• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Ocak 13, 2026
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      Erdoğan'ı kızdıracak anket yayımlandı... İşte AKP Türkiye'si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz!

      Erdoğan'ı kızdıracak anket yayımlandı... İşte AKP Türkiye'si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz!

      Çok kadın! Kork, kadın!

      Çok kadın! Kork, kadın!

      Ekrem İmamoğlu'ndan adaylık açıklaması

      Ekrem İmamoğlu'ndan adaylık açıklaması

      Tek adam rejiminin dışı Saray içi aşevi

      Tek adam rejiminin dışı Saray içi aşevi

    • Yaşam
      Sütü köylü üretiyor, fiyatı iktidar belirliyor

      Sütü köylü üretiyor, fiyatı iktidar belirliyor

      ‘Peygamber fabrika kurmamızı emretti’

      ‘Peygamber fabrika kurmamızı emretti’

      Derin sahtecilik ve Grok destekli dijital taciz

      Derin sahtecilik ve Grok destekli dijital taciz

      2025 Yılına Damga Varan Beynimiz İle İlgili 10 Çarpıcı Keşif

      2025 Yılına Damga Varan Beynimiz İle İlgili 10 Çarpıcı Keşif

    • Türkiye
      Erdoğan'ı kızdıracak anket yayımlandı... İşte AKP Türkiye'si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz!

      Erdoğan'ı kızdıracak anket yayımlandı... İşte AKP Türkiye'si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz!

      Sütü köylü üretiyor, fiyatı iktidar belirliyor

      Sütü köylü üretiyor, fiyatı iktidar belirliyor

      Hukuk yoksa da sermaye geliyor: Bir yılda 7 milyar dolar yatırım yaptılar

      Hukuk yoksa da sermaye geliyor: Bir yılda 7 milyar dolar yatırım yaptılar

      Erdoğan keskin viraja girdi: Buz üzerinde zorlu yürüyüş

      Erdoğan keskin viraja girdi: Buz üzerinde zorlu yürüyüş

    • Dünya
      ABD'den İran'a gümrük vergisi darbesi: Türkiye'ye etkisi ne olacak?

      ABD'den İran'a gümrük vergisi darbesi: Türkiye'ye etkisi ne olacak?

      Çok kadın! Kork, kadın!

      Çok kadın! Kork, kadın!

      Halep’te kim kazandı?

      Halep’te kim kazandı?

      Muktedirin kurgusu, gerçekle savaş ve müdanasızlık

      Muktedirin kurgusu, gerçekle savaş ve müdanasızlık

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      İslam'ın Ritüelleri yada Kur'an'da Nusûk Kavramı

      İslam'ın Ritüelleri yada Kur'an'da Nusûk Kavramı

      Kalite düzeltmesi ‘telefon tuhaflığı’nı izaha yeter mi?

      Kalite düzeltmesi ‘telefon tuhaflığı’nı izaha yeter mi?

      Erdoğan'ı kızdıracak anket yayımlandı... İşte AKP Türkiye'si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz!

      Erdoğan'ı kızdıracak anket yayımlandı... İşte AKP Türkiye'si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz!

      Çok kadın! Kork, kadın!

      Çok kadın! Kork, kadın!

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

İşçilerin yüz yılına bakmak

İşçilerin yüz yılına bakmak

Ocak 31, 2025 Fikir & Yazı, Türkiye 0 comments

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Pınar Öğünç

19. yüzyılda farklı sektörlerde, zanaatlerde, tarımda, derken sanayi alanında ücretli emek ilişkisi yaygınlaşmaya başladıkça her imparatorluk gibi sınıflı bir toplumun üzerinde yükselen Osmanlı’da sermaye de, işçi sınıfı da çok cemaatli, çok dinli ve çok dilli bir yapı arz ediyordu. Burada anılması şart bir kopuş var Çetinkaya’ya göre: “ulus-devlet inşası, uluslaştırma süreci ve etnik temizlikler, soykırımlar ve mübadele gibi yöntemlerle farklı cemaatlerin çeşitli yollarla imhası”. Bu siyasal proje işçi sınıfından, işçi sınıfı hareketinden önemli unsurlarını koparmak, sosyalist ve Marksist akımların önünü kesmek anlamına da geliyordu.

