• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Mart 13, 2026
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      İğneden ipliğe zincirleme kriz kapıda

      İğneden ipliğe zincirleme kriz kapıda

      12 Eylül günleri

      12 Eylül günleri

      Abdullah Öcalan: Vatandaşlık ilişkisi, millete aidiyet üzerinden değil devletle bağ esas alınarak kurulmalıdır

      Abdullah Öcalan: Vatandaşlık ilişkisi, millete aidiyet üzerinden değil devletle bağ esas alınarak kurulmalıdır

      Laikliğe neden ihtiyacımız var?

      Laikliğe neden ihtiyacımız var?

    • Yaşam
      İnanacaksan en çok kendi gücüne inanacaksın

      İnanacaksan en çok kendi gücüne inanacaksın

      "İntihar demeyin" demişti; Kuran'a Hizmet Vakfı yöneticisinin istismar ettiği iddia edilen öz kızı ve anne ölü bulundu!

      "İntihar demeyin" demişti; Kuran'a Hizmet Vakfı yöneticisinin istismar ettiği iddia edilen öz kızı ve anne ölü bulundu!

      ‘Kutsal kase’ çatladı!

      ‘Kutsal kase’ çatladı!

      Birlikte yalnızlık dönemi: Dijital platformlar bağları nasıl koparıyor?

      Birlikte yalnızlık dönemi: Dijital platformlar bağları nasıl koparıyor?

    • Türkiye
      Mahkemenin yönetimi ülke yönetiminin aynasıdır

      Mahkemenin yönetimi ülke yönetiminin aynasıdır

      Tükenen hekimler, tıkanan nefesimiz

      Tükenen hekimler, tıkanan nefesimiz

      İlaca zam geldi, rafta hâlâ yok!

      İlaca zam geldi, rafta hâlâ yok!

      İnanacaksan en çok kendi gücüne inanacaksın

      İnanacaksan en çok kendi gücüne inanacaksın

    • Dünya
      Canlı Blog | ABD ve İsrail'in saldırılarında 14. gün: Tahran'da patlama!

      Canlı Blog | ABD ve İsrail'in saldırılarında 14. gün: Tahran'da patlama!

      ABD müttefiklerinde ‘rejim değişikliği’ istenirse?

      ABD müttefiklerinde ‘rejim değişikliği’ istenirse?

      Neden yine Kürtler tartışılıyor?

      Neden yine Kürtler tartışılıyor?

      Savaşçı emperyalist rekabet dönemi

      Savaşçı emperyalist rekabet dönemi

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      Mahkemenin yönetimi ülke yönetiminin aynasıdır

      Mahkemenin yönetimi ülke yönetiminin aynasıdır

      ABD müttefiklerinde ‘rejim değişikliği’ istenirse?

      ABD müttefiklerinde ‘rejim değişikliği’ istenirse?

      Neden yine Kürtler tartışılıyor?

      Neden yine Kürtler tartışılıyor?

      İğneden ipliğe zincirleme kriz kapıda

      İğneden ipliğe zincirleme kriz kapıda

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

  • Follow
    • Twitter
Paradigmanın İflası 34 Yıl sonra…

Paradigmanın İflası 34 Yıl sonra…

Mart 4, 2025 Fikir & Yazı, Sosyoloji 0 comments

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Fikret Başkaya

 

“Sahtekârlığın evrensel düzeyde egemen olduğu dönemlerde, gerçeği söylemek devrimci bir eylemdir”.

                                                                       George Orwell

 

 “Sadece gerçeğin kendisi devrimcidir”

 

                                     Karl Marx                                                                             

 

