mart 2025) ile bu yılın ramazan ayı öncesindeki (12 Şubat 2026) fiyatları karşılaştırdı. Buna göre bu yıl markette 39 ürünün 32’sinde fiyatlar artarken, yedisi ucuzladı. Markette en fazla fiyat yüzde 197.4’le limonda arttı. Yani geçen yıl kilosu 31.28 TL olan limon bu yıl 93 TL’den satılıyor. Limonu yüzde 149.2’yle kabak, yüzde 117.1’le fındık, yüzde 108.8’le elma izledi. Markette fiyatı en çok düşen ürünler ise yüzde 41.9’la kuru soğan, yüzde 31.9’la kuru fasulye, yüzde 26.4’le nohut ve yüzde 18.3’le beyaz lahana oldu.
Birliğin verilerine göre son 15 günde markette 41 ürünün 27’sinde fiyat arttı, 14’ünde azaldı. Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 42.9’la pırasa oldu. Pırasadaki fiyat artışını yüzde 32.1’le marul, yüzde 27.4’le kabak, yüzde 25.6’yla sivri biber izledi. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 9.6’yla yeşil mercimek oldu. Yeşil mercimekteki fiyat düşüşünü yüzde 9’la Antep fıstığı, yüzde 8.3’le nohut, yüzde 7.8’le kuru soğan ve yüzde 6.5’le havuç izledi.
Temel gıda ürünlerinde bir yıl içinde şu şekilde fiyat değişimi yaşandı: Ayçiçeği yağı yaklaşık yüzde 50, beyaz peynir yüzde 70, yumurta yüzde 100, paket makarna ise yaklaşık yüzde 40 zamlandı.
Asgari ücret Rixos ve Çırağan’daki 1 masaya bile yetmiyor
Terazinin öteki tarafında ise lüks ve şatafat bir ailenin aylık gıda ihtiyacını tek masada, tek öğünde tüketiyor. Epstein dosyalarında adı geçen Fettah Tamince’nin Rixos Otellerinde ise bir kişilik iftar menüsünün fiyatı 6 bin TL. Masada kuş sütü eksik. Ara sıcağı, ana yemeği, çorbası tatlısı, sebze, peynir tabağı ile donaltılan masada örneğin, yuvalama çorbası, cevizli kaşık salata, kuru dolma, manda yoğurdu, ağır ateşte pişmiş dana kaburga, tereyağlı pilav, kuru fasulye, güllaç…
İstanbul’da en ucuz fiyatlarla bir restoranda aynı 4 kişilik ailenin bir öğün masrafı 1600 TL civarından başlarken ortalama fiyatlar 3 bin 500-4 bin TL seviyesinde kümeleniyor.
Çırağan Sarayı’nda iftar menüsünün kişi başı maliyeti 7 bin 800 TL. 4 kişinin masrafı ise 31 bin 200 TL. Yani bir işçi ailesinin sağlıklı beslenebilmesi için gereken tutarın tamamı lüks iftarlarda sadece 1 gecede tüketilebiliyor. Sahur menüsünün kişi başı maliyeti 6 bin 200 TL seviyesinde 4 kişinin Çırağan Sarayı’ndaki iftar ve sahur etkinliği 56 bin TL düzeyine ulaşıyor.
DİSK-AR tarafından hazırlanan ücret kayıpları izleme raporuna göre Türkiye’de ortalama işçi ücretinin alım gücü enflasyon vergi ve kesinti kayıplarının ardından reel büyüklüğü 47 bin 897 TL. Ortalama ücret alan bir işçinin Çırağan Sarayı’nda 1 günlük iftar ve sahur masrafını ödeyebilmek için bir aylık ücretinin üzerine fazladan 8 bin 103 TL’ye ihtiyacı var.