Cumhuriyet’in 100. yılının çağırdığı simgesellik birçok başlıkta muhasebeye vesile oldu; 2023’ten bu yana bu toplu bakışlar hâlâ sürüyor da. Kısa bir süre önce yayınlanan “Cumhuriyet’in İlk Asrında İşçiler”, Tarih Vakfı Yurt Yayınları için İsmet Akça tarafından hazırlanan Cumhuriyet’in 100. Yılı Serisi’nin bir parçası. İşçi hareketi, işçi hareketinin siyasallaşması gibi başlıkları akademik olarak çalıştığı gibi, aynı konuları “sokakta” da takip eden M. Görkem Doğan bu cildin editörlüğünü üstlenmiş.

Muhasebenin türlü yolu var. Böyle zamanlar bütüncül bir bakış olanağı sunduğu gibi o zamana dek yerleşmiş tarih yazımına da müdahale, tashih ya da alternatif imkânı sunuyor. Doğan, çerçeveyi belirlerken önceliklerinin son 30 yılda ortaya çıkan “yeni” eğilimin altını çizmek olduğunu söylüyor. Eski ile kast edilen ve Cumhuriyet’in 75. Yıl Serisi’nde de izleri bulunan bakış, aslında akademiyi aşan bir yaygınlıkta karşılık buluyor; kökeninde de Doğan’ın deyişiyle “Türkiye kırsal bir tarım ülkesi o yüzden işçiler ve onların kitle seferberlikleri temel toplumsal meseleler değildir” varsayımı var. “Türkiye Cumhuriyetinin ilk asrı çok yukarıdan bakılırsa bir sanayileşme öyküsüdür ve dolayısıyla sınıflar mücadelesi, emek ve bunların dolayımındaki meseleler kenar süsü kabul edilemez. Cumhuriyet’in ilk asrını önemli ölçüde etkilemişlerdir” diyor Doğan. Bu yerleşik kabullere 1923’ü her şeyi izahta sıfır noktası olarak kabul etmek, “Endüstri Devrimi’ne” odaklanmak da eklenebilir.

Sınıftan eksilen gayrimüslimler

İşçi kime denir, bu topraklarda bir toplumsal hareket olarak işçi sınıfı nasıl oluştu, kapitalizm hangi yapısal dönüşümlerle inşa oldu; tüm bunları tarihte okurken gereken devamlılık Türkiye Cumhuriyeti öncesine bakmayı lüzumlu kılıyor. Kitaptaki makalesiyle bunu yapan ve kapitalist moderniteye odaklanmadan Cumhuriyet’i anlamanın güçlüğünden söz eden Y. Doğan Çetinkaya’ya Osmanlı işgücü içinde gayrimüslim işçilerin yerini sorarak daha geniş bir parantez açabiliriz.

Cisali Tütün Fabrikası'nda her milletten işçiler Foto Guillaume-Berggren-
Cisali Tütün Fabrikası’nda her milletten işçiler Foto Guillaume-Berggren-

19. yüzyılda farklı sektörlerde, zanaatlerde, tarımda, derken sanayi alanında ücretli emek ilişkisi yaygınlaşmaya başladıkça her imparatorluk gibi sınıflı bir toplumun üzerinde yükselen Osmanlı’da  sermaye de, işçi sınıfı da çok cemaatli, çok dinli ve çok dilli bir yapı arz ediyordu. Burada anılması şart bir kopuş var Çetinkaya’ya göre: “ulus-devlet inşası, uluslaştırma süreci ve etnik temizlikler, soykırımlar ve mübadele gibi yöntemlerle farklı cemaatlerin çeşitli yollarla imhası”. Bu siyasal proje işçi sınıfından, işçi sınıfı hareketinden önemli unsurlarını koparmak, sosyalist ve Marksist akımların önünü kesmek anlamına da geliyordu. 1870’lerden sonra gelişen, 1908’den sonra yasal alanda daha etkili olmaya başlayan bu damar, ancak kimi tarihçiler tarafından hatırlanan bir birikim ve miras olarak kaldı. Toplumsal mücadele tarihi açısından çok önemli olan bu kopuşa elbette sermayenin millileştirilmesi de eşlik ediyordu. Şöyle tarif ediyor Çetinkaya:

