ADİL MEDYA / ANALİZ HABER
İsyanı Doğru Okumak
Günlerdir kaynayan sokaklardan söz ediyoruz. Diktatörlükle ve acımasız kapitalist canavarlıklarla yönetilen Arap ülkelerini izliyor ve halk isyanına ve tarihe tanıklık ediyoruz.
İsterseniz hiç uzatmadan konuya girelim. Tunus’ta, Mısır’da, Yemen’de olanlar, sıradan bir özgürlük ve adalet veya otuz yıllık baskılara dayanamayan halk isyanı değildir. Evet, herkesimden insana baskılar yapılmış, muhalif olanlar susturulmuştur.
Başka bir şey söyleyeceğim size, bu isyan apaçık bir EKMEK isyanıdır. Bugün Mısır sokaklarında insanların ağızlarında ALLAH, EKMEK ve ÖZGÜRLÜK sloganları vardı. Aynı sloganları Tunus halkı da attı. Demek oluyor ki sıradan bir özgürlük isteme macerası değil bu.
Bu ülkelerde yaşayan insanlar ne yazık ki sömürünün alasını yaşamakta ve ezildikçe ezilmektedir. Kahire’nin arka sokaklarından yükselen çığlıkların ta kendisidir bu: Fekku Ragabe.. Boyundurluk altında olanların apaçık isyan etmesidir.
“Evinde yiyecek yemeği olmayıp da hala eline kılıcını almayan adamın aklına şaşarım!” diyen bir Ebu Zer’i anlayamayanlar bugün bu sokaklarda, şehirlerde meydana gelen hadiseleri hiç ama hiç anlayamazlar. Ebu Zer’i marjinal görenler ve Ebu Zer edebiyatçılığı yaptığımızı düşünenler de bu meseleyi anlamanın çok ama çok uzağındalar.
Meseleye sadece ‘Diktatörlük ve zulme karşı Mısır halkının direnişinin yanındayız’ yazılı pankart açarak, tekbirler getirerek, o arka sokaklarda sadece Müslümanların ezildiğini söyleyerek, bakmak, meselenin kendisinden uzaklaşmanın diğer adıdır.
Siz yıllarını İslamcılıkla oyalanarak ve yine yıllarını eylemlerden eylemlere giderek eylem fetişizmliği ile geçirenler, sözüm size.. Bu halk kendisini savunmak için ayaklanmadı! Bu halk AÇ olduğu için ayaklandı! Sürekli EKMEK ile AÇLIK ile tehdit edildiği için ayaklandı!
Sahi, bu İSYANI tetikleyen de İŞSİZ bir gencin kendini ateşe vermesi değil miydi?
Eğer bir halka ve isyanına destek vermek istiyorsanız, o halkın kullandığı dili kullanın.
Allah, Ekmek ve Özgürlük demek ve bunları savunmak hiç de zor olmasa gerek, değil mi?
Halkları aç bırakan sadece orada SİMGE olmaktan öteye gidemeyen DİKTATÖRLER değil, o diktatörleri orada tutanların ta kendileridir.
Fotoğrafı iyi okuduğunuz da ezberinizin nasıl da ters düz olduğunu göreceksiniz. Bugün olanları okumak için otuz yıl öncesine gitmenize hiç ama hiç gerek yok. Sadece eline taş alıp, ekmek alıp sokaklara fırlayan insanların gözlerine bakın, asıl İSYANI göreceksiniz..
Bilir misiniz zor olan nedir?
Yetimi korumak..
Yoksulun yanında olmak ve asla Yalan söylememektir..
Vallahi çok zordur billahi çok zordur..
“Sünnettir diye yemeğin kabını iştahla temizlemeye çalışacağımıza, İsa Peygamberin dediği gibi, içindekini yemeği olmayanla bölüşmeliyiz. Ancak o zaman sünneti yerine getirmiş oluruz..”
Esenlikle..
Mehmet Lütfü Özdemir / 28 Ocak 2011 Cuma
Adil Medya
www.adilmedya.com
Adaletli ve İlkeli Habercilik



