• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Ocak 13, 2026
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      Erdoğan'ı kızdıracak anket yayımlandı... İşte AKP Türkiye'si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz!

      Erdoğan'ı kızdıracak anket yayımlandı... İşte AKP Türkiye'si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz!

      Çok kadın! Kork, kadın!

      Çok kadın! Kork, kadın!

      Ekrem İmamoğlu'ndan adaylık açıklaması

      Ekrem İmamoğlu'ndan adaylık açıklaması

      Tek adam rejiminin dışı Saray içi aşevi

      Tek adam rejiminin dışı Saray içi aşevi

    • Yaşam
      Sütü köylü üretiyor, fiyatı iktidar belirliyor

      Sütü köylü üretiyor, fiyatı iktidar belirliyor

      ‘Peygamber fabrika kurmamızı emretti’

      ‘Peygamber fabrika kurmamızı emretti’

      Derin sahtecilik ve Grok destekli dijital taciz

      Derin sahtecilik ve Grok destekli dijital taciz

      2025 Yılına Damga Varan Beynimiz İle İlgili 10 Çarpıcı Keşif

      2025 Yılına Damga Varan Beynimiz İle İlgili 10 Çarpıcı Keşif

    • Türkiye
      Erdoğan'ı kızdıracak anket yayımlandı... İşte AKP Türkiye'si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz!

      Erdoğan'ı kızdıracak anket yayımlandı... İşte AKP Türkiye'si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz!

      Sütü köylü üretiyor, fiyatı iktidar belirliyor

      Sütü köylü üretiyor, fiyatı iktidar belirliyor

      Hukuk yoksa da sermaye geliyor: Bir yılda 7 milyar dolar yatırım yaptılar

      Hukuk yoksa da sermaye geliyor: Bir yılda 7 milyar dolar yatırım yaptılar

      Erdoğan keskin viraja girdi: Buz üzerinde zorlu yürüyüş

      Erdoğan keskin viraja girdi: Buz üzerinde zorlu yürüyüş

    • Dünya
      ABD'den İran'a gümrük vergisi darbesi: Türkiye'ye etkisi ne olacak?

      ABD'den İran'a gümrük vergisi darbesi: Türkiye'ye etkisi ne olacak?

      Çok kadın! Kork, kadın!

      Çok kadın! Kork, kadın!

      Halep’te kim kazandı?

      Halep’te kim kazandı?

      Muktedirin kurgusu, gerçekle savaş ve müdanasızlık

      Muktedirin kurgusu, gerçekle savaş ve müdanasızlık

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      İslam'ın Ritüelleri yada Kur'an'da Nusûk Kavramı

      İslam'ın Ritüelleri yada Kur'an'da Nusûk Kavramı

      Kalite düzeltmesi ‘telefon tuhaflığı’nı izaha yeter mi?

      Kalite düzeltmesi ‘telefon tuhaflığı’nı izaha yeter mi?

      Erdoğan'ı kızdıracak anket yayımlandı... İşte AKP Türkiye'si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz!

      Erdoğan'ı kızdıracak anket yayımlandı... İşte AKP Türkiye'si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz!

      Çok kadın! Kork, kadın!

      Çok kadın! Kork, kadın!

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

Taraf Neye Taraf Neye Karşı (2)

Ocak 22, 2011 10 comments

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Utanmadıktan Sonra Dilediğini Yaz!

Liberal olmak böyle bir şey işte. Politik bir akım olarak ortaya çıktıkları günden bu yana, egemen sınıfların farklı klikleri içinde “kötünün iyisi”ni tutup, halkı da peşine takmak için takla atar, gerçeklere de takla attırırlar. Ta ki, tuttukları lider ya da parti eskiyip artık halkı kandıramaz duruma gelinceye kadar. Sonra bir başkası… Ama bir konuda çok tutarlıdırlar; sömürücü egemen sınıfın tümüne karşı emekçilerin ve ezilen halkın safında yer almak gibi bir “maceracılığa” asla düşmezler.

Aynı üst başlıkla yazdığım ve aynı konuda ikinci yazıyı da yazacağımı belirterek bitirdiğim yazının üzerinden birkaç ay geçti. Bu süre içinde pek çok dostumdan ve bazı okurlardan, haklı olarak, “yazının devamı ne zaman gelecek” diye sorular ve aynı zamanda “Ne oldu? İlk yazındaki tespitleri destekleyecek başka malzeme bulamadın mı yoksa?” gibi ifadeler içeren tepkiler de aldım.

