• Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
    • Yaşam
    • Türkiye
    • Dünya
  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
    • Belgesel & Film
    • Eylem & Etkinlik
    • Fotoğraf & Karikatür
    • Kitap & Dergi
    • Müzik & Video
Adil Medya
  • Mayıs 6, 2026
  • Yayın İlkeleri
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Güncel
  • Sağlık
  • Sağlık
Adil Medya
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Politika
      Sosyal medya yasası: Örtülü sansür yasası

      Sosyal medya yasası: Örtülü sansür yasası

      Ölüm rejimi

      Ölüm rejimi

      Çare kolektif mücadelede

      Çare kolektif mücadelede

      Genç nüfusta işsizlik düşmüyor: 6,7 milyon kişi ne eğitimde ne istihdamda

      Genç nüfusta işsizlik düşmüyor: 6,7 milyon kişi ne eğitimde ne istihdamda

    • Yaşam
      Cezasızlık

      Cezasızlık

      Ekran süresi ne zaman hastalık sayılır? Teknoloji bağımlılığı ile başa çıkmanın yolları

      Ekran süresi ne zaman hastalık sayılır? Teknoloji bağımlılığı ile başa çıkmanın yolları

      Askeri Uyku Tekniği Gerçekten İki Dakikada Uykuya Dalmanıza Yardımcı Olur mu?

      Askeri Uyku Tekniği Gerçekten İki Dakikada Uykuya Dalmanıza Yardımcı Olur mu?

      1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

      1 Nisan: Kimin yaşamasına izin veriliyor?

    • Türkiye
      Kapitalizmin büyük dönemeci! - I. Bölüm

      Kapitalizmin büyük dönemeci! - I. Bölüm

      Çocukların kanı...

      Çocukların kanı...

      Liseliler güvenli eğitim için MEB'e yürüdü

      Liseliler güvenli eğitim için MEB'e yürüdü

      Okul saldırılarında suçlu oyunlar mı?

      Okul saldırılarında suçlu oyunlar mı?

    • Dünya
      İki jüri, yüzlerce acı

      İki jüri, yüzlerce acı

      Dünyada olup (da) bi(tmey)en şeyler

      Dünyada olup (da) bi(tmey)en şeyler

      Yeni belgeselimiz: „Trump Amerikası“

      Yeni belgeselimiz: „Trump Amerikası“

      Esnaf savaşın kurbanı oldu: Mart ayında 10 bine yakın dükkan kapandı

      Esnaf savaşın kurbanı oldu: Mart ayında 10 bine yakın dükkan kapandı

  • Emek
  • Kadın
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Ekoloji
  • Sağlık
  • Bilim & Teknoloji
  • Yazarlar
  • Arka Sayfa
    • Fikir & Yazı
      Enerji Bakanlığı önünde açlık grevine başlamışlardı: 110 madenci gözaltına alındı

      Enerji Bakanlığı önünde açlık grevine başlamışlardı: 110 madenci gözaltına alındı

      İki jüri, yüzlerce acı

      İki jüri, yüzlerce acı

      Cezasızlık

      Cezasızlık

      Fazla mesai ücreti ödenmezse ne yapılmalı?

      Fazla mesai ücreti ödenmezse ne yapılmalı?

    • Belgesel & Film
      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Kapitalizmin Yeni Silahı: Prekaryaya Dönüştürülen Göçmen Emeği

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi Orhan Kemal

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      ''Gelincik'' Elini kirletmekten çekinmeyen bir polisin hikâyesi

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

      “Leyla ile Mecnun” ekranlara geri dönüyor

    • Eylem & Etkinlik
      Üçüncü Dünya Savaşı

      Üçüncü Dünya Savaşı

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Deniz Gezmiş - Metin Yüksel Birlikte Anılıyor

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Bizi uyutamazsınız; bu zulüm ne unutulur ne de affedilir!

