• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Aralık 6, 2025
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      İmralı Şam’daki kilidi açabilir mi?

      İmralı Şam’daki kilidi açabilir mi?

      Faşizmi ezenleri hatırlamak: Ekim Devrimi’nin yer altı kutlaması

      Faşizmi ezenleri hatırlamak: Ekim Devrimi’nin yer altı kutlaması

      “Ortaklaşmacı demokrasi” örneği: İspanya

      “Ortaklaşmacı demokrasi” örneği: İspanya

      Erdoğan’ın son tuzağı

      Erdoğan’ın son tuzağı

    • Yaşam
      Kürt sorunu üzerine güncellemeler

      Kürt sorunu üzerine güncellemeler

      Biri engelli 3 kardeş 7 yıldır kümeste tutuluyormuş

      Biri engelli 3 kardeş 7 yıldır kümeste tutuluyormuş

      Kilo vermeye ve bağışıklığa etkisi sınırlı: Her gün limonlu su içmek neden 'mucize' değil?

      Kilo vermeye ve bağışıklığa etkisi sınırlı: Her gün limonlu su içmek neden 'mucize' değil?

      Yaşam alanımız peşkeş çekilemez

      Yaşam alanımız peşkeş çekilemez

    • Türkiye
      Kürt sorunu üzerine güncellemeler

      Kürt sorunu üzerine güncellemeler

      Biri engelli 3 kardeş 7 yıldır kümeste tutuluyormuş

      Biri engelli 3 kardeş 7 yıldır kümeste tutuluyormuş

      Bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek her çocuğun hakkı

      Bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek her çocuğun hakkı

      Terörsüz(!) Türkiye

      Terörsüz(!) Türkiye

    • Dünya
      Almanya’da 2026’daki eyalet seçimlerinin farkı

      Almanya’da 2026’daki eyalet seçimlerinin farkı

      Faşizmi ezenleri hatırlamak: Ekim Devrimi’nin yer altı kutlaması

      Faşizmi ezenleri hatırlamak: Ekim Devrimi’nin yer altı kutlaması

      Trump'tan Ukrayna Barış Planı açıklaması: Anlaşmaya çok yakınız

      Trump'tan Ukrayna Barış Planı açıklaması: Anlaşmaya çok yakınız

      Üç görüntü: Amerikan katarı püfleye püfleye ilerliyor

      Üç görüntü: Amerikan katarı püfleye püfleye ilerliyor

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      Kürt sorunu üzerine güncellemeler

      Kürt sorunu üzerine güncellemeler

      Bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek her çocuğun hakkı

      Bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek her çocuğun hakkı

      Terörsüz(!) Türkiye

      Terörsüz(!) Türkiye

      Asıl sorun asgari ücretli işçilerin gücünün komisyona yansımamasıdır!

      Asıl sorun asgari ücretli işçilerin gücünün komisyona yansımamasıdır!

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

‘Reis’çiler düğmeye bastı: ‘Pelikan Dosyası’ adlı blogda ‘Hoca’ yerden yere vuruldu

‘Reis’çiler düğmeye bastı: ‘Pelikan Dosyası’ adlı blogda ‘Hoca’ yerden yere vuruldu

Mayıs 2, 2016 Türkiye 0 comments

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la Başbakan Ahmet Davutoğlu arasında oluştuğu yazılıp çizilen ayrışma ilk kez ayrıntılı biçimde dile getirildi.  ‘Pelikan Dosyası’ ismiyle açılan bir blogda yayınlanan bir yazıda ‘Reis’in gözünden ‘Hoca’ yerden yere vuruldu.

 

kili arasındaki uyuşmazlık son olarak AKP’de il ve ilçe başkanlarını atama ve görevden alma yetkisinin genel başkandan alınarak yeniden MKYK’ya verilmesiyle bir kez daha gündeme gelmiş, Davutoğlu konuyla ilgili bir soruyu yanıtlamamayı tercih etmişti.