Öncelikle Adilmedya okurlarından bu gecikme için özür dilerim. Sevgili arkadaşım Muhammed Nur Denek, bu siteye düzenli köşe yazmamı istediğinde en azından iki haftada bir yazabilirim diye düşünmüştüm. Diğer işlerim ve sürdürdüğüm görevimle ilgili yoğunluğum bu sözümde durmama pek imkân vermedi ne yazık ki. Ama tek neden bu değil tabii. Sanırım, çok istememe rağmen yazma konusunda biraz tembel olduğumu ya da en azından çok üretken olmadığımı kabul etmek durumundayım.

Fakat “Taraf neye taraf neye karşı (1)”in devamını uzun süre yazmamamın başka bir nedeni daha var. Yazıyı yazdığım dönemde, Taraf’ın başını çektiği çizgiyi savunanların nasıl bir role soyunduğunun, demokrasi güçlerinin, ilerici çevrelerin önemli bir kısmı tarafından henüz yeterince anlaşılmadığını, bu konuda ciddi bir kafa karışıklığı olduğunu düşünüyordum. Ancak yazıyı yazdıktan sonraki gelişmeler, özellikle 12 Eylül Referandumu döneminde yaşananlar, Taraf’ın neye hizmet ettiğini, üzerinde çok yazıp çizmeye gerek kalmayacak denli açık biçimde ortaya koymuştu. Tabii yine de ciddiye almak lazım. Ne de olsa hâlâ hatırı sayılır bir kesim Taraf ve yazarlarının görüşlerini izliyor.

Bu giriş ve açıklamadan sonra konuya kaldığımız yerden devam edelim. Bu arada, bundan sonra yeniden düzenli yazmaya başladığımı da bu vesileyle bildirmiş olayım.

***

12 Eylül’ü, yalnızca birkaç faşist generalin ve onların emrindeki faşist sürülerin kendi başına yaptığı bir vahşet, politik ve sınıfsal nedenlerden bağımsız, başına buyruk psikopat askerlerin tamamen kendi iradeleriyle yaptıkları bir zulüm olarak hatırlamamızı istediler.

12 Eylül’le hesaplaşmayı,  Kenan Evren ve birkaç generalin yargılanmasına, daha doğrusu yargılanma ihtimaline indirgememizi istediler.

12 Eylül’ün asıl amaçladığı ve temelini inşa ettiği emek düşmanı neo-liberal politikaları, emperyalizm ve onun işbirlikçisi yerli büyük sermayenin çıkarları için pervasızca devam eden sömürü ve yağma politikalarını, Diyarbakır cezaevinde “Kürt halkı tarihte böyle zulüm görmedi” diyerek hatırlanan, Kürtlere yönelik o insanlık dışı işkencelerle yapılan zulmün bugün başka biçimlerde devam ediyor olmasını, YÖK, zorunlu din eğitimi, gericiliğin devlet eliyle hayatın her alanında örgütlenmesini, önümüze atılan bir-iki kırıntıya kanarak, bütün bunları bir tarafa bırakmamızı ve AKP’nin kendi iktidarını ve 12 Eylül rejimini güçlendirme ve ömrünü uzatma referandumuna “evet” dememizi istediler.

Başta Tarafçılar olmak üzere, solcusundan muhafazakârına liberal çevreler,12 Eylül’le hesaplaşmanın bu politikalara ve bu politikaların bugün iktidardaki uygulayıcısı AKP Hükümeti’ne karşı mücadele etmek demek olduğunu söyleyen biz devrimcilere, “Boşverin! Bu satükoculuk. Bakın, AKP askeri vesayeti kaldırıyor, Kenan Evren’in yargılanmasının önünü açıyor” diyerek, işçi ve emek düşmanlığına, Kürtlerin, Alevilerin, kadınların yok sayılmaya devam etmesine, tarih-çevre ve doğanın yağmalanmasına, yani 12 Eylül düzeninin de, anayasasının da bugünkü devam ettiricisi olan AKP’nin ömrünün biraz daha uzatılmasına destek olmamızı istediler…

AKP’nin “Kürt sorununa çözüm” diye sunulan “Açılım” politikasının daha baştan beri Kürt hareketini çözme açılımı olduğunu hep söyledik.

