• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Şubat 8, 2026
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      Atatürk’ün Cumhuriyeti

      Atatürk’ün Cumhuriyeti

      CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında Adıyaman'da yapılan eyleme katıldı

      CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında Adıyaman'da yapılan eyleme katıldı

      CHP çok iyi bir şey yaptı

      CHP çok iyi bir şey yaptı

      Halkın gündemi Saray’ı panikletti

      Halkın gündemi Saray’ı panikletti

    • Yaşam
      Markov Zinciri İle Geleceği Bugünden Nasıl Hesaplarız?

      Markov Zinciri İle Geleceği Bugünden Nasıl Hesaplarız?

      Deprem bölgelerinde MESEM sayısı iki kat arttı

      Deprem bölgelerinde MESEM sayısı iki kat arttı

      Zihinsel yorgunluk ve bedensel sinyaller: Düşünceler neden durmaz?

      Zihinsel yorgunluk ve bedensel sinyaller: Düşünceler neden durmaz?

      Gündelik imhalar, filler, saçlar, suçlar

      Gündelik imhalar, filler, saçlar, suçlar

    • Türkiye
      6 Şubat'ta enkazda kızının elini bırakmayan baba konuştu: Tarif edilecek gibi değil, bu acı hiç dinmiyor

      6 Şubat'ta enkazda kızının elini bırakmayan baba konuştu: Tarif edilecek gibi değil, bu acı hiç dinmiyor

      İstanbul Depremi Kapıdayken Dayanışma Arama Kurtarma ve Toplumsal Örgütlenme Çağrısı

      İstanbul Depremi Kapıdayken Dayanışma Arama Kurtarma ve Toplumsal Örgütlenme Çağrısı

      Deprem bölgelerinde MESEM sayısı iki kat arttı

      Deprem bölgelerinde MESEM sayısı iki kat arttı

      Beton var, yaşam yok

      Beton var, yaşam yok

    • Dünya
      Jeffrey Epstein: İstismar, imparatorluk ve kapitalizm

      Jeffrey Epstein: İstismar, imparatorluk ve kapitalizm

      Epstein’in kapitalizmi; kapitalizmin Epsteinleri!

      Epstein’in kapitalizmi; kapitalizmin Epsteinleri!

      Dünya çapında cezasızlık: Epstein dosyaları

      Dünya çapında cezasızlık: Epstein dosyaları

      Haklar ihlal edilmiyor, iptal ediliyor

      Haklar ihlal edilmiyor, iptal ediliyor

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      Cehalet Kavramı ve İncelenmesi

      Cehalet Kavramı ve İncelenmesi

      Atatürk’ün Cumhuriyeti

      Atatürk’ün Cumhuriyeti

      Deprem bölgelerinde MESEM sayısı iki kat arttı

      Deprem bölgelerinde MESEM sayısı iki kat arttı

      Epstein Vakası ve Sınıfsal Cezasızlık

      Epstein Vakası ve Sınıfsal Cezasızlık

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

Kitaplı hakiki medeniyete doğru

Kasım 25, 2010 3 comments

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest


Cuma salâtı çıkışı sürekli oturup sohbet ettikleri, şehrin en eski camilerinden birinin yanındaki çay ocağında arkadaşına otuz üç sene önce yaptığı önemli saptamalarını anlatıyordu… Uzun uzadıya dünya meselelerinden; emperyalizmden, sömürgecilikten, misyonerlikten, Sol ilahiyat’tan, Yeşil Sol’dan, sosyalizmden, komünizmden, son zamanlardaki Müslüman aydınlarla sosyalist-komünist aydınların yolarının kesişmesi ile kaygılarının örtüşmesinden, batılısıyla-abdestlisiyle kapitalizmden, ülkelerin çok ve az gelişmişliklerinden ve bunlarla ilgili çeşitli örneklerle tespitlerden konuşuyorlardı… Bir ara konuşma sırasında kısa bir boşluk olunca o, konuyu Dünya genelinden Türkiye özeline getirdi ve yaptığı üç önemli tespitini, önemle altını çizerek sıraladı:

 