27 maddede anlatıldı

‘Pelikan Dosyası’ adlı bloga dün girilen ‘Selam olsun’ başlıklı yazıya şu sözlerle başlandı: “Hocanın ekibi yeterince konuştu. Hocalarıyla beraber yeterince ortalığı karıştırdı. Biraz da biz konuşalım mı? Biraz da, REİS için canını feda edecekler konuşsun mu? Çok az kişi aslında neler olduğunu biliyor.”

Erdoğan-Davutoğlu ayrışmasının 27 maddede anlatıldığı yazının sonuç kısmında ise şöyle dendi: “Hoca ile REİS arasındaki hikaye basit bir ihtiras hikayesi değildir. Çünkü hoca kendi ihtiraslarının peşinden koşabilmek için, REİS karşıtı, ve dolayısıyla REİS’i destekleyen halkın karşıtı kim varsa, onunla işbirliği kurma yoluna gitmiştir. Küresel güçlerin ülkemizdeki satrancında vezir görüntüsüne sahip basit bir piyon olmayı kabul etmiştir. Kavga budur. Kaybedeni de bellidir!”

Cemil Barlas mı?

Yazının yayılmaya başlamasıyla sosyal medyada kim tarafından yazılmış olabileceği de konuşulmaya başladı. Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Yiğit Bulut’tan Twitter fenomeni Fuat Avni’ye uzanan geniş bir yelpazede bir dizi isim ortaya atıldı. Dezenformasyon olduğu, ‘fitne‘ amacıyla piyasaya sürüldüğü öne sürüldü. Ancak, düne kadar kimsenin bilmediği blogla aynı adı taşıyan Twitter hesabından atılan tweet’i  ilk paylaşanlardan birinin, Erdoğan’a desteğiyle bilinen havuz medyasından A Haber’in yorumcularından Cemil Barlas olması dikkat çekti.

birisi herşeyi yazmış.. kim acaba.. https://t.co/FPGoel3hQR

— Cemil Barlas (@secondvirus) May 1, 2016

Ağ haritası

Gazeteci Dağhan Irak’ın ‘Pelikan Dosyası’nın Twitter’da yayılışına dair çıkardığı ağ haritasında da Barlas’a ait ‘second virus’ hesabının yazının dolaşıma girmesindeki payı bariz olarak ortaya çıktı.

https://twitter.com/daghanirak/status/726829036463378432/photo/1?ref_src=twsrc%5Etfw

Ağ haritasının tamamına buradan ulaşılabilir.

Irak, yasının Cemil Barlas tarafından da mı yazıldığı sorusuna da, “Yes”(evet) diye yanıt verdi.

Barlas ise iddiayı reddetti.

#PelikanBildirisi ni benim yazdığımı iddia edenler bence hafif salak. ben her şeyi net olarak isminle yazıyorum zaten.kovulacak yerim de yok

— Cemil Barlas (@secondvirus) May 1, 2016

Yazıda neler var?

Yazı, Davutoğlu’nun başbakanlığa getirilişinin perde arkasıyla başlıyor…

“Temayül yoklamalarında 1. Gül, 2. Yıldırım, 3. Davutoğlu çıktı. Buna rağmen REİS hocayı parti başkanı yaptı. 

Gül’ün çok yakışıklı İngiliz arkadaşları, bir de REİS’ten ve ailesinden nefret eden, ancak Hürriyet’e de pek aşık, ‘intifada’cı bir hanımı vardı. REİS Gül’ü başkan yapmadı. 

Yıldırım REİSçiydi. Falsosu yoktu. Başarılıydı. Parti tarafından seviliyordu. Ama yeterince karizmatik değildi. Kukla muamelesi yapacaklardı. REİS Yıldırım’ı da başkan yapmadı.

Davutoğlu güzel konuşuyordu. Hocaydı. Ayrıca, görece tazeydi. Uzun yıllar REİS’le de çalışmıştı.

Evet kibirliydi. Hem de çok. Her şeyi o bilirdi. Ama teorik olarak. Pratikte genelde çuvallardı. Örnek; Suriye. “6 ayda Esed devrilir” dedi. Demekle de yetinmedi, bütün planlarını buna göre yaptı. B planı yoktu. Çünkü çok emindi. Kendinden. Zekasından. Bilgisinden. Okumasından. Esed kaldı. Hoca çuvalladı. Sonra bir sürü sıkıntı.

