BDP Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır’ın, Şırnak’ta operasyonlara karşı düzenlenen bir gösteri sırasında polisin müdahalesi nedeniyle kalça kemiğinin kırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı müfettişlerince yapılan inceleme sonuçlandı. Raporda, gösteri sırasında “güneşi karşısına alan panzerlerin görmeden su sıktığı ve tesadüfen Bayındır’ı isabet ettirdiği” ileri sürüldü ve “Kötü bir tesadüf” denildi. “Bayındır’ın femur kemiğinin kırılması dışında ciddi bir yaralanmanın olmamasının, durumun en az zararla sonuçlanacak şekilde sevk ve idare edildiği kanaatine” varan müfettişler, “cezai ve idari işleme gerek yok” dedi. Bayındır, raporu “Zulmü aklıyorlar” şeklinde değerlendirdi.
2010 yılının Haziran ayında BDP’liler Şırnak’ın Silopi ilçesinde yaklaşık 10 bin kişinin katılımıyla tutuklamaları ve Kürt öğrenciler üzerindeki baskıları protesto etmek üzere Habur Sınır Kapısı’na yürümek istemişti. Eyleme müdahale eden polis, panzerlerden tazyikli su sıkmış ve gaz bombası atmıştı. Bu sırada, BDP Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır’ın kalça kemiği kırılmıştı. Olayla ilgili İçişleri Bakanlığı müfettişlerince başlatılan inceleme tamamlandı.
Mülkiye Başmüfettişleri Namık Kemal İlhan ve Atilla Şahin tarafından hazırlanan raporda, önce polis müdahalesinin “gerekliliği” anlatıldı, “örgüte yakın televizyon ve internet sitelerinde yer alan haberlerle yürüyüşten haberdar olunduğu, yürüyüşün yapılmaması için parti yetkilileriyle görüşüldüğü ancak bir sonuç alınamadığı ve göstericilerin hem Türkçe hem de Kürtçe uyarıldığı” belirtildi.
Ardından, Bayındır’ın yaralandığı an anlatıldı: “Bu uyarıların gösterici topluluk tarafından dikkate alınmaması üzerine 8-10 saniyeden uzun olmamak kaydıyla üzerlerine tazyikli su sıkılarak gaz bombası atıldığı, gazın hava şartlarının etkisiyle topluluk üzerinde yoğunlaşarak oldukça etkili olduğu, tazyikli suyun ise bir defa sıkıldığı, milletvekillerini hedef alarak sıkıldığı iddiasını destekleyecek herhangi bir bulguya rastlanmadığı, zira olay sırasında TOMA’lara güneşin karşı istikametten vurduğu, yine TOMA’ların ön cam tel panelinin kapalı olduğu, bu şartlar altında hedefteki şahısların net olarak seçilemeyeceği, ancak topluluğun hedef alınabileceği, Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır’ın tesadüfen suya hedef olduğu, aynı tazyikli suya hedef olan diğer şahıslarda herhangi bir yaralanma söz konusu olmazken, adı geçen milletvekilinin düşme sonucu femur boynunun kırılmasının, bedenin mukavim (güçlü) olmaması nedeniyle biçimsiz bir şekilde yere düşmesinden kaynaklandığı…”
‘KÖTÜ TESADÜF, İŞLEME GEREK YOK’
Raporun sonunda ise şöyle denildi: “Topluluğun tam yerinde ve zamanında dağıtıldığı, kötü bir tesadüf sonucu Bayındır dışında ciddi bir yaralanmanın olmamasının durumun en az zararla sonuçlanacak şekilde sevk ve idare edildiği kanaatini oluşturduğu, cezai veya idari işlem yapılmasına gerek bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.”
BAYINDIR: HEDEFLİ BİR SALDIRIYDI
BDP Milletvekili Bayındır, raporu, kalça kemiğinin kırılmasından 8 ay sonra gittiği Şırnak’ta değerlendirdi. Kendisi için verilen yemekte gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bayındır, “Büyük bir sorumsuzluğun göstergesi” dedi.
Bayındır, “Gösterilen gerekçelere ve yapılan savunmaya çocuklar bile güler. O saldırı sonucu düştüğümde küçük çocuklar bile diyordu ki ‘Çapraz ateşe tutuldunuz.’ O gün devlet terörüne planlı, istekli, hedefli olarak saldırıya maruz kaldık. Devlet bunu bilinçli olarak yaptı” dedi.
Düşüşün kendiliğinden olmadığını ve normal düşmelerde yerde takla atılamayacağını belirten BDP milletvekili, “İki panzerin çapraz bir şekilde su atması sonucunda düşmek bir yana, yerinde savrulmuş ve takla atmış bir pozisyondayım” dedi.
BAKANLIK KÖR İZLEMİŞ
Sevahir Bayındır, “Acaba İçişleri Bakanlığı görüntüleri izlemiş mi? İzlemişse de kör izlemiştir. Çünkü kendi körlüğünü, yereldeki körlüğe de mal etmiş. Ankara’da bu körlüğü yaşayanlar, buradan da kat be kat kör bakarlar. Mesele budur zaten” diye konuştu.
Bayındır, şöyle devam etti: “Devlet Kürtlere, muhaliflere, gençlere, kadınlara, ezilenlere, işsizlere ve hak iddia eden herkese, anayasal hakkı olan demokratik mücadele hakkı, gösteri hakkı, basın açıklaması hakkını bu kadar zalimane bir yöntemle saldırıyla sonuçlandırdı ve bunun sonuçları ortadadır. Bu sonuçları 8 ay aradan sonra bu şekilde tarif etmek, bir akıl tutulmasıdır, bir göz körlüğüdür, bir vicdansızlıktır ve siyasetten de ahlaksızlıktır. Ve Kürt halkının tümüyle dalga geçmektir. Bunun peşini bırakmayacağım.”
Sevahir Bayındır, konuyu arkadaşlarının Meclis gündemine taşıyacağını belirterek, savcılığın soruşturma açmamasına da tepki gösterdi. Bayındır, “Sanki zulmün bütün kuvvetini birleştirmişler, nasıl zulüm yapar da birbirimizi aklarız diye uğraşmışlar” diye konuştu.
Etha