“Bir, ben günde on saat çok yoğun olarak devlet işinde çalışıyordum ve kazandığım para Almanya’da hiç çalışmamış bir kişinin aldığı işsizlik priminden daha azdı; demek ki ülkemde çok büyük hırsızlıklar yapılıyor ve ülke iyi yönetilemiyordu.” Şimdi de durum ne yazık ki, çok farklı değil…

 

“İki, bu ülkede üniversite ile birlikte çocuklara on sene yabancı dil okutuluyor, fakat okulu bitirenlerden hiç kimse, okuduğu yabancı dilde beş cümleden oluşan anlamlı bir metin yazamıyor ve konuşamıyordu; demek ki, yabancı dil eğitimi bir kandırmacadan ibaretmiş…” Keşke (keşke kelimesine, yaşamda ne kadar az kullanma gereği duyursak, o kadar iyidir), artık kaybolmaya yüz tutmuş ülke içindeki çeşitli etnik kökenli insanlarımızın zengin ana dillerine de biraz ilgi gösterilseymiş; ilgili fakültelerde Kürtçe, Gürcüce, Çerkezce, Lazca, Rumca, Ermenice, Süryanice ile varsa diğerleri için dil bölümleri açılsaydı. Böylece hem o dillerin yaşayıp gelişmelerine katkı sağlanırdı, hem o dilerde üretilen kültürel zenginlikler insanlık medeniyetine sunulurdu. Ah! Keşke Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte bu da yapılabilseydi… Eğer böyle erdemli bir iş, bu ülkenin son dönem tarihinde gerçekleştirilebilseydi, belki de bugün o saçma sapan “bölücülük, bölünme, ayrılıkçılık” gibi sözler ülke gündemini meşgul etmez ve nice değerler heba olmazdı, diye düşünüyorum…

 

Üçüncüyü söylemeden önce, arkadaşının gözünün içine anlamlı bir şekilde baktı ve “şimdi daha dikkatle dinle” dedikten sonra, “Yaklaşık üç yıldır yalnız ve bazen de birkaç arkadaşımla birlikte Kur’an-ı Kerim Meali ve Mevlana Şibli’nin Asr-ı Saadet kitaplarını okuyordum. Böylece çeşitli meallerden Kur’an’ı anlamaya ve siyer kitaplarından Peygamberimiz ve çok değerli arkadaşlarının hayatlarını öğrenmeye çalışıyordum. O ana kadar anladıklarımdan şunu gördüm: bu memlekette din adına bilinen ve uygulanan çoğu şeylerin Kur’an’la ve Peygamberimizin gerçek sünneti ile hiçbir ilgisi yoktu…” dedi ve arkadaşıyla vedalaşıp okumalarını sürdürmek için evine gitti… 

 

Yukarıda dile getirilen ilk iki saptamayı bir kenara bırakıp üçüncüsü üzerinde durmak istiyorum. Bence en acil olanı budur ve diğerlerinde saptanan sorunların çözümü de bundadır. Okumak, okuyarak öğrendiklerini yapmak; öğrenerek yaptıklarını konuşmak ve de dinlemek… Konuşma ve dinleme bağlamında şu cümleyi söylememe izin verilmesini istiyorum: Konuşmanın ve dinlemenin tedavi edici etkileri vardır, ama dinlemenin ki daha çok… 

 

Yeniden üçüncü saptamaya dönersek; “Bu memlekette din adına bilinen ve uygulanan çoğu şeylerin Kur’an’la ve Peygamberimizin gerçek sünneti ile hiçbir ilgisi yok…” Hicri yedinci asrın başlarında Mekke ve çevresinde de durum buna benziyordu. Ortalıkta birçok din adamı/ruhban ve dindar ya da “adilmedya.com” sitemizin bu bağlamdaki terminolojiye kazandırdığı deyişle ‘din(i)dar’ insan vardı, ama yaşanan dinin ne Tevrat’la ne de İncil ile hiç bir ilgisi yoktu. Resulullah, Allah’tan kendisine nazil olan mesajları insanlara işte böyle bir zamanda duyurmaya çalışıyordu. Elbette bu kadar önemli ve değerli görev kolay yerine getirilemiyordu. Bunun için daha fazla bilgi, bilinç, cesaret, strateji ve sağlam yöntemler gerekliydi. Bu anlamda Resulullah’a vahiy gelmeye, yani Kur’an inzali devam ediyordu. 