‘Sahurda kahvaltı bile yapamayacağız’
Ramazan geldi, ilk sahura kalkıldı, oruç başladı. Ancak hazırlanan sahur ve iftar sofralarının maliyeti oldukça yüksek hale geldi. Bu durum pazarda da göze çarptı. Yazın yetişen domatesin 120 lira olması “kıştayız zaten” cümlesine bağlansa da, kış meyvesi armudun 70, muzun ise 75 lira olması hangi cümleye bağlanıyor acaba?
Ayvalık’ın Altınova pazarı diğer pazarlara göre daha uygun fiyatlı olarak bilinir tanınır. Halden alıp getirenler olsa da pazarcılar genelde kendi bahçesinden yetiştirdikleri sebze, meyve ve yeşillikleri getirir. Bu nedenle fiyatların uygun olduğu söylenir. Ancak bugün durum farklı. Ramazanın ilk pazar alışverişi yapılırken, alan da satan da dertli. Bahçesinden getirenler “Don vurdu” diyor, halden alanlar “mazot pahalı” diyor, halk “Cebimizde kuruş yok” diyor. Hal böyle olunca üç kişilik bir aile için 1 haftalık pazar alışverişi 1800 liraya denk geliyor.
Sahurdan başlayalım. Uzmanların “Alternatif tüketin, midenizi baskılamayın, tuzdan uzak durun” dediği sahur sofrasının olmazsa olmazı peynir, zeytin ve yumurta. Hem tok tutması hem de kolay hazırlanmasıyla kahvaltılıklar sofradaki yerini alırken, cebimizdekini beraberinde götürüyor. Peynirin kilosu 350 TL’den başlarken, 30’lu yumurtanın fiyatı en ucuz 140 lira oluyor. Siyah ve yeşil zeytinin kilosu 200 TL. Peynircinin önünde konuşulanlar aynı: “Kahvaltı bile yapamayacağız.”
‘Pancarın yeri burası’
Yanına domates ve salatalık doğrayalım desek… Domates pazarda 60-120 TL arası, salatalık ise 70 TL. “Yaz yiyeceği bunlar zaten, kışın yenmez” diyenler de yok değil. Sevim Hanım’la tezgah başında sohbet ederken “Geçen sene yaz yiyeceği de alabiliyorduk, şimdi mi yaz sebzesi oldu domates” diye soruyor.
Seralardan vazgeçip kış sebzelerine yöneliyoruz. 40 liralık havuç ve 50 liralık pancar alıyoruz. Bu sırada emekli olduğunu anlatan Muzaffer Bey “Pancarın yeri burası, nasıl 50 lira oluyor yahu?” diyor.
Her güne 1 elma
Meyve yemeyecek miyiz? Kışın ortasında hemen her gün yenilmesi yine “uzmanlar” tarafından önerilen elma 60, armut 70 TL. C vitamini deposu mandalina 40, portakal 50 liradan satılıyor. Geçmişte evinde olana “zengin” gözüyle bakılan muz ise 75 lira olarak diğer meyvelere göre ucuz kalıyor. Yanımda elma seçen Hayriye Hanım evde sadece kızına 7 tane elma aldığını söylüyor.
Ucuzluk rekoru patates ve soğanda
Oruçlar tutuldu, akşama ilk iftar sofrası kurulacak. Bir evin olmazsa olmaz yemek malzemeleri patates ve soğan “ucuzluk rekorunu” elinde tutuyor pazarda. Patatesin kilosu 25, soğanın kilosu 20 TL. Eh bunların yanına sebzesi, çorbası, eşlikçisi olmayacak mı? Karnabaharın tanesi, pırasanın ve ıspanağın kilosu 50 TL. Ispanakla bir de börek yapalım denilse yufkanın tanesi 25 TL olarak karşımıza çıkıyor. Bunlarla beraber sera yiyeceklerini almak mümkün olmuyor. Pazarda kıl biber ve kapya biber 200 TL, dolmalık biber 120 TL, patlıcan ve kabak 100 TL. Pazarda hemen herkes aynı cümleyi kuruyor. “Her şey çok pahalı.”