“Avrupa’daki gibi ulus-devlet inşasının arkasında ulusal burjuvazinin milli iktisat anlayışı ve milliyetçi siyasal partileri yer aldı. Bu aynı zamanda gayrimüslim cemaatlerin her türlü sermayesine de çöküş süreciydi. Bunun öznesi, uzun yıllar sadece milliyetçi aydınlar ve devlet kadroları görüldü. Ancak arkasında çok aktif bir Müslüman/Türk burjuvazisi vardı. Bize hep yoktan bir ulusal burjuvazi yaratıldı hikâyesi anlattılar. Oysa onlar bu sürecin öznesiydi. Dahası farklı cemaatlerden unsurlarla bir sınıf kardeşliği çerçevesinde zaman zaman mücadele yürüten işçi sınıfı da ulusal çatışma ekseninde bölündü. Müslüman/Türk işçi sınıfı da ulusal projenin bir unsuru yapıldı. Günümüzün egemen sınıfları ve onların kurumları bu projenin sonucu. Bugünkü siyasal ve kültürel kutuplaşmanın iki tarafı olarak düşünülen kesimler aslında bu projede ortaklar ve aynı şeyler. Hep derim, AKP ve CHP’nin Osmanlı’daki kökenleri İttihat ve Terakki’de birleşir diye. Hem milliyetçilik olarak siyasal proje anlamında, hem de sınıfsal olarak.”

Sendikalarda kadınlar

“Cumhuriyet’in İlk Asrında İşçiler”de, Doğan Çetinkaya ve Görkem Doğan’ın yanında, Can Nacar, Hakan Koçak, Süreyya Algül, Emel Karadeniz, Aziz Çelik, Necla Akgökçe, Selin Pelek, Mustafa Kahveci, Görkem Akgöz, F. Serkan Öngel, Nuran Gülenç, Hande Beyza Doğdu imzalı makalelerle Türkiye’de işçilerin özneleşme süreçlerine, sendikalaşmanın, emek hareketinin farklı dönemlerine odaklanıyoruz. Böyle bir yazı ne bu külliyata ne 100 yıla yeteceğinden parantezlerle ilerlemek daha iyi olacak.

Tarih yazımından her daim eksik kalan kadınlar parantezinde, Necla Akgökçe bu yüzyıla sendikalardaki kadın varlığı ve yokluğu üzerinden bakmış. Akgökçe’nin literatürü taradığı yazısı, derinlikle araştırılmayı ve tarihteki yerlerine konmayı bekleyen bir dizi kadın profili de sunuyor. Reji İdaresi’ne bağlı Cibali Tütün Fabrikası’nda 1904’te kadınlı erkekli yapılan oturma grevi ve buna katıldığını bildiğimiz kadın işçiler Odisya Tebrizya, Mari Neccar, Raşil Eşkenazi örneğin. Ya da 1910’un 1 Mayıs’ına da katılan 120 üyeli Kadın Giyim İşçileri Sendikası. 1946’da kurulan Bakırköy Bez Fabrikası İşçileri Sendikası’nın kurucu kadrosunda yer alan, fabrikada kaynakçı ve tamirci olan Reyan Ozan sonra. Yine aynı yıllarda İstanbul Basın ve Yayın Kafa ve Kol İşçileri Sendikası’nın kurucuları arasındaki gazeteci Neriman Hikmet ve Saadet Varanel. İstanbul Ortaköy Tütüncüler Sendikası’nın kurucularından Zehra Kosova’nın anılarında andığı, urganla bağlanıp Ortaköy’den Sirkeci Emniyet Müdürlüğü’ne götürülenler arasındaki işçi Seher Kerpiç. 1964’te 41 gün süren efsanevi Bereç Grevi’nin nöbetlerinde çatışmada yaralanan ama sonra -Fikriye Odaman dışında- sendika yönetimlerinde görünmeyen o kadınlar. Bandırma, Balıkesir, Çanakkale Havalisi Tütün Müskirat Gıda ve Yardımcı İşçileri Sendikası’na 1952’de başkan seçilerek bu anlamda ilk olan, fırıncı grevlerinden sendika toplantılarına yaptığı birçok konuşmaya karşın hakkında az şey bilinen, ölümünden sonra ancak Alparslan Türkeş’in üvey kız kardeşi olarak hatırlanan Dervişe Koçoğlu. Bütün bu kadınlar araştırılmayı, hikâyeleri anlatılmayı bekliyor.