Paradigmanın İflası Nisan 1991’de yayınlandı, iki şey söylüyordu: 1. Bu kafayla olmaz; 2. Bu yol bir yere çıkmaz… Bu ülkenin tarihinde ve o tarihin hiçbir döneminde bir modernite devrimi, bir aydınlanma yaşanmadı… Rejimin geleneksel ideolojisiyle cepheden bir hesaplaşma olmadı… Uyduruk resmî tarih ve resmî ideoloji, toplumun kendisi hakkında düşünmesini engelledi, dumura uğrattı… Yeni bir şey yapmak, başka şey yapmak, düşünsel-entellektüel bir devrim olmadan mümkün olmazdı, olmadığı görüldü. Rejimin, ‘Muasır medeniyet seviyesini yakalayıp, üstüne çıkmak’ olan paradigmasının bu dünyada bir karşılığı olması mümkün değildir… Sizin muasır medeniyet dediğiniz kapitalizmdir, kolonyalizmdir, emperyalizmdir… Kapitalist dünya sistemi hiyerarşik bir yapılanmadır, pramide benzer… O bütünlük içinde toplumlar ‘gelişmişlik düzeylerine’ göre yer alırlar, konumlanırlar… Pramidin tepesinde daima hegemonik-emperyalist bir devlet bulunur, onu ikinci-üçüncü derecedeki kapitalist-emperyalist ülkeler izler… En altta en yoksullar yer alır… Fakat, alttakilerle üstekiler arasındaki ilişki, sömürü-bağımlılık-hakimiyet-tabiyet ilişkisidir… Aşağılardan yukarı doğru bir zenginlik transferi, sömürü ilişkisi söz konusudur… Bu da kapitalist-emperyalist hiyerarşi dahilinde aşağıdakilerin yukarıya tırmanmasının, ne demekse ‘muasır medeniyeti’ yakalamanın mümkün olmadığı anlamına gelir… Zira, yukardakilerle aşağılardakiler arasındaki ilişki eşitsiz bir ilişkidir… O hiyerarşik yapının, sömürü ve bağımlılık ilişkisinin dışına çıkmadan, kopuş olmadan da bir kurtuluş mümkün değildir… Aynı Bertholt Brecht’in tahterevalli şiirindeki gibi… Birileri yukarda olduğu için başkaları aşağılardadır. Ya da tersi…

 

O halde iki şey: Birincisi yakalamak mümkün değildir ve ikincisi yakalayıp da ne yapacaksınız ki…? Kapitalist-emperyalist-ırkçı, jenositci, katliamcı, insanlığın ve uygarlığın geleceğini tehlikeye atmış Batı’nın (muasır medeniyet denilenin) nesi sizi cezbediyor? Gerçi yakalamak mümkün değildir ama başka şey yapmak, başka türlü yapmak da imkânsız değildir…

 

Paradigmanın İflası, sadece bir resmî tarih ve resmî ideoloji eleştirisi değil… Kaldı ki, eleştiri bir başına amaç değildir… Başka şey yapmanın, başka şeye giden yolun aralanmasının aracıdır… Kitap, rejimin paradigmasını sorguluyordu ama sanki sadece resmî tarih ve resmî ideolojisi eleştirisiymiş gibi algılandı… Oysa, Azgelişmişliğin Sürekliliği kitabımın devamıydı… Paradigmanı İflasından sonra yazdığım tüm kitaplar ve makaleler de aynı doğrultuda, aynı tema üzerinedir ve söylenen, söylenmek istenen de özetle şudur: Verili paradigma (kapitalist-emperyalist sistem) dahilinde bir gelecek yok… Bir sürdürülebilirlik mümkün değil…

 

2002 yılında Politik İslamcı (İhvancı) AKP’nin iktidarıyla iflas daha da derinleşti… Bugün artık iflastan değil, çöküşten söz etmek gerekiyor…  Esasen Politik İslam’ın bir toplum projesi yoktur… Yönetme özürlüdür… Dünyanın gerçekliğine yabancılaşmışlık söz konusudur… Çözümü gelecekte değil, geride, geçmişte aramak gibi bir aymazlıkla malûldür… Geride kalan 22-23 yılda yağmalanmamış, talan edilmemiş bir şey bırakmadılar… Artık toplum tam bir çöküş tablosu hapsolmuş durumda…

 

Bu çöküş tablosundan çıkmak gibi bir amacı ve perspektifi olanların, AKP’nin neden iktidar olduğunu sorgulayarak işe başlamaları gerekiyor… Rejimin niteliğine dair bir yanılmasa olmamalıdır. Dinci AKP kurumların içini boşalttı, sınırlı, göstermelik demokrasiyi de by-pas etti… Olmayanı varmış sayarak sorunlarla yüzleşmek mümkün değildir… TBMM içi boş kabuk… Bir kıymeti-i harbiyesi yok! Bakanlar bakan değil, sarayın memuru, yargı yargı değil, medya varlık nedenine külliyen yabancılaşmış durumda… Devlet-Parti-Hükümet birliği söz konusu. Kuvvetler ayrılığı by-pas edilmiş dudumda… Böyle bir rejim, meşruiyetini kaybetmiş, rıza üretme yeteneği olmayan bir rejimdir… Baskıyı, şiddeti, devlet terörünü dayatmak dışında bir koza sahip değildir…

 

Esasen Türkiye’deki rejimi tanımlamak için yeni bir kavram peydahlamak gerekiyor… Öyle ucube bir rejim ki, toplumun öteki büyük yarısını, yandaş olmayan geniş toplum kesimlerini düşman sayıyor ve öyle muamele ediyor… İslamda, Dar’ül Harp- Dar’ül İslam ayrımı söz konusudur… Yasalar iki taraf için aynı şeyi ifade etmiyor… Bunun dünyada bir benzeri var mıdır? Siz hiç muhalif belediyelerin yapmak zorunda olduğu hizmetleri engellemeye çalışan bir devlet biliyor musunuz?

