• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Ocak 21, 2026
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      CHP'li Aşkın Genç: 'Emekliye bin 60 lira, faize günde 5,6 milyar lira'

      CHP'li Aşkın Genç: 'Emekliye bin 60 lira, faize günde 5,6 milyar lira'

      Haleflik seleflik karakterinin analizi

      Haleflik seleflik karakterinin analizi

      32 yılda 20’den fazla 'Siyasi Ahlak Kanunu' tozlu raflarda kaldı!

      32 yılda 20’den fazla 'Siyasi Ahlak Kanunu' tozlu raflarda kaldı!

      Halep-Suriye virajı: Süreç başladığı yerde tıkandı mı?

      Halep-Suriye virajı: Süreç başladığı yerde tıkandı mı?

    • Yaşam
      Hrant Dink katledildiği yerde anılacak: Hakikatin izinde, adaletin peşinde

      Hrant Dink katledildiği yerde anılacak: Hakikatin izinde, adaletin peşinde

      Çocuk hapishaneleri: İktidarların gelecek korkusu

      Çocuk hapishaneleri: İktidarların gelecek korkusu

      Hayali Kürt-Türk-Arap İttifakı ve gerçek: Kürtsüzleştirilen Halep!

      Hayali Kürt-Türk-Arap İttifakı ve gerçek: Kürtsüzleştirilen Halep!

      Sütü köylü üretiyor, fiyatı iktidar belirliyor

      Sütü köylü üretiyor, fiyatı iktidar belirliyor

    • Türkiye
      Yoksulluk ve maaş fedakârlığı

      Yoksulluk ve maaş fedakârlığı

      Çocuk hapishaneleri: İktidarların gelecek korkusu

      Çocuk hapishaneleri: İktidarların gelecek korkusu

      Zulüm devri

      Zulüm devri

      Erdoğan'ı kızdıracak anket yayımlandı... İşte AKP Türkiye'si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz!

      Erdoğan'ı kızdıracak anket yayımlandı... İşte AKP Türkiye'si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz!

    • Dünya
      Sınırlar fiilen değişirken Türkiye ve Kürtler

      Sınırlar fiilen değişirken Türkiye ve Kürtler

      Hızlı çöküşün anatomisi

      Hızlı çöküşün anatomisi

      Trump kılığında emperyalizm

      Trump kılığında emperyalizm

      Ahlaksızlığın ahlakı

      Ahlaksızlığın ahlakı

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      Kimyasal Anahtarlarla Nöron Programlama: Kemogenetik Nedir?

      Kimyasal Anahtarlarla Nöron Programlama: Kemogenetik Nedir?

      Yoksulluk ve maaş fedakârlığı

      Yoksulluk ve maaş fedakârlığı

      CHP'li Aşkın Genç: 'Emekliye bin 60 lira, faize günde 5,6 milyar lira'

      CHP'li Aşkın Genç: 'Emekliye bin 60 lira, faize günde 5,6 milyar lira'

      Batık krediler 600 milyarı aştı: ‘Borçlu yaşam icraya kadar gidiyor’

      Batık krediler 600 milyarı aştı: ‘Borçlu yaşam icraya kadar gidiyor’

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

Yaz sıcağında uçuşan düşünceler

Yaz sıcağında uçuşan düşünceler

Ağustos 3, 2024 Fikir & Yazı, Yaşam 0 comments

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

İçimizde birden çok kişiliğin barındığının farkında değiliz. Fark edenlere de “deli” muamelesi yapıyoruz. Oysa tek hayatın içine başka yaşamlar sığdırabiliriz. Portekizli yazar Pessoa sığdırmış, kimse de onu tımarhaneye kapatmamış. Açıkçası bu konuda kendimi Pessoa’ya daha yakın hissediyorum

 

Mehmet Y. Yılmaz |

“Yaşamak, bir başkası olmaktır. Ve insan bugün, dün hissettiği gibi hissediyorsa, hissetmek olanaksızdır. Dün hissedileni bugün de hissetmek, hissetmek değil, dün hissedilmiş olanı bugün de anımsamaktır yalnızca. Artık yok olmuş olan dünkü hayatın canlı cesedi olmaktır.”