Eski generallerin ve Genelkurmay başkanlarının, hatta Kenan Evren’in bile zaman zaman itiraf ettiği gibi geleneksel inkâr politikasının eskisi gibi sürdürülmesi zaten mümkün değildi. O yüzden bugün hangi iktidar olsa, sisteme ve egemen sınıflara hem ülke içinde hem de dış politikada giderek ayak bağı olan Kürt sorununda çözümsüzlük politikasının geleneksel bazı yanları mutlaka değişmek zorundaydı. Tıpkı MHP gibi varlık nedeni ırkçılık ve Kürt düşmanlığı olan bir partinin, idam cezasının kaldırılmasına onay vermek zorunda kalması gibi. Tıpkı DSP gibi milliyetçi, statükocu bir partinin iktidardayken Kürtçe kurslarının açılabilmesi vb. bazı adımları atmak zorunda kalması gibi.

Yani mesele şu ki, dün de, bugün de, olumlu anlamda değişen bir şeyler varsa, bunun kerametini AKP gibi egemenlerde değil, barış ve eşitlik için mücadele eden halkın ve demokrasi güçlerinin mücadelesinde aramak lazım.

Başta Taraf gazetesi ve çevresindeki “liberal çete” olmak üzere, ilericileri ve demokrasi güçlerini AKP’ye yedeklemek için kırk takla atanların durumunun ne kadar zavallı olduğu artık daha iyi anlaşılıyor. Biraz utanmaları olsa, bizzat en büyük demokrasi gücü diye övdükleri AKP’nin ve o pek hayran oldukları Başbakan’ın kendilerini düşürdüğü durum bile arlanmaları için yeterlidir aslında.

Ama liberal olmak böyle bir şey işte. Politik bir akım olarak ortaya çıktıkları günden bu yana, egemen sınıfların farklı klikleri içinde “kötünün iyisi”ni tutup, halkı da peşine takmak için takla atar, gerçeklere de takla attırırlar. Ta ki, tuttukları lider ya da parti eskiyip artık halkı kandıramaz duruma gelinceye kadar. Sonra bir başkası… Ama bir konuda çok tutarlıdırlar; sömürücü egemen sınıfın tümüne karşı emekçilerin ve ezilen halkın safında yer almak gibi bir “maceracılığa” asla düşmezler.

Aslında bunların durumu, hükümetin kültür bakanı Ertuğrul Günay’ın durumuna ne kadar benziyor değil mi? AKP ve Başbakan her fırsatta açık açık, demokrasi isteyenleri, barış isteyenleri, parasız ve bilimsel eğitim isteyenleri, iş ve ekmek için mücadele edenleri, tarihe, doğaya ve çevrenin yıkımına karşı çıkanları “vatan haini” olarak ilan ediyor, tehdit ediyor;

Anadilde eğitim, demokratik özerklik isteyen Kürtlere karşı resmen ırkçı, faşizan bir kışkırtıcılık yaparak, “tek millet, tek dil, tek vatan” edebiyatının en âlâsını yapmaya devam ediyor ama bunlar hâlâ, tıpkı kültür bakanı Günay gibi, “yok, siz ona bakmayın, aslında öyle demedi, öyle yapmadı”, “AKP demokrat, AKP ilerici” diye yalakalık yapmakta ısrar ediyorlar.

KCK davasında, hiçbir meşru dayanağı olmadan yargılanan Kürt siyasetçi ve belediye başkanlarının kendi dillerinde savunma yapmasına bile tahammülü olmayan, 1500 Kürt siyasetçisini ve binlerce Kürt çocuğu içeri tıkan, YÖK gericiliğine karşı çıkarak parasız ve bilimsel eğitim isteyen öğrencilere meydan dayağı attıran, en son asgari ücrete yapılan zam ve meclis komisyonundan geçen torba yasayla işçi ve emekçi düşmanı karakterini bir kez daha kanıtlayan, Kars’ta sanatçı Mehmet Aksoy tarafından yapılan İnsanlık Anıtı’na “ucube” diyerek yıkılmasını emreden, zorunlu din eğitiminin, diyanet işleri başkanlığının ve her türlü ayrımcılığın son bulmasını isteyen Alevileri yok saymaya devam eden, tekellerin kâr hırsı uğruna tarihi ve doğayı katleden HES’lere, nükleer ve termik santrallere ve altın madenlerine karşı çıkanları “vatan haini” ilan eden bu iktidara karşı mücadele etmeyi savunanları “statükoculuk”la suçlayacak kadar kâinatın en akıllı ve en hakiki solcusu olan bu zatı-muhteremlerin düştüğü duruma bakın!

Geçen günkü yazısında kendisine 50 bin liralık tazminat davası açan Başbakan’a sitem eden Ahmet Altan ne demişti: “Hz. Muhammed’in çok sevdiğim bir lafı vardır. ‘Utanmadıktan sonra dilediğini yap!”

