• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Aralık 6, 2025
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      İmralı Şam’daki kilidi açabilir mi?

      İmralı Şam’daki kilidi açabilir mi?

      Faşizmi ezenleri hatırlamak: Ekim Devrimi’nin yer altı kutlaması

      Faşizmi ezenleri hatırlamak: Ekim Devrimi’nin yer altı kutlaması

      “Ortaklaşmacı demokrasi” örneği: İspanya

      “Ortaklaşmacı demokrasi” örneği: İspanya

      Erdoğan’ın son tuzağı

      Erdoğan’ın son tuzağı

    • Yaşam
      Kürt sorunu üzerine güncellemeler

      Kürt sorunu üzerine güncellemeler

      Biri engelli 3 kardeş 7 yıldır kümeste tutuluyormuş

      Biri engelli 3 kardeş 7 yıldır kümeste tutuluyormuş

      Kilo vermeye ve bağışıklığa etkisi sınırlı: Her gün limonlu su içmek neden 'mucize' değil?

      Kilo vermeye ve bağışıklığa etkisi sınırlı: Her gün limonlu su içmek neden 'mucize' değil?

      Yaşam alanımız peşkeş çekilemez

      Yaşam alanımız peşkeş çekilemez

    • Türkiye
      Kürt sorunu üzerine güncellemeler

      Kürt sorunu üzerine güncellemeler

      Biri engelli 3 kardeş 7 yıldır kümeste tutuluyormuş

      Biri engelli 3 kardeş 7 yıldır kümeste tutuluyormuş

      Bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek her çocuğun hakkı

      Bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek her çocuğun hakkı

      Terörsüz(!) Türkiye

      Terörsüz(!) Türkiye

    • Dünya
      Almanya’da 2026’daki eyalet seçimlerinin farkı

      Almanya’da 2026’daki eyalet seçimlerinin farkı

      Faşizmi ezenleri hatırlamak: Ekim Devrimi’nin yer altı kutlaması

      Faşizmi ezenleri hatırlamak: Ekim Devrimi’nin yer altı kutlaması

      Trump'tan Ukrayna Barış Planı açıklaması: Anlaşmaya çok yakınız

      Trump'tan Ukrayna Barış Planı açıklaması: Anlaşmaya çok yakınız

      Üç görüntü: Amerikan katarı püfleye püfleye ilerliyor

      Üç görüntü: Amerikan katarı püfleye püfleye ilerliyor

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      Kürt sorunu üzerine güncellemeler

      Kürt sorunu üzerine güncellemeler

      Bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek her çocuğun hakkı

      Bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek her çocuğun hakkı

      Terörsüz(!) Türkiye

      Terörsüz(!) Türkiye

      Asıl sorun asgari ücretli işçilerin gücünün komisyona yansımamasıdır!

      Asıl sorun asgari ücretli işçilerin gücünün komisyona yansımamasıdır!

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

Türk Milletinin Tatlı ve Şeker İle Olan İlişkisi

Türk Milletinin Tatlı ve Şeker İle Olan İlişkisi

Kasım 8, 2025 Arkasayfa, Fikir & Yazı 0 comments

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Umut MİHMANDAROĞLU

 

“Tatlı yemek Türkler tarafından ayıp karşılanır. Ramazan ayında Sultan Özbek’in huzurunda bulunuyordum. Sultan’a, arkadaşlarımın yaptığı bir tatlıdan sundum. Sultan sadece parmağıyla dokunup tatmakla yetindi, bir daha elini sürmedi!”

Bu sözler İbn Battuta’ya ait.

Hakikaten öyle miydi?

Hakikaten tatlı yemez miydi Türkler? Aklım almıyor, kim tatlıya hayır diyebilir ki? Diyetteler miymiş de tatlıdan uzak duruyorlarmış sorusu geliyor aklıma. O dönemde fruktoz, glikoz, laktoz o toz bu toz katkı maddeleri de yokmuştur. Şeker kamışı ve bal ya da ne bileyim meyvelerin şerbetleri varmıştır herhalde.  Türkler neden tatlı yemiyor o halde?

Haydi gelin Türklerin tatlı ile ilişkisinin tarihsel seyrine bir göz atalım:

Türklerin eski dönemlerden itibaren şekeri bildiklerini söylenebilir. Zira Türkistan şehirlerinde 8. yüzyılda şekerin günlük hayatlara girecek kadar bol olduğu ve ticaretinin de yapıldığı İpek Yolu’nun Türklerin hakim olduğu coğrafyalardan geçtiği bilinmektedir (Gülbeşeker: Türk Tatlıları Tarihi-Priscilla Mary Işın, YKY Yayınları, sayfa 27)

Yani şeker ve tatlı, Türklerin kullanmasa da eskiden beri bildiği şeyler. Ama Türkler tatlıyı, şekeri bilseler de çok da kullandıkları söylenebilir mi? İşte orası oldukça şaibeli.