REİS yine de hocayı başkan yaptı. Neden mi?

a) REİS hocanın, Suriye ve Filistin politikalarından hareketle, kendini devirmek isteyen Batı’yla uzlaşmayacak bir politikacı çıkacağını umuyordu. “Bu hoca, Batı’yla da, onun ülkemizdeki truva atları olan paralellerle ve Doğan medyasıyla uzlaşmaz” diye düşünüyordu.

b) Başkanlık sistemine geçerken argüman üretir, akademik karizmasını, taze politikacı kimliğini bu yolda işlevsel hale getirir diye düşünüyordu.

Kendisinden bu iki konuda söz aldı. “Temayül yoklamalarını biliyorsun, seni BEN başkan yapıyorum! Ama bu iki konuda söz vermen şartıyla” dedi.

Hoca kabul etti. Ya da etti gibi göründü. Bilmiyorum. Fakat etrafındaki muhteris danışmanlar kabul etmediler. Bunu biliyorum.

Ali Sarıkaya, Osman Sert, Taha Özhan, Hatem Ete ve Ertan Aydın başlıcaları. Bunların hepsi “okumuş” çocuklar. Çok okumuşlar. Bildiğiniz gibi değil. Hepsi Allah’ın lüftu. Hoca da “okumuş” adam. REİS ise Kasımpaşalı. Olur mu? Olmaz? Yakışır mı? Yakışmaz! Dolayısıyla onların yönetmesi lazım.

Bir de REİS var, huzur yok. Batı durmuyor. Gezi, paralel falan. Bir de yolsuzluk iddiaları. İddiaların yalan olduğunu hepsi bok gibi biliyor ama olsun, iddiaların ortaya çıkması bile çok sinir bozucu bu ekip için. İddiların değil REİS’in çürütülmesi lazım. REİS giderse, bu “okumuş” ekip gelirse, ülkemin tadından yenmez. Herkesle barışacaklar, REİS’i kurban edecekler. Sonra kadayıf gibi bir ülkemiz olacak.

Bu kadar basit. Hasılı kelam bu ekiple birlikte hoca, REİS’ten bağımsız, Batı’ya bağımlı politikalarını belirledi.”

Ardından yazıda Erdoğan-Davutoğlu ayrışmasının kilometre taşları madde madde anlatıldı. Maddeler özetle şöyle:

“1- Reis’in ekonomi yönetimini ekarte etmek için ilk iş “Şeffaflık Yasası”nı çıkartalım dedi hoca. REİS’in haberi olmadan hazırladı yasa paketini. Ve kamuoyuna bizzat kendisi açıkladı. Sonra REİS kendisiyle istişare edilmeden bu paketin hazırlandığını söyledi. Hoca ve muhteris danışmanları tırstılar. Paketi geri çektiler.

2 – (Hoca) 17-25 Aralık üzerinden 4 bakanı Yüce Divan’a gönderme oylaması sırasında meclis grubunun başında durup liderlik etmedi. Biliyorsunuz mesele 4 bakan meselesi değildi. REİS’ti. Önce bunlar Yüce Divan’a gönderilecekler, sonra da REİS. Lakin hoca bu kadar kritik bir meselede ortada yoktu. Bunu herkes biliyor. Kimsenin bilmediğiyse; Yüce Divan oylamasından bir gün önce 4 bakanın partiye çağrıldığı.  Hocanın kurmayları kendilerine mecliste aklanmaları gerektiğini söyler. Hoca da gelmiştir. “Bu bizzat Cumhurbaşkanımızın talimatıdır” der muhterem hocamız. Bakanlar çok şaşkındır. Bağış REİS’i arar. Durumu sorar. REİS “olur mu öyle şey?!” der. (Ankara’da)  buluşurlar. Bakanları dinler. REİS kendisine yönelik kumpasın farkına varır. Sonra hocaya zılgıtı çeker. Yüce Divan oylaması ertelenir.