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

      Anayasal Düzen ve Adalet Devleti paneli

    • Fotoğraf & Karikatür
      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      TESK Genel Başkanı: Okul alışverişleri için en az 10-12 bin lira gerekiyor

      Metafor

      Metafor

      Günün karikatürü

      Günün karikatürü

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

      LeMan'dan İsrail kapağı: Hangi hayvan hastaneleri vurur ki?

    • Kitap & Dergi
      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Kadire Bozkurt: Ben yazarken okur henüz yoktur

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Fuat Sürmeli'nin Yeni Kitabı Raflarda: “GÖLGEDEKİ GERÇEK”

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitap toplama düşkünlüğü

      Kitapların yalnızlığı

      Kitapların yalnızlığı

    • Müzik & Video
      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      4 gün sürecek 'Kuzey Fest'in programı belli oldu

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Efendiler Bunun Neresi Yalan

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Gökberk Uğurlu: “Düne takılı kalmak, önümüzü görmemizi engelliyor.”

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

      Grup Yorum üyeleri için dayanışma konseri

  • Follow
    • Twitter
Hayata, Ölüme ve Fotoğraflara Dair…

Hayata, Ölüme ve Fotoğraflara Dair…

Eylül 30, 2018 Fikir & Yazı, Fotoğraf & Karikatür, Kültür & Sanat, Müzik & Video 0 comments

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

“Bütün fotoğraflar memento mori niteliği taşır, yani ölümü akıldan çıkarmamaya yarar. Bir fotoğraf çekmek, başka bir insanın (ya da şeyin, durumun vb.) ölümlülüğüne, incinebilirliğine ve dönüşebilir haline dahil olmaktır. Söz konusu ânı dilimleyerek donduran bütün fotoğraflar, zamanın amansız eriyişinin tanığıdırlar.” Susan Sontag, Fotoğraf Üzerine

Banu Yıldıran Genç

Çocukken en sevdiğim şeylerden biri annemlerin gardırobunda duran albümleri karıştırmak ve ağır deri bir sırt çantasını boşaltmaktı. Çantanın içi fotoğraf doluydu. Nişan, düğün fotoğrafları siyah karton sayfalı bir albümdeydi, yapışkanlı sayfalar yoktu daha ve fotoğraflar dört taraftan açılmış ceplere sokulmuştu. Her sayfanın arasında ince beyaz pelur kâğıt vardı ve bu kağıtlarla beraber o siyah sayfaları tek tek çevirmek beni bilinmeyen bir dünyaya götürüyordu. Babamın, annemin çok genç olduğu bu dünya içinde bulunduğum dünyadan farklı, siyah beyazdı, herkes süslüydü, herkes mutluydu ki fotoğrafların en aldatıcı tarafı da buydu belki. Böylesi masalsı bir dünyada uzun uzun inceliyordum fotoğrafları, çoğu insanı tanımıyordum, kendi kendime bir şeyler uyduruyordum. Saatlerimi geçirdiğim bu büyülü atmosferde her nasılsa annemin fotoğraflarını karalamayı ihmal etmemişim. Buna da hâlâ şaşar dururum, bugün olsa belki psikologlara taşınırdım, oysa bu hâlim ve babamla evlenme planlarım gayet komik hikâyeler olarak dinleniyordu o zamanlar.

İşte bu fotoğrafa bakarken mesela oğlumun “Şu kim? Burası neresi?” sorularına cevap vermek, öndeki halamın ya da arkadaki dişsiz dedemin kim olduklarını anlatmak, normalde hiç gülerken hatırlamadığım bu insanların yıllar öncede kalan bu heyecan hâli aslında fotoğrafların hayatımızda ne kadar farklı bir yeri olduğunu kanıtlıyor sanki.

Susan Sontag’ın Fotoğraf Üzerine kitabında söylediği gibi: “Şu an içinde yaşadığımız zaman dilimi, nostaljik bir devirdir; fotoğraflar da etkin bir yol oynayarak nostaljiyi beslerler. Fotoğraf, ağıtlı bir sanattır, bir bakıma alacakaranlık sanatı. Fotoğrafı çekilen kişi, olay ya da durumların çoğu, sırf fotoğraflarının çekilmiş olmasından dolayı, pathos’la kuşanırlar.” Çocukken bu fotoğraflara bakarken hissettiğim “rüya gibi” duygusu nasıl yoğunsa şimdi hissettiğim nostalji de öyle.