Ne kadar doğru söylemiş! Utanmadıktan sonra dilediğini yaz!

10 Comments

  1. Ömer Faruk Ceylan
    22 Ocak 2011 at 15:28

    YÖK gericiliğine karşı çıkarak parasız ve bilimsel eğitim isteyen öğrencilere meydan dayağı attıran”
    bende bir öğrenciyim
    üniversitelerdeki kendi görüşü dışındaki kimselerin konuşmasını engellemek, öğrencileri tehdit ve şantajla bir yerlere kanalize ederek korku rüzgarları estiren bir zihniyetin ürettikleri faşizan protestolara bilimsel diyebilmek gerçekten nerede durduğunu gösteriyor ben akp politikalarının nasıllığını bilmem uzmanı değilim fakat içinde bulunduğum üniversiteler ve orada yaşananları bu tarz bir yorumlama açıklamak sadece ve sadece içerden bakan biri için gülünç olduğu kadar onlara verdiğiniz bu gazın bizlere baskı unsuru ve universitelerin geri kalması olarak dönüyor bunu bilmenizi isterim lütfen kendi görüşlerinizin dayanağı olsun diye üniversitelerdeki insanlık dışı ideolojik protestoların önünü açmayın….

  2. sefa
    22 Ocak 2011 at 15:35

    Her şey iyi de güzel kardeşim,keşke heykel meselesini es geçseydin..O tür anıtlarla,heykellerle ne işimiz olur bizim?
    Heykeller de sömürünün, sömürünün putlaştırılmasının ve gücün sembolü değil mi?
    Eliaçık dostumuz, bunca zamandır putlarla ilgili dedikleriyle boşa mı kürek çekmiş?
    Her şey bitti de AKP’yi eleştirmek için ucube kavramına takılmak mı kaldı? Onun dışında hiç bir itirazım yok denilenlere ama devrimci olmak için illa malum heykeli, aslında gerçekten ucubeyi sahiplenmemiz mi gerekiyor?

  3. SEZAİ
    22 Ocak 2011 at 20:00

    pes doğrusu! sefa rumuzlu sevgili arkadaşım, bir sanat eserine, hem de adı insanlık anıtı olan, insanı ortadan ikiye bölen savaşların acımasızlığını simgeleyen, 90 bin insanın Alman emperyalizmine uşaklık uğruna Allah-u-ekber dağlarında donmaya bırakılarak kurban edilmesini zihinlerde mahkum eden bir sanat eserine ucube denmesini nasıl meşru olarak görürüsün. yazar diğer bütün yazdıklarına katılman çok sevindirici, bende hepsine katılıyorum ama buna takılmanı anlayamadım sevgili kardeşim. o anıt tapınmak için yapılmış bir put değil, tarihimizdeki karanlık ve acı bir sayfayı bize hatırlatan bir sanat eseri sadece…

  4. alpaslan
    22 Ocak 2011 at 20:48

    ben sizin gibi insnları anlamakta gerçekten zorlanıyorum sayın yazar. akpyi ve tarafı bırakalm da allah aşkına sizin kürt meselesine çözümünüz nedir? göremedim sizden birşeylr. sadece var olanı eleştiri.
    memlekette iyi havuç kötü havuç oyunu büyük çapta oynanıyor. birileri kürtlere zulmettikten sonra kalkıp karşı taraftan mazlumlar edebiyatını oynayan şarlatanlar yaratıyor. bu tamamem kontrollü sistem teorisinin pratike hali.
    işte bu kadar müslüman kürt böylece birilerinin kucağına gitti.
    sonuçta sizin bekletntiniz nedir? ben yazıda buna dönük bir cümle göremedim.

  5. sefa
    22 Ocak 2011 at 21:57

    Heykel nevinden şeyler, ne yaparsanız yapın, içini nasıl doldurursanız doldurun bana putları çağrıştırıyor da ondan güzel kardeşim..
    Hem bu sizin dediklerinizi kimler biliyor?
    Bu ara Lat, Menat, Uzza gibi putlar da devirlerinin muhterem insanları, iddiaya göre mübarek(!) kadınlardan ama her nasılsa sonuçta put oluvermişler! Modern insan, modern sanat algısı konu edilen şeyi put olarak tanımlamaz derseniz o zaman işimiz zor..O heykelin kaça mal edildiğini biliyor musunuz?
    O ve onun gibilere verilen paralarla kaç insanın mağduriyeti giderilebilirdi tahmin edebilir misiniz?
    Hoş, Başbakan’ın derdi bu değildi başka..

