Kanada Komünist Partisi lideri Miguel Figueroa G-20 zirvesinin yapıldığı Toronto’da Cumartesi öğleden sonradan itibaren başlayan polis baskısını kınadı ve bağımsız bir soruşturma yapılmasını istedi. Figueroa, ayrıca, polisin gangsterlik yapmasına ve şimdiye kadar görülmemiş sayıda insanı gözaltına almasına “yeşil ışık” yakanların da soruşturulması gerektiğini söyledi.
Figueroa, “Cumartesi ve Pazar günü gözaltına alınan çoğunluğu genç olan 900’den fazla kişi hiçbir yasadışı işe karışmadı… Zirvenin yapıldığı yeri çevreleyen tellere yakın bir yerde de değillerdi. Muhalif görüşlerini ifade etme haklarını kullanıyorlardı” dedi. Figueroa, basın mensuplarının, olayları izlemekle yetinen insanların dahi polis şiddeti mağduru olduklarını belirtti.
Gözaltına alınanlara kötü muamele edildiğine de dikkat çeken Figueroa, bu kişilerin soğuk, kirli , kalabalık yerlerde tutulduklarını; yiyecek, su ve tuvalet ihtiyaçlarının karşılanmadığını bildirdi.
Komünist Parti lideri, polisin bu davranışının ve kitlesel gözaltıların birden bire gerçekleşmediğini, polisin bu taktikler üzerinde önceden çalıştığının açık olduğunu vurguladı.
Komünist partinin, sendikaların ve demokratik kitle örgütlerinin, polisin gizli ajanlarını ve provokatörlerini kalabalığın içine, anarşist grupların arasına gönderdiğini ortaya çıkardıklarını söyleyen Figueroa, polisin böylece çatışmaları provoke ettiğini ve polis saldırısına haklılık kazandırmaya çalıştığını belirtti.
Bu taktiklerin yeni olmadığını vurgulayan Komünist Parti lideri, bu yapılanların amacının “tekellerin, bankaların ve hükümetlerin kapitalist politikalarına karşı yapılan protestoları gözden düşürmek ve gayrımeşru ilan etmek; diğer insanların karşıt fikirlerini açıklamaktan çekinmelerine yol açacak bir korku atmosferi yaratmak; sivil özgürlüklere ve siyasi haklara daha otoriter sınırlar koymak” olduğunu ifade etti.
Komünist Parti lideri Figueroa, baskıcı devletin ekmeğine yağ süren maceracı politikaları ve farklı anarşist grupların eylemlerini de eleştirdi. Figueroa, bu yapılanların egemen sınıfı ya da devlet aygıtını hiçbir biçimde tehdit etmediğine dikkat çekti.