Bu meseleyle ilgili İbn-i Battuta şu hususları ortaya koymuş;

“Türkler ekmek ve katı yiyecek yemezler; dûkî adını verdikleri, bizim anlîye benzeyen bir yemek yaparlar. Önce suyu ateşin üzerine koyarlar. Kaynayınca dûkîden bir parça içine atarlar. Yanlarında et varsa onu lime lime edip tencereye koyarlar ve beraber pişirirler. Yemek pişince herkesin payını tabaklara koyup servis yaparlar. Ve nihayet tabaklardaki yemeğin üzerine yoğurt dökerler. Yemekten sonra kısrak sütünden yapılan ve kımız adı verilen nesneyi içerler.

Türkler iyi karakterli, kuvvetli ve cesur insanlardır. Bazı vakitlerde burhani denilen hamur işini yerler. Bu yemek, küçük küçük kesilmiş hamur parçalarıdır aslında. Bunlar, ortalarından birer delik açılarak tencereye oturtulur. Pişirildikten sonra üzerine yoğurt dökülüp içilir. Ayrıca bir çeşit şıraları daha var ki demin bahsettiğimiz dûkî tanelerinden yapılıyor. Tatlı yemek, onlar nezdinde ayıp karşılanır! Ramazan ayı içinde Sultan Uzbek’in huzurunda bulunuyordum. Sık sık yenmekte olan kısrak ve koyun eti vardı sofrada. Ayrıca “rişta” [=erişte] denilen ve şehriyeye benzeyen; piştikten sonra sütle karıştırılarak bir çorba da hazırlanmıştı. O gece arkadaşlarımın yaptıkları tatlıdan bir tabak sundum sultana. Sultan sadece parmağıyla dokunup tatmakla yetindi, bir daha elini sürmedi!

Tülük Tümûr’un anlattığına göre sultan bir gün çocuk ve torunlarının sayısı kırkı bulan saygın bir kapı kuluna şöyle demiş:

“Bu tatlıyı yersen cümlenizi azat ederim!’’

Ama adam şu cevabı vermiş:

“Beni öldürsen de yemem!” (İbn Battûta, 2000, s. I/466-4)

Yani o süreçte Türklerde tatlı yeme adeti bulunmuyor.

Çok eski zamanlarda zor yaşam koşullarının olduğu bozkırda, şeker önemli bir enerji kaynağı seçeneği olsa da, Türklerin şekere, şekerli ürünlere ve şeker tüketimine mesafeli durdukları bilinmektedir.

Bugünün bakış açısı ile bu şekere mesafeli olma hali kulağa ilginç gelse de, bu yaklaşımın kökeninin konar göçer hayat şekli ile doğrudan ilişkili olduğu söylenebilir. Ölçekli bir şeker üretimi için konar göçer hayat tarzının değil yerleşik hayatın gerektiği açıktır. Bunun dışında şekerin -o dönemlerde- yerleşik hayatın yani “Hint ve Çin kültürünün ürünü” olarak algılanması gibi nedenlerle bu mesafeli yaklaşımı anlamak mümkündür.

Öte yandan 2000 yıllık Anadolu mutfağı ve yemek kültürü en az Türk tarihi kadar kıymetli ve zengindir. Beslenme şekillerini, yaşadıkları coğrafya ve toplumsal yapıları şekillendirmiştir. Elbette ki Türklerin İslâm’a geçişi, yerleşik hayatı benimsemesi, pek çok konar-göçerin Orta Asya’dan Anadolu’ya gelmesi gibi pek çok etken, Türklerdeki yeme kültüründe bazı yeni alışkanlıkların edinilmesini sağlamıştır.

Evet İslâm’a geçiş etkeni de pay sahibiydi diyorum çünkü Türklerin -çoğunluğunun- geniş bir zaman dilimi içinde İslamiyet dinine geçmesi de Türklerin tatlıya ve şekere olan bakışına da etki yapmıştır. Bunun yanı sıra İslam dini peygamberi Hz. Muhammed’in bal, hurma, helva ve çeşitli tatlı lezzetleri tüketmesi ve (bazılarının gerçekliği tartışmalı olsa da) şekerli lezzetlerin tüketimini salık veren içerikteki hadisleri, Türkler ve şeker arasındaki “buzların erimesini” sağlamıştır.

Öte yandan Asya’nın bozkırlarında yaşayan Türklerin tatlı ile ilişkisi bir şekilde başlamış ve zaman geçtikçe gelişmiştir. Bu başlangıcın ve gelişimin, Türklerin İran coğrafyasına yayılması ile birlikte olduğu ve Abbasiler döneminde giderek artan Arap – Türk etkileşimi ile birlikte Türklerin sofralarında şekerli yiyeceklerin ortaya çıktığını söylemek yanlış olmayacaktır.

Özellikle Büyük Selçuklular döneminden başlayarak baklava, sütlaç, helva, şerbet gibi lezzetlerin ortaya çıkması ya da gelişmesi bu etkileşimin bir sonucunda gerçekleşmiştir.