Bu alıntı, Portekizli yazar Fernando Pessoa‘dan.

Bir de şu sözünü not etmişim:

“Yaşamın gizli anlamı, yaşamın hiçbir gizli anlamı olmadığıdır.”

Pessoa’nın içindeki dörtlü

Pessoa ben doğmadan 21 yıl önce ölmüştü ancak onunla oturup bir kahve içmişliğim var.
Lizbon’da, Praça Luis de Camoes’teki Cafe A Brasileira’nın önündeki kaldırımda her gün oturup kahvesini içerken, gelip geçeni izlermiş (Meydana adı verilen de Camoes Portekiz’in milli şairi, 1524-1580 yılları arasında yaşamış).

Pessoa’nun hayattayken oturduğu masanın yerinde şimdi bir heykeli var.

Bir kahve masasının yanında bacak bacak üstüne atmış, önünde kahve fincanıyla oturuyor.

Benim gibi turistler de bir kahve söyleyip o masada oturabiliyorlar.

Sabah çok erkenden kahvenin açılış saatini bekledim ki fotoğraf çektirmek için kuyruğa dizilen turist baskınına uğramadan, onunla baş başa bir kahve içeyim.

Kahvemi içtim ama benimle hiç konuşmadı.

Ben kendi kendimle konuştum durdum.

Pessoa kendisinden tamamen bağımsız hareket edebilen ve her biri ayrı bir dünya görüşüne sahip, kendilerine özgü üslupları olan bir dizi yazar yaratmıştı.

Alberto Caeiro, Alvaro de Campos, Ricardo Reis ve Bernardo Soares.

Bunlar Pessoa’nın arkalarına saklandığı “mahlaslar” değil, kendilerine özgü kişilikleri olan “varlıklar” idi.
Birbirlerinden bağımsız tarzda eserler veren bu şairler birbirleriyle sert tartışmalar da yaparlardı.

Hatta Alvaro de Campos ile Alberto Caeiro arasındaki bir söz düellosunda Pessoa’nın gerçek gözyaşları döktüğü de bir gerçek.

Filmlerde gördüğümüz çoklu kişilik sendromuna benzer bir şey gibi sanki.

Şöyle bir şiiri de var:

“Sayısız insan yaşar içimizde, hissetsem de düşünsem de bilemem kim düşünür içimde kim hisseder. Düşünceler ya da hisler için yalnızca sahneyim ben.

Ruhsa, birden fazla var bende.
Ben’se benden daha fazlası.
Herkes kayıtsız oysa yaşadığım hayata:
Susturuyorum onları,
kendim konuşurken.”

Bu şiiri Eren Arcan’ın Dipnot Kitap Kulübü’nün internet sitesinde Pessoa üzerine yazdığı yazıdan aktardım.

Alberto Caeiro kişiliği bir gece yarısı doğmuştur, Pessoa ona “Ustam” diyor. Kent dışında yaşayan bilge bir çobandır kendisi.

Alvaro de Campos tabiat âşığı, denizci ve biseksüeldir.

Ricardo Reis sürgün, ateist, münzevi bir kişiliktir.

Bernardo Soares ise bir muhasebecidir, denemeler ve şiirler yazar.

Pessoa’nın hissetmekle kalmayıp bir de hayat verdiği kişiliklerinin benzerleri hepimizin içinde olmalı diye düşünürüm.

Belli ki o bizim farkına varamadığımız bir şeyi ayırt edebilmiş.

Düşülebilecek en büyük tuzak

Biz sıradan insanlar bize öğretildiği gibi yaşarız.

Önceden tarif edilmiş görevlerimiz var.

Çocuk olarak, öğrenci olarak, yetişkin ve çalışan olarak neler yapabileceğimiz tanımlanmış.

Bunun dışına çıkarsanız en sempatiği bile “afacan çocuk” diye nitelendirilmek olur.