 

Kurumların içi boşaltılmış durumda ama sanki varmış gibi bir algı yaratılmak isteniyor… İçi boş kurumlar bir bakar körlük durumu yaratıyor… TBMM’nin 600 üyesi var ama orada bir bütün olarak halk iradesinin esamesi okunmuyor…  Sarayın sekretaryası işlevine koşulmuş durumda… Elbette samimiyetle vekillik yapanlar, yapmak isteyenler de ama verili durumda şeylerin seyri üzerinde etkili olmaları, taşı yerinden oynatmaları mümkün değil… Kaldı ki, sarayın varlığı kaçınılmaz olarak halk-devlet yabancılaşması demektir… İki ayrı dünyadır söz konusu olan…

 

Dinci iktidar toplum sorunlarıyla değil, yağma ve talanla meşgul… Doğrusu geride kalan dönemde yağmalanmamış, talan edilmemiş pek bir şey bırakmadılar… Açlık, yoksulluk, işsizlik, sefalet, onun ilgi alanının dışında… Öylesi kaygılar söz konusu değil.  Yaptıkları en iyi şey bütçeyi, hazineyi, müşterekleri-doğayı yağmalamak, talan etmek… Doğa yağma ve talanı da insan havsalasını zorlayacak boyutlarda… Yaşamın temeli hızla aşındırılıyor… Rejim toplumun temel sorunlarına külliyen yabancılaşmış durumda. Sosyal kötülüklerin varlığı Tanrı’nın bir tercihi-takdiri sayıldığı için… Bir anektod şöyle: Bir Fransız gazeteci, Taliban iktidar olduktan bir süre sonra Afganistan’a gidiyor, gözlemler-temaslar yapıyor. Ülkeden ayrılmadan bir dinî liderle de görüşmek istiyor ve zar-zor randevu almayı başarıyor… Molla’ya, “ülkenizdeki işsizlik, yoksulluk, eğitim ve sağlık gibi sorunları çözmek için ne gibi bir planınız-programınız var” diyor… Molla, biz insanları öteki dünyaya hazırlıyoruz diyor… Bu anlayışa göre eğer bir sorun varsa, insanlar açsa, çaresizse, Tanrı öyle buyurduğu içindir, dolayısıyla ortada çözülmesi gereken bir sorun da yoktur…

 

Türkiye’deki rejim, İslam soslu post-modern faşizm ama insanlar soru sorma özürlü olduğu için gerçek durumla yüzleşmek şimdilik mümkün olmuyor. İllâ yüz yıl önceki “faşist rejimlere” benzemesi mi gerekiyor? Onlara pek benzemiyor diye rejimin sorgulanmaktan muaf olması mı gerekiyor… Hitler’in, Musolini’nin, Franco’nun, Salazar’ın rejimine mi benzemesi gerekiyor…

 

Yüzleşmek zorunda olduğumuz sorunlar sadece sosyal mahiyetteki sorunlar (açlık-yoksulluk-sefalet-aşağılanma-etik yozlaşma) değil… Doğa yağma ve talanı da almış başını gidiyor ki, bu yaşamın temelinin aşınması demektir… Üzerinde durduğumuz temel hızla aşındırılıyor… Kapitalizm dahilinde de bu durumla yüzleşmek mümkün değildir… Üstelik bu sadece bizim sorunumuz da değil… Yüzleşmek durumunda olduğumuz ekolojik yıkım (canlı türlerinin yok oluşu),  iklim krizi, nükleer riskler… insanlığın ve uygarlığın geleceğini tehlikeye atmış bulunuyor… Bir bütün olarak insanlığın vakitlice aklını başına alması gereken bir zamandayız… Geç kalınırsa, geriye kurtarılacak pek bir şey kalmayabilir… Son tahlilde insan irade sahibi bir yaratıktır… Bu gidişi durdurmak da insanların iradesini aşan bir şey değildir…

 

  • Kaynak AdiLMedya

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Yorumunuzu bırakın


İlgili Haberler

Mahkemenin yönetimi ülke yönetiminin aynasıdır Fikir & Yazı
Mart 13, 2026

Mahkemenin yönetimi ülke yönetiminin aynasıdır

ABD müttefiklerinde ‘rejim değişikliği’ istenirse? Dünya
Mart 11, 2026

ABD müttefiklerinde ‘rejim değişikliği’ istenirse?