3- Hoca REİS’i devirmekte başarısız olunca, onu zayıftatmaya karar verir. Yine onunla istişare etmeden Fidan’ı milletvekili yapmaya kalkar. İşin kötüsü Fidan da REİS’le istişare etmeden hemen hocasının kucağına atlar. Bu sefer REİS, medya mensuplarının karşısında hocayı ve Fidan’ı azarlar. Fidan Umre’de REİS’i bulur.Nedamet getirir. Sonra tekrar görevi kendisine iade edilir.

4- Hoca yılar mı hiç! Bu sefer de sazı eline almaya karar verir. REİS’in 10 seneden fazladır ince ince işlediği çözüm sürecinin kaymağını yemek ister. Dolmabahçe’de HDP’lilerle Yalçın Akdoğan, Efgan Ala ve Mahir Ünal bir araya gelir. Dolmabahçe Açıklamasına dışarıdan bakınca çok pozitiftir. PKK baharda silah bırakmaya davet edilecektir falan. Fakat asıl konuşan taraf HDP’dir.   Çözüm sürecinin gidişatını onlar belirler hale gelmiştir. Şartları onlar tayin eder olmuştur. O kadar ki Apo’yla sivil akillerin buluşturulmasına bile karar vermişlerdir. Bizimkiler de “tamam” demiştir.

Sonra REİS, bir ay boyunca PKK tarafının azgınlıklarına rağmen İzleme Komitesi kurulacağı manşetlerde yer alınca, kendisiyle istişare edilmeden Dolmabahçe açıklamasının yapıldığını söyler. Apo’yla akillerin görüştürülmesinin de, Apo’nun elini güçlendireceğini ilave eder. Mesele kapanır. Ama etkileri bugün bile devam etmektedir.

5- Bu sefer Bülent Arınç meydandadır. REİS’in yalan söylediğini, kendisinin süreçten haberdar olduğunu ve ülkeyi hükümetin yönettiğini söyler.  Hocamız hemen Arınç’a telefon açar, televizyondaki REİS-karşıtı açıklamalarından ötürü Arınç’ı tebrik eder.

6- Yarattığı hengameler sonunda seçimde hüsrana uğrayan hoca; Aydın Doğan’ın damadının, Koç’ların ve diğer TÜSİADçıların ayağına (Ali Kibar’ın evinde) gitmiş olsa da, Erdoğan’ı yeniçeriler tarafından katledilen III. Selim’e benzeten Economist Dergisi’ne koşa koşa röportaj vermiş olsa da, Doktoruna kadar bütün akraba ve ahbaplarını vekil listesine koymuş olsa da, başarılı olamaz.

Başkanlık meselesini neredeyse ağzına hiç almamıştır seçim kampanyalarında. FETÖcusundan PKK’lısına, tüm hainlerin REİS’e “hırsız” “hırsız” diyerek ortalığı inlettikleri bir dönemde cevap mahiyetinde tek kelam etmemiştir. Partide de bu konularda herhangi bir hareketlilik yaşanmamıştır.

REİS meydanlara inmeden önce yüzde 38’e kadar düşer oylar. REİS, son bir ayda meydanlara inmeye karar verir ama yanlış politikaların faturasını halk kesmiştir artık. Sonuç yüzde 41’dir. REİS’siz siyasetin bedeli ağır olmuştur. Ama hoca hâlâ asıl sorunun REİS olduğunu düşünmekte ısrar eder.

7- Seçimden hemen sonra “başkanlığı getirmek istedik, halk yetki vermedi” açıklaması yapar.

8- REİS’e yönelik hırsızlık iftirası kampanyasının asenası olarak arzı endam eden Bahçeli “Bilal’i ver koalisyonu al” diye nara atmaya başlar. REİS çok öfkelenir. Kendisinden açık açık çocuğunu kurban vermesini istemektedirler. Hoca ise Bilal Erdoğan’ı kurban olarak isteyen Bahçeli’nin meclis yeminini sonuna kadar bekler. Ve sonra da tüm kabinesiyle birlikte alkışı basar.