İbn Battuta’nın seyahatnamesinden öğrendiğimize göre Asya bozkırlarında yaşayan Türkler, yerleşik hayata geçene kadar tatlı yememiş, vücudu rehavete sürükleyecek ve güç kaybettirecek her türlü gıdadan kaçınmışlardır. Çünkü hayatları hep cenk meydanlarında, her anları tetikte düşman beklemekle geçmiştir. Bu şartlar da haliyle Türklerdeki yeme kültürüne de etki yaptı.

Velhasıl biz gibi boğazımıza düşkün değildi atalarımız. İçinde bulundukları koşullara uygun olarak mutfak kültürleri ve tükettikleri gıdaları dahi amaçları doğrultusunda nizami bir çizgide seçmişlerdir.

Bir ömrü, amaçları doğrultusunda ve bir nizam içinde yaşamış olan atalarımızın obezite ile savaşan torunları olarak aslımıza dönmeyi ümit ediyoruz.

 

 

Yorumunuzu bırakın


İlgili Haberler

Kürt sorunu üzerine güncellemeler Fikir & Yazı
Aralık 5, 2025

Kürt sorunu üzerine güncellemeler

Bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek her çocuğun hakkı Eğitim
Aralık 5, 2025

Bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek her çocuğun hakkı

Terörsüz(!) Türkiye Fikir & Yazı
Aralık 4, 2025

Terörsüz(!) Türkiye

ZAMAN AKIŞI

Ara 5 15:17
Arkasayfa

Kürt sorunu üzerine güncellemeler

Ara 5 15:11
Gündem

Biri engelli 3 kardeş 7 yıldır kümeste tutuluyormuş

Ara 5 15:09
Eğitim

Bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek her çocuğun hakkı

Ara 4 13:17
Arkasayfa

Terörsüz(!) Türkiye

Ara 4 12:35
Ekonomi

Asıl sorun asgari ücretli işçilerin gücünün komisyona yansımamasıdır!

Ara 4 12:12
Ekonomi

Enflasyona ince ayar

Ara 4 11:38
Gündem

Almanya’da 2026’daki eyalet seçimlerinin farkı

Ara 4 11:29
Ekonomi

Tazminatlar, işsizlik maaşları, borçlanmalar: Asgari ücret zammı hangi kalemleri değiştirecek?

Ara 3 20:51
Arkasayfa

Ümmet

Ara 3 20:42
Eğitim

TEDMEM’den 24 Kasım raporu: ‘Öğretmen yetiştirme sistemi yeniden yapılandırılmalı’

Ara 3 18:19
Arkasayfa

Haçlı Seferleri Yalnızca Ortadoğu’da mı Yaşandı?

Ara 3 14:44
Gündem

“Zorbalanan” öğretmen kürsüden düştü: Hastanede gözetim altında

Ara 3 12:22
Ekonomi

Enflasyon beklentilerin altında açıklandı: Türk-İş’e göre artan gıda fiyatları TÜİK’e göre yüzde 0,69 düştü

Ara 3 12:19
Ekonomi

Asgari ücrette bilindik oyun: Biz geçim istiyoruz, onlar vitrin tartışıyor

Ara 2 14:58
Gündem

Kilo vermeye ve bağışıklığa etkisi sınırlı: Her gün limonlu su içmek neden ‘mucize’ değil?

Ara 2 14:23
Arkasayfa

Bir otokrat nasıl devrilir?

Ara 2 14:11
Ekonomi

Yüzlerce kişinin emekliliği iptal edildi: Ödenen maaşlar geri istenecek

Ara 2 13:12
Emek

Aynı şirkete bağlı farklı iş yerlerinde çalıştım: Kıdemim altı yıl mı sayılır?

Ara 1 12:39
Ekonomi

Pastadan adil pay kural olmalı: Asgari ücrette keyfiliğe son!

Ara 1 12:11
Arkasayfa

Yaşam alanımız peşkeş çekilemez

Ara 1 11:20
Arkasayfa

İmralı Şam’daki kilidi açabilir mi?

Ara 1 11:13
Ekonomi

Sınır tanımayan karanlık düzen

Kas 28 11:19
Eğitim

MEB’den bir itiraf daha: Tatiller sınıfsal, çocuklara yaşam imkanı sağlamıyoruz

Kas 28 10:26
Gündem

Tahir Elçi katledildiği sokakta anılacak

Kas 28 10:12
Sağlık

Kanser hastasına aşı ayrımı

Kas 28 10:09
Arkasayfa

Bizi dövmek kolay

Kas 28 10:05
Ekonomi

Yurttaşın çarkı borçla dönüyor

Kas 28 10:02
Emek

Hepimizin kapısına gelen o emek: Platform işçileri eylemde

Kas 27 15:19
Arkasayfa

Köpekleri besleyiniz ve politikacıları daha fazla semirtmeyiniz

Kas 27 10:22
Gündem

Dünden Kalan Bu 5 Yiyeceği Asla Isıtmamalısınız! Uzmanlar Uyarıyor