Öğrenci, yetişkin ve bir çalışan olarak tarif edilmiş görevlerinin dışına çıkarsan mecazi anlamda da olsa yakarlar adamı.

Sevgili, eş, ebeveyn olarak neler yapmamız gerektiğini de biliyoruz.

Tarif edilmiş sınırların içinde kalırsak herkes bizi beğenir. Dışına çıktığınızda yine en sempatiği “eksantrik adam doğrusu” diye nitelendirilmek olur. Tuhaf, garip, “freak” ve daha bir sürü şey.

Zaman zaman bize öğretilenlerle içsel çatışmalar yaşasak da kendimizi bunun dışına çıkarabilmemiz, başka insanlar olabilmemiz de söz konusu olmuyor.

İnsan, kendisine soru sorabildiği ve bu sorulara tutarlı, geçerli yanıtlar verebildiği kadar kendisidir diye düşünürüm. Hindu Krishnamurti’nin dediği gibi: “Siz neyseniz, dünya odur. Görmek için hiçbir sanısı, hiçbir kuralı olmayan bir zihin gerekir.”

Onun ötesi rol yapmaktan ibarettir: Yaşıyormuş rolü yapmak!

Öğretilmiş davranışları, öğretildiği gibi tekrarlamak ve kendisine başkaları (artık buraya istediğinizi koyun: Çevre, aile, iş yaşamı, düzen vs.) tarafından tanımlanan alanın dışına çıkmaya çaba gösterememek, insanın yaşamında düşebileceği en büyük tuzak.

Ve bu öğretilmiş görevlerimizi yerine getirirken farkına varmadan, kendi yakınlarımıza da “hayat biçimleri” tarif ediyor, onlardan buna uygun davranmalarını bekliyoruz.

Bizden beklendiği gibi davranmak istemediğimiz zaman kaşlar çatılıyor, parmaklar sallanıyor!

Davranışlarımızın sorgulanmadan kabul edileceğini hayal ederken, burnumuzu kapanan bir kapıya çarpabiliyoruz.

Yalnız kalmak ile tehdit ediliyoruz.

Kendimizi bir çileci gibi cezalandırmakta olduğumuzu bile fark etmeden, içimizdeki diğer kişilikleri baskı altına alıyor, kafalarını güneşe çıkarmalarına izin vermiyoruz.

Bizler için yaşam, bilinenler ve anlaşılanlar üzerinde direnmekten, hep o aynı günlük tekdüzelikten alınan ve tadını da tam çıkaramadığımız doyumdan oluşuyor!

Çoğumuzun aşkı da birbirine benziyor çünkü ne yapacağımız, nasıl davranacağımız romanlar, filmler, şiirler, şarkılarla bize öğretiliyor.

Birden çok kişiliği içimizde barındırmakta olduğumuzu bile fark edemiyoruz.

Bunu fark edenlere de “deli” muamelesi yapmak bir genel kural.

Öğretilenleri aşamıyorum!

Bütün mesele bir tek hayatın içine başka yaşamlar da sığdırabilip sığdıramayacağımızla ilgili. Bize sığdıramayacağımız öğretiliyor.

Ama bakın Pessoa sığdırabilmiş işte, kimse de onu bir tımarhaneye kapatmamış.

Doğrusunu isterseniz kendimi Pessoa’ya daha yakın hissediyorum.

Sanki birçok kişilik var içimde ama dedim ya öğretilenlerin dışına da bir türlü çıkamıyorum!

Yunus Emre‘yi anmadan bitiremezdim bu yazıyı:

“Beni bende demen, bende değilim
Bir ben var bende benden içeru”

  • Kaynak t24

Yorumunuzu bırakın


İlgili Haberler

Kimyasal Anahtarlarla Nöron Programlama: Kemogenetik Nedir? Fikir & Yazı
Ocak 20, 2026

Kimyasal Anahtarlarla Nöron Programlama: Kemogenetik Nedir?