 

Kur’an’ın (inmekte olan ayetlerin/mesajların)  hedefi bir avuç insanı bilgilendirip belli bir düzeye getirmek ve orada bırakmak değildi. O’nun esas amaç ve hedefi, huruç ettiği(çıktığı) yerden başlamak üzere, burayı merkez kabul edip spiral gibi(helezonik bir şekilde) arada boşluk bırakmadan yeryüzündeki bütün topluluklara mesajı iletmek ve onları uyarmaktı. Bu aşamada Elçi’ye, uyarma ve duyurma görevi için şöyle buyrulmuştu; “Sen, ey kuşanıp, donanan! Kalk ve uyar. Ve Rabbini tekbir et. Ve Giysini/donanımını temiz tut! Kötülüğün her çeşidinden kaçın. Servet yığmak için iyiliği kazanç kapısı haline getirme (Verdiğini fazlasıyla istemek üzere verme). Ve Rabbin için sabret(dirençli ol, güçlüklere göğüs ger).” (Müddessir 74/1–7)

 

Üçüncü tespit bağlamında söz ettiğimiz buradaki tarihi sürecin bu şekilde yaşandığı az çok herkes tarafından bilinmektedir. Şimdi esas olan, bu sürecin tarihte yaşanıp kapanmadığının anlaşılması ve bilinmesidir. Hz. İsa’dan sonra Kur’an’ın vahyine kadar altı asır geçmiş ve toplumlar şirk, inkâr, paganizm, ateizm vs bataklıklarına boğazlarına kadar batmışlar. İşin ilginç yanı, o dönemlerde Hanif Müslümanlığın dışındaki inanç sistemleri çok yaygın ve revaçta, ayrıca çok güçlü bir ruhban sınıf ve bunlara bağlı cemaatler var, tıpkı şimdiki gibi… Hani, bilirsiniz; üniversiteler, okullar, camiler, kiliseler, havralar, öğrenci yurtları ve çevrelerinde, insan ayartmaya çalışan fanatik mollaların/keşişlerin fanatik bağlıları dolanır dururlar. Onların yaptığı cemaatleri çoğaltma ve güçlerini artırma faaliyetlerine benzer çalışmalar, o zaman da Kâbe etrafında ve panayırlarda (fuarlar, festivaller, kermesler, konserler, vs) yapılıyordu.

 

Hz. İsa’dan sonra Hz. Peygamberimiz dönemine kadar geçen zamana göre, Hz. Muhammed ile günümüz arasında geçen zaman arasındaki fark çok büyük; sekiz yüz sene. Dünyanın nüfusu da arttı, dolayısıyla bozulma daha fazla ve şiddetli… Ancak, bu durum Müslümanları umutsuzluğa düşürmemelidir. Ümitsizliğe kapılmak Müslümanın Kitabında yoktur. 

 

Alâk ve Kalem suresinde temelleri atılmaya başlanan Tevhid Yolu, Müzzemmil suresinde bir öğretim programına ulaşır. Müzzemmil suresinde başlatılıp sürdürülen Kur’an eğitimi, eğitime katılanları bilgi ve eylem bilinci ile donatır. Onlar için artık yalnız başına kalma, içine kapanma devrinin bittiği yukarıdaki ayet meallerinden anlaşılmaktadır. Bu ayetlerde verilen emirlerin Hz. Peygamber ve değerli arkadaşları tarafından yerine getirildiği bilinmektedir. O günlerden bu günlere gelinceye kadar tarih içinde aynı sorumluluk bilinci içinde olan Müslümanlar da bu anlamda görevlerini yerine getirdiler. Şimdi sıra günümüz Müslümanlarında, yani bizde… Ve uyanış ile aydınlanmanın olabilmesi ancak Kur’an-ı Kerim ile olabilecektir. Kur’an’sız/Kitapsız gerçek bir medeniyet insanoğlu için mümkün görülmemektedir. Medeni/dinli olmak ancak Kitapla mümkündür.