9- Hoca artık REİS’i devirmenin tek yolunun başkanlık yolunu kapatmak olduğuna kanaat getirir. Bunun içinde mutlaka koalisyon yapması lazımdır. Koalisyon hükümetinden başkanlık sistemine “olur” vermesini beklemek imkansız olduğu için hoca “koalisyon da koalisyon” diye tutturur. Fakat muhalafet son derece nazlıdır. Buna rağmen Kılıçdaroğlu “koalisyonu Erdoğan istemiyor” türünden açıklamalar yapmaya başlar. Hoca bu açıklamalara hiç itiraz etmez. Halbuki REİS hocaya “koalisyon kurabilirsen kur ama ısrarcı olma, partiyi aciz gösterme, en kötü ihtimal erken seçime gideriz” diye defaatle söylemiştir.

10- Bu arada Hoca yavaş kendi medyasını kurmaya başlar. Mustafa Karaalioğlu (ES Medya’da iken ayda 100binden fazla maaş alan, kendisine 400 metrekarelik ofis kuran bu zat Ethem Sancak’ın bütün telkinlerine rağmen Feto’nun beddua haberini bile manşetten görmemiştir, Ekrem Dumanlı’nın Akit muhabirine attığı tokatı arka sayfalara gömmüştür, 17 Aralık’tan sonra bile Ekrem Dumanlı’yla dirsek teması bir süre devam etmiştir, Gezi sürecinde kısık sesle konuşmuştur, sonra görevden alınınca “objektif” gazetecilik yapmaya karar vermiştir), Mahçupyan (REİS hakkında eşcinsellik imasında bile bulunan bir herif), Hakan Albayrak (hocayı savunacağım, REİSçilere çakacağım derken Ahmet Hakan’ı bile savunan bir zavallı) ve Diriliş Postası, Yıldıray Oğur ve Ceren Kenar (bakanların Yüce Divan’a gönderilmesi gerektiğini yazdı, Mahçupyan’a siper oldular, Babacan’a sahip çıktılar, Can Dündar bırakılınca sevinçten havalara uçtular), Genç Siviller ekibi (Yıldıray Oğur’un talimatıyla AK Parti gençlik kollarının üst kademelerine sızdılar), İbrahim Karagül (1 Kasım seçimlerine bir hafta kala, içinde Ali Bulaç gibi paralellerin de ilk sayfada yer aldığı “gelin uzlaşalım kampanyası” başlattı; “Kabinede mason bakan korkusu” türü haberlerle kabineye ayar vermeye çalıştı) ve Yeni Şafak ekibinin neredeyse tamamı (elbette ki Salih Tuna, İsmail Kılıçarslan, Leyla İpekçi, İbrahim Tenekeci gibi bazı istisnalar hariç), Abdülkadir Selvi (Yeni Şafak’ta yazdığı dönem, eskiden Aydın Doğan’ın 28 Şubat sürecindeki rolü üzerine yazdığı yazıları unutup CNN ekranlarına çıkmaya başlayarak Doğan medyasıyla dirsek temasına giren, bu arada yavaş yavaş REİS eleştirilerine başlayan, ve sonunda Hürriyet’e geçiş yapan şaşkın), Akif Beki (REİS’in basın başdanışmanlığı sebebiyle adam yerine konulan, sonra kapağı Radikal ve Hürriyet’e atan, Karar’ın kuruluşunda bizzat etkili olan, ve bugünlerde köşesinden REİS’e “işler daha da çirkinleşebilir” tehditler savuran), Taraf‘ın tamamı (Alkım ziyareti sonrası)…

Mahçupyan köşesinden REİS’e yardırmaya başlar. REİS meydanlara indiği, “Başkanlık” dediği için seçim kaybedilmiştir. Hoca itiraz etmez. Hakan Albayrak “artık konuşma reis!” “artık köşene çekil reis!” yazıları kaleme alır. Hoca itiraz etmez. Bu ekip kendi medyalarında iki seçim arası dönemde tam yüzden fazla haber ve köşe yazısı yazar REİS karşıtı.

Bu arada REİS tarafından çok fazla ses çıkmaz. Zira REİS müsaade etmez.