Yoksulluk ve maaş fedakârlığı Fikir & Yazı
Ocak 20, 2026

Yoksulluk ve maaş fedakârlığı

CHP'li Aşkın Genç: 'Emekliye bin 60 lira, faize günde 5,6 milyar lira' Ekonomi
Ocak 20, 2026

CHP'li Aşkın Genç: 'Emekliye bin 60 lira, faize günde 5,6 milyar lira'

ZAMAN AKIŞI

Oca 21 19:20
Sağlık

Kış kabusu sinüzit ile vedalaşın: Burun tıkanıklığı ve enfeksiyonlara karşı bilimsel koruma kalkanı

Oca 21 19:14
Ekonomi

Kağıthane pazarında emeklinin isyanı: ‘Doktor ye diyor; ilaçlarımı bile ödünç aldım’

Oca 21 09:14
Ekonomi

Türkiye’de yoksulluk alarm veriyor: Çocukların yüzde 36,8’i risk altında

Oca 21 08:07
Kültür & Sanat

Kar sessizliği

Oca 20 12:55
Sağlık

Mide kanseri sessiz katil: Bu belirtileri görmezden gelmeyin!

Oca 20 12:25
Arkasayfa

Kimyasal Anahtarlarla Nöron Programlama: Kemogenetik Nedir?

Oca 20 12:19
Sağlık

Çay içmek kemik yoğunluğunu artırır mı?

Oca 20 12:17
Sağlık

Ne ayran ne çay kahve için! Sağlığa faydaları ağzı açık bıraktı

Oca 20 10:38
Arkasayfa

Yoksulluk ve maaş fedakârlığı

Oca 20 10:03
Ekonomi

CHP’li Aşkın Genç: ‘Emekliye bin 60 lira, faize günde 5,6 milyar lira’

Oca 20 09:58
Ekonomi

Batık krediler 600 milyarı aştı: ‘Borçlu yaşam icraya kadar gidiyor’

Oca 20 09:57
Ekonomi

İşsizlik maaşı alırken işe başlamak ödeneği keser

Oca 19 13:31
Arkasayfa

Türkiye’de Çocuk Suçluluğu Üzerine

Oca 19 12:11
Arkasayfa

Kürtler ne istiyor? (2)

Oca 19 11:52
Arkasayfa

Haleflik seleflik karakterinin analizi

Oca 19 11:49
Gündem

Sınırlar fiilen değişirken Türkiye ve Kürtler

Oca 19 11:45
Gündem

Hrant Dink katledildiği yerde anılacak: Hakikatin izinde, adaletin peşinde

Oca 19 11:43
Gündem

Hızlı çöküşün anatomisi

Oca 17 10:30
Sağlık

Lipödem geni: Kilo veremiyorsanız suçlu iradeniz olmayabilir!

Oca 17 10:00
Sağlık

Yürüyüşün mucizevi gücü: Erken ölüm riskini yüzde 30 azaltan basit bir adım

Oca 17 08:09
Arkasayfa

32 yılda 20’den fazla ‘Siyasi Ahlak Kanunu’ tozlu raflarda kaldı!

Oca 16 21:00
Gündem

Trump kılığında emperyalizm

Oca 16 20:59
Gündem

Ahlaksızlığın ahlakı

Oca 15 11:12
Gündem

Masonik FETÖ’CÜ Marksist cephe!

Oca 15 11:02
Arkasayfa

Dünya sokakta: Kapitalizm çözülürken insanlık neyi arıyor?

Oca 15 10:51
Gündem

Halep-Suriye virajı: Süreç başladığı yerde tıkandı mı?

Oca 15 10:44
Eğitim

Öğretmenlik meslek kanunu uzantısı sürgün ve hak ihlalleri rejimi

Oca 15 10:42
Arkasayfa

Çocuk hapishaneleri: İktidarların gelecek korkusu

Oca 15 10:40
Arkasayfa

Hayali Kürt-Türk-Arap İttifakı ve gerçek: Kürtsüzleştirilen Halep!

Oca 14 11:56
Arkasayfa

Zulüm devri