Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’e hakaret ettiği iddiasıyla tutuklanan emekli öğretmen, yazar Hasan Basri Aydın, bir haftadan beri cezaevinde. Aydın’ın kesinleşmiş 2 yıl 2 ay hapis cezası bulunuyor. Ancak birçok sağlık sorunu bulunan 85 yaşındaki Aydın için “Tarnıya Mektuplar” kidabının yayıncısı Ceylan Yayınları, Yayıncılar Birliği ve kızı İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nde ortak açıklama yaparak, serbest bırakılmasını istedi. Açıklamaya Marksist Bilimler Akademisi koordinatörlerinden İbrahim Okçuoğlu, Hasan Basri Aydın’ın öğrencileri destek verdi.
Ceylan Yayınları çalışanı Yılmaz Koruk, Hasan Basri Aydın’ın keyfi olarak tutuklandığını söyledi. Yayınevi editörü Mukaddes Erdoğdu Çelik de, “Hasan Basri Aydın bir kez daha tutuklandı. Bu kez gerekçe, Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’e hakaret etmek idi. Bu kez de düşünce ve düşünceyi açıklama özgürlüğünden söz eden yasaların değersizliğini anlamış olduk. Dahası, ceza yasalarının uygulanması söz konusu olduğunda çifte standartlar ülkesinde olduğumuz da çıplak bir şekilde görüldü” dedi. Erbakan için özel yasalar çıkarıldığını, JİTEM kurucusu Arif Doğan’ın itiraflarına rağmen tutuklanmadığını, hapishanelerde çok sayıda hasta tutuklunun muhalif kimliklerinden dolayı içeride tutulmaya devam edildiğini söyleyen Çelik, “Hasan Basri Aydın aykırı bir kimlikdi. Baş eğmez, doğru bildiği yoldan şaşmaz, asi ruhluydu. Hasan Basri Aydın derhal serbest bırakılsın. Adalette çifte standarda son” çağrısı yaptı.
DEVLET UNUTMADI
Yazar Hasan Basri Aydın’ın kızı Elanur Aydın da, babasının yazdığı dilekçelerden, kitaplardan dolayı başına gelmedik olay kalmadığını söyledi. Gözaltına alındığında yanında olduğunu söyleyen Aydın, babasının, “Ben de devlet beni unuttu mu diye üzülüyordum” dediğini aktardı. Babasının alzheimer hastası ve buna bağlı olarak unutma sorunununun bulunduğunu, kalbe giden bir damarının tıkalı olduğunu, sağ ayağının kısmi felç geçirdiğini anlatan Aydın, “İki yıldır benim gözetimimde hayatını sürdürebiliyordu. Cezaevi koşullarında kendisine bakamaz. Babamın hayatından endişe ediyorum. Başına gelebilecek herhangi bir şeyden devlet yetkilileri ve adalet sistemi sorumlu olackatır” dedi. Elanur Aydın, babası için duyarlı olunmasını istedi.
“GÜNÜMÜZÜN ŞAİR EŞREF’İ, NEYZEN TEVFİK’İ”
Yayıncılar Birliği adına söz alan Ragıp Zarakolu ise, Türkiye’deki adli sistemin aykırı seslere tahammül edemediğini söyledi. Hasan Basri Aydın’ın aykırı bir kişilik olduğunu, bildiğini esirgemediğini anlatan Zarakolu, “O, günümüzün Şair Eşref’i, Neyzen Tevfik’idir. Bu aykırı seslere sahip çıkalım” dedi. Türkiye’de muhalif seslerin, aydınların “illegal örgüt” bağlantıları kurularak susturulmaya çalışıldığına dikkat çeken Zarakolu, “Devlet yetkilileri hakaret edince ‘düşünce özgürlüğü’ sayılıyor; bir muhalif eleştirince ‘hakaret’ sayılıyor. Bu çifte standarttır” şeklinde konuştu.