Hocayı kendi ıslah edecektir. Dışarıya kavga görüntüsü vermeyecektir.

11- Hilal Kaplan, Melih Altınok, Kurtuluş Tayiz, Cemil Barlas, Haşmet Babaoğlu gibi isimler inceden dokundurmaya başlar hocaya. Fakat Suheyb Öğüt Aktüel’de çok sert bir eleştiri yazar.  Derhal Turkuvaz grubunu arar. Yazıyı kaldırtır. Grup yazıyı hocadan tırstığı için değil, REİS’in politikası bu yönde olduğu için kaldırır. 

Şirin ve güler yüzlü hocamız kendisi hakkında ilk defa net bir eleştiriyle karşılaşmış ve ilk tepkisi bu yazıyı kaldırtmak olmuştur. Bildiğin, Öğüt’ü sansürlemiştir. Ama ne Mahcupyan, ne Oğur ne de başka bir özgürlükçü vatandaş bu durumu umursamıştır.

Durum hâlâ aynıdır onlar için; kendisine her gün küfredilen, uluslararası operasyonlarla devrilmeye çalışılan, oğlu bile kendisinden kurban olarak istenen Erdoğan baskıcıdır; kendisini eleştiren ilk yazıyı sansürleyen hoca ise demokrat.

12 – Hoca artık kendisine ait müstakil bir medya kurma vaktinin geldiğine KARAR verir. (Söylemeye gerek var mı bilmem: Bir siyasetçinin kendine ait yeni bir medya kurması, kendine ait yeni bir parti kurmasından farksızdır.) Basın danışmanı Osman Sert’in desteğiyle KARAR’ı kurar. KARAR’ın finansmanı “örtülü” olarak halledilir. Yeni Şafak’a ise Ülker’in arka çıktığı söylenmektedir.

En çıldırtıcısı ne biliyor musunuz? Kendi medyasını kuran hocamız daha geçen gün, Turkuvaz’ı hedef alarak “medya üzerinden siyasete dizayn vermeyin” diye çıkış yaptı. Galiba şunu söylemek istedi: Ben çok uğraştım ama yapamadım, beceremedim, Karar bütün çabamıza rağmen hala 2 bin satıyor, ne olur siz de yapmayın, tavsiye etmem.”

13- Eylül’de MKYK’yı baştan sona kendi şekillendirmek isteyen hocaya karşı, REİS’in talimatıyla Binali Yıldırım devreye girdi. 1353 delegenin 900’ünün imzasını topladı. Sonra da Abdülhamit Gül’den Mehmet Muş’a, Berat Albayrak’tan Ayşenur Bahçekapılı’ya kadar REİSçi pek çok isim MKYK’ya girdi. Gül’ün ekibi (Hüseyin Çelik, Ali Babacan, Mehmet Şimşek vs.) ise safdışı edildi.

14- Madem ki partinin has isimleri ve tabanı kendisine destek vermiyordu, o zaman diğer kesimlerin desteğinin alması lazımdı.

Gezici ve PKK’cı güruha bile şirin gözükmek için, PKK’nın ortalığı kan gölüne döndürdüğü, HDP’nin terör propagandası yaptığı, canlı bomba taziyelerine gittiği dönemlerde bile HDP’ye yönelik bir tepki ortaya koymadı. Baktı ki MHP kendisini eleştirmeye başlamış, işte o zaman, şişin ve kebabın yanmaması için, “bütün dokunulmazlıkları kaldıralım” dedi.

15- Bitmedi! Hoca PKK’ya yönelik olarak “2013 Mayıs şartlarına dönülürse her şey konuşulabilir” diye bir açıklama yaptı. 

16- Aynı günlerde AK Parti milletvekili Özhaseki “paralel fabrika ayarlarına dönerse mücadele biter” açıklaması yaptı. Hocamdan tek bir itiraz gelmedi.

17- Avrupa Parlamentosu başkanı Schulz, REİS’e en galiz şekilde küfreden video klibe yönelik Türkiye’nin verdiği tepkiye karşı yine REİS’e yönelik “otoriter” kabilinden hakaretler etti. Hocamız ise Schulz’a karşı tek kelam etmedi.