  6. yahya yeşildağ
    23 Ocak 2011 at 06:36

    kardeş yazını ilk defa okuyorum bu yazının ne taraf gazetesi ile alakası var nede günümüz sorunları ile artık başımızı kumdan çıkartmanın zamanı gelmedimi

  7. cüneyt taşoğlu
    25 Ocak 2011 at 01:09

    gercekden ben merak ettim kürt meselesinde çözümünüz ney. aynı kopya yazıları okumakdan insanlara gına geldi. size ait ne var bu yazıda merak ettim.. hem taraf gazetesini ve akp yı ozlestıreceksin, hemde ahmet altanın basbakana verdiği karşı bir davranısı ornek verceksın bu bir çelişki. çözüm çözüm çözüm. bikere aleviler kendilerine olan hassasiyetlerini baskasına karsı ne zaman göstermişki, toplumun diğer öbeklerinden destek alma hakkını kendinde görür. yahu kopya yazı yazmakdan vazgecın kardeşim. bugun aleiler aleviliğin hangi sartını yapıyorki aleviliğin hakkını ararlar. alevilik demek bi kac cem evi calgı türkü demek mi. sünnileri vur alevilere mazlum de. toplumda aç olan tabakasında alevi yok beyefendi. nukleer santral konusunda da katılmıyorum size. sız yazarlıgı sanırım akp karsıtı olmak sanıyorsunuz. nasılki akp yandaslıgı yazarlık değilse sizinkide yazarlık değil. tıpkı onlar gibi sizinkide karbon kagıdı koyup kopya yapmak.

  8. hayrettin kara
    26 Ocak 2011 at 13:35

    buradaki yorumları okuyunca ve yorum yazanlarında genelde din konusunda hassasiyeti olan insanlar olduğu düşünecek olursak şu sonuç ortaya çıkıyor: islami kesimin en demokrat ve ilerici olanlarında bile geleneksel yargılar ve koşullanmış bazı yaklaşımlar çok hakim. yazar yazının başlığında ne demişse onu anlatmaya çalışmış nihayetinde. “kürt sorunu böyle çözülür” diye yazmamış ki yada aleviler herkesimin sorunları için mücadele ediyorlar diye bişey de iddia etmemiş. yazıda ki bazı yaklaşımlara benimde eleştirilerim var doğrusu. özellikle birinci yazıdaki Kürt sorunuyla ilgili bazı yaklaşımlara itirazım var ama bir Müslüman olarak yorumlardaki son derece haksız ve yazarın yazdıklarını anlamaktan uzak eleştirilerin de adil olmadığını düşünüyorum. sonuçta bu yazıda sözü edilen haksızlıkların ve sorunların olmadığını, Ak Parti’nin bu konularda sorumluluğunun olmadığını ve pek çok sorunu da istismar ederek “kendine müslüman” bir politika izlemediğini kim söyleyebilir? yazar da Ak Parti’nin bu tutumunu ve bu tutumu demokratlık adına destekleyen ve halkı da etkileyen gazetecilik tutumunu eleştirmek için Taraf örneğpi üzerinde durmuş… lütfen daha tahammüllü olalım. asıl bizler, yani Müslümanlık kimliğiyle hareket edenlerin kendimiz dışındaki kesimlerin sorunlarına ve tepkilerine ne kadar hakkaniyetli yaklaştığımızı sorgulamamız lazım. yorumlarda aynen başbakan gibi Alevilere, Kürtlere ve haklı tepkileri olan öğrenci mücadelesine düşmanlık içeeren söylemler rahatsızlık verici…

  9. ahmet resul
    26 Ocak 2011 at 14:19

    cüneyt taşoğlu isimli yazarın alevilere yönelik husumetini anlamış değilim. öncelikle aleviler için önemi olan cemevi ki onlar için ibadethanedir, saz onlar için dinsel önemi vardır, için küçümseyen bir dil kullanması şık olmamıştır. ancak bu ifadenin ehl-i sünnete nüfus etmiş bir bakış ve önyargının izlerini taşıdığını görmek zor değil. öte yandan alevilerin kendi sorunları dışında bir şeyle ilgili olmadıkları iddiası da bunca senedir, özellikle işçi hareketleri içinde mücadele eden ve kendilerini feda eden bu cemaate mensup insanların emeklerine saygısızlıktır. hatta kanaatimce alevilik değil ancak alevilere yöneltilecek temel eleştiri kendilerine yönelik ilgiden eksik olmalarıdır. ehl-i sünnet nasıl topyekünbir konuda iyi yada kötü değilse, alevilerin tümü için de iyi ya da kötü demek doğru değildir.