Neden yine Kürtler tartışılıyor? Dünya
Mart 11, 2026

Neden yine Kürtler tartışılıyor?

ZAMAN AKIŞI

Mar 13 12:43
Ekonomi

SGK’dan “650 bin kişinin emekliliğinin iptal edildiği” iddialarına yönelik açıklama

Mar 13 12:38
Gündem

Canlı Blog | ABD ve İsrail’in saldırılarında 14. gün: Tahran’da patlama!

Mar 13 12:36
Ekonomi

Hürmüz krizi gübreyi vurdu: Patlayıcı özelliği nedeniyle 10 yıl önce yasaklanan amonyum nitrat yeniden serbest

Mar 13 12:27
Arkasayfa

Mahkemenin yönetimi ülke yönetiminin aynasıdır

Mar 13 12:20
Ekonomi

Sebze fiyatları arttı: 200 TL bir kilo patlıcana yetmiyor

Mar 12 11:48
Emek

Tükenen hekimler, tıkanan nefesimiz

Mar 12 11:46
Ekonomi

İlaca zam geldi, rafta hâlâ yok!

Mar 12 11:44
Emek

Erdoğan’dan emekliye ‘büyük müjde’: Zamsız ikramiyeler üç gün önce yatacak

Mar 12 11:41
Ekonomi

İnanacaksan en çok kendi gücüne inanacaksın

Mar 11 10:26
Gündem

ABD müttefiklerinde ‘rejim değişikliği’ istenirse?

Mar 11 10:24
Gündem

Neden yine Kürtler tartışılıyor?

Mar 10 12:05
Kültür & Sanat

Einstein Böyle Demedi: Einstein Tarafından Söylenmeyen Einstein Sözleri

Mar 10 11:41
Arkasayfa

İğneden ipliğe zincirleme kriz kapıda

Mar 10 11:23
Arkasayfa

12 Eylül günleri

Mar 10 10:32
Ekonomi

Emekliler yeniden iş arıyor: 60 yaş üstü işsiz sayısı bir yılda yüzde 17 arttı

Mar 10 10:14
Gündem

Savaşçı emperyalist rekabet dönemi

Mar 9 11:20
Arkasayfa

Cumhurbaşkanı adayı mahkemede

Mar 9 10:34
Arkasayfa

‘Sadaka(t) belediyeciliği’nin halkçı tercümesi: CHP’li belediyeler neden hedefte?

Mar 9 10:21
Emek

Emeğin durumu kötüleşti

Mar 9 10:17
Gündem

Canlı Blog | ABD ve İsrail’in saldırılarında 10. gün: İran’da yeni lider seçildi

Mar 9 10:15
Ekonomi

IBAN’a para transferinde yeni dönem: MASAK yeni zorunlulukları açıkladı

Mar 6 22:40
Arkasayfa

Araştırmacı Yazar Hüseyin Anıl Aslan ile “Kurtuluşun Paradigması” Kitabı Üzerine Röportaj

Mar 5 10:59
Gündem

Canlı Blog | ABD ve İsrail’in İran’a saldırısında 6. gün: Tahran’dan Tel Aviv’e yeni füze saldırısı

Mar 5 10:55
Gündem

Savaşı meşrulaştıran bir vesayet kurumu: Birleşmiş Milletler

Mar 5 10:48
Gündem

Kahrolsun emperyalist-siyonist barbarlık!

Mar 5 10:34
Arkasayfa

Vebayla mücadele etmek

Mar 4 16:45
Gündem

“Hedef Türkiye değildi”: İran’dan ateşlenen balistik mühimmat imha edildi

Mar 4 16:27
Gündem

İran’dan sonra sıra Türkiye’de mi?

Mar 3 14:42
Gündem

“İntihar demeyin” demişti; Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisinin istismar ettiği iddia edilen öz kızı ve anne ölü bulundu!

Mar 3 13:17
Arkasayfa

İran’dan sonra sıra kimde?