Onun dışında kıyafetlerin modeli, saçların topuzu nasıl da ait oldukları yılın ipuçlarıyla dolu. Bir fotoğrafa bakarak ne kadar çok şey anlayabilir ve anlatabiliriz… Ve ben tüm bunları okuduğum bir kitap sayesinde tekrar fark ettim.

Jonathan Coe’nun Yağmurdan Önce adlı kitabı bir romanın fotoğraflar üzerine nasıl kurulabileceğini gösteriyor. Roman kabaca ölmekte olan yaşlı Rosamund’un yıllardır görmediği genç akrabası Imogen’e verilmek üzere doldurduğu kasetlere anlattıklarından oluşuyor. Kör olan Imogen’e ailesinin hikâyesini on dokuz fotoğraf ve bir resimle anlatıyor Rosamund. Her bölüm bir kaset kaydını yani bir fotoğrafı içeriyor. Rosamund’un betimlemeleri, arada verdiği bilgiler, görmeyen birine her ayrıntısına kadar anlattığı fotoğraflar bizim de zihnimizde yavaşça şekilleniyor,  artık o fotoğraflar neredeyse annemin odasından çıkanlar kadar tanıdık. Çoğu okurun en azından yayıncılarının ve kapak tasarımcısının da böyle hissettiğini düşünüyorum çünkü kitabın farklı versiyonları bunu kanıtlıyor sanki. Aşağıdaki kapaklar romanın içinden fırlamış gibi…

Romanı bitirdiğimden beri eski fotoğraflara bakıp gözleri görmeyen birine anlatmayı deniyorum. Hiçbir ayrıntıyı kaçırmadan, tekrara düşmeden betimlemek gerçekten kolay değil ve Jonathan Coe’ya bunu yapabildiği için bir kez daha hayran oldum. On iki numaralı fotoğrafın anlatımı en etkililerden: “Gördüğümüz göl Lac Chambon; bölgenin güneyine doğru uzanıyor. Göl son derece durgun ve dağların siluetini eksiksiz, durağan bir simetriyle yansıtıyor, o kadar ki resme yeterince uzun süre bakarsan, neredeyse soyut bir geometri çalışması gibi görünüyor.

Ağaçlar gölün karşı kıyısında sıralanmış ve resmin ön planında, sağ üst köşenin büyük bölümünü kaplayan bir kestane ağacının girift, birbirine dolaşmış dalları var. Bu ağaç küçük, çakıllı bir kumsala doğru sarkıyor; kumsalın ötesinde, sırtları objektife dönük, suda dikilen iki kişi var: Altı yedi yaşlarında, iki yanından at kuyruğu yapılmış açık kahverengi saçlı, pembe beyaz dikey çizgili mayo giymiş küçük bir kız; yanında da, yirmi beş yaş civarında, düz mavi mayo ve kısa beyaz plili bir etek -muhtemelen bir tenis eteği- giyen genç bir kadın. Kadının sarı saçları -neredeyse beyaz denecek kadar açık sarı- omuzlarının hemen üzerinde. Geniş omuzlu ve atletik görünümlü, ama aynı zamanda uzun, ince kol ve bacaklarıyla narin ve zarif. Küçük kıza yardım etmek için hafifçe eğilmiş: Tam olarak ne yaptığı belli değil, ama sanırım ona taş kaydırmayı öğretmeye çalışıyor. Her ikisi de gölün birkaç metre içindeler.”