 

Bu aşamada unutulmamalı ki, Kur’an için “Bu kitabı kabul edip benimsediğime göre, bu aynı zamanda bana da inmiş oluyor” diyenler, Kitabı gerçekten hak ettiği şekilde okumalıdırlar. Başka bir deyişle, Kitabın hakkını gözeterek (Kitabı anlayarak) okumak gerekir. Bu noktada yinelemekte yarar var; gerçekten Kitabı benimsemiş olmak, yani O’nun bize verilmiş olduğunu kabul etmek çok önemlidir. “Kendilerine Kitap verdiğimiz kimseler O’nu hakkıyla(gereği gibi) okurlar. İşte iman edenler bunlardır. Kim de O’nun gerçekliğini örtüp inkâr ederse, işte onlar hüsrana uğrayanlardır (kaybedenlerdir)” (Bakara 2/121).

 

Bir Müslüman kendisine ve kardeşi olan diğer Müslüman’a bu bağlamda şunları söyleyebilir: Aldığın bilgi sonunda ulaştığın inanç ve düşüncene zaaflardan hiçbir şey katma, şirksiz olarak Allah’a olan inancını koru. Şirk, tağuta itaat ve onun için üretmek (ibadet), korkaklık, fesat gibi cahiliye anlayışlarından tamamen Kur’an Yoluna hicret et. İnanç, düşünce, erdem ve ahlâk temizliğini koruyup, uyarıyı sürdür. Sakın elde ettiğin olumlu sonuçlar seni kibirlendirmesin ve hiçbir zaman bunları koz olarak kullanma. İyilik Allah rızası için yapılır ve hiçbir dünyevi karşılık beklenmez. Bu nedenle iyiliklerinin karşılığını Allah’tan bekle. Son Nebi Hz. Muhammed(s) senelerce Mekke’nin müşrik zalimlerine karşı hem mücadelesini sürdürdü, hem de dünyanın dört bucağına risaletini duyurdu. Sonuçta, bütün insanlığa her zaman ve mekânda örnek alınabilecek bir ‘Mutlu Devir/Asr-ı Saadet’ örneğini/deneyimini yaşayarak gösterdi. Şimdi sen ey Müslüman, o mutlu devri tarihi bir olay olarak değerlendirip övünmekle yetinme. Ve “Sen, ey kuşanıp, donanan! Kalk ve uyar. Haykır: Allahuekber! Donanımını temiz tut! Kötülüğe bulaşma. Servet yığmak için iyiliği kazanç kapısı haline getirme. Ve sürekli Rabbinle birlikte olup güçlüklere göğüs ger.”

3 Comments

  1. Rıdvan Işık
    26 Kasım 2010 at 15:40

    hz.Peygamber’in (sav) vefatıyla dinimizi sırati müstakiminden,saptırıp yahudileşme ve hristiyanlaştırma süreci bşladı.Bu süreç Osmanlının son ikiyüz yılında daha da ivme kazandı,yahudi ve siyonistlerin devletin üstdüyenei masonlar-dönmeler vasıtasıya sızmasıyla bu süreç siysetle el ele dört nala gitmeye başladı,mızraklı ilmihal,marifetname,ihya,Ahmediye kitaplarıyla halkın zihni bozuldu,usta bir yahudi taktği olarak halka ruhbanlık tavsiye edlirken ticaretin en üst dorukları ve ülke ekonomisi gayri müslümlere teslim edildi,ortaya ucube bir din anlayışı çıktı ve gücü zayıflasada etkisi devam ediyor…söz çok…

  2. o_iklime ozlem
    27 Kasım 2010 at 14:49

    Allah razı olsun yolunda samimi olanlardan….