18- Schulz’un “Biz Erdoğan’la anlaşmadık. Bizim muhatabımız Davutoğlu’dur, hükümettir, onlar da gayet ciddi muhataplar” sözleri üzerine hocamız yine tek kelam etmedi. REİS ise önce bu Nazi bozmasına çaktı (…)  Sonra da mülteciler konusunda Almanya’ya övgüler düzen hocaya: “3 milyar euro meselesinde en büyük yükü Almanya alıyor deniliyor. Halbuki cüzi bir miktar hariç, Türkiye’ye gelen bir şey yok. Bizden neyin projesini istiyorsunuz? Sizin proje dediklerinizi biz çoktan yaptık. Proje diyerek kimse bizi aldatmasın. Birileriyle fotoğraf verebilmek için böyle şeylerin içine girmeye gerek yok”

19- Her işte çuvallayan hocamız artık ne yapacağını, REİS’i nasıl görünmezleştireceğini, kendisinin nasıl varlık göstereceğini şaşırır hale geldi. “Schengen vize anlaşmasını dört ay öne alacağız. Bu bizim başarımızdır” türünden laflar etti. REİS “artık yeter!” dedi ve patladı: “Başbakanlığım döneminde Schengen’in Ekim 2016’da uygulamaya gireceği açıklandı. 4 ay öne çekmenin kazanım gibi sunulmasını anlayamıyorum. Küçük şeylerin büyük kazanım gibi sunulmasına üzülüyorum.”

20- REİS Obama’yla görüştü.

REİS-Obama görüşmesinin üzerinden bir ay geçmeden, hocam Beyaz Saray’dan randevu istedi.

Başka söze gerek var mı?

21- Hocam, Osman Sert eliyle Taha Ün’ü kendi trol ekibine dahil etti. İşin kötüsü Taha Ün’ün eşi, Emine Erdoğan hanımefendinin özel kalem müdiresi Sema Silkin. REİS açısından ne kadar berbat bir durum değil mi? Taha Ün ve ekibi, yanlarına birkaç hırdavatı da alıp, hocayı eleştiren herkesi tvitırda FİTNEci ilan etmeye başladı.

22- Hocanın fahri danışmanı yeni gazetecisi Mahcupyan, PKK ile masayı kuran onlarca yazı yazdı; devlete, “dönüp dolaşıp PKK’nın ayağına geleceksiniz, gelmezseniz anti-demokratiksiniz, gayrimeşrusunuz” minvalinde yazılar döşendi.

23- Beştepe’ye karşı paralellerin “İsrafsaray” hakaretleri, 250bin dolarlık masa iftiraları kol gezer, REİS bu kepaze ithamlarla boğuşurken bir kez olsun sesini çıkarmayan hocamızın partisi; Can Dündar serbest bırakılınca, sevinçle karşıladı. REİS “karara saygı duymuyorum” deyince, hükümet sözcüsü Numan Kurtulmuş çıkıp “Cumhurbaşkanı’nın şahsi fikridir” diyerek makamı küçümsemeye kalktı.

24- REİS’in “yalan söyleyen zat” dediği, “paralel için cübbemi giyerim” diyen Arınç, Manisa’da özel törenle hocamız tarafından karşılandı ve ağırlandı.

25- REİS’e yönelik hemen her gün hakaretamiz haberlerin çıktığı Taraf gazetesinin sahibi Arslan’la Alkım Kitabevi’ne ziyaretine gidip el sıkıştı hocamız. O gün bugündür Taraf, hocaya taraf.

26- Hoca, “her şeye ben karar vereyim hırsıyla bakanların müsteşar atamasına bile izin vermedi. 4 aydır müsteşarı atanamayan bakanlar var.

27- Hocamız, REİS’in şiddetle eleştirdiği, 1100 terör destekçisi Akademisyen’in imza kampanyası için “görmezden gelsek olay bu kadar büyümezdi” yorumu yaptı.”

