İsrail baskını:
Kılıçdaroğlu, İsrail, hangi gerekçeyi gösterirse göstersin, hangi gerekçenin arkasına sığınırsa sığınsın, yapılan eylemin suç olduğunu ifade ederek, “Doğrudan doğruya Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarına yapılan bu suçun mutlaka cezalandırılması, Türkiye’nin kırılan onurunun onarılması gerekmektedir” dedi.
İsrail‘in, Gazze’ye insani yardım götüren gemilere saldırısını değerlendiren Kılıçdaroğlu, bu ülkede şahin politikalar güden, aşırı sağcı, şiddete, baskıya başvurarak mücadeleyi çözmeye yanaşan bir hükümet olduğunu söyledi.
Kılıçdaroğlu, bu hükümetin, bugün yaşanan dramatik sorunların temel sorumlusu olduğunu ifade etti.
Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın olayları anlattığını,ancak bunları anlatmanın yetmediğini belirterek, bazı şeylerin yapılması gerektiğini söyledi.
Bu olayın bilinen, görünen, yazılıp, çizilen bir olay olduğunu ancak bunakarşın yeterli önlemin alındığının söylenemeyeceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, “Diplomasinin yeteri kadar hareketlendirildiği, diplomasinin bu konuda başarılı olduğu söylenemez. İstihbarat örgütlerinin, özellikle bizim istihbarat örgütlerinin, bu konuda yeterli bilgiyi hükümete aktarmadıkları veya hükümetinbunu görmediğini de kabul etmemiz gerekiyor. Bir şekliyle bulanık sularda kalanbir hükümeti gördük karşımızda. Diplomatik bürokrasisinin daha aktif bir politikaizlemesi gerekiyor” dedi.
CHP kurultayı:
Kılıçdaroğlu, 22-23 Mayıs tarihinde yapılan 33. Olağan Kurultay’ın ardından gerçekleştirilen ilk grup toplantısında yaptığı konuşmada, kurultayın büyük bir heyecan ve coşku içinde geçtiğini, bu duyguları tüm Türkiye’ye yaymaları gerektiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, “Onun için kurultayımızda bir demokrasi şöleni gerçekleştirdik ve sağlıklı bir doğum yaptık. Umuyorum bundan sonra hedefimiz Başbakanlık ve CHP‘nin iktidarı. Kurultayımızdan sonra AKP’den belli kurmayların ezberlerinin bozulduğunu biliyoruz. Onların daha ezberlerini çok bozacağız. Şimdi benim bürokraside çalıştığım döneme ait dosyalarımı istiyorlarmış, ‘acaba bir şey bulabilir miyiz’ diye. Dosyayı değil, çocukluğumdan bu yana ne istiyorsanız hepsini getirim. Boğazımızdan haram lokma geçmedi, yetim hakkı yemedik, hırsızlarla mücadele ettik bundan sonra da mücadele etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Halka, “halkın iktidarını kurma, halkla birlikte sözü verdiklerini” ifade eden Kılıçdaroğlu, bu sözü mutlaka yerine getireceklerini belirtti.
Maden kazası:
Kurultay’ın ardından maden ocağı göçüğünün yaşandığı Zonguldak’a gerçekleştirdiği ziyaret hakkında bilgi veren Kılıçdaroğlu, Türkiye’deki iş kazalarının yüzde 98’inin önlenebilir olduğunu, bu kazaların kaderle ilgisinin bulunmadığını söyledi.
Madenlerdeki taşeronlaşmaya da değinen Kılıçdaroğlu, “Maalesef 30 işçimizin hayatını kaybetmesinin temelinde taşeronlaşma var” dedi.
Kılıçdaroğlu, “Devlet eğer eleman istihdam edecekse iş yasası var, iş yasasının gereklerine göre elemanını alır ve istihdam eder. Taşeron aracılığıyla eleman istihdam etme devletin köleleştirme düzeninin bir sonucudur. Ve bu AKP iktidarının bir politikasıdır bu politikayı da şiddetle reddediyoruz” diye konuştu.
TOPLANTIDAN DETAYLAR
Grup toplantısına yoğun ilgi gösterildi. Yer sorunu nedeniyle zaman zaman izdiham yaşandı.
Parti yönetimine seçilen Süheyl Batum, Hakkı Suha Okay ve Umut Oran, CHP‘ye katılan Kamer Genç ve Emrehan Halıcı ile eski Genel Başkan Deniz Baykal, salona girişlerinde yoğun alkışla karşılandı.
Baykal, Antalya Milletvekili Osman Kaptan ve İstanbul Milletvekili İlhan Kesici’nin yanına oturdu.
Grup Başkanvekili Kemal Anadol, toplantıyı açarken, Baykal’ı da selamladı. Anadol, “Önceki genel başkanımız Deniz Baykal’ı sevgi ve saygılarımla selamlıyorum” dedi.
Konuşmasından önce Kılıçdaroğlu’na çiçek sunuldu. Kılıçdaroğlu, çiçeği veren çocuğun elini öptü.
CHP eski Genel Başkanı Baykal, grup toplantısından ayrılırken gazetecilerin Kılıçdaroğlu’nun konuşmasını nasıl bulduğunu sormaları üzerine, “Çok güzel” karşılığını verdi.
CNNTurk