Geçtiğimiz yüz yıl başlarında kadın işçiler
Geçtiğimiz yüz yıl başlarında kadın işçiler

Akademi de işçileşirken…

Akgökçe’nin yazısı bu anlamda akademiye de bir çağrı ama diğer yandan son çeyrek yüzyıl emek tarihi üzerine akademik çalışmaların çeşitlendiği, derinleştiği yıllar oldu. Bu kısmını “Cumhuriyet’in İlk Asrında İşçiler” cildinin dışına taşan bir parantez yapabiliriz. M. Görkem Doğan bu bereketi akademinin de proleterleşmesine bağlıyor, “Emekçileştiğimiz için emekçiyi daha çok görüyoruz” diyor. Aynı zaman diliminde akademik özerkliğin ve özgürlüklerin üzerindeki baskı daha da arttı. Bu emek çalışmalarını nasıl etkiliyor? Oya Baydar’ın -o zaman Sencer soyadıyla- 1969’da hazırladığı ve kabul edilmeyen “Türkiye’de İşçi Sınıfı Doğuşu ve Yapısı” konulu tezinden söz ediyor.

“O zaman işçi sınıfı bir tehdit olarak görüldüğü için tez kabul edilmemişti. Akademide işçilerle ilgili konuları sınıf perspektifiyle çalışmak bugün Oya Hoca’nın dönemine göre kolay. Son otuz yılda ne yazık ki işçi sınıfı egemenler açısından tehdit olarak görülmediğinden tezlerimizden ya da yazdıklarımızdan dolayı baskı görmedik. Bu otuz yılın ‘cıs’ konuları daha çok azınlıklar, Kürt meselesi, Anadolu’nun demografik tarihçesi, Alevilik, AKP rejiminin karakteri vs. oldu. İşçi sınıfını yeniden tehdit olarak görmelerini becerebilirsek sorunun yanıtı gelecekte değişir.”

Burada yeni bir parantez beliriyor. İçini doldurması kolay değil, ama işçi sınıfının ve örgütlenme tarihinin yüz yılına yeniden ve soğukkanlılıkla bakmış, hem akademiye hem sokağa yakın biri olarak belki M. Görkem Doğan cevaplayabilir. Ücretli emekte her nevi hak kaybının sistematikleştiği, geniş halk kesimlerinin bu denli açıkça yoksullaştırıldığı kriz görünümlü servet transferi günlerinde, var olan direnişleri küçümsemeden ama saldırının karşılığı olabilecek kitlesellikte bir itirazın yükselemeyişini nasıl açıklarız? İşçilerin geçen asrına bakmak bugüne dair zihnimizi nasıl açabilir?

