Tarihin her döneminde ve her coğrafyasında, hak, halk ve hukuk üzerine kurulmamış düzenler, varlıklarını ancak zulmederek ve korkular üreterek ayakta tutmaya çalışırlar. Bu korkularla, halkı, hem egemenler/devlet karşısında daha bir acizleştirerek, hem birbirine düşürerek hem de bireylerin kendilerine güvenlerini yok ederek egemenlerin tiranlaşması sağlana gelmektedir. Bu gün de benzer bir durumla karşı karşıyayız. Teknolojinin gelişmesi bireyleri ve yönetilenleri değil egemenleri daha da güçlü kılıyor. Üstelik bu teknolojik gelişmişlik özgürlük alanlarını da daha bir daraltıyor. Özellikle Müslüman dünyada ve ekonomileri gelişmemiş ülkelerde tam bir korku imparatorluğu hâkim. Halklarını aç bırakma pahasına, silahlara büyük yatırımlar yapıyorlar, çünkü ancak bu silahlarla kendi vatandaşlarını zaptu rapt altına alabiliyorlar.