Romanın başında evlatlık verildiğini öğrendiğimiz Imogen’in yaşadıklarına adım adım yaklaştırıyor bizleri Coe. Yirminci fotoğrafta artık kafamızdaki resim tamamlanmış, olayların açık kalmış hiçbir ucu yok. Aileyle beraber dünya tarihi de ilerliyor. 1940’ların kıtlık ve açlığından ‘50’lerin tutucu dünyasına, bu dünyada lezbiyen olduğunu gizlemeden yaşamaya çalışan bir kadının varlığına, arada yaşanan yıkıcı bir aşka ve ayrılığa, sevgisiz annelere, sevgisiz büyüyen çocukların yıpratıcı yaşamlarına şahit oluyoruz. Jonathan Coe fotoğrafı romana dönüştürme gibi yaratıcı bir fikri ustaca kurmuş, anlatımı ve dili o kadar doğal ki aile tarihini yaşlı bir ‘evde kalmış’ teyzeden dinlediğimize şüphe bırakmıyor ve sevginin çocuklar için ne kadar önemli olduğunu neredeyse altmış yıllık bir hikâyeyle bizlere öğretmiyor, sezdiriyor.

Yine Sontag’a gelirsek: “Avrupa ve Amerika’nın sanayileşmekte olan ülkelerinde, aile kurumunun kendisinin kökten ameliyata alınmasıyla birlikte fotoğrafın da aile hayatının bir ritüeline döndüğünü görürüz. Çekirdek aile adı verilen o klostrofobik birim çok daha büyük bir topluluğu temsil eden geniş aileden koparılıp çıkarılırken, fotoğraf da aile hayatının tehdit altındaki sürekliliğini ve süreç içinde kaybolmakta olan genişliğini hatıralaştırmaya, sembolik düzlemde yeniden oluşturmaya yaramaktadır. İşte bu hayali izler -fotoğraflar-, dört bir yana dağılmış akrabaların sembolik varlıklarının bir nişanesidir. Bir ailenin fotoğraf albümü, genellikle geniş aileyle ilgilidir ve çoğunlukla da o geniş aileden kalan tek şeydir.”

Aile mutluluğu, aile kutsallığı gibi masallara inanmayanlar olarak aslında toplumda kötü bulduğumuz her şeyin temelini oluşturan bu düzene her şeye rağmen bağlı olmamız ve geniş aile fotoğraflarına bakarak duygulanmamız insanın zayıflığı ve kendisiyle çelişen yapısıyla ilgili biraz da. Yağmurdan Önce’de bir ailenin nesilden nesile aktardığı sevgisizliğin yol açtığı trajedi beni ne kadar üzüyorsa romanda betimlenen Noel yemeklerinin, tatillerin fotoğrafları da burnumu sızlatıp geniş aileli günleri özlememe neden oluyor. Hele artık giden çoksa, fotoğraflardaki insanlar bir bir göçmüşse daha da hazinleşiyor bu durum ve yaşlıların evlerini anlamaya başlıyorum. Her yana iliştirilmiş fotoğraflarla yaşamayı, titreyen ellerini o fotoğrafların üzerinde gezdirerek anılara dalmayı, o ölümsüzlük anlarına geri dönmek istemeyi…

Son on yılda giderek dijitale evrilen fotoğrafı, tab ettirmek, birilerine hatıra fotoğrafı vermek gibi hayatımızdan çıkan kavramlarını düşünmek ise daha acayip… Artık fotoğraf telefonumuza, tabletimize ait sanki, ne albümler ne de fotoğraflar dolusu çantalar var ve biz obje olarak elimize alıp bakamadığımız, duvarlara, masalara, sehpalara yerleştiremediğimiz fotoğrafsız bir dünyada nasıl yaşlanacağınız, hiç bilmiyorum. Ama bu romandan sonra en azından elimdeki her bir fotoğrafa bakıp Rosamund’un Imogen’e anlattığı gibi kim kimdi, neredeydik, ne zamandı, anlatasım var, belki bir dinleyen bulunur…

“Bak, burası benim büyüdüğüm yer. Fotoğrafta sağ önde küçücük gözüken kişi benim. Arabaların modellerine baktığımızda ‘80’li yılların sonu olduğunu düşünebiliriz. Fotoğrafı çeken kişi dedem, neden çekti hiç hatırlamıyorum, balkona çıkmış ve beni mi çekmiş yoksa otoparkı mı çekmek istiyordu da ben tesadüfen oradaydım, bilmiyorum…”