Küresel fabrikada hareket

Hiçbir şeyin basitçe tekrarı mümkün değilse de, en başta geçmişin başarılı örgütlenmelerini bilmenin bugünün ihtiyacını kurgularken öneminden söz ediyor Doğan. Sokağa yakın tarafı ise 1990’ların sonundan itibaren işçi sınıfı örgütlerinin yeni işçi sosyolojisine uygun bir örgütlenme modeli ortaya koymayı beceremedikleri, hatta buna yeltenmedikleri tespitini yapıyor. Reel sosyalizmin çöküşüne, 90’lardaki ekonomi politik dönüşüm eklendiğinde buna ayak uyduramayan sendikal yapılar kitlesel hareketlerin öncüsü olamadı. Neoliberal küreselleşmenin “küresel fabrikası”nda artık zaten her şey parçalı.

Görkem Doğan Görsel: Umut-Sen
Görkem Doğan Görsel: Umut-Sen

“Fabrika üretim bantları artık sınır aşan üretim bantlarının parçası. Küresel fabrikanın parçalı yapısında üretim parçalanmıştır, işçi parçalanmıştır. Anadolu’nun her yanındaki OSB (organize sanayi bölgesi) çölleri bunun sonucudur. Bu parçalılık işçiler arasında dayanışmayı zorlaştırırken kırsaldaki, özellikle Çin ve Hindistan kırsalındaki yoğun rezerv emek ordusunu küresel sermaye sınıfının erişimine sunuyor. Sözün özü bu küresel fabrika Keynesçi dönem birleşik işletme sendikacılığı pratikleriyle örgütlenemez, nitekim örgütlenemedi. Günümüz işçisi sendikaya mesafelidir. Şu bilgeliğin artık karşılığı yoktur, en kötü sendika sendikasızlıktan iyidir. 2000’lerin ilk on yılında Umut-Sen fikri gelişirken Anadolu’daki küresel fabrikanın standardı olan yüz kişi civarı işletmelerde örgütlenmek isteyen küçük işçi meclislerinin, var olan sendikalar tarafından ‘kurtarmıyor’ denerek örgütlenmediği pek çok örneğin birinci elden tanığıyım.”

Doğan, kitapta kaleme aldığı makalelerin ilkinde 12 Eylül sonrasını ele alırken 2009’un sonunda başlayan “kahramanca ama sonuçsuz” TEKEL direnişini bir işaret levhası gibi okuyor, ikinci makaledeyse 2010 sonrasına bakıyor. 1988’de Aziz Çelik’in toplu sözleşmeden yararlanan işçi sayılarına bakarak hesapladığı sendikalaşma oranı yüzde 27 civarında, 2012’de bu yüzde 6’ya gerilemiş, manzara net. Diğer makaledeyse 2015’te Bursa’daki Oyak-Renault’ta başlayarak metal sektörüne yayılan Metal Fırtına ve onu var eden dönüşümü ele alıyor. Sonrasında ise fiili grevden fiili direnişe doğru yeni bir aktör beliriyor; 2013’te kurulan DGD-Sen, onu izleyen İnşaat-İş, Bağımsız Maden-İş, PTT-Sen gibi bağımsız sendikaları odağına alıyor. Bu yeni bir örgütlenme biçimi, mücadele dili.

Doğan, her şeye rağmen “Anadolu’daki küresel fabrika kıpır kıpır. Bugün direniş görmemiş OSB yoktur, emekçiler öfkelidir, durumun farkındadır” diyor, “Öfkeli ve ayaklanmış işçinin mücadelesini siyaseten anlamlı hale getirerek siyasi müdahaleyi yapacak örgütlenme modelini hâlâ inşa edemedik, bence eksik budur”. Bu eksikliğin nasıl, ne şekilde dolacağı da işçilerin “ikinci asrını” belirleyecek.

  • Kaynak agos

Yorumunuzu bırakın


İlgili Haberler

İslam'ın Ritüelleri yada Kur'an'da Nusûk Kavramı Fikir & Yazı
Ocak 13, 2026

İslam'ın Ritüelleri yada Kur'an'da Nusûk Kavramı

Kalite düzeltmesi ‘telefon tuhaflığı’nı izaha yeter mi? Ekonomi
Ocak 13, 2026

Kalite düzeltmesi ‘telefon tuhaflığı’nı izaha yeter mi?