  • Kaynak DHA

Yorumunuzu bırakın


İlgili Haberler

Kürt sorunu üzerine güncellemeler Fikir & Yazı
Aralık 5, 2025

Kürt sorunu üzerine güncellemeler

Biri engelli 3 kardeş 7 yıldır kümeste tutuluyormuş Türkiye
Aralık 5, 2025

Biri engelli 3 kardeş 7 yıldır kümeste tutuluyormuş

Bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek her çocuğun hakkı Eğitim
Aralık 5, 2025

Bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek her çocuğun hakkı

ZAMAN AKIŞI

Ara 5 15:17
Arkasayfa

Kürt sorunu üzerine güncellemeler

Ara 5 15:11
Gündem

Biri engelli 3 kardeş 7 yıldır kümeste tutuluyormuş

Ara 5 15:09
Eğitim

Bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek her çocuğun hakkı

Ara 4 13:17
Arkasayfa

Terörsüz(!) Türkiye

Ara 4 12:35
Ekonomi

Asıl sorun asgari ücretli işçilerin gücünün komisyona yansımamasıdır!

Ara 4 12:12
Ekonomi

Enflasyona ince ayar

Ara 4 11:38
Gündem

Almanya’da 2026’daki eyalet seçimlerinin farkı

Ara 4 11:29
Ekonomi

Tazminatlar, işsizlik maaşları, borçlanmalar: Asgari ücret zammı hangi kalemleri değiştirecek?

Ara 3 20:51
Arkasayfa

Ümmet

Ara 3 20:42
Eğitim

TEDMEM’den 24 Kasım raporu: ‘Öğretmen yetiştirme sistemi yeniden yapılandırılmalı’

Ara 3 18:19
Arkasayfa

Haçlı Seferleri Yalnızca Ortadoğu’da mı Yaşandı?

Ara 3 14:44
Gündem

“Zorbalanan” öğretmen kürsüden düştü: Hastanede gözetim altında

Ara 3 12:22
Ekonomi

Enflasyon beklentilerin altında açıklandı: Türk-İş’e göre artan gıda fiyatları TÜİK’e göre yüzde 0,69 düştü

Ara 3 12:19
Ekonomi

Asgari ücrette bilindik oyun: Biz geçim istiyoruz, onlar vitrin tartışıyor

Ara 2 14:58
Gündem

Kilo vermeye ve bağışıklığa etkisi sınırlı: Her gün limonlu su içmek neden ‘mucize’ değil?

Ara 2 14:23
Arkasayfa

Bir otokrat nasıl devrilir?

Ara 2 14:11
Ekonomi

Yüzlerce kişinin emekliliği iptal edildi: Ödenen maaşlar geri istenecek

Ara 2 13:12
Emek

Aynı şirkete bağlı farklı iş yerlerinde çalıştım: Kıdemim altı yıl mı sayılır?

Ara 1 12:39
Ekonomi

Pastadan adil pay kural olmalı: Asgari ücrette keyfiliğe son!

Ara 1 12:11
Arkasayfa

Yaşam alanımız peşkeş çekilemez

Ara 1 11:20
Arkasayfa

İmralı Şam’daki kilidi açabilir mi?

Ara 1 11:13
Ekonomi

Sınır tanımayan karanlık düzen

Kas 28 11:19
Eğitim

MEB’den bir itiraf daha: Tatiller sınıfsal, çocuklara yaşam imkanı sağlamıyoruz

Kas 28 10:26
Gündem

Tahir Elçi katledildiği sokakta anılacak

Kas 28 10:12
Sağlık

Kanser hastasına aşı ayrımı

Kas 28 10:09
Arkasayfa

Bizi dövmek kolay

Kas 28 10:05
Ekonomi

Yurttaşın çarkı borçla dönüyor

Kas 28 10:02
Emek

Hepimizin kapısına gelen o emek: Platform işçileri eylemde

Kas 27 15:19
Arkasayfa

Köpekleri besleyiniz ve politikacıları daha fazla semirtmeyiniz

Kas 27 10:22
Gündem

Dünden Kalan Bu 5 Yiyeceği Asla Isıtmamalısınız! Uzmanlar Uyarıyor