  • Kaynak oggito.com

Paylaş

Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest

Yorumunuzu bırakın

İlgili Haberler

Enerji Bakanlığı önünde açlık grevine başlamışlardı: 110 madenci gözaltına alındı Emek
Nisan 21, 2026

Enerji Bakanlığı önünde açlık grevine başlamışlardı: 110 madenci gözaltına alındı

İki jüri, yüzlerce acı Dünya
Nisan 21, 2026

İki jüri, yüzlerce acı

Cezasızlık Fikir & Yazı
Nisan 21, 2026

Cezasızlık

ZAMAN AKIŞI

Nis 21 13:45
Emek

Enerji Bakanlığı önünde açlık grevine başlamışlardı: 110 madenci gözaltına alındı

Nis 21 12:27
Gündem

İki jüri, yüzlerce acı

Nis 21 12:14
Arkasayfa

Cezasızlık

Nis 21 11:56
Emek

Fazla mesai ücreti ödenmezse ne yapılmalı?

Nis 20 21:34
Arkasayfa

Kapitalizmin büyük dönemeci! – I. Bölüm

Nis 20 21:27
Eğitim

Çocukların kanı…

Nis 19 21:07
Arkasayfa

Köy Enstitüleri: Toprağın İçinden Doğan Devrim

Nis 17 19:42
Gündem

Liseliler güvenli eğitim için MEB’e yürüdü

Nis 17 19:39
Gündem

Dünyada olup (da) bi(tmey)en şeyler

Nis 17 19:36
Sağlık

İnflammaging nedir? Longevity ile hücresel yaşlanmayı durdurma

Nis 17 19:32
Sağlık

Güç Zehirlenmesi ve Adalet Üzerine

Nis 17 18:41
Arkasayfa

Okul saldırılarında suçlu oyunlar mı?

Nis 16 11:44
Arkasayfa

2026 1 Mayıs’ına giderken dünyada ve ülkemizde durum vaziyet!

Nis 16 11:38
Arkasayfa

Listeler

Nis 14 13:36
Arkasayfa

Hacettepe 3’ledi, sırada Malatya mı var?

Nis 14 11:56
Emek

İşten çıkarılma tehdidi altındaki hamile işçi ne yapmalı?

Nis 13 13:49
Kültür & Sanat

1984’te bir gün…

Nis 13 13:10
Arkasayfa

Son sözünü söylememiş bir cenaze

Nis 13 13:03
Gündem

Yeni belgeselimiz: „Trump Amerikası“

Nis 10 21:22
Arkasayfa

“Dabbetu’l-arz” nedir “Yecüc ve Mecüc” kimdir?

Nis 10 14:16
Arkasayfa

Güney Kore-Norveç ve Japonya’nın Kalkınma Modelleri ve Türkiye Uyarlaması

Nis 9 15:02
Gündem

Esnaf savaşın kurbanı oldu: Mart ayında 10 bine yakın dükkan kapandı

Nis 9 13:17
Ekonomi

Tek kullanımlık plastik yasağı sonrası 35 bin kişi işsiz kalabilir

Nis 9 13:10
Arkasayfa

Sosyal medya yasası: Örtülü sansür yasası

Nis 9 13:07
Ekonomi

İnşaat maliyetinde yıllık artış 13 ayın zirvesini gördü!

Nis 9 12:40
Emek

1 Mayıs meydanı Taksim Meydanı’dır

Nis 9 12:28
Emek

Ölüm rejimi

Nis 8 12:45
Ekonomi

Zeytin ve zeytinyağı fiyatları tavan yaptı: Son 8 ayda yüzde 60’lık zam

Nis 8 12:28
Gündem

İkinci ayında İran’da savaş!..

Nis 7 11:23
Arkasayfa

Analık izni sonrası yarım çalışma hakkı ne zaman kullanılabilir?