Erdoğan'ı kızdıracak anket yayımlandı... İşte AKP Türkiye'si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz! Fikir & Yazı
Ocak 13, 2026

Erdoğan'ı kızdıracak anket yayımlandı... İşte AKP Türkiye'si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz!

ZAMAN AKIŞI

Oca 13 21:06

Mastering strategies for success in gambling

Oca 13 13:54
Arkasayfa

İslam’ın Ritüelleri yada Kur’an’da Nusûk Kavramı

Oca 13 11:16
Ekonomi

Kalite düzeltmesi ‘telefon tuhaflığı’nı izaha yeter mi?

Oca 13 11:15
Ekonomi

Tapuda yeni ödeme sistemi yolda: Zorunlu uygulama için tarih belli oldu!

Oca 13 11:12
Gündem

ABD’den İran’a gümrük vergisi darbesi: Türkiye’ye etkisi ne olacak?

Oca 13 11:10
Arkasayfa

Erdoğan’ı kızdıracak anket yayımlandı… İşte AKP Türkiye’si: Toplum endişeli, öfkeli ve mutsuz!

Oca 13 10:14
Gündem

Çok kadın! Kork, kadın!

Oca 13 10:09
Ekonomi

Altın örümceğin trilyonluk ağı: Altın da çürüdü

Oca 13 10:07
Emek

İşten ayrılan işçi son zamdan faydalanabilir mi?

Oca 13 10:05
Emek

Metal işçisi MESS patronlarının oyunlarını boşa çıkarabilir!

Oca 12 20:00

Pin Up markasına üye olmaya mantıklı mı? Fayda ve risklerin incelemesi

Oca 12 19:24

İddaa Siteleri Rehberi: Güvenilir Siteler, Ekstra Ödüller ve Yöntemler

Oca 12 12:25

2025’in En Güvenli ve Son Dönem Çevrimiçi Kumarhane Kılavuzu

Oca 12 10:42
Arkasayfa

Ekrem İmamoğlu’ndan adaylık açıklaması

Oca 12 10:37
Gündem

Halep’te kim kazandı?

Oca 12 10:17
Ekonomi

Sütü köylü üretiyor, fiyatı iktidar belirliyor

Oca 12 10:05
Ekonomi

Zamlar, seçimler, hayaller, hayatlar

Oca 12 09:51
Gündem

Muktedirin kurgusu, gerçekle savaş ve müdanasızlık

Oca 10 10:21
Gündem

Halep’i kuşatan güç denklemi: Kürtler için güvence nerede?

Oca 9 11:40
Arkasayfa

Hukuk yoksa da sermaye geliyor: Bir yılda 7 milyar dolar yatırım yaptılar

Oca 8 10:57
Gündem

‘Peygamber fabrika kurmamızı emretti’

Oca 8 10:47
Arkasayfa

Tek adam rejiminin dışı Saray içi aşevi

Oca 8 10:43
Arkasayfa

Onun gazeteciliği hâlâ hedefte

Oca 8 10:42
Ekonomi

Yoksulluk çocuğun tabağını boşalttı

Oca 8 10:40
Gündem

Venezuela Özgürlük ve Sosyalizm Partisi lideri: Tüm kıta birlikte direnmeli

Oca 8 10:32
Ekonomi

Ekonomik mengene

Oca 8 10:09
Arkasayfa

Kadınların güvenliğini kim tehdit ediyor?

Oca 7 09:23
Gündem

İran’da isyan dalgası: Çarşı kapandı, ölü sayısı artıyor… Kürt partilerden ortak açıklama

Oca 7 09:20
Arkasayfa

Huzurlarınızda emperyalizm!

Oca 7 09:15
Gündem

Venezuela rejimi nasıl ‘şeytanlaştırıldı?’