  10. alpaslan
    26 Ocak 2011 at 17:05

    yazı okununca, yazarın söylemek istediği tevile gerek kalmayacak şekilde açık olarak anlaşılıyor. birilerinin bize yol göstermesine gerek yok ki?
    yazarımızın derdi eğer gerçekten üzüm yemekse bağcıyı dövmesine ne gerek var? biz tarafla ilgili söylediklerini eleştirmedik. eleştirdiğimiz taraf gazetesini eleştirirken kürt sorunuyla ilgili de çözüm ortaya koymadan sadece yargılamaya gitmesi.
    eğer gerçekten bi çözüm önerisi varsa gerekçeleri ile koysun biz de ona göre onun çözümünü değerlendirelim…

Yorumunuzu bırakın


ZAMAN AKIŞI

Oca 13 13:54
Arkasayfa

İslam’ın Ritüelleri yada Kur’an’da Nusûk Kavramı

Oca 13 11:16
Ekonomi

Kalite düzeltmesi ‘telefon tuhaflığı’nı izaha yeter mi?

Oca 13 11:15
Ekonomi

Tapuda yeni ödeme sistemi yolda: Zorunlu uygulama için tarih belli oldu!

Oca 13 11:12
Gündem

ABD’den İran’a gümrük vergisi darbesi: Türkiye’ye etkisi ne olacak?

Oca 13 11:10
Arkasayfa

Erdoğan’ı kızdıracak anket yayımlandı… İşte AKP Türkiye’si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz!

Oca 13 10:14
Gündem

Çok kadın! Kork, kadın!

Oca 13 10:09
Ekonomi

Altın örümceğin trilyonluk ağı: Altın da çürüdü

Oca 13 10:07
Emek

İşten ayrılan işçi son zamdan faydalanabilir mi?

Oca 13 10:05
Emek

Metal işçisi MESS patronlarının oyunlarını boşa çıkarabilir!

Oca 12 20:00

Pin Up markasına üye olmaya mantıklı mı? Fayda ve risklerin incelemesi

Oca 12 19:24

İddaa Siteleri Rehberi: Güvenilir Siteler, Ekstra Ödüller ve Yöntemler

Oca 12 10:42
Arkasayfa

Ekrem İmamoğlu’ndan adaylık açıklaması

Oca 12 10:37
Gündem

Halep’te kim kazandı?

Oca 12 10:17
Ekonomi

Sütü köylü üretiyor, fiyatı iktidar belirliyor

Oca 12 10:05
Ekonomi

Zamlar, seçimler, hayaller, hayatlar

Oca 12 09:51
Gündem

Muktedirin kurgusu, gerçekle savaş ve müdanasızlık

Oca 10 10:21
Gündem

Halep’i kuşatan güç denklemi: Kürtler için güvence nerede?

Oca 9 11:40
Arkasayfa

Hukuk yoksa da sermaye geliyor: Bir yılda 7 milyar dolar yatırım yaptılar

Oca 8 10:57
Gündem

‘Peygamber fabrika kurmamızı emretti’

Oca 8 10:47
Arkasayfa

Tek adam rejiminin dışı Saray içi aşevi

Oca 8 10:43
Arkasayfa

Onun gazeteciliği hâlâ hedefte

Oca 8 10:42
Ekonomi

Yoksulluk çocuğun tabağını boşalttı

Oca 8 10:40
Gündem

Venezuela Özgürlük ve Sosyalizm Partisi lideri: Tüm kıta birlikte direnmeli

Oca 8 10:32
Ekonomi

Ekonomik mengene

Oca 8 10:09
Arkasayfa

Kadınların güvenliğini kim tehdit ediyor?

Oca 7 09:23
Gündem

İran’da isyan dalgası: Çarşı kapandı, ölü sayısı artıyor… Kürt partilerden ortak açıklama

Oca 7 09:20
Arkasayfa

Huzurlarınızda emperyalizm!

Oca 7 09:15
Gündem

Venezuela rejimi nasıl ‘şeytanlaştırıldı?’

Oca 7 09:13
Ekonomi

Hak mücadelesinden emekli olunamaz

Oca 6 14:25
Arkasayfa

Kur’an’dan Hurafeye: Dinden Sapmanın İncelenmesi