  3. AyCicek
    2 Aralık 2010 at 12:25

    Emir “kuran-ı hakkıyla okumak” ise,bizlerin yapması gereken kuran-ı hayatımızın her anına taşımaktır.Taşımak için tanışmak şarttır. Tanışmak içinde ,Kurana “sen nesin “sorusunu sormakla başlamalıyız. Soracağımız her soruyu Mustafa Demir üstadın da söylediği gibi “İnanç, düşünce, erdem ve ahlâk temizliğini koruyup” sorar isek istediğimiz cevaplara ulaşacağımızdan eminim. Emeğinize,kaleminize sağlık üstad.

Yorumunuzu bırakın


ZAMAN AKIŞI

Şub 8 15:31
Kültür & Sanat

Beklenti Teorisi Nedir? Neden Kazanç Yerine Kaybetmekten Kaçınırız?

Şub 7 22:20
Arkasayfa

Cehalet Kavramı ve İncelenmesi

Şub 7 15:30
Sağlık

Diyabetik ayak yaraları hakkında bilinmesi gerekenler ve korunma stratejileri

Şub 6 15:45
Gündem

Markov Zinciri İle Geleceği Bugünden Nasıl Hesaplarız?

Şub 6 15:13
Kültür & Sanat

Safran kırmızı çizgimiz!

Şub 6 15:04
Arkasayfa

Atatürk’ün Cumhuriyeti

Şub 6 12:39
Ekonomi

BDDK borç yapılandırma şartlarını açıkladı: O tarihe kadar bankaya gitmeyen hakkını kaybedecek!

Şub 6 12:17
Gündem

6 Şubat’ta enkazda kızının elini bırakmayan baba konuştu: Tarif edilecek gibi değil, bu acı hiç dinmiyor

Şub 6 11:59
Gündem

İstanbul Depremi Kapıdayken Dayanışma Arama Kurtarma ve Toplumsal Örgütlenme Çağrısı

Şub 6 11:06
Gündem

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında Adıyaman’da yapılan eyleme katıldı

Şub 6 11:04
Ekonomi

Türkiye’de fiyatlar rekor kırıyor: Yıllık gıda enflasyonu Avrupa’nın 11,7 katına çıktı

Şub 5 12:57
Sağlık

Kemik iliği nakli artık kardeş vericilerle sınırlı değil

Şub 5 12:31
Sağlık

Tavuk yerken dikkat edin! İşte bozuk olduğunun 4 belirtisi

Şub 5 12:30
Ekonomi

Bu Daha Başlangıç! Selçuk Geçer Uyardı: Enflasyon ve Maaş Oyunu, Altında 10.000 Dolar Senaryosu

Şub 5 12:25
Sağlık

Kapalı alanda sigaraya yeni düzenleme yolda

Şub 5 12:18
Arkasayfa

Deprem bölgelerinde MESEM sayısı iki kat arttı

Şub 5 12:13
Gündem

Jeffrey Epstein: İstismar, imparatorluk ve kapitalizm

Şub 5 12:01
Arkasayfa

Epstein Vakası ve Sınıfsal Cezasızlık

Şub 5 11:39
Gündem

Epstein’in kapitalizmi; kapitalizmin Epsteinleri!

Şub 5 11:34
Arkasayfa

Beton var, yaşam yok

Şub 4 14:10
Sağlık

Zihinsel yorgunluk ve bedensel sinyaller: Düşünceler neden durmaz?

Şub 4 14:08
Sağlık

Mide kanseri tedavisinde hayat kurtaran 5 temel basamak

Şub 4 14:06
Sağlık

Diyabetik ayak yaraları hakkında bilinmesi gerekenler ve korunma stratejileri

Şub 4 13:56
Sağlık

Çocuklukta görülen şiddetin beyin üzerindeki etkileri ve davranış değişiklikleri

Şub 4 13:49
Arkasayfa

CHP çok iyi bir şey yaptı

Şub 4 13:16
Arkasayfa

Geleceğin yokluğu

Şub 4 12:47
Arkasayfa

Tunç Soyer neden hapiste?

Şub 4 11:57
Arkasayfa

Emekliler yıllardır sürdürdükleri siyasi tercihleriyle yüzleşiyor!

Şub 3 13:34
Ekonomi

Şubat ayı kira artış oranı netleşti

Şub 3 12:20
Gündem

Dünya çapında cezasızlık: Epstein dosyaları